bugün
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz16
- türkiye'ye en uygun yönetim şekli islami komünizm3
- arkadaşlar nasılsınız11
- bana gel film izleriz diyen erkek15
- sigaranın yanına çay kahve dışında alternatifler7
- mamut avlayıp ev geçindiren efsanevi nesil6
- sözlük yazarlarına bir şey söyle8
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi18
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması13
- gece yolda yürürken çöpten fırlayan adam5
- gratisin içini merak etmek5
- anın görüntüsü10
- sözlük yazarlarının 1999 yılından beklentileri5
- cansever18
- simko317
- kendine bir soru sor5
- bir erkeğe en çok yakışan şey4
- mekke anlaşması11
- arkadaşlar önce soğan mı kavrulur yoksa biber mi4
- açlık krizi nasıl bastırılır8
- insan sevmemek6
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları15
- kavalali mehmet ali pasa3
- kütleçekim pili2
- sözlüğün kırbacı5
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- komik biri olmak2
- futbol24
- kafamın içindeki sesler5
- hewal ebo9
- pazar günü evde oturan insan4
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü7
- tavuk pilav4
- bir sözlük kızını yatağa atmak2
- yeni parti pkk için imza atarsa nah oy alır3
- sarapci koala7
- ders çalışmanın bazen iyi hissettirmesi2
- kadınlar denizi3
- sözlükte kavga oluyor hissi5
- ip atlayan erkek2
- kürtler 13 000 yıldır anadoluda yaşıyor4
- günlük tutan erkek13
- acı yiyen insan2
- pkklı anaları3
- victor osimhen9
- galatasaray daikin den libero takviyesi2
- ümit özdağ6
- sokakta kavga teknikleri2
- recep tayyip erdoğan3
- işerken hapşırmak3
tek düzen giden beynin yogun bir ilgi, sevgi fekadarlık gösteren başka bir kalp ile tanıştığında yada böyle bir kalbi hissettiğinde iflas etme durumudur. hiçbir normal faliyeti sağlayamamakta, ne zaman yemek yemeniz gerektiğini unutturmakta, dikkatinizi dağıtmakta, sürekli aynı şeyi (aynı kişiyi) düşündürerek bu garip dünyadan sizi soyutlamakta olma işlemidir.
insanLarın kendiLerini kandırmasıdır.. vücutta oLuşan kimyasaL bir reaksiyonLa yaptığımız saçmaLıkLar siLsiLesidir aşk.. sarhoşLuk gibi bir şey.. "sarhoştum hatırLamıyorum" yani..
acıya bağımLıyız asLında biz.. insanLara bağımLı değiLiz hiçbir şekiLde.. o yüzden vücutta oLuşan kimyasaL reaksiyon'a hemen boyun eğiyoruz.. neden?.. çünkü geçerLi bir nedenimiz var.. "acı çekeceğiz"..
acıya bağımLıyız asLında biz.. insanLara bağımLı değiLiz hiçbir şekiLde.. o yüzden vücutta oLuşan kimyasaL reaksiyon'a hemen boyun eğiyoruz.. neden?.. çünkü geçerLi bir nedenimiz var.. "acı çekeceğiz"..
aşk hesaplanamaz sanırdım çocukken, gerekliliklere yenilmez ve tarif edilmez..arasıra özleniyor ve arzulanıyor olması ümit versede, artık ben de eminim yaşadıklarımın toplamından.aşk hep o sandığımızdır. oysa o başlatmak istediğimiz yerden bitirmek istediğimiz yere kadarmış. var olmasını ümit ettiğimizdir hayatın saçmalığına karşı. deliliğin özlenmişliğidir aşk. aşkın tarifi başkadır işin sonunda, çelişkiler yaratır.
acı çekerken bile vazgeçememe duygusu ,ağlarken salya sümük bi onun ismini duyduğun anda çocuklar gibi sevinebilmektir belkide, en ufak bir mutlu an için tüm değer yargılarından vazgeçebilmek sonunda da pişman olmaktır aşk , acı çekmektir ama yine de koşarak peşine takıldığımızdır ölürcesine.
hakkında neden bu kadar tanımlama yapıldığına bi anlam veremediğim, basitçe belirli birisinin yanında kendini bi garip hissetme durumu.
tasavvuftaki tanımı ile ' yaratan'ı başka bir bedende arama gafleti '.
aşk, dem vurmaktır... Ondan, bundan, şundan...
aşk kavuşamamaktır.
(bkz: sevgi seni çok seviyorum)
en beğendiğim tanımlarından birini şeytanın avukatı filminde al pacino, yani şeytan yapmıştır:
yağ yime, yoğurt yime, ne yiyeceez? öleceez?
yağ yime, yoğurt yime, ne yiyeceez? öleceez?
acı çekmenin en zevkli yoludur.
''aşk gözlerin kapalı stage dive yapmaktır.'' *
hissettiğin bir şey değil, yaptığın bir şey.
Abdal Musa ve dervişler bir suyun kenarında oturup sohbet ederler. içlerinden biri Abdal Musa''ya sormuş :
_Aşk nedir sultanım? diye sorar. Şeyhin cevabı kısa ve özdür:
-Bugün, yarın, öbür gün...
_Aşıklık gence , ihtiyara bakmaz ki !aşk hangi gönüle girerse o gönülü paralar! *
_Aşk nedir sultanım? diye sorar. Şeyhin cevabı kısa ve özdür:
-Bugün, yarın, öbür gün...
_Aşıklık gence , ihtiyara bakmaz ki !aşk hangi gönüle girerse o gönülü paralar! *
aşk, gerçek değildir; engellere takılıp düşebiliyorsa ya da biri çekip gidebiliyorsa.
kalp çarpıntısı, avuç içi terlemesi, boğaz kuruluğu ile başlayan "o da beni sevsin" ile devam eden, insana "ben bunu hayatta yapmam" dediklerini yaptırandır.
kiminde karın ağrısı,kiminde kalp, kiminde ise baş ağrısı olarak etkisini gösteren patolojik hastalık.
günümüz insanının çoğu zaman tam olarak sahip olamayacağı, evrenin bize bahşettiği en yüce duygulardan bir tanesidir.
şahsi fikrime göre; aşk eski pırıltısını kaybetmiştir. aşk artık seneler boyu süren asil bir duygudan uzaklaşıp, saniyelere-saatlere-bazende günlere sığdırılmaya çalışılan bir kavram olmuştur beyinlerde. illaki kendi kendine başarmamıştır bunu. dejenere denilen, kendi duygularını hiçe sayan, gerçeklerden sürekli kaçan ruhların yardımıyla eski asilliğini kaybetmiştir. aşk çırpınsada her saniye, kirlenmiş bedenlerde, yosun tutmuş yüreklerde yer edinmemek için çabalamaktadır. birkaç özel insanın haykırışlarıyla hayat bulmaya devam etmektedir.
tamamiyle sorun bizim beyinlerimizde. yozlaşmış, iradesine sahip çıkamayan biz insanlar sonunu hazırlıyoruz senelerdir aşkın. elimizdekinin değerini hiçbir zaman bilemeden; libidomuza yenik düşerek daha da fazlasını istiyoruz. nasıl bir egoya sahipiz yahu biz; anasını satayım bir türlü doymak bilmiyor. acı çekiyor, deliriyor ama yok, nafile.
vicdan azabından dolayı ölüme yaklaşıp, sonra aynı boku tekrar yiyen başka canlı var mıdır bu yeryüzünde? artık utançlarımızı kalkan ettik yaşamımızda. aldattık, aldatıldık, yalanlar söyledik, 'bir kereden bişey olmaz' dedik.. yaptıkta yaptık.. sonuç; fevkalede başarılı kaçışlar.. kimden, neden, nereye kadar? bunun cevapları sadece benliğimizde gizli!!
ama ne olursa olsun inanıyorum ben gerçek aşka. saflık mıdır, açlık mıdır, kendimi kandırmak mıdır o kadar kafa yoramam! bildiğim tek şey var sadece; özel insanlar var oldukça gerçek aşkta yaşacaktır...
şahsi fikrime göre; aşk eski pırıltısını kaybetmiştir. aşk artık seneler boyu süren asil bir duygudan uzaklaşıp, saniyelere-saatlere-bazende günlere sığdırılmaya çalışılan bir kavram olmuştur beyinlerde. illaki kendi kendine başarmamıştır bunu. dejenere denilen, kendi duygularını hiçe sayan, gerçeklerden sürekli kaçan ruhların yardımıyla eski asilliğini kaybetmiştir. aşk çırpınsada her saniye, kirlenmiş bedenlerde, yosun tutmuş yüreklerde yer edinmemek için çabalamaktadır. birkaç özel insanın haykırışlarıyla hayat bulmaya devam etmektedir.
tamamiyle sorun bizim beyinlerimizde. yozlaşmış, iradesine sahip çıkamayan biz insanlar sonunu hazırlıyoruz senelerdir aşkın. elimizdekinin değerini hiçbir zaman bilemeden; libidomuza yenik düşerek daha da fazlasını istiyoruz. nasıl bir egoya sahipiz yahu biz; anasını satayım bir türlü doymak bilmiyor. acı çekiyor, deliriyor ama yok, nafile.
vicdan azabından dolayı ölüme yaklaşıp, sonra aynı boku tekrar yiyen başka canlı var mıdır bu yeryüzünde? artık utançlarımızı kalkan ettik yaşamımızda. aldattık, aldatıldık, yalanlar söyledik, 'bir kereden bişey olmaz' dedik.. yaptıkta yaptık.. sonuç; fevkalede başarılı kaçışlar.. kimden, neden, nereye kadar? bunun cevapları sadece benliğimizde gizli!!
ama ne olursa olsun inanıyorum ben gerçek aşka. saflık mıdır, açlık mıdır, kendimi kandırmak mıdır o kadar kafa yoramam! bildiğim tek şey var sadece; özel insanlar var oldukça gerçek aşkta yaşacaktır...
aşk; açıklanamayan, açıklansada engel olunamayan hadisedir. yeri gelir güldürür, yeri gelir ağlatır, yeri gelir huzursuz eder, yeri gelir huzur dolar içi insanın... keşke tam açıklanabilse, kişiye göre farklı yorumlanması belkide onu farklı yapandır.
eğer gerçekten biri seviliyorsa, onun için hiç düşünmeden seni hayata bağlayan canını bile vermektir aşk. böyle bir aşk bulunduğu zaman mutlaka bağlı kalınmalı ve sadık olunmalıdır. günü birlik ilişkiler ve şeytana uyma yüzünden o masum aşk zedelenmemelidir. hayatı güzelleştiren aşk mahfedilmemelidir. aşk hayattır. temiz kalmalıdır.
Aşk dediğin nedir ki
Tenden bedenden sıyrık
Çocukların içinde
Yaşadığı bir çığlık
Aşk dediğin nedir ki
Histen nefesten varlık
Umutsuzluk içinde
Karanlığa son ıslık
ahmet hamdi tanpinar
Tenden bedenden sıyrık
Çocukların içinde
Yaşadığı bir çığlık
Aşk dediğin nedir ki
Histen nefesten varlık
Umutsuzluk içinde
Karanlığa son ıslık
ahmet hamdi tanpinar
(bkz: aşk ın evrim geçirmesi)
Aşk; yalnız bir operadır kış güneşinde dinlenen. Aşk; bazen bir zaman hatasıdır. Aşk; bazen kavuşamamak, adını karalamaktır kağıtlara. Uzun bir suskunluktur ya da durmadan ondan konuşmaktır. Aşk; bir filmin, bir karesinde takılıp kalmak... Bazen tuhaf bir cesaretle meydan okumaktır. Aşk; bazen nedenini bilmediğiniz bir duraksamadır. Aşk; bir harabenin ortasında
bulup da ne yapacağını bilemeyen iki savaş çocuğu gibi kalmaktır. Eylül'ün toparlanıp gitmesini izlemektir. Bir bakış bile anlatmaya yeterken herşeyi kalbinizi dolduran duyguların kalbinizde kalmasıdır. Aşk; canınızla beslemektir hüznün kuşlarını. Aşk; vazgeçmektir gözlerinden. Geceleri ansızın nedensiz uyanmaktır uykularından, usul usul ağlamaktır. Aşk; birgün anahtarın ters döneceğine inanıp ışığa kavuşmayı özlemektir. Aşk; buralardan öylece çekip gitmek ve sonunda kendine bir gül vermektir. Acını içine alıp, göz damlalarını tutup, güçlü olmaya çalışmaktır.
(bkz: iclal aydın)
bulup da ne yapacağını bilemeyen iki savaş çocuğu gibi kalmaktır. Eylül'ün toparlanıp gitmesini izlemektir. Bir bakış bile anlatmaya yeterken herşeyi kalbinizi dolduran duyguların kalbinizde kalmasıdır. Aşk; canınızla beslemektir hüznün kuşlarını. Aşk; vazgeçmektir gözlerinden. Geceleri ansızın nedensiz uyanmaktır uykularından, usul usul ağlamaktır. Aşk; birgün anahtarın ters döneceğine inanıp ışığa kavuşmayı özlemektir. Aşk; buralardan öylece çekip gitmek ve sonunda kendine bir gül vermektir. Acını içine alıp, göz damlalarını tutup, güçlü olmaya çalışmaktır.
(bkz: iclal aydın)
gerçekleşme zamanı gelmiş bir olasılıktan ibarettir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar