bugün
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi7
- ayşen gruda4
- gocunun freddy travması6
- pkk lılara af çıkması5
- victor osimhen8
- pazar kahvaltı klasikleriniz6
- namuslu filmi3
- 09 ağustos 2026 istanbul da sağanak ve rüzgar uyar2
- okanınçükü2
- cansever16
- futbol24
- kışlık domates konservesi yapmak5
- çocuğa tecavüz eden adamın kurşuna dizilmesi4
- behlül bihter sevişmesinin reyting rekoru kırması5
- anın görüntüsü10
- aym memur emeklilerine seyyanen zam kararı3
- galatasaray ın yine başını alması2
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- türkiye pazar günü yeni bir sabaha uyanacak6
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj2
- çinliler4
- okan buruk4
- adnan oktar vs fethullah gülen2
- naif insanlar4
- a9 tv2
- özgür özel3
- çirkef galatasaray5
- pocoyo daki pato'nun çok yakışıklı olması3
- ülke gündemini umursamamak4
- katlanır bisiklet2
- magnezyum ve colagen kullanmak6
- almanya11
- enflasyon hedefinin tutmaması4
- 9 ağustos 2026 gaziantep depremi3
- lisede kızlara şiir okuyanlar şimdi ne yapıyor3
- zorunlu eğitim8
- dünyanın 10 da birinin solak olması5
- galatasaray14
- sabah kahvesi5
- bir bayanı kötü adamların elinden kurtarmak5
- vfb stuttgart7
- italya7
- kadınlar neden kötü araba kullanır sorunsalı14
- fc internazionale milano6
- ocakta doğmuş adamdan madam mı olur sorunsalı2
- günlük tutan erkek10
- galatasaray neden transfer yapamıyor16
- cehennem3
- borussia dortmund5
- esin bahat2
Geniş caddeler, gri sokaklar, heybetli ve eski binalar. Tam anlamıyla sonbahar şehri ve her yer gri. Komün düzen sonrası nasıl olur sorusunun cevabını yollarda görebilirsiniz: Tito döneminden kalma arabalar, yeni arabalardan daha fazla. Daha aracımızdan inip şehre ayak basmadan kendimizi yakın çağın kollarında buluyoruz. Belgrad için mimari anlamda Doğu Avrupa'nın en önemli şehri diyebiliriz. Merkezde NATO uçakları tarafından vurulan birkaç büyük bina var. Neredeyse yıkılmak üzereler. Şehrin araç park sistemi oldukça farklı. Kapalı otopark dışında her park yerinin SMS numarası var. Aracı park edip mesaj atıyorsunuz ve park ücreti telefon faturasına yansıtılıyor. Belgrad halkı oldukça kültürlü. Hemen her yerde kitap evi, sanat evi ya da kültürel etkinliklerin organize edildiği alanlar var. Parklar, kafeteryalar ellerinde kitap olan insanlarla dolu. Bosna Hersek içindeki Sırp Özerk Bölgesi'nde gördüğümüz suratsız, iletişime kapalı, gözünü nefret bürümüş insan fotoğrafını pek görmüyoruz. Başkonsolosluğumuz şehrin merkezinde, biz de kendilerini ziyaret ediyoruz. Konsolosluk görevlilerinden aldığımız bilgiye göre iki milyon nüfuslu bu şehirde yüz seksen Türk yaşıyormuş. Bir Türk dönercisi, dil kursu ve baklavacı var. Türklerin önemli kısmını Belgrad Üniversitesi'nde okuyan öğrenciler ve iş adamları oluşturuyormuş. Üç işletmeyi de ziyaret ediyoruz. Baklavacıda Türk'e rastlamadık. Dönerci Nihat Bey Bursa'dan beş yıl önce gelip buraya yerleşmiş. işletmesi konsolosluğumuza oldukça yakın. Burada yaşayan bütün Türkler birbirini tanır diyor ve bizi dil kursu öğretmeni Fatih Bey ile tanıştırıyor. Fatih Bey de iki yıl önce gelmiş. Türk Okulu açmak için girişimleri olan idealist bir öğretmen. Bizi Bayraklı Camii'ne götürüyor. Belgrad'da yıkılmamış tek Camii. Hemen arkasında da Şeyh Mustafa Türbesi var. Fatih Beye “Yıkılan eserlerimiz ne oldu, şimdi yerlerinde ne var, birinin yerini gösterir misiniz?” diye sorduğumuzda şu cevabı veriyor: “Bu şehirde yaşıyorum, yaşamak için sevmek zorundayım. Sorularınızın cevapları kalbimi acıtıyor, siz yarın gideceksiniz, ben burada o izlerle baş başa kalacağım. Sadece yıkılmış diyeyim, tekrar kalbimizi kanatmayalım.” Biz de yarayı deşmeden Fatih Bey ile vedalaşıp Sırpların Kalemegdan dediği Kale Meydanı'na gidiyoruz. Kale Meydanı, Belgrad Kalesi'nin üzerine yapılmış, içinde Damat Ali Paşa Türbesi de dâhil çeşitli heykel ve anıtları barındıran, Tuna ile Sava Nehri'nin birleştiği yere kurulmuş; festival, önemli gün ve gecelerin tertiplendiği, girişinde iki dünya savaşında da kullanılmış teçhizatların bulunduğu etkileyici bir yer. Stambol (istanbul) Kapısı'ndan içeri girerek iki nehrin birleştiği yere hâkim tepede, kalenin taş kemerine oturup, insanların garip bakışlarına aldırmadan Osman Paşa marşı olarak da bilinen “Tuna Nehri akmam diyor. Etrafımı yıkmam diyor. Şanı büyük Osman Paşa, Plevne'den çıkmam diyor.” marşını yüksek sesle söylüyoruz. Kimse duymasa da nehrin bize eşlik ettiğini düşünerek, nehirlerin birleştiği yerde hoş bir sadâ bırakıp meydandan ayrılıyoruz.
http://www.on5yirmi5.com/...llar-bize-memleket-4.html
http://www.on5yirmi5.com/...llar-bize-memleket-4.html
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar