/638
aşk, dem vurmaktır... Ondan, bundan, şundan...
aşk kavuşamamaktır.
(bkz: sevgi seni çok seviyorum)
en beğendiğim tanımlarından birini şeytanın avukatı filminde al pacino, yani şeytan yapmıştır:

yağ yime, yoğurt yime, ne yiyeceez? öleceez?
acı çekmenin en zevkli yoludur.
''aşk gözlerin kapalı stage dive yapmaktır.'' *
hissettiğin bir şey değil, yaptığın bir şey.
Abdal Musa ve dervişler bir suyun kenarında oturup sohbet ederler. içlerinden biri Abdal Musa''ya sormuş :
_Aşk nedir sultanım? diye sorar. Şeyhin cevabı kısa ve özdür:
-Bugün, yarın, öbür gün...
_Aşıklık gence , ihtiyara bakmaz ki !aşk hangi gönüle girerse o gönülü paralar! *
buyuk bir paradoks . ulasilmasi imkansiz olan bir seye sahip olmayi istemek. ulasilabilir oldugunda aslinda ask bitmistir yerini sevgiye birakir. o zaman en buyuk ask da allah askidir en ulasilmazdir . ask acidir, insanin kendini asma istegidir.bence guzel olan sevgi dir, tutku dur.
aşk, gerçek değildir; engellere takılıp düşebiliyorsa ya da biri çekip gidebiliyorsa.
kalp çarpıntısı, avuç içi terlemesi, boğaz kuruluğu ile başlayan "o da beni sevsin" ile devam eden, insana "ben bunu hayatta yapmam" dediklerini yaptırandır.
kiminde karın ağrısı,kiminde kalp, kiminde ise baş ağrısı olarak etkisini gösteren patolojik hastalık.
günümüz insanının çoğu zaman tam olarak sahip olamayacağı, evrenin bize bahşettiği en yüce duygulardan bir tanesidir.

şahsi fikrime göre; aşk eski pırıltısını kaybetmiştir. aşk artık seneler boyu süren asil bir duygudan uzaklaşıp, saniyelere-saatlere-bazende günlere sığdırılmaya çalışılan bir kavram olmuştur beyinlerde. illaki kendi kendine başarmamıştır bunu. dejenere denilen, kendi duygularını hiçe sayan, gerçeklerden sürekli kaçan ruhların yardımıyla eski asilliğini kaybetmiştir. aşk çırpınsada her saniye, kirlenmiş bedenlerde, yosun tutmuş yüreklerde yer edinmemek için çabalamaktadır. birkaç özel insanın haykırışlarıyla hayat bulmaya devam etmektedir.

tamamiyle sorun bizim beyinlerimizde. yozlaşmış, iradesine sahip çıkamayan biz insanlar sonunu hazırlıyoruz senelerdir aşkın. elimizdekinin değerini hiçbir zaman bilemeden; libidomuza yenik düşerek daha da fazlasını istiyoruz. nasıl bir egoya sahipiz yahu biz; anasını satayım bir türlü doymak bilmiyor. acı çekiyor, deliriyor ama yok, nafile.

vicdan azabından dolayı ölüme yaklaşıp, sonra aynı boku tekrar yiyen başka canlı var mıdır bu yeryüzünde? artık utançlarımızı kalkan ettik yaşamımızda. aldattık, aldatıldık, yalanlar söyledik, 'bir kereden bişey olmaz' dedik.. yaptıkta yaptık.. sonuç; fevkalede başarılı kaçışlar.. kimden, neden, nereye kadar? bunun cevapları sadece benliğimizde gizli!!

ama ne olursa olsun inanıyorum ben gerçek aşka. saflık mıdır, açlık mıdır, kendimi kandırmak mıdır o kadar kafa yoramam! bildiğim tek şey var sadece; özel insanlar var oldukça gerçek aşkta yaşacaktır...
aşk; açıklanamayan, açıklansada engel olunamayan hadisedir. yeri gelir güldürür, yeri gelir ağlatır, yeri gelir huzursuz eder, yeri gelir huzur dolar içi insanın... keşke tam açıklanabilse, kişiye göre farklı yorumlanması belkide onu farklı yapandır.
eğer gerçekten biri seviliyorsa, onun için hiç düşünmeden seni hayata bağlayan canını bile vermektir aşk. böyle bir aşk bulunduğu zaman mutlaka bağlı kalınmalı ve sadık olunmalıdır. günü birlik ilişkiler ve şeytana uyma yüzünden o masum aşk zedelenmemelidir. hayatı güzelleştiren aşk mahfedilmemelidir. aşk hayattır. temiz kalmalıdır.
Aşk dediğin nedir ki
Tenden bedenden sıyrık
Çocukların içinde
Yaşadığı bir çığlık

Aşk dediğin nedir ki
Histen nefesten varlık
Umutsuzluk içinde
Karanlığa son ıslık

ahmet hamdi tanpinar
(bkz: aşk ın evrim geçirmesi)
Aşk; yalnız bir operadır kış güneşinde dinlenen. Aşk; bazen bir zaman hatasıdır. Aşk; bazen kavuşamamak, adını karalamaktır kağıtlara. Uzun bir suskunluktur ya da durmadan ondan konuşmaktır. Aşk; bir filmin, bir karesinde takılıp kalmak... Bazen tuhaf bir cesaretle meydan okumaktır. Aşk; bazen nedenini bilmediğiniz bir duraksamadır. Aşk; bir harabenin ortasında
bulup da ne yapacağını bilemeyen iki savaş çocuğu gibi kalmaktır. Eylül'ün toparlanıp gitmesini izlemektir. Bir bakış bile anlatmaya yeterken herşeyi kalbinizi dolduran duyguların kalbinizde kalmasıdır. Aşk; canınızla beslemektir hüznün kuşlarını. Aşk; vazgeçmektir gözlerinden. Geceleri ansızın nedensiz uyanmaktır uykularından, usul usul ağlamaktır. Aşk; birgün anahtarın ters döneceğine inanıp ışığa kavuşmayı özlemektir. Aşk; buralardan öylece çekip gitmek ve sonunda kendine bir gül vermektir. Acını içine alıp, göz damlalarını tutup, güçlü olmaya çalışmaktır.
(bkz: iclal aydın)
gerçekleşme zamanı gelmiş bir olasılıktan ibarettir.
(bkz: yalan yemin)
ing. sormak
yanılsamadan ibarettir.
gün olur tek gerçek odur.
gün gelir bir büyük yalandir.
insanı deniz'in üstünde yürütür, sonrada boğulursunuz... aşk bir rüyadır çünkü...
bir isyandır.
Güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026