bugün
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey10
- özür dilerim ile kusura bakma arasındaki farklar7
- sözlüğün yeni tasarımı22
- opel vectra b4
- sözlük yazarlarının su bardakları6
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek8
- tinto brass12
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi10
- samsak döveci8
- masterchef 20262
- uludede ile hacca gitmek3
- aponun villası8
- italyan arabaları2
- sense and sensibility2
- rüyada hiç gitmediğin mekanı görmek4
- kimseye ihtiyaç duymamak5
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- kötü bir insan mıyım ben5
- atatürk denilince akla ilk gelen takım2
- galatasaray amed operasyonu3
- paranın mutluluk getirmemesi7
- royal starla kuş pazarına gitmek2
- konuşurken anladın mı deyip duran tip6
- şikayet et butonunun çalışmaması2
- belediye ruhsat birimi3
- yaşadım demek için ne yapmalı7
- açık beğen2
- sözlüğün en ılık yazarı3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- hababam sınıfı3
- yazarların kedilerine söylemek istedikleri4
- küfürlü atasözleri4
- kaçak akım rölesi3
- yaban arılarının ekstra stok yapması2
- kendi yanağından makas almak3
- kasım ayı indirimleri2
- kafayı kıran geliyor3
- allah ın selamını bile almayan vicdansız sabuha2
- günaydın kızlar4
- terhis oluyorum sözlük21
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- türban mağduriyetinden türban zenginliğine2
- ajan berber2
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- aşk16
- ucuz atlatmak2
- fatma betül sayan kaya28
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- gece gelen yemek yapma isteği8
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi14
(bkz: eşşegin zikidir)
aşk bir sudur, iç iç kudur.
aşk bir vişne, ye ye kişne.
aşk bir vişne, ye ye kişne.
tanımı yoktur.
hayatı pembe gösterir. muma çevirir.
hayatı pembe gösterir. muma çevirir.
bu soruya verilecek bir cevabınız varsa hissettiğiniz şeyin aşk olmadığı ortaya çıkar. ona bir isim yüklemek, bir duyguyu yerine koymak tiksindirici bir şeydir.
iki tane ikiyi yan yana koyarak cevabı bulunamayacak olan bir soru bu. ikilerden birini diğerine bölüp sonuca iki kişi girebiliyorsan yaklaşırsın cevaba.
burjuva hastalığıdır.
materyalist tarih anlayışında ve bilimsel sosyalizmde aşk yoktur; sınıfların çıkarları vardır!
salak olmayın ulan, beyninizi yıkıyorlar bu fasın duygularla emperyal güçler!
materyalist tarih anlayışında ve bilimsel sosyalizmde aşk yoktur; sınıfların çıkarları vardır!
salak olmayın ulan, beyninizi yıkıyorlar bu fasın duygularla emperyal güçler!
başlangıçta zihinsel anlamda konsantrasyon gerektirir. sonrasını daha çözemedim *
belirli bir tanıma sıkıştırılmaya çalışıldığında, bir boka benzemeyendir.
insanın kendi kendini sikmesidir. mutluluktan olsun, acıdan olsun farketmez.
zor olanı güzeldir.
en güzel tanımı can yücel yapmıştır.
http://www.youtube.com/watch?v=WxzxpyxH-eU
http://www.youtube.com/watch?v=WxzxpyxH-eU
aşk bir hatıradır maziden kalan, bir gün gitsen bile hatıran yeter.
(bkz: ferdi tayfur) (bkz: uludağ sözlük ferdici yazarlar birliği)
(bkz: ferdi tayfur) (bkz: uludağ sözlük ferdici yazarlar birliği)
acıdır. heyecandır. umuttur. yaşamdır. ölümdür. beyaz gibidir, içinde çok şeyi bulundurur ama eşsizdir. tektir.
karşı cinsin tamamını bir kenara çekip, sadece onunla seks yapma ve sadece ondan çocuk sahibi olma isteğidir.
aşk monogamidir, üreme güdüsünün farklı bir boyutudur.
aşk monogamidir, üreme güdüsünün farklı bir boyutudur.
aşk çay gibidir. çok sıcakken dilini yakar soğudukça tat vermez.
Malesef inanamadığım şey. Tek taraflısından bahsediyorsan, ona inanırım arkadaş.
Öncelikle tipim sakat gibi. Çocukken bir kaza geçirdim bisikletten düşüp. Duvara çarpınca bayılmışım, kafam biraz yamuktur. Burnum kırılmış. Yine bakılmayacak gibi değil ama o çok beğenilen genç yaştaki şarkıcı oğlanlar, abercrombie erkekleri falan yakışıklıysa, ben lemur falan oluyorum o alanda. Tipim sakat gibi dediğim gibi.
Boy yok tabiki, 169 boyundayım. Kiloda fazla. Dersen ki şimdi neyini sevsinler, derim ki aşk bu kadar basit olmamalı. Sevdik bir kızı. 3 sene. Sağolsun elektrik alamadı. Sevgilileri oldu, taş gibi sevgililer. Biri hentbolcu, 190 boyu var zeki başarılı bir genç. Benden futbol sahası dışında her alanda iyi. Diğeride yakışıklı rock dinleyen bir oğlandı. 3 sene geçti hala kızla konuşabilmek için yırtınıyorum. Yok tabii aramızda birşey.
Eski ilişkilerimde sağolsun saatler sürenide oldu 2 gün sürenide. Güzel bahanelerle bu güzel insanlar sepetlediler, daha "kaliteli" erkeklere yöneldiler. Onların adonis kasları vardı, ben sevdiğim kız yüzümdeki yaralardan korkmasın midesi bulanmasın diye ilaçlarla geçirdim. Kilo aldım. Adonis yağlarım oldu, misler gibi. Gözüme cam girdi. Görüşümde problem yok, ama göz kapağım biraz aşağıda. Sakat gibiyim dedim işte, ne bekliyordunuz ? Karın kasları falan oralarıda geçin. Hep kilo aldım o ilaçlardan tedavilerden. Vücudumun derisi deforme oldu, çatlıyor. Kaşlarımda biraz kalın, alnımdada çizgiler var. Acıdan, stresten, sinirden saçlarda beyazlıyor daha çok gencim. Para falan çok olmadı, ama elime geçen parayı hep o 3 senede sevdiğim kız için harcadım. Hediye falan aldım doğumgününde. Beğenmeyip atmış ama aldım. Koymadı mı ? Koydu. Cebime değil kalbime. Elime geçen 70 lira para. Mutlu olamadıktan sonra ne halta yarar ? Yırtıktı ayakkabılarda, 4 sene giydik. Bana koymuyodu da, o kızlar diyemezdi heralde çocuğun ayakkabısı yırtık diye. Hoşlarına da gitmezdi. Parfüm alacak param hiç olmadı. Ya sevdiklerimin akrabalarımın paraya ihtiyacı vardı, yada istedikleri vardı. Her birine yetişmekten güzel kokmaya zaman olmadı. Yoktu olm işte hiç birinizin mi 2 lirası varken 3 liralık döner alamayacak durumu olmadı. Benimki uzun sürdü biraz işte, anlayın halden. 1 tane pantolonum vardı zaten hikayesi ilginçtir. 3 senelik sevdiğim kız doğum gününe çağırır diye sabah sabah gelin güvey olup hemen giyindim. Telefon elde tabi. Saçlar yapılıyo falan güzelce, gömlek alınmış o giyiliyor, o gün için alınmış parfüm sıkılıyor. 2 kızın ahaha diye güldüğü tipim, şeklim biraz düzelmiş. 4 senelik ayakkabıların 2. yılındayız henüz. Yırtığı yok, soğuk suyla silincede canlandı tabi. Çoraplar bu sefer 1 liralık değil 5 liraya alınan daha dayanıklı siyah çoraplar. 1 saat sürdü hazırlanmam, elim ayağım heyecandan dolaşıyor heyecandan tabi. Bekledim bekledim, yok tabi mesaj çağrı. Ne sikime çağırsın arkadaşlarının yanına böyle tipi. Günün sonunda malum siteye koymuş fotoğraflarını. Baktım, baktım, baktım. Gözümden yaş dökülmedi değil, 1 karede olmak isterdim. Güzel olurdu be birlikte bir fotoğraf. Ne arar tabi, diyorum ya sakat gibi tipli, boktan fizikliyiz diye. Maç yapılırdı it gibi oynar deli gibi basardım heryere. Sakatlanma korkusu, ölme korkusu hiç biri yok. Ne sevenim var ne sevdiğim umursuyo. Hırsımızı toptan alırdık. Bilgisayarım sağolsun hiç yalnız bırakmadı beni. Sorarlar hep nedir bu kadar çok ilgini çeken, sadakati derim. Arada bakımını yaptırırım oğlanın, sağolsun hiç yarı yolda bırakmaz beni. Arada mavi ekran verir, hep anlatılan minik sevgili tribidir der geçerim.
Şimdi bu gün, o kızla beraberim. Yerseniz. Rüyalarımda anca beraberim. Bu sakat tipe, bu deforme vücuda, beyazlamaya başlayan saçlara o kız aşık olmaz. Kimse aşık olmaz. Kalan ömrümü sevgilisiyle ona bölüştürsemde, benim gözyaşlarıma karşın mutluluklarıyla daha uzun süre olayı dengede tutsalar. Haybeye yaşamışım. Siktir edeceksin hayatı hayat dediğin böyleyse.
Öncelikle tipim sakat gibi. Çocukken bir kaza geçirdim bisikletten düşüp. Duvara çarpınca bayılmışım, kafam biraz yamuktur. Burnum kırılmış. Yine bakılmayacak gibi değil ama o çok beğenilen genç yaştaki şarkıcı oğlanlar, abercrombie erkekleri falan yakışıklıysa, ben lemur falan oluyorum o alanda. Tipim sakat gibi dediğim gibi.
Boy yok tabiki, 169 boyundayım. Kiloda fazla. Dersen ki şimdi neyini sevsinler, derim ki aşk bu kadar basit olmamalı. Sevdik bir kızı. 3 sene. Sağolsun elektrik alamadı. Sevgilileri oldu, taş gibi sevgililer. Biri hentbolcu, 190 boyu var zeki başarılı bir genç. Benden futbol sahası dışında her alanda iyi. Diğeride yakışıklı rock dinleyen bir oğlandı. 3 sene geçti hala kızla konuşabilmek için yırtınıyorum. Yok tabii aramızda birşey.
Eski ilişkilerimde sağolsun saatler sürenide oldu 2 gün sürenide. Güzel bahanelerle bu güzel insanlar sepetlediler, daha "kaliteli" erkeklere yöneldiler. Onların adonis kasları vardı, ben sevdiğim kız yüzümdeki yaralardan korkmasın midesi bulanmasın diye ilaçlarla geçirdim. Kilo aldım. Adonis yağlarım oldu, misler gibi. Gözüme cam girdi. Görüşümde problem yok, ama göz kapağım biraz aşağıda. Sakat gibiyim dedim işte, ne bekliyordunuz ? Karın kasları falan oralarıda geçin. Hep kilo aldım o ilaçlardan tedavilerden. Vücudumun derisi deforme oldu, çatlıyor. Kaşlarımda biraz kalın, alnımdada çizgiler var. Acıdan, stresten, sinirden saçlarda beyazlıyor daha çok gencim. Para falan çok olmadı, ama elime geçen parayı hep o 3 senede sevdiğim kız için harcadım. Hediye falan aldım doğumgününde. Beğenmeyip atmış ama aldım. Koymadı mı ? Koydu. Cebime değil kalbime. Elime geçen 70 lira para. Mutlu olamadıktan sonra ne halta yarar ? Yırtıktı ayakkabılarda, 4 sene giydik. Bana koymuyodu da, o kızlar diyemezdi heralde çocuğun ayakkabısı yırtık diye. Hoşlarına da gitmezdi. Parfüm alacak param hiç olmadı. Ya sevdiklerimin akrabalarımın paraya ihtiyacı vardı, yada istedikleri vardı. Her birine yetişmekten güzel kokmaya zaman olmadı. Yoktu olm işte hiç birinizin mi 2 lirası varken 3 liralık döner alamayacak durumu olmadı. Benimki uzun sürdü biraz işte, anlayın halden. 1 tane pantolonum vardı zaten hikayesi ilginçtir. 3 senelik sevdiğim kız doğum gününe çağırır diye sabah sabah gelin güvey olup hemen giyindim. Telefon elde tabi. Saçlar yapılıyo falan güzelce, gömlek alınmış o giyiliyor, o gün için alınmış parfüm sıkılıyor. 2 kızın ahaha diye güldüğü tipim, şeklim biraz düzelmiş. 4 senelik ayakkabıların 2. yılındayız henüz. Yırtığı yok, soğuk suyla silincede canlandı tabi. Çoraplar bu sefer 1 liralık değil 5 liraya alınan daha dayanıklı siyah çoraplar. 1 saat sürdü hazırlanmam, elim ayağım heyecandan dolaşıyor heyecandan tabi. Bekledim bekledim, yok tabi mesaj çağrı. Ne sikime çağırsın arkadaşlarının yanına böyle tipi. Günün sonunda malum siteye koymuş fotoğraflarını. Baktım, baktım, baktım. Gözümden yaş dökülmedi değil, 1 karede olmak isterdim. Güzel olurdu be birlikte bir fotoğraf. Ne arar tabi, diyorum ya sakat gibi tipli, boktan fizikliyiz diye. Maç yapılırdı it gibi oynar deli gibi basardım heryere. Sakatlanma korkusu, ölme korkusu hiç biri yok. Ne sevenim var ne sevdiğim umursuyo. Hırsımızı toptan alırdık. Bilgisayarım sağolsun hiç yalnız bırakmadı beni. Sorarlar hep nedir bu kadar çok ilgini çeken, sadakati derim. Arada bakımını yaptırırım oğlanın, sağolsun hiç yarı yolda bırakmaz beni. Arada mavi ekran verir, hep anlatılan minik sevgili tribidir der geçerim.
Şimdi bu gün, o kızla beraberim. Yerseniz. Rüyalarımda anca beraberim. Bu sakat tipe, bu deforme vücuda, beyazlamaya başlayan saçlara o kız aşık olmaz. Kimse aşık olmaz. Kalan ömrümü sevgilisiyle ona bölüştürsemde, benim gözyaşlarıma karşın mutluluklarıyla daha uzun süre olayı dengede tutsalar. Haybeye yaşamışım. Siktir edeceksin hayatı hayat dediğin böyleyse.
hiçbir zaman yaşayıp yaşamadığıma emin olamayacağım hadise.
sevginin cinsel arzularla harmanlanmış haline verilen isim.
yoktur. varsa da kalıcı değildir. hastalık halidir. geçer.
Var midir? "Bana da ugrasa ya" denilesi üc harften meydana gelen sacma kelimedir.
kesin bir tabiri olmayan hisler dünyasının derin manalı öbek öbek cümlelerle açıklanamayacak durumdur. kişiye göre değişir aslında.
onun adını duyduğunda kafanı kaldırmaktır.
onu düşünürken sarhoş olmaktır.
gittiğinde yıkılmak ve bir daha kendine gelememektir aşk..
onu düşünürken sarhoş olmaktır.
gittiğinde yıkılmak ve bir daha kendine gelememektir aşk..
hiç gitmeyecek zannettiğimiz * insanlarla hiç bitmeyecek gibi yaşadığımız bir şey.
aşk, fırında pişen tatlıyı beklemek gibi beklemektir onu, heyecanla ,umut ve sabırsızlık içinde.
aşk, kek hamuru yemek gibidir, mutluluktan ağzın kulaklarında.
aşk, en sen olduğun halin olmaktır onun yanında, suyunu evden getirebilmektir.
aşk, onun kokusunu kahve ,çikolata kokusuna tercih etmektir.
aşk, sıcağı sevmediğin halde ,onun teninin sıcağında kavrulmak istemektir.
aşk, terlemek isteyebilmektir ,teninin tuzunun ağzında bıraktığı tadı sevebilmektir.
aşk, kek hamuru yemek gibidir, mutluluktan ağzın kulaklarında.
aşk, en sen olduğun halin olmaktır onun yanında, suyunu evden getirebilmektir.
aşk, onun kokusunu kahve ,çikolata kokusuna tercih etmektir.
aşk, sıcağı sevmediğin halde ,onun teninin sıcağında kavrulmak istemektir.
aşk, terlemek isteyebilmektir ,teninin tuzunun ağzında bıraktığı tadı sevebilmektir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com