bugün
- arkadaşlar nasılsınız11
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz16
- bana gel film izleriz diyen erkek15
- sigaranın yanına çay kahve dışında alternatifler7
- mamut avlayıp ev geçindiren efsanevi nesil6
- sözlük yazarlarına bir şey söyle8
- gece yolda yürürken çöpten fırlayan adam5
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması13
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi18
- gratisin içini merak etmek5
- sözlük yazarlarının 1999 yılından beklentileri5
- bir erkeğe en çok yakışan şey4
- kendine bir soru sor5
- cansever18
- komik biri olmak2
- mekke anlaşması11
- arkadaşlar önce soğan mı kavrulur yoksa biber mi4
- kavalali mehmet ali pasa3
- simko317
- insan sevmemek6
- açlık krizi nasıl bastırılır8
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları15
- pazar günü evde oturan insan4
- bir sözlük kızını yatağa atmak2
- sözlüğün kırbacı5
- ip atlayan erkek2
- sözlükte kavga oluyor hissi5
- kadınlar denizi3
- acı yiyen insan2
- ders çalışmanın bazen iyi hissettirmesi2
- kafamın içindeki sesler5
- yeni parti pkk için imza atarsa nah oy alır3
- uçan tekne2
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- vahşi batı2
- komik olmayan komedyen3
- yarım kokoreç'in 300 tl olması2
- işerken hapşırmak3
- futbol24
- tavuk pilav4
- hewal ebo9
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü7
- galatasaray daikin den libero takviyesi2
- pkklı anaları3
- sarapci koala7
- kürtler 13 000 yıldır anadoluda yaşıyor4
- sokakta kavga teknikleri2
- recep tayyip erdoğan3
- günlük tutan erkek13
- merfulu2
aşk on kaplan gücündedir.
bir ilhan berk şiiri.
Sen varken kötü diye bir şey bilmiyorduk
Mutsuzluklar,bu karalar yaşamda yoktu
Sensiz karanlığın çizgisine koymuşlar umudu
Sensiz esenliğimizin üstünü çizmişler
Nicedir bir pencereden deniz güzel değil
Nicedir ışımayan insanlığımız sensizliğimizden.
Sen gel bizi yeni vakitlere çıkar
Sen varken kötü diye bir şey bilmiyorduk
Mutsuzluklar,bu karalar yaşamda yoktu
Sensiz karanlığın çizgisine koymuşlar umudu
Sensiz esenliğimizin üstünü çizmişler
Nicedir bir pencereden deniz güzel değil
Nicedir ışımayan insanlığımız sensizliğimizden.
Sen gel bizi yeni vakitlere çıkar
küçük bir öyküdür, herkesin başından geçen.
yazacak birşeyimin olmadığı ve inancımı yitirdiğim bir duygu, ama kesin olan tek şey bu üç harf hakkında, gün gelir biter...
2 sessiz bir sesli harften ve 2 aptaldan oluşan sözcüktür.
onunla karşılaşma umuduyla bardaktan boşalırcasına yağan yağmurun altında cafe cafe* gezinmektir.
o mutlu olsundur..
(bkz: çok yalnızım be sözlük)
o mutlu olsundur..
(bkz: çok yalnızım be sözlük)
bir annenin kucağı kadar güvenilir ve sıcak,
bir giyotinin bıcağı kadar keskin ve soğuk olan,
gelsin mi, gitsin mi, uzak mı dursun sorularıyla baş döndüren ve ismi konulamayan şey.
korku, endişe ve soru işaretleriyle girilen bir sığınaktan hiç çıkmamaktır.
o sığınağın içerisinde kendince bir düzen kurabilmek, ateşi keşfetmektir.
sonra amerika'yı keşfetmiş gibi hissedilir. mevsimlerden de sonbahardır.
her şey güzeldir, alman saati gibi tıkır tıkır işlemektedir.
ardından o ana kucağından uyanılır mı, kalkılır mı ne olur.
delicesine, kör gözüne parmağam misali bir ine girilir.
o inin içinde kör topal bir şeyler düzenlenir, hepsi tiyatrodur.
ardından bir monotonluk maratonudur gider. mevsimler kışı gösterir.
her şey bok gibidir, ucuz çin saati gibi bir süre sonra durur.
kafanızı kaldırıp baktığınız da ise, o heybetli ve keskin bıcağın parıltısını görürsünüz.
sonrası zaten kumar gibidir.
kötü bir alışkanlıktır.
uzak dursundur.
bir giyotinin bıcağı kadar keskin ve soğuk olan,
gelsin mi, gitsin mi, uzak mı dursun sorularıyla baş döndüren ve ismi konulamayan şey.
korku, endişe ve soru işaretleriyle girilen bir sığınaktan hiç çıkmamaktır.
o sığınağın içerisinde kendince bir düzen kurabilmek, ateşi keşfetmektir.
sonra amerika'yı keşfetmiş gibi hissedilir. mevsimlerden de sonbahardır.
her şey güzeldir, alman saati gibi tıkır tıkır işlemektedir.
ardından o ana kucağından uyanılır mı, kalkılır mı ne olur.
delicesine, kör gözüne parmağam misali bir ine girilir.
o inin içinde kör topal bir şeyler düzenlenir, hepsi tiyatrodur.
ardından bir monotonluk maratonudur gider. mevsimler kışı gösterir.
her şey bok gibidir, ucuz çin saati gibi bir süre sonra durur.
kafanızı kaldırıp baktığınız da ise, o heybetli ve keskin bıcağın parıltısını görürsünüz.
sonrası zaten kumar gibidir.
kötü bir alışkanlıktır.
uzak dursundur.
dünya üzerinde tanımlanması imkansız olmasa da imkansıza yakın, yüce rabbimizin bize bağışladığı en asil, en büyük, en yüce duygu...
bu entryden önce bin küsür entry yazılmış. yazar kardeşlerimin affına sığınarak bu entrylerden bir kaç alıntı yapacağım...
kimi kavusamamaktır demiş...
kimi sabırdır, beklemektir demiş...
kimi yalandır, kimi şarkı sözünden ibarettir, imkansızlıktır demiş...
kimi mutluluktur demiş, kimi de acıdır demiş...
kimi karşılık beklememek, karşılıksız sevmek, neden aramamaktır demiş...
kimi tutsaklık, esaret demiş... bazısı da özgürlük demiş...
biri çıkmış, yaşam demiş öbürü de ölüm demiş...
hepiniz sağolun. ne güzel şeyler yazmışsınız.
peki şimdi diyeceksiniz. sana göre nedir aşk?
aşk, için cayır cayır yanarken, acı cekerken mutlu olmaktır, olabilmektir.
o na kavusamayacağını bildigin halde sabırla beklemektir.
aşk, esaretin özgürlüğüdür.
yaşarken ölebilmektir, ölebilmeyi göze alabilmektir...
aşk bütün bu duyguları içinde barındırır. ve bu yüce duyguyu, sadece bu yazdıklarımı göze alabilenler hak eder...
aşk her şeydir dostum... olmasını bilene...
bu entryden önce bin küsür entry yazılmış. yazar kardeşlerimin affına sığınarak bu entrylerden bir kaç alıntı yapacağım...
kimi kavusamamaktır demiş...
kimi sabırdır, beklemektir demiş...
kimi yalandır, kimi şarkı sözünden ibarettir, imkansızlıktır demiş...
kimi mutluluktur demiş, kimi de acıdır demiş...
kimi karşılık beklememek, karşılıksız sevmek, neden aramamaktır demiş...
kimi tutsaklık, esaret demiş... bazısı da özgürlük demiş...
biri çıkmış, yaşam demiş öbürü de ölüm demiş...
hepiniz sağolun. ne güzel şeyler yazmışsınız.
peki şimdi diyeceksiniz. sana göre nedir aşk?
aşk, için cayır cayır yanarken, acı cekerken mutlu olmaktır, olabilmektir.
o na kavusamayacağını bildigin halde sabırla beklemektir.
aşk, esaretin özgürlüğüdür.
yaşarken ölebilmektir, ölebilmeyi göze alabilmektir...
aşk bütün bu duyguları içinde barındırır. ve bu yüce duyguyu, sadece bu yazdıklarımı göze alabilenler hak eder...
aşk her şeydir dostum... olmasını bilene...
her dakika, her saniye çikolata yemekle eş değer bir durum.
aşk bir yanıyla da yoksunlaşmadır, düşkünlük halidir.. sevenle sevilen arasındaki oyuna dönüşen boyutunda seven yanandır, daha çok acı çekendir. sevilenen beyenilmenin, kendisine aşık olmanın sırça köşkünde oturur. işin tuhaf yanı seven de sevilen de aşkta kendini düşünür hep. bu bakımdan aşk bencildir, görmez hiçbir şeyi.
bir kurumu kendinizden fikri ve teknik baglamda ustun tutuyorsaniz, size olmamis kararin aslinda olmus oldugunu da kabul etmek durumundasiniz. zira ustunuz olan merci "olmamis ama en dogrusunu sen benden iyi bilirsin" dendiginde "olmus arkadasim, hakaten de senden iyi biliyorum" diyebilecektir. bu baglamda askin girdigi yerde "ses yoktur" anlayis vardir. aglasanda sizlasanda yalvarsanda gitmez bitiremezsin. satin aliamadiginiz tek sey. fevkalade enterasan bi duygu.
hayatın tadı.
yaşanılası en güzel duygu. *
bataklıkta bale yapmaktır.
yok olmaktir.
acısının bile dünyanın en tatlı şeyi olan duygu.
Öyle bir şeyin olmadığına inandığım tek olaydır. Aşık oldum sananların aldandığını düşünmüşümdür. Bir anlık hissiyata boyun eğip gözleri kör eden bu olay sadece geçici bir sarhoşluktur ve zahiridir. Esas olan her zaman sevgidir. Hiç bir körlük yaşamadan net görebilmektir dünyayı ve bu gerçekçi haliyle kabullenip, mutlu olabilmektir onunla ve onun sana verdikleriyle. Zamana karşı koyan, saygı değer ve insanı huzura götürecek tek duygudur sevmek gözümde ve aşk ise kocaman bir yalandır. Her yalan gibi son bulur bir gün ve kaybolup gider hiç gelmemiş gibi.
aşk, dünyadaki en büyük, heyecan verici duygudur.
hakedenimi buluyor bilemiyorum, ya da ben mi aşkı çok ulaşılamaz bir noktaya koyuyorum, ve ulaşamıyorum bu sebepten, ama aşk öyle üzerine her gün bişeyler yazılan, bu olmadı bu olsun bari denilebilen, bahar aşkı, yaz aşkı gibi nitelenebilen bişey değildir bana göre. her zaman gelmez aşk, her zaman çalmaz kapıyı. biçok insan var mesela insanın sevebileceği teorik olarak. mantık olarak hiçbişeyin ters gelmediği. ama biçok insanın içerisinde bir tanesi çalar gönlün kapısını. nasıl olupta insanlar bu kadar aşık olabiliyor, birisinden ayrılıp birisini bulabiliyor anlayabilmiş değilim. yada ben yanlış anlıyorum bu aşk denen şeyi en baştan. yağmur çiselerken, burnuma çiçek kokularının geldiği güzel bir bahar gününün formatına uymadı belki bu yazı, keşke bahar da geldi hadi bari aşık oluvereyim denilebilseydi de formatı bozmasaydık güzel olurdu tabi.
bi kaç kere kapı çalındı. sucudur dedim, ev sahibidir dedim açmadım. En son çalındığında dayanamadım açtım kapıyı. Bir de ne göreyim sütçüymüş. işte aşk. hem de kapıyı çalan aşk...
hatadır.
"günler geçerken grilere boyanmış gökyüzü parlak ve göz alıcı şafaklara gebe.
yar, yarınlarında olmayınca insan bugünlerine kısılmaya mahkum.
bugünler yarin özlemiyle eskirken,
gözler, her gece, şafağın umuduyla yumulur.
yar benim.
yarim benim.
yarınlar benim."
(22 mayıs'ın ilk saatleri)
yar, yarınlarında olmayınca insan bugünlerine kısılmaya mahkum.
bugünler yarin özlemiyle eskirken,
gözler, her gece, şafağın umuduyla yumulur.
yar benim.
yarim benim.
yarınlar benim."
(22 mayıs'ın ilk saatleri)
ask bir toplulugun fotograf cekildikten sonra dagıldıgı andır.*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar