bugün
- gökçek ailesinin almanya daki milyonluk serveti13
- seçim akşamı chp genel merkezi5
- uludağ sözlük ten faşizm'i söküp atacağız14
- sabah namazına kalkmayı unutan ateist3
- yüksek enflasyon3
- zamanda yolculuk için gerekli evraklar3
- bir bankta oturup banka oturanlara hikaye anlatmak6
- çaresizliği iliklere kadar hissetmek3
- antipanik9
- gocu birader başka bir biraderdir3
- boş bir kağıda nokta koymak2
- aktroller5
- akp seçimi kazanınca kalp krizi geçirecek yazarlar4
- mutlu bey bay birader3
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları6
- türkiye20
- kara çarşaf giymek isteyen türkiyeye5
- 14 temmuz 1789 aksaray2
- ona bir şey söyle6
- sosyalist reisçi4
- bana bir latte lütfen diyen erkek4
- günün sözü22
- stella artois4
- 1 saat içinde nihayet yedinci entryi girmek3
- akp5
- ateistlerin yaşama amacı28
- sözlük yazarlarının saatleri7
- sabahları nefret edilen şeyler17
- yaşam enerjisi veren şeyler5
- sarapci koala69
- bir kıza sarılıp saçlarını koklamak3
- nicole doshi2
- rafael leao24
- zorunlu eğitim18
- göztepe2
- karı kıza para yedirir misiniz8
- sovyetler birliği2
- sözlüğün en sevilen yazarı38
- galatasaray'ın çok ballı kura çekmesi23
- erkeklerin istediği tek şey17
- vapurla iskele arasına düşmek2
- tulumba tatlısı6
- simitlere marti atmak2
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı4
- lokum gibi3
- japonca2
- birader başlığına kızan yazarlar2
- iletişim başkanlığı'nın türk dizileri toplantısı2
- kendisine şiir yazılan kadın olmak ister miydiniz9
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı50
ne çocuk sahibi olmak gibi ne doğal seleksiyon gibi ne de bir sıfatla öyle kolay kolay anlatılamayacağını düşündüğüm bir süreç, yeni bir yaşama şekli ya da yeni bir hayat. şu an hiç bir şeyden emin değilim daha 15 günüm var önümde ve yarım saatte bir aklıma geliyor ve benim tek yapabildiğim korkmak. onu mutlu edememekten korkuyorum, onu sevdiğimi gösterememekten korkuyorum, onu incitmekten korkuyorum, onu koruyamamaktan korkuyorum her şeyden korkuyorum daha doğmadan daha gelmeden. onu kucağıma alacağım anı düşünüp heyecanlanıyorum. hele bir de onun beni tanıyacağı ve beni gördüğünde mutlu olacağı zamanlar gelecek ki işte o zaman ne halt edeceğim bilmiyorum. hadi kızım seni bekliyorum.
bazen "abi bu büyümesin, bu haliyle kalsın, ben bunla ömür boyu oynıyim böyle" hissiyatıdır.
ilk olarak 6-9 aylıkken başlar. aga gugu bugu falanlar, şirinlikler, zibidilikler, emekleme çabaları, alttan çıkan çift diş vesair vesair. akşam evi zor edersin. apartmandan içeri girdiğinde, yukardan sen geldiğin için attığı sevinç çığlıkları duyulur. "bu hayatımda duyduğum en güzel ses" dersin içinden.
"kalsın böyle bu" diyecekken büyür. durmaz.
1-1,5 yaşına gelir. bu sefer yürümeye, çat pat konuşmaya falan başlar. o ilk adımlarını kaydettiğin videoyu 50 kez seyredersin belki. yürümeye ilk başladığında karşısına 5-6 dizilip hepsi "bana gel bana gel, hadi bana gel" diyerek ellerini açtığında, sen "gel" demesen bile koşa koşa sana gelir hepsini aşıp. artık caddede elinden tutup yürüyebiliyorsundur ve "abi böyle kalsın bu" hissiyatı yine devreye girer.
2-3 yaşlarında artık yarım yamalak cümleler, muhabbetler, komik tepkiler başlamıştır. tuvalet eğitimiydi, arkadaş kavgalarıydı vesair. gece masal kitabını kütüphanesinden seçip usulca yanına sokulan ve uykulu gözlerle "baba bana biyaz kitap okuyabiliy misin?" diye soran bir canlı var evde. ve "böyle kalsa olur mu bu?" duygusu...
4 yaşında kankasınız artık. çocuğu ile oynamayı seven (oyalamak için oynayan değil) bir babaysanız en sevdiği arkadaşı sizsiniz. cumartesi akşamları, ertesi gün işe gitmeyeceğimi bildiği için, bir an evvel sabah olsun diye erkenden uyur benimki. oyun planları falan yapar. oyuncak değil, "oyuncakçıyı alacağım sana" deseniz, benimle öylesine sokakta yürümeyi tercih eder, sizinle bir yere gelmez. ufak tefek güreş, yastık savaşı falan yapabiliyorsunuzdur artık. bir yeri acıdıysa öpeyim de geçsin diye uzatır. orası bazen ayağının tabanı, bazen poposudur. siz de şapır şupur öpersiniz. izin gününüzde kıçınızın dibinden ayrılmaz. gazete okuyorsanız, o da hemen dibinizde örümcek adam dergisini okur. ama ters tutarak.
velhasıl mirim.
babalık bitmeyen bir maceradır.
dünyanın, sorumluluk yüklemesi nedeni ile belki en zor ama en tatlı macerası.
olunuz, oldurunuz.
ilk olarak 6-9 aylıkken başlar. aga gugu bugu falanlar, şirinlikler, zibidilikler, emekleme çabaları, alttan çıkan çift diş vesair vesair. akşam evi zor edersin. apartmandan içeri girdiğinde, yukardan sen geldiğin için attığı sevinç çığlıkları duyulur. "bu hayatımda duyduğum en güzel ses" dersin içinden.
"kalsın böyle bu" diyecekken büyür. durmaz.
1-1,5 yaşına gelir. bu sefer yürümeye, çat pat konuşmaya falan başlar. o ilk adımlarını kaydettiğin videoyu 50 kez seyredersin belki. yürümeye ilk başladığında karşısına 5-6 dizilip hepsi "bana gel bana gel, hadi bana gel" diyerek ellerini açtığında, sen "gel" demesen bile koşa koşa sana gelir hepsini aşıp. artık caddede elinden tutup yürüyebiliyorsundur ve "abi böyle kalsın bu" hissiyatı yine devreye girer.
2-3 yaşlarında artık yarım yamalak cümleler, muhabbetler, komik tepkiler başlamıştır. tuvalet eğitimiydi, arkadaş kavgalarıydı vesair. gece masal kitabını kütüphanesinden seçip usulca yanına sokulan ve uykulu gözlerle "baba bana biyaz kitap okuyabiliy misin?" diye soran bir canlı var evde. ve "böyle kalsa olur mu bu?" duygusu...
4 yaşında kankasınız artık. çocuğu ile oynamayı seven (oyalamak için oynayan değil) bir babaysanız en sevdiği arkadaşı sizsiniz. cumartesi akşamları, ertesi gün işe gitmeyeceğimi bildiği için, bir an evvel sabah olsun diye erkenden uyur benimki. oyun planları falan yapar. oyuncak değil, "oyuncakçıyı alacağım sana" deseniz, benimle öylesine sokakta yürümeyi tercih eder, sizinle bir yere gelmez. ufak tefek güreş, yastık savaşı falan yapabiliyorsunuzdur artık. bir yeri acıdıysa öpeyim de geçsin diye uzatır. orası bazen ayağının tabanı, bazen poposudur. siz de şapır şupur öpersiniz. izin gününüzde kıçınızın dibinden ayrılmaz. gazete okuyorsanız, o da hemen dibinizde örümcek adam dergisini okur. ama ters tutarak.
velhasıl mirim.
babalık bitmeyen bir maceradır.
dünyanın, sorumluluk yüklemesi nedeni ile belki en zor ama en tatlı macerası.
olunuz, oldurunuz.
dünyada yaşanacak en büyük mutluluklardan bir tanesidir baba olmak zira bir canlının gülüşünün başka bir canlıyı bu kadar mutlu ettiği başka bir şey yoktur. tüm günün yorgunluğu sizi sevgiyle kucaklayan, öpen, sarılan bir evlatla geçebilir.
bana çok yakışır diye düşündüğüm şey. ama baba olmak için paranın var olması gerekiliği kafamı bozuyor. ergenlikten sonraki ilk yetişkinlik çağında zaten vücut bayağı oturur ve farkedersin ki, ergenlik dönemindeki abazanlık değilmiş meğersem. insan içinde öyle hırslı bi dölleme isteği beliriyor ki, anlatamam. isveçli, polonyalı ya da ukraynalı bir hatundan yapmam muhtemel. farklı ırkların birleşimi daha zeki, daha yakışıklı/güzel, daha yetenekli çocukların var olmasını sağlar. bu ırkların türkiyede yaşayan klonlarından da yapabilirim. ama önce trilyonlar biriktirmem lazım. ona yaşatacağım hayat çok kıyak olacak sözlük.
adamlığını nereye koyacağını bulmakla aynı anlama gelir.
en büyük 3 şartı 1) TV karşısında kafa öne düşerek uyuya kalmak 2) Buna itiraz etmek 3) Kumandayı almaya çalışınca uyanıp vermemek. olan eylemdir.
hayatına madden minicik manen kocaman şeyler katılmasına sebep olur.
baba olanların gözlerindeki ışığı gördükçe insanın hayatta yaptığı en güzel şey diyorum kendimce.
baba olmak, gerçekten büyük adam olmanın kendisidir bence.
baba olmak, gerçekten büyük adam olmanın kendisidir bence.
kız babası olmak ayrı bir şeydir sık sık özenirim.
Olmadan yapacaginizi yapmanizi goerektirir. Bir erkegin hayatinin ilk kisminin bittigini ve birinciyle alakasi olmayan ikinci hayatina basladigi gundur. Buyuk sabir ister.
annelik duygusunu az da olsa tadabilmektir.
erkek çocuk babası olmak daha da zordur aslında. kavga etmeyi öğret, küfretmeyi öğret, karı kız dalgasında akıl ver, kamışa su yürümeye başlayınca gusül abdesti öğret. bu ne lan!
neredeyse milli olmaya ben götürecem herifleri.
ama güzeldir, hem de çok güzel.
allah herkese nasip etsin.
erkek çocuk babası olmak daha da zordur aslında. kavga etmeyi öğret, küfretmeyi öğret, karı kız dalgasında akıl ver, kamışa su yürümeye başlayınca gusül abdesti öğret. bu ne lan!
neredeyse milli olmaya ben götürecem herifleri.
ama güzeldir, hem de çok güzel.
allah herkese nasip etsin.
ilk defa olduğunuzda bambaşka duygular hissediyorsunuz. kurban keseyim, iş arkadaşlarımı yemeğe götüreyim vs cebinizdeki parayı dağıtcak ne kadar aktivite varsa yapasınız geliyor. sonra yavaş yavaş uyanıyorsunuz duruma. likidite önemlidir diyip bu defa eş dost altın getirse de biraz nakit yapsak diye bekliyorsunuz. *
bir aksilik olmazsa birkaç ay sonra yaşayacağım şimdiden tarifini yapamayacak kadar mutlu olduğum eylem. allah hepinize nasip etsin inşallah.
15 şubat 2013 tarihi itibariyle bir erkek çocuk sahibi olarak teknik anlamda ulaştığım mertebe. Teknik olarak diyorum; çünkü babalık duygusu annelik gibi çocuğu kucağına alır almaz hissedilen bir duygu değilmiş. Bu duyguyu hissetmek için çocuğun tepki verir hale gelmesi * lazım. Hala kanepenin üstündekinin ne olduğu konusunda kendi kendime sorular soruyorum. "Anne" dediğiniz bu soruları çoktan cevaplamış oluyor. Hayırlısı.
iki defa yaşadığım duygudur...
Akşama koşmak değil uçarak gelirsin eve. Hele birde kiz iseler her yeni doğan ile aşkı yeniden tadarsın...
Akşama koşmak değil uçarak gelirsin eve. Hele birde kiz iseler her yeni doğan ile aşkı yeniden tadarsın...
emek ister.
Anne, hormonları nedeniyle anne iken; baba, kendi iradesiyle babadır. karşılıksız sevgiyi kendisi tesis eder.
Anne, hormonları nedeniyle anne iken; baba, kendi iradesiyle babadır. karşılıksız sevgiyi kendisi tesis eder.
(bkz: kırmızı bisiklet)
HAYATTAN IYICE SIKILIRSAM GERCEKLESTIRECEGIM EYLEM. DISARIDAN COK KOLAY GOZUKUYOR. IKI FIK FIK TAMAMDIR.
güven vermektir. öyle bir baba olmaktır ki; kızın eşinin senin gibi olmasını, oğlun senin gibi bir baba olmayı isteyebilmelidir.
baba var, kızını mal gibi satar, oğlunu adam yerine koymaz ama adı babadır.
baba var, çocuğunun isteklerini yerine getirebilmek için 24 saat çalışır gıkı çıkmaz.
baba var, kızını mal gibi satar, oğlunu adam yerine koymaz ama adı babadır.
baba var, çocuğunun isteklerini yerine getirebilmek için 24 saat çalışır gıkı çıkmaz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar