bugün
- nervio tarzı entry girmek13
- jaws filmindeki sikko balik21
- arda güler14
- sözlükteki yazarların beni kız zannetmesi9
- bugün galatasaray fenerbahçe maçı var4
- atatürk ün hataları13
- doğubank4
- horny meydan6
- ülken için savaşır mısın4
- 28 bin lira veriyor diye köle gözüyle bakan patron5
- simiago erkek mi kadın mı4
- yemene asker gönderilme meselesi8
- duşa giriyorum kimi düşüneyim5
- orta çağda gece yolculuğu yapmak2
- sinek as'ın sözlüğe vedası25
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı25
- sözlüğe veda eden yazara kızan yazar3
- iltica20
- yetkisi alınan yetkili8
- pakiler afganlar gibi entari ile gezmek3
- idrija2
- behzat ç.2
- postojna2
- sözlüğü kurtaracak tek yazar4
- nusret altınbaş'ın adliyeye sevk edilmesi2
- sandalet ayak bikinisidir6
- oktay saral'ın görevden alınması4
- haftanın gammazlarında birinci olan user7
- oktay saral9
- insan sevmemek6
- 26 ekim 2026 rizespor trabzonspor maçı5
- hintliler zenci midir4
- sözlüğün kralı9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
- kaynana karı pipimi istiyin miiiii2
- hayatı günahkarlarla uğraşma boş işi2
- nervio6
- 3000 yıldır uyuyan mumyayı uyandırmak6
- audi vs bmw vs mercedes2
- 26 ekim 2026 fb'nin cimbom'a döşeyeceği boru3
- gs fb derbisinde biletler 1 lira olsa olacaklar4
- sabahları americano içmeyince gerilen adam3
- fon vurgunu50
- ritmik cimnastik yarışması3
- asansörde konuşmama kuralı4
- köri kokulu esmer vatandaş2
- irana gelin gitmek4
- moralin çok bozuk olması6
- galatasaray fenerbahçe derbisi3
- gs fb derbisinde unutulmayan goller2
herkesin farklı farklı yaşamış olduğudur. ya da henüz yaşamadığı, belki yaşayacağı.
kimi yüceltir, kimi yerer, kimi de iç geçirir.
yaşamayan da merak eder, "lan harbiden öyle mi acaba?" ya da "bana aşk meşk işlemez" diyerekten. olay; bu aşk denilen şeyin; rengten renge girmesi, kalıptan kalıba sokulması, sabit olamayışı, genel bir tanım yapılamayaşıdır.
yani; bir insanın aşk tanımlaması, saptamaları, önermeleri diğeri için geçersizdir. nedeni açıktır; herkes farklıdır, herkesin içinde bulunduğu şartlar farklıdır, mantalitesi farklıdır. aşk da hep farklı yaşanır.
kimi yüceltir, kimi yerer, kimi de iç geçirir.
yaşamayan da merak eder, "lan harbiden öyle mi acaba?" ya da "bana aşk meşk işlemez" diyerekten. olay; bu aşk denilen şeyin; rengten renge girmesi, kalıptan kalıba sokulması, sabit olamayışı, genel bir tanım yapılamayaşıdır.
yani; bir insanın aşk tanımlaması, saptamaları, önermeleri diğeri için geçersizdir. nedeni açıktır; herkes farklıdır, herkesin içinde bulunduğu şartlar farklıdır, mantalitesi farklıdır. aşk da hep farklı yaşanır.
Aşk ihanettir.
Aşk Izdıraptır
Aşk Günahtır
Aşk Bencilliktir
Aşk Umuttur
Aşk Acıdır
Aşk Ölümdür
Aşk Nedir?
(bkz: amores perros)
Aşk Izdıraptır
Aşk Günahtır
Aşk Bencilliktir
Aşk Umuttur
Aşk Acıdır
Aşk Ölümdür
Aşk Nedir?
(bkz: amores perros)
yaratılışın yahut varoluşun en kıymetlisi.. kıymetlimiss.
civa misali sürekli dokunma hissi uyandıran, dokundukça parçalanan...
gözlükleri çıkarmayı akıl edemeyen iki gözlüklünün öpüşme çabasıdır.
aşkımız iki gözlüklünün öpüşme çabasıydı.
gözlükleri çıkarmak aklımıza gelmedi...
yılmaz erdoğan
aşkımız iki gözlüklünün öpüşme çabasıydı.
gözlükleri çıkarmak aklımıza gelmedi...
yılmaz erdoğan
insana ait olup da boku henüz çıkarılmamış yeganedir.. allah tan kontrolü insan eline bırakılmamış..
mantığın sınırlarından çok ötede yaşayan afacan...
Aşk
Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlarda gidiyorlar. Gitsinler
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı,
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun oturmuştu
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı
Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı istanbullular
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi ki sevmek
Ki karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bırakasalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik
Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatrı kalıyordu
iki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.
Cemal Süreya...
(bkz: budur)
Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlarda gidiyorlar. Gitsinler
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı,
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun oturmuştu
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı
Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı istanbullular
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi ki sevmek
Ki karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bırakasalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik
Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatrı kalıyordu
iki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.
Cemal Süreya...
(bkz: budur)
yaşamdır. olmazsa yaşamanın hiçbişiye benzemeyeceğini düşündüğüm olgudur. çünkü başka birisi için heyecanlanmak,başka birisini kendinden fazla düşünmek bunların hepsi fedakarlık gerektirir. ve aşık olduğun insan için deyiyosa daha güzel bişi yoktur bence.
kaçınılmaz olay...
(bkz: nokta)
aşık olan insana normalde yaptırmayacağı şeyleri yaptıran en yüce duygu.
özgür takılan bünyelerin düşmanı olan şey sadece şey.
sarap içmeye,sarhos olmaya benzer.
henüz ufacik bir çocuksunuzdur. etrafinizda insanlar görürsünüz, sarap içerler, gülerler hepsi, mutludurlar neselidirler. imrenirsiniz onlara, gördükleriniz hosunuza gider, siz de o saraptan içmek istersiniz, ama henüz yasiniz ufaktir, içemezsiniz. bir gün gelir, artik yeterli olgunluga erismis olursunuz, bir kaç sene önce gözünüze büyülü birseymis gibi gözüken sarabi ilk içisinizdir. ilk kadehten sonra, daha önceden tecrübeniz olmadigi için basiniz döner hafiften, ama aradan biraz süre geçince o tatli mutlulugu yasamaya baslarsiniz. ilk basta biraz ürkütse de sizi, verdigi tat hosunuza gitmistir sarabin. bir kadeh daha istersiniz, içersiniz ve kendinizi daha da mutlu hissedersiniz, kafaniz yavas yavas bulaniklasir, dis dünya ve siz olarak ikiye ayrilmaya baslar hersey. sebepli sebepsiz gülersiniz en olmadik seylere, etrafiniza nese saçarsiniz. siz de artik sarhoslar kervanina katilmissinizdir. ama bu kadarla yetinmezsiniz, çünkü kendinizi daha önce hissetmediginiz kadar mutlu hissedersiniz, bir kadeh daha dersiniz.... bir kadeh daha... etrafinizdakiler sizi uyarir, kendini bu kadar kaptirma derler. dinlemezsiniz onlari, kizarsiniz. onlar sizin su anda hangi duygular içinde oldugunuzu bilseler hiç öyle derler mi? sonra birsey olur, garip birsey.. ilk basta aldiginiz keyfi yavas yavas alamamaya baslarsiniz, pek fazla umursamaz, gelip geçici birsey dersiniz kendikendinize. ama hiçbir zaman ilk içtiginiz kadehteki hazzi yakalayamazsiniz, bir müddet sonra bedeniniz artik içtiginiz sarabin etkisini kaldiramayacak noktaya gelir, birden kendinizi kaybetmis bir durumda bulursunuz. aslinda siz kendinizi ne zaman, nerede, nasil kaybettiginizin farkinda bile degilsinizdir. zaman geçer, ayilirsiniz. vücudunuzda dayanilmaz bir agri, aci hissedersiniz. daha önce yasamadiginiz türde tatsiz bir duygudur ama ne oldugunu anlamazsiniz, sanki bir gece önce bulutlarin üstünde uçan baskasiymis gibi. ''ama'' dersiniz, ''nasil olur...herkes mutluydu'' kizarsiniz kendinize, sizi uyaranlari dinlemediginiz için, bir daha sarap içmiyecegim bu kadar aci veriyorsa dersiniz, ama nafile... yavas yavas bedeniniz size o aciyi yasatan zehiri disari atar, siz de sanki hiçbirsey olmamis gibi tekrar içersiniz o sarabi, tekrar tekrar...
iste ask da buna benzer birseydir
henüz ufacik bir çocuksunuzdur. etrafinizda insanlar görürsünüz, sarap içerler, gülerler hepsi, mutludurlar neselidirler. imrenirsiniz onlara, gördükleriniz hosunuza gider, siz de o saraptan içmek istersiniz, ama henüz yasiniz ufaktir, içemezsiniz. bir gün gelir, artik yeterli olgunluga erismis olursunuz, bir kaç sene önce gözünüze büyülü birseymis gibi gözüken sarabi ilk içisinizdir. ilk kadehten sonra, daha önceden tecrübeniz olmadigi için basiniz döner hafiften, ama aradan biraz süre geçince o tatli mutlulugu yasamaya baslarsiniz. ilk basta biraz ürkütse de sizi, verdigi tat hosunuza gitmistir sarabin. bir kadeh daha istersiniz, içersiniz ve kendinizi daha da mutlu hissedersiniz, kafaniz yavas yavas bulaniklasir, dis dünya ve siz olarak ikiye ayrilmaya baslar hersey. sebepli sebepsiz gülersiniz en olmadik seylere, etrafiniza nese saçarsiniz. siz de artik sarhoslar kervanina katilmissinizdir. ama bu kadarla yetinmezsiniz, çünkü kendinizi daha önce hissetmediginiz kadar mutlu hissedersiniz, bir kadeh daha dersiniz.... bir kadeh daha... etrafinizdakiler sizi uyarir, kendini bu kadar kaptirma derler. dinlemezsiniz onlari, kizarsiniz. onlar sizin su anda hangi duygular içinde oldugunuzu bilseler hiç öyle derler mi? sonra birsey olur, garip birsey.. ilk basta aldiginiz keyfi yavas yavas alamamaya baslarsiniz, pek fazla umursamaz, gelip geçici birsey dersiniz kendikendinize. ama hiçbir zaman ilk içtiginiz kadehteki hazzi yakalayamazsiniz, bir müddet sonra bedeniniz artik içtiginiz sarabin etkisini kaldiramayacak noktaya gelir, birden kendinizi kaybetmis bir durumda bulursunuz. aslinda siz kendinizi ne zaman, nerede, nasil kaybettiginizin farkinda bile degilsinizdir. zaman geçer, ayilirsiniz. vücudunuzda dayanilmaz bir agri, aci hissedersiniz. daha önce yasamadiginiz türde tatsiz bir duygudur ama ne oldugunu anlamazsiniz, sanki bir gece önce bulutlarin üstünde uçan baskasiymis gibi. ''ama'' dersiniz, ''nasil olur...herkes mutluydu'' kizarsiniz kendinize, sizi uyaranlari dinlemediginiz için, bir daha sarap içmiyecegim bu kadar aci veriyorsa dersiniz, ama nafile... yavas yavas bedeniniz size o aciyi yasatan zehiri disari atar, siz de sanki hiçbirsey olmamis gibi tekrar içersiniz o sarabi, tekrar tekrar...
iste ask da buna benzer birseydir
Hiç tavsiye etmem aklın firarıdır.
aşk zaten kavuşma yolunda çekılen ıztıraptır.
sıkıysa deneyin.
Aşk sözle baslar, dudak ile beslenir, dokuz ay sonra baba diye seslenir...
aşk zaten kavuşma yolunda çekılen ıztıraptır.
sıkıysa deneyin.
Aşk sözle baslar, dudak ile beslenir, dokuz ay sonra baba diye seslenir...
hayatta en anlaşılmayan. araştırmalara göre ömrü 2 hafta ile 6 ay olan şey. aşık olursunuz. geceleyin rüyalarınıza girer. adeta ağzınıza yüzünüze s.çılmış gibi hissedersiniz. sabahleyin aç karnına sigara içeseniz gelir, içersiniz. bülent ortaçgil'in şarkısını mırıldanırsınız-sensiz olmaz, sensiz olmaz... tüyleriniz diken diken olur. eve gitmek istemezsiniz. yaptığınız hiçbir şeyde eski tat yoktur artık. ağzınıza s.çılmıştır bir kere. açılmaya karar verirsiniz. bir şekilde ulaşır tanışırsınız. her şey güzeldir. sonra araya engeller girer. ayrı geçen aylar... aşkınızın büyüdüğünü hissedersiniz. tekrar konuşmak, bir şekilde onu görmek, sesini hatırlamak istersiniz. bir şekilde hepsi olur ama tatmin edici seviyede değildir. aşkın yüceliğini daha iyi anlarsınız. çünkü aşk dışında hiçbir şey sizi onda bu kadar uzun süre hapsedemez.
sonunda aradaki engelleri unutur tekrar konuşmaya başlarsınız. tekrar hayat normale dönmüştür sizin için. fakat birer sevgili gibi davranamıyorsunuzdur birbirinize. aşka hakaret ediyorsunuzdur. en azından gördüğünde bakışlarını kaçırmamasını istemektesiniz. fakat karşı cinsiniz onu bile yapmaz. sizi farkettiğinde bakışları boşluğa odaklıdır. bir göz teması bile olmaz.
derler ya insan aşıksa dağları deler, g.tünü keser yine aşkına kavuşur diye... yalan. aşk sıkıyor be anam. karşılıklı bir şeyler yapılmalı. öyle msn muhabbetleri falan insanı başkalarına ve başka şeylere yöneltiyor. evet g.tünüzü kesmeye hazır hissedersiniz kendinizi ama hiçbir zaman değilsiniz.
son olarak... aşk dediğin adam yoktur.
sonunda aradaki engelleri unutur tekrar konuşmaya başlarsınız. tekrar hayat normale dönmüştür sizin için. fakat birer sevgili gibi davranamıyorsunuzdur birbirinize. aşka hakaret ediyorsunuzdur. en azından gördüğünde bakışlarını kaçırmamasını istemektesiniz. fakat karşı cinsiniz onu bile yapmaz. sizi farkettiğinde bakışları boşluğa odaklıdır. bir göz teması bile olmaz.
derler ya insan aşıksa dağları deler, g.tünü keser yine aşkına kavuşur diye... yalan. aşk sıkıyor be anam. karşılıklı bir şeyler yapılmalı. öyle msn muhabbetleri falan insanı başkalarına ve başka şeylere yöneltiyor. evet g.tünüzü kesmeye hazır hissedersiniz kendinizi ama hiçbir zaman değilsiniz.
son olarak... aşk dediğin adam yoktur.
aslolandır..bir tek aşk şiirdir gerisi hikayedir..
ne başkalarından isteyebilir nede satın alabilirsiniz...
saçma sapan hayaller kurmaktır.
kendini onu düşünürken yakalamaktır..
bir ünlü iki ünsüz ve iki salaktan olusan duygu bütünlügü...