bugün
- kolye142
- ofis pornosu9
- asansörde konuşmama kuralı6
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması7
- migren3
- hayatın acı gerçekleri6
- marka giyinmek7
- bu saatte yemek yemek6
- nervionun mavi gözleri11
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak7
- ilişkiye ara vermek6
- ona bir şey söyle13
- siyah saçlı beyaz tenli kız7
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir6
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- 186 boyundaki erkek7
- nervioya yürüyecem diye nazım hikmete dönüşmek7
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- cep telefonu22
- teselli vermek6
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı7
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı8
- nokia20
- uçan arabalar neden çıkmadı5
- yer yön hafızası sıfır olan insan4
- bik bik'in kraliçe olması10
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası3
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı23
- fransa11
- teoman'ın popülerliğini kaybetmemesi5
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- sarı tekerin yazar olamaması8
- uludağ sözlüğün hacklenmesi12
- diksiyon4
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- yazarların telefon numaraları3
- bana isminizi bahşeder misiniz4
- etek tıraşı4
- hacker saldırısı gazileri8
- pariste kestane ağacı dibinde tek ayak durmak4
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması10
Kimileri "uzak durulması gereken eylem " demiş kimileri " yalandan birşey" diye zırvalamış. Aslında bu arkadaşlarla aynı fikirdeyim ama durumun tam öyle olmadığını da anlatmak istiyorum.
Aşk belirli yaş aralığında gerçekleşen şeydir. Yalan yada gerçek bu durum bizi bağlamıyor kişiden kişiye de göre değişiyor. Aşk belirli yaş aralığında geçer bunlar;
10-18 yaş arası
Bu dönem ergenliğe girdiğimiz dönemdir. Hormonlardan mı başka nedenlerden mi bilinmez ama en tutkulu geçtiği dönemdir. Aslında bunda sosyal koşullar çok etkilidir. Okul çağında geçen bu dönemde beyin "aldatılmak " duygusunu tatmamıştır. Gerçi ufak tefek olaylar oluyor ama gençliğin en hızlı dönemleri olduğu için kolayca unutabilecek dönemlerdir. Sosyal koşullar elverişlidir. Fazla maddiyata bakmaz olay her kesimden sevgiliniz olabilir. Gerçi benim dönemimde öyleydi şu an bakacak olursak yine küçük hafiften bir maddiyat istiyor gibi gibi...
18-24 yaş arası
Bu dönem önceki yaşanılan pişmanlıklardan dolayı kendine savunma mekanizması kurar. Kurduğu bu mekanizma aslında duyguları bastırmaya başlar. aşkı yok eden şeyde budur. Başına gelen her olayda "hep benim başıma geliyor çok safım " gibi bir imada bulunur. Bu güçlü savunma mekanizması aldıktan sonra yeni tanıştığı kişilere karşı çok ön yargılı olmaya başlar. Tabi burda da sosyal koşullar devreye giriyor. En büyük faktör üniversite oluyor. Yeni arayışlar başladığı bu dönemde özgürlüğü tatmaktadır ama hala kafası geçmiştedir. "Bir daha eskisi gibi olmayacağım" dediği anda gerçekten eyleme döken bu güruh kişilik değiştirmeye başlar. Aslında bu kadar düşünce ve kafa karışıklığından sonra "aşkı" nasıl kavrayabilir o da meçhul... velhasıl yine bir çok kişiyle çıkmıştır kimisi pişmanlıkla geçmiştir kimileri evlenmiştir ama günümüzde evlenme sayısında düşüklüğü görünce birazda gerçekçi olmak lazım....
24-35 yaş arası
Bu dönemde aşklar artık unutulmuştur. Eski anılara bakılır defterler tekrar açılır kartlar yeniden karılmaya başlanır. Eskiden çektiği onca çilesi artık ona kötü gelmeyecektir. Çünkü hayat ona nice olayları yaşattığı için geçmişe gider kafası. Aslında bu yaş aralığı evlenme yaşı olarakta kabul edilir. Tabi evliliklerde aşka göre değil geçmişten çıkarılan ders ile birlikte mantığa göre seçilir. Peki bu aşk olur mu ? Hiç sanmıyorum ama hayatını idame ettirebilmek için önceden kurduğu savunma mekanizması yüzünden bu yolu seçecektir. Tabi ki istisnalar vardır ama işte kaideyi bozmuyor ki be azizim...
Şöyle genel bir tabloya bakacak olursak türkiyedeki boşanma tablosunuda çıkartabiliriz. Önceden bastırılmış duygular... aldatılmışlık hissi... toplum aile baskısı... gençliğin verdiği sorumsuzluk ve başıboş vermişlikten dolayı aşkı unutmaya başlıyoruz. Bana göre aşk 10-18 yaş arasında kaldı. Belki sosyal koşullar belki hayatı tam göremediğimden bilinmez ama aşkı en çok hissettiğim dönemlerdi velhasıl geçmiş aslında pek geçmişte kalmıyormuş...
Aşk belirli yaş aralığında gerçekleşen şeydir. Yalan yada gerçek bu durum bizi bağlamıyor kişiden kişiye de göre değişiyor. Aşk belirli yaş aralığında geçer bunlar;
10-18 yaş arası
Bu dönem ergenliğe girdiğimiz dönemdir. Hormonlardan mı başka nedenlerden mi bilinmez ama en tutkulu geçtiği dönemdir. Aslında bunda sosyal koşullar çok etkilidir. Okul çağında geçen bu dönemde beyin "aldatılmak " duygusunu tatmamıştır. Gerçi ufak tefek olaylar oluyor ama gençliğin en hızlı dönemleri olduğu için kolayca unutabilecek dönemlerdir. Sosyal koşullar elverişlidir. Fazla maddiyata bakmaz olay her kesimden sevgiliniz olabilir. Gerçi benim dönemimde öyleydi şu an bakacak olursak yine küçük hafiften bir maddiyat istiyor gibi gibi...
18-24 yaş arası
Bu dönem önceki yaşanılan pişmanlıklardan dolayı kendine savunma mekanizması kurar. Kurduğu bu mekanizma aslında duyguları bastırmaya başlar. aşkı yok eden şeyde budur. Başına gelen her olayda "hep benim başıma geliyor çok safım " gibi bir imada bulunur. Bu güçlü savunma mekanizması aldıktan sonra yeni tanıştığı kişilere karşı çok ön yargılı olmaya başlar. Tabi burda da sosyal koşullar devreye giriyor. En büyük faktör üniversite oluyor. Yeni arayışlar başladığı bu dönemde özgürlüğü tatmaktadır ama hala kafası geçmiştedir. "Bir daha eskisi gibi olmayacağım" dediği anda gerçekten eyleme döken bu güruh kişilik değiştirmeye başlar. Aslında bu kadar düşünce ve kafa karışıklığından sonra "aşkı" nasıl kavrayabilir o da meçhul... velhasıl yine bir çok kişiyle çıkmıştır kimisi pişmanlıkla geçmiştir kimileri evlenmiştir ama günümüzde evlenme sayısında düşüklüğü görünce birazda gerçekçi olmak lazım....
24-35 yaş arası
Bu dönemde aşklar artık unutulmuştur. Eski anılara bakılır defterler tekrar açılır kartlar yeniden karılmaya başlanır. Eskiden çektiği onca çilesi artık ona kötü gelmeyecektir. Çünkü hayat ona nice olayları yaşattığı için geçmişe gider kafası. Aslında bu yaş aralığı evlenme yaşı olarakta kabul edilir. Tabi evliliklerde aşka göre değil geçmişten çıkarılan ders ile birlikte mantığa göre seçilir. Peki bu aşk olur mu ? Hiç sanmıyorum ama hayatını idame ettirebilmek için önceden kurduğu savunma mekanizması yüzünden bu yolu seçecektir. Tabi ki istisnalar vardır ama işte kaideyi bozmuyor ki be azizim...
Şöyle genel bir tabloya bakacak olursak türkiyedeki boşanma tablosunuda çıkartabiliriz. Önceden bastırılmış duygular... aldatılmışlık hissi... toplum aile baskısı... gençliğin verdiği sorumsuzluk ve başıboş vermişlikten dolayı aşkı unutmaya başlıyoruz. Bana göre aşk 10-18 yaş arasında kaldı. Belki sosyal koşullar belki hayatı tam göremediğimden bilinmez ama aşkı en çok hissettiğim dönemlerdi velhasıl geçmiş aslında pek geçmişte kalmıyormuş...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar