bugün
- çırçıplak yatmak9
- eski seni özlüyor musun6
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- türklerin ileri olduğu konular20
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları7
- bir kadının en güzel bölgesi8
- ioçke'nin elleri4
- seninle şurada olabilirdik5
- caner taslaman7
- dünyanın en güzel tatlısı8
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- vantilatörü kendine çevirmek6
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- özlenen hissiyatlar6
- ruh hastası olan yazarlar6
- her başlığın altında biten sözlük paraziti3
- kasiyer kızdan hoşlanmak4
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- basit bir olayı çok uzun anlatan insanlar3
- gocu pandela barışı3
- ayak istiyorum ayak bulun bana ayak3
- kız yazarların daha çok artı oylanması3
- kültür seviyesi yüksek esprilerin havada kalması4
- abd vizesi3
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı4
- kürt milletinin çirkin olma sebepleri3
- bülent ersoyun lolita estetiği4
- dinsize inanır mısın17
- gocu meme ucu5
- kadının en güzel yerinin ayak ve bacak olması4
- uyuyorum ben bir şey diyor musunuz2
- kültürün bireyi boğması2
- salak yazarlar7
- sözlüğün kalitesindeki artış2
- pandela6
- gülümse diye darlayan fotoğrafçı3
- misafir çocuğunun arkasından edilen küfürler4
- geceye bir şarkı bırak22
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak7
- çerkez ethem3
- yorgun mermi4
- atatürk ün en büyük hobileri2
- seksen sekiz kilo sözlük kızı3
- yazarların kendileri hakkındaki gereksiz bilgiler3
- tüm yazarların ısrarla format dışı entry girmesi4
- gece gece uzun entry giren yazar2
- birinci inönü muharebesi4
- acun ılıcalı2
- en sevdiği film pulp fiction olan erkek4
- kuran da neden namaz yok8
başlama noktası, hareket tetikleyicisi.
her zaman güzel ve zor olduğu iddia edilen süreç
(bkz: starter)
ilk olan ve illaki bir son'u peşinde getiren..
Sonu hüsran bile olsa, her başlangıç yeni bir umuttur.
(bkz: inception)
sanki sen varmışsın gibiyim (bkz: murathan mungan)
The Inception filminin türkçesi.
hüseyin yıldız ın sokak kitapları yayınevi tarafından basılmış olan ilk kitabı. Türü fantastik-kurgu. Yazarın 1989 doğumlu olması ise ayrı bir şaşırtıcı.
http://www.dr.com.tr/0000...n/Turkiye-Roman/Baslangic
"umut neydi? istediğin bir şeyin var olmasını beklemek mi yoksa var olmayacağını bildiğin bir şeyi istemek mi? ama bir gerçek vardı ki umut her şeyin başladığı yerdi.."
http://www.dr.com.tr/0000...n/Turkiye-Roman/Baslangic
"umut neydi? istediğin bir şeyin var olmasını beklemek mi yoksa var olmayacağını bildiğin bir şeyi istemek mi? ama bir gerçek vardı ki umut her şeyin başladığı yerdi.."
varlığını bilmenin bile insana mutluluk verdiği arkadaşımın hüseyin yıldız'ın ilk kitabı. linkten kitapla ilgili bir önbilgi edinebilirsiniz.
http://www.facebook.com/Yeni.Tur.Baslangic
http://www.facebook.com/Yeni.Tur.Baslangic
edebiyat dünyasına koşar adımlarla giriş yapan hüseyin yıldız'ın harikulade romanı. derhal temin edilip, okunmalı, okutturulmalı.
sona en uzak noktadır.
kopuş... bebenin plesanta'ndan çıktığında haykırışıdır . başlangıç , umuttur . bekleyiştir . bilinçaltında hayatını temize çekme sanrısıdır . 0-7 yaş arasında yaşarsın başlangıçları . bir daha da yenilenen versiyondur . ta ki ölene kadar...
ana yemek öncesi atıştırmalıklar.
osho'nun güzel bir sözüne konu kelimedir. "başlangıcı kaçırırsan, sonu asla yakalayamazsın."
siz siz olun, hayatta, ilişkilerde başlangıçları doğru yapın.
siz siz olun, hayatta, ilişkilerde başlangıçları doğru yapın.
Güzel bir film. Baştan tekrar tekrar izleyip daha daha anlayacağımız film. izleyin.
genelde corba ile olur.
umut içeren (içermesi gereken) eylem.
yaş ilerledikçe her başlangıcın bir sonu olduğunu bilmekten dolayı daha başlarken bile mutsuz/umutsuz başlanabilir bir aşka ya da bir ilişkiye. ha böyle hayat geçer mi? geçiyor.
yaş ilerledikçe her başlangıcın bir sonu olduğunu bilmekten dolayı daha başlarken bile mutsuz/umutsuz başlanabilir bir aşka ya da bir ilişkiye. ha böyle hayat geçer mi? geçiyor.
bir hareketin, davranışın, bağımlılığın, sürecin gelişmeden evvel ilk ortaya çıkma anı.
sona doğru atılmış ilk adımdır.
christopher nolan tarafından yazılıp yönetilen, leonardo dicaprio'nun baş rol oynadığı ve birçok ödül almış olan başarılı abd filmi.
dan brown'ın bugün(3 Ekim) itibariyle satışa çıkmış yeni kitabının türkçe adıdır. (bkz: origin)
dan brown'ın bitirmek için çokça çaba sarfettiğim son romanı.
--spoiler--
teknoloji uzmanı edmond kirsch (elon musk'ı andıran bir portre çizilmiş) dünyayı değiştireceğini ve nereden geldik, nereye gidiyoruz sorularına cevap vereceğini iddia ettiği sunumunu yaparken öldürülür. olay yerinde bulunan robert langdon ( dan brown in diğer kitaplarında da başrolde olan sembol bilimci profesör) ve ambra vidal sunumu halka ulaştırmak için harekete geçerler. yapay zeka, evrim, fizik, kimya vs yöntemlerle tanrının yokluğunu ve evrenin insanı ve diğer canlıları kendi başına ürettiğini öne süren bölümler halinde ilerleyen kitap bu savının altını doldurup bizi ikna edemediği gibi son sayfalara doğru bir anda yön değiştiriyor. ılımlı din adamı bena ve ispanya kralı ile gayrımeşru ilişki yaşadığını öğrendiğimiz rahip valdespino üzerinden dine karşı takınılan tavır yumuşatılıyor. ayrıca robert langdon kodlar her şeyi başarabilir ama aslında ardında bir bilinç vardır diyerek kafa karıştırmaya devam ediyor. sanki yazar dört yüz sayfa boyunca yazdıklarının günahını son sayfalarda çıkarıyor.
--spoiler--
romanı (bkz: kitap ağacı) topluluğunda tartışacağımız için mecburen okudum. aynı anda başladığım kemal tahir'in devlet ana'sıyla paralel giderken devlet ana'nın muhteşemliği başlangıç'ı bir kenara bıraktırdı. devlet ana'yı okuduktan sonra başlangıça döndüm ve hiç memnun kalmayarak bitirdim. basit bir kurguyu etkileyici olmaktan uzak teknolojik, tarihsel, coğrafi ve sanatsal öğelerle desteklemeye çalışan dan brown artık düşüş devrine girdiğini gösterdi. insandan ve duygudan uzak eserleri ancak lise çağındakilerin henüz olgunlaşmamış edebi zevkine hitap ediyor. hızlı ve öfkeliyi ne kadar sevmiyorsam bu ve bu tarzdaki diğer kitapları da o kadar sevmiyorum.
gelelim evrim ve din mevzusuna: allah matematiksel denklemlerle veya fizik kuralları ile kanıtlanabilecek bir şey değildir. bir his mevzusudur. inanmak içsel bir durumdur yani. ayrıca stephan hawking'in dediği gibi: olayların arkasındaki fiziksel kanunları açıklamak bu kanunları yaratan bir yaratıcı olmadığını göstermez. tüm zamanların en büyük bilim adamlarından biri olan einstein allah'a inanıyorsa ateistlerin kendilerini diğerlerinden zeki görme saplantısı da boşa çıkmış oluyor.
--spoiler--
teknoloji uzmanı edmond kirsch (elon musk'ı andıran bir portre çizilmiş) dünyayı değiştireceğini ve nereden geldik, nereye gidiyoruz sorularına cevap vereceğini iddia ettiği sunumunu yaparken öldürülür. olay yerinde bulunan robert langdon ( dan brown in diğer kitaplarında da başrolde olan sembol bilimci profesör) ve ambra vidal sunumu halka ulaştırmak için harekete geçerler. yapay zeka, evrim, fizik, kimya vs yöntemlerle tanrının yokluğunu ve evrenin insanı ve diğer canlıları kendi başına ürettiğini öne süren bölümler halinde ilerleyen kitap bu savının altını doldurup bizi ikna edemediği gibi son sayfalara doğru bir anda yön değiştiriyor. ılımlı din adamı bena ve ispanya kralı ile gayrımeşru ilişki yaşadığını öğrendiğimiz rahip valdespino üzerinden dine karşı takınılan tavır yumuşatılıyor. ayrıca robert langdon kodlar her şeyi başarabilir ama aslında ardında bir bilinç vardır diyerek kafa karıştırmaya devam ediyor. sanki yazar dört yüz sayfa boyunca yazdıklarının günahını son sayfalarda çıkarıyor.
--spoiler--
romanı (bkz: kitap ağacı) topluluğunda tartışacağımız için mecburen okudum. aynı anda başladığım kemal tahir'in devlet ana'sıyla paralel giderken devlet ana'nın muhteşemliği başlangıç'ı bir kenara bıraktırdı. devlet ana'yı okuduktan sonra başlangıça döndüm ve hiç memnun kalmayarak bitirdim. basit bir kurguyu etkileyici olmaktan uzak teknolojik, tarihsel, coğrafi ve sanatsal öğelerle desteklemeye çalışan dan brown artık düşüş devrine girdiğini gösterdi. insandan ve duygudan uzak eserleri ancak lise çağındakilerin henüz olgunlaşmamış edebi zevkine hitap ediyor. hızlı ve öfkeliyi ne kadar sevmiyorsam bu ve bu tarzdaki diğer kitapları da o kadar sevmiyorum.
gelelim evrim ve din mevzusuna: allah matematiksel denklemlerle veya fizik kuralları ile kanıtlanabilecek bir şey değildir. bir his mevzusudur. inanmak içsel bir durumdur yani. ayrıca stephan hawking'in dediği gibi: olayların arkasındaki fiziksel kanunları açıklamak bu kanunları yaratan bir yaratıcı olmadığını göstermez. tüm zamanların en büyük bilim adamlarından biri olan einstein allah'a inanıyorsa ateistlerin kendilerini diğerlerinden zeki görme saplantısı da boşa çıkmış oluyor.
Henüz hiçbir hatanın yapılmamış, motivasyonun en yüksek, yorgunluğun en az olduğu anlar birikimi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar