bugün
- arkadaşlar size bi soru sorucam57
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı74
- erkeği karizmatik gösteren şeyler21
- silvermist4
- herkes istediği yazarı yazsın20
- kendin hakkında bir gerçek bırak7
- kendini sevmek5
- beni neden sevmediniz13
- kısa boylu olmak6
- sözlükteki galatasaraylılar8
- bekar erkeklerin en büyük neşesi8
- victor osimhen7
- galatasaray9
- keşke benim olsa denilen yazarlar10
- sevmek bir başkasını geliştirmektir4
- sevgiliye saat hediye etmek5
- cadılar bayramında ne olacaksınız16
- bastırılmış üzüntü3
- 24 yaşına kadar hiç kız arkadaşı olmamış insan15
- ne kadar paranız var9
- marksizm bu topraklarda biterse dünyada biter4
- arkadaşlar ben nişanlanıyorum12
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası43
- trump'ın erdoğan'dan yemen için asker istemesi2
- sözlük erkeklerine bir hediye bırak7
- sözlükte ciddi kitap okuyan yok28
- baloncan çakır5
- 2027 de neler olsun8
- simko332
- ilham aliyev28
- 12 eylül kemalizm'in reddidir3
- çok azdım porno izliyorum2
- sevgilinin bisepsinden sushi yemek6
- yavuz sultan selim16
- youtube shorts6
- yağmurlu havayı seven insan2
- meksika açmazı macerası14
- ofsaytımsı vol 220
- cemil tugay16
- çorba8
- ortadoğuda kartlar dağıtılıyor4
- çok film izleyen insandan zarar gelmez29
- hayat felsefesi yapılabilecek en güzel söz3
- ahmet çakar3
- arkadaşlar bi bakar mısınız5
- lamine yamal2
- seyfi doğanay2
- kafkasyayı kemalistler sovyetize ettiler2
- yapay zeka cin kavmiyle çevrimiçi sohbetten ibaret2
- nişanlının abisini traveler'a ayarlamak4
bazen "abi bu büyümesin, bu haliyle kalsın, ben bunla ömür boyu oynıyim böyle" hissiyatıdır.
ilk olarak 6-9 aylıkken başlar. aga gugu bugu falanlar, şirinlikler, zibidilikler, emekleme çabaları, alttan çıkan çift diş vesair vesair. akşam evi zor edersin. apartmandan içeri girdiğinde, yukardan sen geldiğin için attığı sevinç çığlıkları duyulur. "bu hayatımda duyduğum en güzel ses" dersin içinden.
"kalsın böyle bu" diyecekken büyür. durmaz.
1-1,5 yaşına gelir. bu sefer yürümeye, çat pat konuşmaya falan başlar. o ilk adımlarını kaydettiğin videoyu 50 kez seyredersin belki. yürümeye ilk başladığında karşısına 5-6 dizilip hepsi "bana gel bana gel, hadi bana gel" diyerek ellerini açtığında, sen "gel" demesen bile koşa koşa sana gelir hepsini aşıp. artık caddede elinden tutup yürüyebiliyorsundur ve "abi böyle kalsın bu" hissiyatı yine devreye girer.
2-3 yaşlarında artık yarım yamalak cümleler, muhabbetler, komik tepkiler başlamıştır. tuvalet eğitimiydi, arkadaş kavgalarıydı vesair. gece masal kitabını kütüphanesinden seçip usulca yanına sokulan ve uykulu gözlerle "baba bana biyaz kitap okuyabiliy misin?" diye soran bir canlı var evde. ve "böyle kalsa olur mu bu?" duygusu...
4 yaşında kankasınız artık. çocuğu ile oynamayı seven (oyalamak için oynayan değil) bir babaysanız en sevdiği arkadaşı sizsiniz. cumartesi akşamları, ertesi gün işe gitmeyeceğimi bildiği için, bir an evvel sabah olsun diye erkenden uyur benimki. oyun planları falan yapar. oyuncak değil, "oyuncakçıyı alacağım sana" deseniz, benimle öylesine sokakta yürümeyi tercih eder, sizinle bir yere gelmez. ufak tefek güreş, yastık savaşı falan yapabiliyorsunuzdur artık. bir yeri acıdıysa öpeyim de geçsin diye uzatır. orası bazen ayağının tabanı, bazen poposudur. siz de şapır şupur öpersiniz. izin gününüzde kıçınızın dibinden ayrılmaz. gazete okuyorsanız, o da hemen dibinizde örümcek adam dergisini okur. ama ters tutarak.
velhasıl mirim.
babalık bitmeyen bir maceradır.
dünyanın, sorumluluk yüklemesi nedeni ile belki en zor ama en tatlı macerası.
olunuz, oldurunuz.
ilk olarak 6-9 aylıkken başlar. aga gugu bugu falanlar, şirinlikler, zibidilikler, emekleme çabaları, alttan çıkan çift diş vesair vesair. akşam evi zor edersin. apartmandan içeri girdiğinde, yukardan sen geldiğin için attığı sevinç çığlıkları duyulur. "bu hayatımda duyduğum en güzel ses" dersin içinden.
"kalsın böyle bu" diyecekken büyür. durmaz.
1-1,5 yaşına gelir. bu sefer yürümeye, çat pat konuşmaya falan başlar. o ilk adımlarını kaydettiğin videoyu 50 kez seyredersin belki. yürümeye ilk başladığında karşısına 5-6 dizilip hepsi "bana gel bana gel, hadi bana gel" diyerek ellerini açtığında, sen "gel" demesen bile koşa koşa sana gelir hepsini aşıp. artık caddede elinden tutup yürüyebiliyorsundur ve "abi böyle kalsın bu" hissiyatı yine devreye girer.
2-3 yaşlarında artık yarım yamalak cümleler, muhabbetler, komik tepkiler başlamıştır. tuvalet eğitimiydi, arkadaş kavgalarıydı vesair. gece masal kitabını kütüphanesinden seçip usulca yanına sokulan ve uykulu gözlerle "baba bana biyaz kitap okuyabiliy misin?" diye soran bir canlı var evde. ve "böyle kalsa olur mu bu?" duygusu...
4 yaşında kankasınız artık. çocuğu ile oynamayı seven (oyalamak için oynayan değil) bir babaysanız en sevdiği arkadaşı sizsiniz. cumartesi akşamları, ertesi gün işe gitmeyeceğimi bildiği için, bir an evvel sabah olsun diye erkenden uyur benimki. oyun planları falan yapar. oyuncak değil, "oyuncakçıyı alacağım sana" deseniz, benimle öylesine sokakta yürümeyi tercih eder, sizinle bir yere gelmez. ufak tefek güreş, yastık savaşı falan yapabiliyorsunuzdur artık. bir yeri acıdıysa öpeyim de geçsin diye uzatır. orası bazen ayağının tabanı, bazen poposudur. siz de şapır şupur öpersiniz. izin gününüzde kıçınızın dibinden ayrılmaz. gazete okuyorsanız, o da hemen dibinizde örümcek adam dergisini okur. ama ters tutarak.
velhasıl mirim.
babalık bitmeyen bir maceradır.
dünyanın, sorumluluk yüklemesi nedeni ile belki en zor ama en tatlı macerası.
olunuz, oldurunuz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar