bugün
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek36
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri10
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi12
- arkadaşlar döner mi yesem schnitzel mi4
- masklavi'nin biraz gergin olması10
- rakipleri gözaltına alıp seçim kararı almak12
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz22
- dindarların çoğunun fakir olması14
- herkes işiyle ilgili bir bilgi versin3
- sözlük açsanız ismi ne olurdu11
- yandaş basını okumak7
- kira sözleşmesinde'e devlet dönemi3
- 2027 hedefleri2
- sude sendromu10
- ahmet davutoğlu'na soruşturma açılması3
- 2027 asgari ücret tahmin yarışması7
- sevgiliyle aynı iş yerinde çalışmak2
- kız kıza sevişmek4
- yagmurcu6
- ismet birader neden koşturmuyor sorunsalı5
- kadıköy de kara gece3
- arkadaşlar kızarmış ekmek isteyen var mııı5
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci3
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi17
- tuğberk imamoğlu gemisinin denizde kaza yapması2
- günümüz çocuklarının ana babayı saymaması5
- adana demirspor3
- mehdiyetin takımı galatasaray3
- çıplaklar kampında tarih hocasıyla karşılaşmak5
- maun2
- kemal kılıçdaroğlu6
- mutlu bey mutlu olsun kampanyası2
- rams parkta kara gece2
- erecto don don bey3
- kürt kızlarının güzel olması5
- ismet gürbüz5
- silver ile evlenecek erkek52
- en sevdiğiniz ayı3
- belçika polisinin öldürdüğü türk3
- kızları en güzel olan şehir13
- melih gökçek13
- 4 kasım 2026 viking sabah maçı2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı13
- akrostişli şiir7
- sırrı süreyya önder28
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- 13 ekim 2026 sabah slavia prag maçı2
- maide 82
- ilk buluşmada ehonomi çoğ eyi diyen kız2
- 30 yaşına girmek6
Günümüzde gittikçe ütopik bir duygu olarak yerini almaktadır. Yanlış zamanda yaşıyoruz azizim keşke seksenlerde falan yaşasaydık da tatsaydık dediğim.
iki kişiyle oynanır ve iyi olan kaybeder.met üst.
öyle biri karşıma çıksın ki diyorum bazen bu boku beraber yemeye cesaret edeyim. kaşınıyorum sanırım.
hayatınızda birine karşı beslerken, en ufak bir masumane duyguları hissettirdiğini, hissediyorsanız, o aşkı, aşkınızı, pamuklara sarıp, önemsemeniz gereken durum. eskiden aşka; ayıp , fesatlık karıştırmak ayıptı, şimdi ise, aşkın kendisi ayıp olarak lanse ediliyor bazen. çünkü tertemiz kalmadı. hayır, hiç birinin suçu yok, kelimelerin, objelerin, duyguların, hepsi aynı aslında, temiz olmayan biziz.
Böyle iğrenç bir şey, uzak durun bir kişiye saklayın.
kapitalizmin ve dış mihrakların bizans oyunudur aman ha oyuna gelmeyin hehe.
...
Herkes bir inancın peşinde.
Herkes militan herkes fedai.
Öyle değiştirdik ki dünyayı.
Uyanık akıllı dürüst enai.
Kaf dağının ardına kaçsa bile aşk var.
Yatak çarşaflarına sıkışsa bile aşk var.
Yalnız bir titreşim olsa yada bir kıpırtı kalsa.
Yine aşk var.
Ama aşk var bir tek aşk var.
Aşk var mı var.
Aşk var.
Bülent Ortaçgil.
Herkes bir inancın peşinde.
Herkes militan herkes fedai.
Öyle değiştirdik ki dünyayı.
Uyanık akıllı dürüst enai.
Kaf dağının ardına kaçsa bile aşk var.
Yatak çarşaflarına sıkışsa bile aşk var.
Yalnız bir titreşim olsa yada bir kıpırtı kalsa.
Yine aşk var.
Ama aşk var bir tek aşk var.
Aşk var mı var.
Aşk var.
Bülent Ortaçgil.
bazen aşk şudur: kızın götünü bedavaya elleyebiliyosun kızmıyoda...
bazen aşk şudur:bir menekşe kokusunda seni aramak var ya bu hep böyle böyle gider mi?
hali hazırda aşk sanılan duyguların birçoğu kendini gerçekletirme yüceltme çabası ve hormonal hareketlenmelerin aşk zannedilip kelimelere olduğundan fazla anlam yüklenme durumu hele ki şu digital çağda aşk bulunması zor bir nimet her beğeniyi aşl sanma hastalığından muzdarip bir toplumda yaşıyoruz
şunuda demiyorum tabi hormanların aşkla alakası yok yoksa aşk şiirlerin yüzde 90nını erkek şailrler yazmazdı azizim
bazen aşk şudur:bir menekşe kokusunda seni aramak var ya bu hep böyle böyle gider mi?
hali hazırda aşk sanılan duyguların birçoğu kendini gerçekletirme yüceltme çabası ve hormonal hareketlenmelerin aşk zannedilip kelimelere olduğundan fazla anlam yüklenme durumu hele ki şu digital çağda aşk bulunması zor bir nimet her beğeniyi aşl sanma hastalığından muzdarip bir toplumda yaşıyoruz
şunuda demiyorum tabi hormanların aşkla alakası yok yoksa aşk şiirlerin yüzde 90nını erkek şailrler yazmazdı azizim
''selvi boylum al yazmalım'daki asya'nın, yanağının pembeleşmesinde kaldı aşkın saf hali.
o da zaten filmdi.''
aşk ile ilgili tek doğru cümle.
o da zaten filmdi.''
aşk ile ilgili tek doğru cümle.
insanın kendine yakışanı öpmesidir.
bir geyin bir lezbiyeni sevmesidir.
Dön ölümden..
tanım: ölümden döndüren..
tanım: ölümden döndüren..
yanacağını bile bile ateşe dokunmaktan kendini alıkoyamamaktır.
1 kelime, 3 harf, tek hece.
uzak durulması gereken duygu.
karşınızdakini bulunmaz hint kumaşı sanmanızla, salak olduğunuzu anlamanız arasındaki zaman aralığı, ve sanırım bu durum şeyden oluyo, şekspirin dediği gibi, hayaldeki ruh, beğenilen vücuda konuluyo ve bunun aşk olduğu sanılıyo
içinde Bir adet maktül ve bir adet katil barındıran bir şeyden öte değildir.
Arabeskle karıştırılan bir duygu veya işportaya düşen bir duygu değildir. Herkes kendi düşünceleriyle yazıyor burada her şeye muhalefet olmaktan vazgeçin.
Belki çok temiz ve sıfır hatasız sevip öldürücü darbe yiyen birinin entrysidir sizin işportaya düşmüş dediğiniz o duygu. Kendi düşünceni yaz geç, boş yapma.
Belki çok temiz ve sıfır hatasız sevip öldürücü darbe yiyen birinin entrysidir sizin işportaya düşmüş dediğiniz o duygu. Kendi düşünceni yaz geç, boş yapma.
Kimileri "uzak durulması gereken eylem " demiş kimileri " yalandan birşey" diye zırvalamış. Aslında bu arkadaşlarla aynı fikirdeyim ama durumun tam öyle olmadığını da anlatmak istiyorum.
Aşk belirli yaş aralığında gerçekleşen şeydir. Yalan yada gerçek bu durum bizi bağlamıyor kişiden kişiye de göre değişiyor. Aşk belirli yaş aralığında geçer bunlar;
10-18 yaş arası
Bu dönem ergenliğe girdiğimiz dönemdir. Hormonlardan mı başka nedenlerden mi bilinmez ama en tutkulu geçtiği dönemdir. Aslında bunda sosyal koşullar çok etkilidir. Okul çağında geçen bu dönemde beyin "aldatılmak " duygusunu tatmamıştır. Gerçi ufak tefek olaylar oluyor ama gençliğin en hızlı dönemleri olduğu için kolayca unutabilecek dönemlerdir. Sosyal koşullar elverişlidir. Fazla maddiyata bakmaz olay her kesimden sevgiliniz olabilir. Gerçi benim dönemimde öyleydi şu an bakacak olursak yine küçük hafiften bir maddiyat istiyor gibi gibi...
18-24 yaş arası
Bu dönem önceki yaşanılan pişmanlıklardan dolayı kendine savunma mekanizması kurar. Kurduğu bu mekanizma aslında duyguları bastırmaya başlar. aşkı yok eden şeyde budur. Başına gelen her olayda "hep benim başıma geliyor çok safım " gibi bir imada bulunur. Bu güçlü savunma mekanizması aldıktan sonra yeni tanıştığı kişilere karşı çok ön yargılı olmaya başlar. Tabi burda da sosyal koşullar devreye giriyor. En büyük faktör üniversite oluyor. Yeni arayışlar başladığı bu dönemde özgürlüğü tatmaktadır ama hala kafası geçmiştedir. "Bir daha eskisi gibi olmayacağım" dediği anda gerçekten eyleme döken bu güruh kişilik değiştirmeye başlar. Aslında bu kadar düşünce ve kafa karışıklığından sonra "aşkı" nasıl kavrayabilir o da meçhul... velhasıl yine bir çok kişiyle çıkmıştır kimisi pişmanlıkla geçmiştir kimileri evlenmiştir ama günümüzde evlenme sayısında düşüklüğü görünce birazda gerçekçi olmak lazım....
24-35 yaş arası
Bu dönemde aşklar artık unutulmuştur. Eski anılara bakılır defterler tekrar açılır kartlar yeniden karılmaya başlanır. Eskiden çektiği onca çilesi artık ona kötü gelmeyecektir. Çünkü hayat ona nice olayları yaşattığı için geçmişe gider kafası. Aslında bu yaş aralığı evlenme yaşı olarakta kabul edilir. Tabi evliliklerde aşka göre değil geçmişten çıkarılan ders ile birlikte mantığa göre seçilir. Peki bu aşk olur mu ? Hiç sanmıyorum ama hayatını idame ettirebilmek için önceden kurduğu savunma mekanizması yüzünden bu yolu seçecektir. Tabi ki istisnalar vardır ama işte kaideyi bozmuyor ki be azizim...
Şöyle genel bir tabloya bakacak olursak türkiyedeki boşanma tablosunuda çıkartabiliriz. Önceden bastırılmış duygular... aldatılmışlık hissi... toplum aile baskısı... gençliğin verdiği sorumsuzluk ve başıboş vermişlikten dolayı aşkı unutmaya başlıyoruz. Bana göre aşk 10-18 yaş arasında kaldı. Belki sosyal koşullar belki hayatı tam göremediğimden bilinmez ama aşkı en çok hissettiğim dönemlerdi velhasıl geçmiş aslında pek geçmişte kalmıyormuş...
Aşk belirli yaş aralığında gerçekleşen şeydir. Yalan yada gerçek bu durum bizi bağlamıyor kişiden kişiye de göre değişiyor. Aşk belirli yaş aralığında geçer bunlar;
10-18 yaş arası
Bu dönem ergenliğe girdiğimiz dönemdir. Hormonlardan mı başka nedenlerden mi bilinmez ama en tutkulu geçtiği dönemdir. Aslında bunda sosyal koşullar çok etkilidir. Okul çağında geçen bu dönemde beyin "aldatılmak " duygusunu tatmamıştır. Gerçi ufak tefek olaylar oluyor ama gençliğin en hızlı dönemleri olduğu için kolayca unutabilecek dönemlerdir. Sosyal koşullar elverişlidir. Fazla maddiyata bakmaz olay her kesimden sevgiliniz olabilir. Gerçi benim dönemimde öyleydi şu an bakacak olursak yine küçük hafiften bir maddiyat istiyor gibi gibi...
18-24 yaş arası
Bu dönem önceki yaşanılan pişmanlıklardan dolayı kendine savunma mekanizması kurar. Kurduğu bu mekanizma aslında duyguları bastırmaya başlar. aşkı yok eden şeyde budur. Başına gelen her olayda "hep benim başıma geliyor çok safım " gibi bir imada bulunur. Bu güçlü savunma mekanizması aldıktan sonra yeni tanıştığı kişilere karşı çok ön yargılı olmaya başlar. Tabi burda da sosyal koşullar devreye giriyor. En büyük faktör üniversite oluyor. Yeni arayışlar başladığı bu dönemde özgürlüğü tatmaktadır ama hala kafası geçmiştedir. "Bir daha eskisi gibi olmayacağım" dediği anda gerçekten eyleme döken bu güruh kişilik değiştirmeye başlar. Aslında bu kadar düşünce ve kafa karışıklığından sonra "aşkı" nasıl kavrayabilir o da meçhul... velhasıl yine bir çok kişiyle çıkmıştır kimisi pişmanlıkla geçmiştir kimileri evlenmiştir ama günümüzde evlenme sayısında düşüklüğü görünce birazda gerçekçi olmak lazım....
24-35 yaş arası
Bu dönemde aşklar artık unutulmuştur. Eski anılara bakılır defterler tekrar açılır kartlar yeniden karılmaya başlanır. Eskiden çektiği onca çilesi artık ona kötü gelmeyecektir. Çünkü hayat ona nice olayları yaşattığı için geçmişe gider kafası. Aslında bu yaş aralığı evlenme yaşı olarakta kabul edilir. Tabi evliliklerde aşka göre değil geçmişten çıkarılan ders ile birlikte mantığa göre seçilir. Peki bu aşk olur mu ? Hiç sanmıyorum ama hayatını idame ettirebilmek için önceden kurduğu savunma mekanizması yüzünden bu yolu seçecektir. Tabi ki istisnalar vardır ama işte kaideyi bozmuyor ki be azizim...
Şöyle genel bir tabloya bakacak olursak türkiyedeki boşanma tablosunuda çıkartabiliriz. Önceden bastırılmış duygular... aldatılmışlık hissi... toplum aile baskısı... gençliğin verdiği sorumsuzluk ve başıboş vermişlikten dolayı aşkı unutmaya başlıyoruz. Bana göre aşk 10-18 yaş arasında kaldı. Belki sosyal koşullar belki hayatı tam göremediğimden bilinmez ama aşkı en çok hissettiğim dönemlerdi velhasıl geçmiş aslında pek geçmişte kalmıyormuş...
Olmadığım olmakta istemediğim hededir.
Bir yerlerde yine en güzel sen gülüyorsun biliyorum, abi.
dönüp dolaşıp tilkinin geldiği gibi geldiğim yer.
Karşındakinin her kusrunu sevimli gösterebilen inanılmaz hoş bir hormonel tepki.
Bazen yanlış zamanda çıkar karşına, bazen yanlış insana doğru zamanda tutulursun, doğru sandırır.
Karşındayken ona bakmaya hangi kirpiğinden başlayacağına karar veremezmiş gibi
veyahut bin bir canın olsa binini ona harcayacak gibi.
şiirler gibi,
denizler gibi,
gözlerinden süzülen uyku gibi...
sahip olamayacağını bile bile, hiç gerçekleştiremeyeceğin hayalleri kurmak gibi.
son derece mutluluk verici bilakis bunun nedeni mazoşist olman gibi.
Karşındakinin her kusrunu sevimli gösterebilen inanılmaz hoş bir hormonel tepki.
Bazen yanlış zamanda çıkar karşına, bazen yanlış insana doğru zamanda tutulursun, doğru sandırır.
Karşındayken ona bakmaya hangi kirpiğinden başlayacağına karar veremezmiş gibi
veyahut bin bir canın olsa binini ona harcayacak gibi.
şiirler gibi,
denizler gibi,
gözlerinden süzülen uyku gibi...
sahip olamayacağını bile bile, hiç gerçekleştiremeyeceğin hayalleri kurmak gibi.
son derece mutluluk verici bilakis bunun nedeni mazoşist olman gibi.
HÜMEYRA
Al hayallerimi kollarınla sar.
Dinle kalbimdeki seni Hümeyra.
Aşk yokuşunda bir bekleyenin var.
Gel artık bekletme beni Hümeyra!
Dalgın nazarımı artık aşka yor
işit bu çığlığı dinle ne diyor
Sardığı vücudum tir tir titriyor
Çok soğuk hasretin teni Hümeyra
Solun meçhulünde hayalden bir kis
Unutmak vaadi uydurma teşhis
Ruhumda aşk diye beliren bu his
Süt dişi misali yeni Hümeyra
Gönül defterine ismin karalı
Hasret çektirdiğin ruhum yaralı
Aşk denen menzile vardım varalı
Özlemin sarmış her yanı Hümeyra
Gözümde donuyor üç beş damla yaş
Ufuk kararırken hep yavaş yavaş
Gel yüreğimdeki hasretle savaş
Vuslatınla öldür onu Hümeyra
Çehreni görünce ruhumdaki haz...
Üç beş aciz sözle anlatılamaz
Biz için ömrüne bir hikaye yaz
Mutlulukla bitsin sonu Hümeyra
Sen şimdi hasretin acı koynunda
Gönlümse ağlamak borcu boynunda
Ayrı düşmüşüz bu kader oynunda
Vuslat ömrün hangi günü Hümeyra
ZAHiT METE
Al hayallerimi kollarınla sar.
Dinle kalbimdeki seni Hümeyra.
Aşk yokuşunda bir bekleyenin var.
Gel artık bekletme beni Hümeyra!
Dalgın nazarımı artık aşka yor
işit bu çığlığı dinle ne diyor
Sardığı vücudum tir tir titriyor
Çok soğuk hasretin teni Hümeyra
Solun meçhulünde hayalden bir kis
Unutmak vaadi uydurma teşhis
Ruhumda aşk diye beliren bu his
Süt dişi misali yeni Hümeyra
Gönül defterine ismin karalı
Hasret çektirdiğin ruhum yaralı
Aşk denen menzile vardım varalı
Özlemin sarmış her yanı Hümeyra
Gözümde donuyor üç beş damla yaş
Ufuk kararırken hep yavaş yavaş
Gel yüreğimdeki hasretle savaş
Vuslatınla öldür onu Hümeyra
Çehreni görünce ruhumdaki haz...
Üç beş aciz sözle anlatılamaz
Biz için ömrüne bir hikaye yaz
Mutlulukla bitsin sonu Hümeyra
Sen şimdi hasretin acı koynunda
Gönlümse ağlamak borcu boynunda
Ayrı düşmüşüz bu kader oynunda
Vuslat ömrün hangi günü Hümeyra
ZAHiT METE
Uyuşturucu etkisi vardır.
biri ile diğerlerinin arasındaki farkı fazlasiyle abartmaktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar