aşk

Malesef inanamadığım şey. Tek taraflısından bahsediyorsan, ona inanırım arkadaş.

Öncelikle tipim sakat gibi. Çocukken bir kaza geçirdim bisikletten düşüp. Duvara çarpınca bayılmışım, kafam biraz yamuktur. Burnum kırılmış. Yine bakılmayacak gibi değil ama o çok beğenilen genç yaştaki şarkıcı oğlanlar, abercrombie erkekleri falan yakışıklıysa, ben lemur falan oluyorum o alanda. Tipim sakat gibi dediğim gibi.

Boy yok tabiki, 169 boyundayım. Kiloda fazla. Dersen ki şimdi neyini sevsinler, derim ki aşk bu kadar basit olmamalı. Sevdik bir kızı. 3 sene. Sağolsun elektrik alamadı. Sevgilileri oldu, taş gibi sevgililer. Biri hentbolcu, 190 boyu var zeki başarılı bir genç. Benden futbol sahası dışında her alanda iyi. Diğeride yakışıklı rock dinleyen bir oğlandı. 3 sene geçti hala kızla konuşabilmek için yırtınıyorum. Yok tabii aramızda birşey.

Eski ilişkilerimde sağolsun saatler sürenide oldu 2 gün sürenide. Güzel bahanelerle bu güzel insanlar sepetlediler, daha "kaliteli" erkeklere yöneldiler. Onların adonis kasları vardı, ben sevdiğim kız yüzümdeki yaralardan korkmasın midesi bulanmasın diye ilaçlarla geçirdim. Kilo aldım. Adonis yağlarım oldu, misler gibi. Gözüme cam girdi. Görüşümde problem yok, ama göz kapağım biraz aşağıda. Sakat gibiyim dedim işte, ne bekliyordunuz ? Karın kasları falan oralarıda geçin. Hep kilo aldım o ilaçlardan tedavilerden. Vücudumun derisi deforme oldu, çatlıyor. Kaşlarımda biraz kalın, alnımdada çizgiler var. Acıdan, stresten, sinirden saçlarda beyazlıyor daha çok gencim. Para falan çok olmadı, ama elime geçen parayı hep o 3 senede sevdiğim kız için harcadım. Hediye falan aldım doğumgününde. Beğenmeyip atmış ama aldım. Koymadı mı ? Koydu. Cebime değil kalbime. Elime geçen 70 lira para. Mutlu olamadıktan sonra ne halta yarar ? Yırtıktı ayakkabılarda, 4 sene giydik. Bana koymuyodu da, o kızlar diyemezdi heralde çocuğun ayakkabısı yırtık diye. Hoşlarına da gitmezdi. Parfüm alacak param hiç olmadı. Ya sevdiklerimin akrabalarımın paraya ihtiyacı vardı, yada istedikleri vardı. Her birine yetişmekten güzel kokmaya zaman olmadı. Yoktu olm işte hiç birinizin mi 2 lirası varken 3 liralık döner alamayacak durumu olmadı. Benimki uzun sürdü biraz işte, anlayın halden. 1 tane pantolonum vardı zaten hikayesi ilginçtir. 3 senelik sevdiğim kız doğum gününe çağırır diye sabah sabah gelin güvey olup hemen giyindim. Telefon elde tabi. Saçlar yapılıyo falan güzelce, gömlek alınmış o giyiliyor, o gün için alınmış parfüm sıkılıyor. 2 kızın ahaha diye güldüğü tipim, şeklim biraz düzelmiş. 4 senelik ayakkabıların 2. yılındayız henüz. Yırtığı yok, soğuk suyla silincede canlandı tabi. Çoraplar bu sefer 1 liralık değil 5 liraya alınan daha dayanıklı siyah çoraplar. 1 saat sürdü hazırlanmam, elim ayağım heyecandan dolaşıyor heyecandan tabi. Bekledim bekledim, yok tabi mesaj çağrı. Ne sikime çağırsın arkadaşlarının yanına böyle tipi. Günün sonunda malum siteye koymuş fotoğraflarını. Baktım, baktım, baktım. Gözümden yaş dökülmedi değil, 1 karede olmak isterdim. Güzel olurdu be birlikte bir fotoğraf. Ne arar tabi, diyorum ya sakat gibi tipli, boktan fizikliyiz diye. Maç yapılırdı it gibi oynar deli gibi basardım heryere. Sakatlanma korkusu, ölme korkusu hiç biri yok. Ne sevenim var ne sevdiğim umursuyo. Hırsımızı toptan alırdık. Bilgisayarım sağolsun hiç yalnız bırakmadı beni. Sorarlar hep nedir bu kadar çok ilgini çeken, sadakati derim. Arada bakımını yaptırırım oğlanın, sağolsun hiç yarı yolda bırakmaz beni. Arada mavi ekran verir, hep anlatılan minik sevgili tribidir der geçerim.

Şimdi bu gün, o kızla beraberim. Yerseniz. Rüyalarımda anca beraberim. Bu sakat tipe, bu deforme vücuda, beyazlamaya başlayan saçlara o kız aşık olmaz. Kimse aşık olmaz. Kalan ömrümü sevgilisiyle ona bölüştürsemde, benim gözyaşlarıma karşın mutluluklarıyla daha uzun süre olayı dengede tutsalar. Haybeye yaşamışım. Siktir edeceksin hayatı hayat dediğin böyleyse.
© copyright 2005 - 2026