bugün
- arkadaşlar hesabı silicem14
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan12
- velvet25
- ölürken dinlenecek müzik5
- türkiye'nin nato'dan çıkıp abd'ye barış götürmesi5
- uludağ sözlük ten faşizm'i söküp atacağız18
- yılmaz güney7
- habire125
- tai lung33
- sözlük muhaliflerinin fikri yoktur9
- rafael leao victor osimhen leroy sane8
- gökçek ailesinin almanya daki milyonluk serveti14
- açık eksi oy4
- deccal3
- zamanda yolculuk için gerekli evraklar5
- rafael leao27
- gocu'nun gerçekten komik biri olması4
- aleksey batrakov5
- türkiye22
- hewal ebo3
- başbirader bey3
- koala'nın tahammülsüz tipleri ifşalaması olayı4
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı4
- öldükten sonra arkada bırakılacaklar2
- sarapci koala71
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı2
- seçim akşamı chp genel merkezi5
- akepenin imamoğlu ndan bu kadar korkma nedeni4
- günün sözü23
- kapadokya26
- sosyal demokrat3
- antipanik9
- hilal yelekçi2
- önüne gelene faşist demek3
- bir bankta oturup banka oturanlara hikaye anlatmak6
- saygıdeğer yazarlar saygıdeğer biraderdirler2
- idris naim şahin3
- ümit özdağ4
- aktroller5
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları6
- sözlük yazarlarının saatleri8
- sözlüğün mal gibi olması2
- memduh bashgan2
- günün iddaa kuponu2
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı2
- sabah namazına kalkmayı unutan ateist3
- yüksek enflasyon3
- bir şey söyle3
- ateistlerin yaşama amacı28
- kara çarşaf giymek isteyen türkiyeye5
bazen "abi bu büyümesin, bu haliyle kalsın, ben bunla ömür boyu oynıyim böyle" hissiyatıdır.
ilk olarak 6-9 aylıkken başlar. aga gugu bugu falanlar, şirinlikler, zibidilikler, emekleme çabaları, alttan çıkan çift diş vesair vesair. akşam evi zor edersin. apartmandan içeri girdiğinde, yukardan sen geldiğin için attığı sevinç çığlıkları duyulur. "bu hayatımda duyduğum en güzel ses" dersin içinden.
"kalsın böyle bu" diyecekken büyür. durmaz.
1-1,5 yaşına gelir. bu sefer yürümeye, çat pat konuşmaya falan başlar. o ilk adımlarını kaydettiğin videoyu 50 kez seyredersin belki. yürümeye ilk başladığında karşısına 5-6 dizilip hepsi "bana gel bana gel, hadi bana gel" diyerek ellerini açtığında, sen "gel" demesen bile koşa koşa sana gelir hepsini aşıp. artık caddede elinden tutup yürüyebiliyorsundur ve "abi böyle kalsın bu" hissiyatı yine devreye girer.
2-3 yaşlarında artık yarım yamalak cümleler, muhabbetler, komik tepkiler başlamıştır. tuvalet eğitimiydi, arkadaş kavgalarıydı vesair. gece masal kitabını kütüphanesinden seçip usulca yanına sokulan ve uykulu gözlerle "baba bana biyaz kitap okuyabiliy misin?" diye soran bir canlı var evde. ve "böyle kalsa olur mu bu?" duygusu...
4 yaşında kankasınız artık. çocuğu ile oynamayı seven (oyalamak için oynayan değil) bir babaysanız en sevdiği arkadaşı sizsiniz. cumartesi akşamları, ertesi gün işe gitmeyeceğimi bildiği için, bir an evvel sabah olsun diye erkenden uyur benimki. oyun planları falan yapar. oyuncak değil, "oyuncakçıyı alacağım sana" deseniz, benimle öylesine sokakta yürümeyi tercih eder, sizinle bir yere gelmez. ufak tefek güreş, yastık savaşı falan yapabiliyorsunuzdur artık. bir yeri acıdıysa öpeyim de geçsin diye uzatır. orası bazen ayağının tabanı, bazen poposudur. siz de şapır şupur öpersiniz. izin gününüzde kıçınızın dibinden ayrılmaz. gazete okuyorsanız, o da hemen dibinizde örümcek adam dergisini okur. ama ters tutarak.
velhasıl mirim.
babalık bitmeyen bir maceradır.
dünyanın, sorumluluk yüklemesi nedeni ile belki en zor ama en tatlı macerası.
olunuz, oldurunuz.
ilk olarak 6-9 aylıkken başlar. aga gugu bugu falanlar, şirinlikler, zibidilikler, emekleme çabaları, alttan çıkan çift diş vesair vesair. akşam evi zor edersin. apartmandan içeri girdiğinde, yukardan sen geldiğin için attığı sevinç çığlıkları duyulur. "bu hayatımda duyduğum en güzel ses" dersin içinden.
"kalsın böyle bu" diyecekken büyür. durmaz.
1-1,5 yaşına gelir. bu sefer yürümeye, çat pat konuşmaya falan başlar. o ilk adımlarını kaydettiğin videoyu 50 kez seyredersin belki. yürümeye ilk başladığında karşısına 5-6 dizilip hepsi "bana gel bana gel, hadi bana gel" diyerek ellerini açtığında, sen "gel" demesen bile koşa koşa sana gelir hepsini aşıp. artık caddede elinden tutup yürüyebiliyorsundur ve "abi böyle kalsın bu" hissiyatı yine devreye girer.
2-3 yaşlarında artık yarım yamalak cümleler, muhabbetler, komik tepkiler başlamıştır. tuvalet eğitimiydi, arkadaş kavgalarıydı vesair. gece masal kitabını kütüphanesinden seçip usulca yanına sokulan ve uykulu gözlerle "baba bana biyaz kitap okuyabiliy misin?" diye soran bir canlı var evde. ve "böyle kalsa olur mu bu?" duygusu...
4 yaşında kankasınız artık. çocuğu ile oynamayı seven (oyalamak için oynayan değil) bir babaysanız en sevdiği arkadaşı sizsiniz. cumartesi akşamları, ertesi gün işe gitmeyeceğimi bildiği için, bir an evvel sabah olsun diye erkenden uyur benimki. oyun planları falan yapar. oyuncak değil, "oyuncakçıyı alacağım sana" deseniz, benimle öylesine sokakta yürümeyi tercih eder, sizinle bir yere gelmez. ufak tefek güreş, yastık savaşı falan yapabiliyorsunuzdur artık. bir yeri acıdıysa öpeyim de geçsin diye uzatır. orası bazen ayağının tabanı, bazen poposudur. siz de şapır şupur öpersiniz. izin gününüzde kıçınızın dibinden ayrılmaz. gazete okuyorsanız, o da hemen dibinizde örümcek adam dergisini okur. ama ters tutarak.
velhasıl mirim.
babalık bitmeyen bir maceradır.
dünyanın, sorumluluk yüklemesi nedeni ile belki en zor ama en tatlı macerası.
olunuz, oldurunuz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar