bugün
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı13
- izinli yazarın entry girebilmesi4
- azizlik neden ispanyollara mahsus4
- hiçbir kızın senden hoşlanmaması8
- islam düşmanlarına epstein şoku12
- sözluk kız ayarlama yeri değildir11
- linkedin2
- kemal derviş5
- fenerbahçede dördüncü ismail kartal dönemi10
- içsel olarak hayvandan daha boş kimse2
- kapitalizmin gerekliliği3
- yaş ilerledikçe anlaşılan şeyler8
- sokaktaki çocuk sesleri4
- en iyi yanık kremi5
- claude ai ile min 30klık işi 2kya yaptırmak2
- iş verenlerin aç gözlü olması11
- bir gün ölecek olmak6
- yanlış mesleği seçtim denilen an5
- 2026 dünya kupası12
- kırılsın ellerim neye yarıyor2
- en iyi terapi6
- ismail kartal9
- alternatif sözlük arayışı4
- bugün ne yedin10
- 18 haziran 2026 yusuf ziya gümüşel'in tahliyesi2
- sizce yakışıklı mıyım ben saraca2
- böceği öldürmek yerine dışarı atan insaflı kişi8
- hayvan barınağında bok temizleme cezası alan kürt3
- kaslı erkeklerin gizli ruh hastası olması3
- sevgiliden gelen ilk canımlı mesaj3
- şu anda ne yapıyorsun19
- ben saraca kilo verdim sizce yakışıklı olmuşmuyum4
- leblebi şekeri3
- harry kane2
- egay sucukcu6
- yanlışlıkla erkek sikmek8
- müzik dinlemenin felsefesi5
- güne bir şarkı bırak14
- e okul not girme süresinin bitişi2
- sol gözün inanilmaz acimasi4
- uludağ sözlük ai3
- çocukluğun bittiği an2
- sinek küçüktür ama mide bulandırır4
- somon pişirdim yanına da şarap açarız diyen kız4
- kesin bilgi diye bir şey yoktur yaymayalım3
- 30 lu yaşlar14
- sözlüğü botların ele geçirmesi3
- sistem patlamış3
- arda güler egosu6
- insanların kötü kalpli olması2
sırpça "beyazşehir" anlamına gelir. ( beo-beyaz, grad-şehir )
(bkz: ovo je balkan) da beograd beograd diye bağırırken bir anda sempatimi kazanan şehir. *
Geniş caddeler, gri sokaklar, heybetli ve eski binalar. Tam anlamıyla sonbahar şehri ve her yer gri. Komün düzen sonrası nasıl olur sorusunun cevabını yollarda görebilirsiniz: Tito döneminden kalma arabalar, yeni arabalardan daha fazla. Daha aracımızdan inip şehre ayak basmadan kendimizi yakın çağın kollarında buluyoruz. Belgrad için mimari anlamda Doğu Avrupa'nın en önemli şehri diyebiliriz. Merkezde NATO uçakları tarafından vurulan birkaç büyük bina var. Neredeyse yıkılmak üzereler. Şehrin araç park sistemi oldukça farklı. Kapalı otopark dışında her park yerinin SMS numarası var. Aracı park edip mesaj atıyorsunuz ve park ücreti telefon faturasına yansıtılıyor. Belgrad halkı oldukça kültürlü. Hemen her yerde kitap evi, sanat evi ya da kültürel etkinliklerin organize edildiği alanlar var. Parklar, kafeteryalar ellerinde kitap olan insanlarla dolu. Bosna Hersek içindeki Sırp Özerk Bölgesi'nde gördüğümüz suratsız, iletişime kapalı, gözünü nefret bürümüş insan fotoğrafını pek görmüyoruz. Başkonsolosluğumuz şehrin merkezinde, biz de kendilerini ziyaret ediyoruz. Konsolosluk görevlilerinden aldığımız bilgiye göre iki milyon nüfuslu bu şehirde yüz seksen Türk yaşıyormuş. Bir Türk dönercisi, dil kursu ve baklavacı var. Türklerin önemli kısmını Belgrad Üniversitesi'nde okuyan öğrenciler ve iş adamları oluşturuyormuş. Üç işletmeyi de ziyaret ediyoruz. Baklavacıda Türk'e rastlamadık. Dönerci Nihat Bey Bursa'dan beş yıl önce gelip buraya yerleşmiş. işletmesi konsolosluğumuza oldukça yakın. Burada yaşayan bütün Türkler birbirini tanır diyor ve bizi dil kursu öğretmeni Fatih Bey ile tanıştırıyor. Fatih Bey de iki yıl önce gelmiş. Türk Okulu açmak için girişimleri olan idealist bir öğretmen. Bizi Bayraklı Camii'ne götürüyor. Belgrad'da yıkılmamış tek Camii. Hemen arkasında da Şeyh Mustafa Türbesi var. Fatih Beye “Yıkılan eserlerimiz ne oldu, şimdi yerlerinde ne var, birinin yerini gösterir misiniz?” diye sorduğumuzda şu cevabı veriyor: “Bu şehirde yaşıyorum, yaşamak için sevmek zorundayım. Sorularınızın cevapları kalbimi acıtıyor, siz yarın gideceksiniz, ben burada o izlerle baş başa kalacağım. Sadece yıkılmış diyeyim, tekrar kalbimizi kanatmayalım.” Biz de yarayı deşmeden Fatih Bey ile vedalaşıp Sırpların Kalemegdan dediği Kale Meydanı'na gidiyoruz. Kale Meydanı, Belgrad Kalesi'nin üzerine yapılmış, içinde Damat Ali Paşa Türbesi de dâhil çeşitli heykel ve anıtları barındıran, Tuna ile Sava Nehri'nin birleştiği yere kurulmuş; festival, önemli gün ve gecelerin tertiplendiği, girişinde iki dünya savaşında da kullanılmış teçhizatların bulunduğu etkileyici bir yer. Stambol (istanbul) Kapısı'ndan içeri girerek iki nehrin birleştiği yere hâkim tepede, kalenin taş kemerine oturup, insanların garip bakışlarına aldırmadan Osman Paşa marşı olarak da bilinen “Tuna Nehri akmam diyor. Etrafımı yıkmam diyor. Şanı büyük Osman Paşa, Plevne'den çıkmam diyor.” marşını yüksek sesle söylüyoruz. Kimse duymasa da nehrin bize eşlik ettiğini düşünerek, nehirlerin birleştiği yerde hoş bir sadâ bırakıp meydandan ayrılıyoruz.
http://www.on5yirmi5.com/...llar-bize-memleket-4.html
http://www.on5yirmi5.com/...llar-bize-memleket-4.html
Osmanli'nin bozamadigi mukemmel sehir. Yapilariyla, yardalariyla ve genis caddeleriyle guzellerin sehri.
sırbistan'ın belgrad şehrinin tabelalarda yazılışı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar