bugün
- kadınları itici yapan detaylar10
- sıcakta deri montla gezmek7
- arapperest kişilik bozukluğu semptomları7
- birader hedesi3
- 5 haziran 2026 ekrem imamoğlu'na kurulan kumpas5
- anlayışlı bir insanı sürekli sınamak3
- yasemin sakallıoğlu5
- musa anter'i nasıl bilirdiniz2
- beyaz tenli olmak6
- sözlüğün en kötü yazarları6
- tip hariç kadınları aşık ettirebilecek şeyler8
- güne bir söz bırak2
- rümeysa eker11
- küçük memedeki hayat doluluk3
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak19
- kırmızı3
- boş kategoriler kullanan toplum2
- kolayca doğrulanamaz ezoterik bilgiler5
- kusurlarına rağmen sevmek4
- 6 haziran 20262
- başarılı gelecek öngörüleri4
- tanımlar mezarlığı2
- cumhurbaşkanlığı himayeleri2
- modern felsefede tefekkür olmaması2
- bulgarların edirne'ye akın etmesi3
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle40
- takvim yaprağındaki yavan yemek isimleri2
- vadesini doldurmuş kibir2
- ilgisiz gözlerin gördüğü yıldız2
- evrensel bezginlik anında geneleve gitmek2
- müslüm dinleyip kendini jiletlemek2
- uludağ sözlük'ün kaliteli bir sözlük olması4
- senin yaralarını ben saracağım diyen kadın4
- taşkınlığı keşfeden zihin2
- sahte varoluş2
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- suca suruklenen cocuk3
- fenerbahçe3
- karımı döverim kime ne3
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- murat soner6
- ertuğrul doğan2
- şeyma subaşı2
- memesini küçülten kadına kocasının sitem etmesi9
- fikstür şikesi2
- yazlıkçı teyzeler5
- nasıl bir kadınla evlenilmeli9
- tsk'daki tuğgeneral astsubay kavgası3
- petzold'un aynalar no 3 filmi4
- galatasaray6
sırpça "beyazşehir" anlamına gelir. ( beo-beyaz, grad-şehir )
(bkz: ovo je balkan) da beograd beograd diye bağırırken bir anda sempatimi kazanan şehir. *
Geniş caddeler, gri sokaklar, heybetli ve eski binalar. Tam anlamıyla sonbahar şehri ve her yer gri. Komün düzen sonrası nasıl olur sorusunun cevabını yollarda görebilirsiniz: Tito döneminden kalma arabalar, yeni arabalardan daha fazla. Daha aracımızdan inip şehre ayak basmadan kendimizi yakın çağın kollarında buluyoruz. Belgrad için mimari anlamda Doğu Avrupa'nın en önemli şehri diyebiliriz. Merkezde NATO uçakları tarafından vurulan birkaç büyük bina var. Neredeyse yıkılmak üzereler. Şehrin araç park sistemi oldukça farklı. Kapalı otopark dışında her park yerinin SMS numarası var. Aracı park edip mesaj atıyorsunuz ve park ücreti telefon faturasına yansıtılıyor. Belgrad halkı oldukça kültürlü. Hemen her yerde kitap evi, sanat evi ya da kültürel etkinliklerin organize edildiği alanlar var. Parklar, kafeteryalar ellerinde kitap olan insanlarla dolu. Bosna Hersek içindeki Sırp Özerk Bölgesi'nde gördüğümüz suratsız, iletişime kapalı, gözünü nefret bürümüş insan fotoğrafını pek görmüyoruz. Başkonsolosluğumuz şehrin merkezinde, biz de kendilerini ziyaret ediyoruz. Konsolosluk görevlilerinden aldığımız bilgiye göre iki milyon nüfuslu bu şehirde yüz seksen Türk yaşıyormuş. Bir Türk dönercisi, dil kursu ve baklavacı var. Türklerin önemli kısmını Belgrad Üniversitesi'nde okuyan öğrenciler ve iş adamları oluşturuyormuş. Üç işletmeyi de ziyaret ediyoruz. Baklavacıda Türk'e rastlamadık. Dönerci Nihat Bey Bursa'dan beş yıl önce gelip buraya yerleşmiş. işletmesi konsolosluğumuza oldukça yakın. Burada yaşayan bütün Türkler birbirini tanır diyor ve bizi dil kursu öğretmeni Fatih Bey ile tanıştırıyor. Fatih Bey de iki yıl önce gelmiş. Türk Okulu açmak için girişimleri olan idealist bir öğretmen. Bizi Bayraklı Camii'ne götürüyor. Belgrad'da yıkılmamış tek Camii. Hemen arkasında da Şeyh Mustafa Türbesi var. Fatih Beye “Yıkılan eserlerimiz ne oldu, şimdi yerlerinde ne var, birinin yerini gösterir misiniz?” diye sorduğumuzda şu cevabı veriyor: “Bu şehirde yaşıyorum, yaşamak için sevmek zorundayım. Sorularınızın cevapları kalbimi acıtıyor, siz yarın gideceksiniz, ben burada o izlerle baş başa kalacağım. Sadece yıkılmış diyeyim, tekrar kalbimizi kanatmayalım.” Biz de yarayı deşmeden Fatih Bey ile vedalaşıp Sırpların Kalemegdan dediği Kale Meydanı'na gidiyoruz. Kale Meydanı, Belgrad Kalesi'nin üzerine yapılmış, içinde Damat Ali Paşa Türbesi de dâhil çeşitli heykel ve anıtları barındıran, Tuna ile Sava Nehri'nin birleştiği yere kurulmuş; festival, önemli gün ve gecelerin tertiplendiği, girişinde iki dünya savaşında da kullanılmış teçhizatların bulunduğu etkileyici bir yer. Stambol (istanbul) Kapısı'ndan içeri girerek iki nehrin birleştiği yere hâkim tepede, kalenin taş kemerine oturup, insanların garip bakışlarına aldırmadan Osman Paşa marşı olarak da bilinen “Tuna Nehri akmam diyor. Etrafımı yıkmam diyor. Şanı büyük Osman Paşa, Plevne'den çıkmam diyor.” marşını yüksek sesle söylüyoruz. Kimse duymasa da nehrin bize eşlik ettiğini düşünerek, nehirlerin birleştiği yerde hoş bir sadâ bırakıp meydandan ayrılıyoruz.
http://www.on5yirmi5.com/...llar-bize-memleket-4.html
http://www.on5yirmi5.com/...llar-bize-memleket-4.html
Osmanli'nin bozamadigi mukemmel sehir. Yapilariyla, yardalariyla ve genis caddeleriyle guzellerin sehri.
sırbistan'ın belgrad şehrinin tabelalarda yazılışı.
güncel Önemli Başlıklar
