bugün
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın4
- yeni bir din kurmak5
- civcivler osurur mu4
- terörsüz türkiye sürecine karşı çıkanlar3
- rus kadınla evlenir misiniz4
- sözlük whatsapp grupları6
- dün gece ne oldu17
- yazmak isteyenin bir şekilde yazması2
- deccal internetten çıkacak7
- sıcak havaların sona ermesi5
- özbek kadınlar5
- uludağ itiraf2
- orta doğu'nun orta dünya gibi olması7
- teoman'ın 26 yıl önce oynadığı reklam2
- yazarların otopsileri4
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay7
- ruhi çenet8
- cennetin de bu hayatta olması3
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı41
- dayatılmış güzellik algısı5
- togg t6x6
- ismet kalk çay koy kanka3
- 06 eylül 2026 antalya da orman yangını2
- yarın kpssye girecek yazarlar13
- enayimiknatisii36
- ekşi sözlük11
- gocu bak bi5
- kpss 20263
- kırbaç isteyen var mı5
- deizm6
- anın görüntüsü25
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- ismail kartal10
- kadınların kötü günde terk edip gitmeleri3
- ellerim bos gonlum hos27
- fenerbahçe12
- bana onu sormayin2
- gocu51
- düşün ki o bunu okuyor7
- bütün yazarları eksileyen yazar kim sorunsalı2
- insan olmaya ceyrek kala26
- hangi renksiniz17
- siyasi vesayet2
- dansöz izleme keyfi11
- ölüm9
- aziz yıldırım12
- kıyamet döneminde yaşanacak felaketler2
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- serhat kılıç13
- tai lung34
kalbini kiraya vermektir.
elif şafak'ın mahrem kitabından; ''bazen biri çıkar karşına.bilirsin ki, onun karşısında zayıfsın.bir hamur parçasısın.alsın seni, dilediğince yoğursun oynasın.''
bazen onun göz yaşlarını ödünç alma isteğidir.
o üzülmesin diye ardınıza bakmadan çekip gidebilmektir ne kadar acı çekeceğinizi bilseniz de.
o üzülmesin diye ardınıza bakmadan çekip gidebilmektir ne kadar acı çekeceğinizi bilseniz de.
yaşadığımız tüketim çağında bir kaç günlük soğuk algınlığıdır. korkmaya gerek yoktur bulaşıcı değildir, başka bir mikrop üreteci görülünce geçer gider.
zamanın eli albümünden bir funda arar şarkısı.
ben hep sevdim, hep ağladım
her zalime gönül bağladım
gülmedi şansım yüzüme
yine hüsrana uğradım
sanma bu kez burada biter
gönül yine sever, yine sever
şu garip beden dünyaya
aşkla gelmiş, aşkla gider
ne bu öykü burada biter
ne sevmenin sonu gelir
ne bir gün acı tükenir
ne de gönül aşktan geçer
ben hep sevdim, hep ağladım
her zalime gönül bağladım
gülmedi şansım yüzüme
yine hüsrana uğradım
sanma bu kez burada biter
gönül yine sever, yine sever
şu garip beden dünyaya
aşkla gelmiş, aşkla gider
ne bu öykü burada biter
ne sevmenin sonu gelir
ne bir gün acı tükenir
ne de gönül aşktan geçer
"Sevmek bir halkı sevmekse, aşk o zaman sevmekmiş..." (bkz: Yılmaz Erdoğan)
midede değişik hareketlenmelerin görülmesidir.ama genel olarak acı çekmekten ibarettir.
sevdiğinin resminin göz kapağının içine dövme yapmasıdır.
imkansızlıklar içinde yasandığında daha bir güzel olan duygudur. aşkın bütün endüstri araçları, bütün materyalleri yok edilip, aşk öyle yaşanmalıdır.
insanların uydurduğu en büyük tarisel yalandır. Her şeyin üstünde ulvi bir duygu olduğu söylenir ama bugüne kadar bir zenginin bir fakire gönül verdiği ancak filmlerde görülmüştür.
hani uykunun en tatlı yerinde sizi uyandırmak için acı acı çalar ya telefonun alarmı, 10 dakika ertelemeye alırsınız ya 10 dakika sonra uyanacağınızı bile bile, işte o 10 dakika hiç bitmesin istersiniz ya, 10 dakikaya sığdırılan bir uykudur bazen aşk.
aşk; olmayanın acısıdır. karşılıklı aşk yoktur. çektiğin acı kadar aşık olursun. beklemek, acı çekmek, özlemek, her şarkı da onu düşünmek aşktır. (bkz: bana göre)
sapı olmayan bir dondurma yemek gibidir.
çok lezzetlidir ve yazın sıcağında sizi her şeyden daha çok mutlu eder.
ama erimeye başladığında elleriniz yapış yapış olmaya başlar.
çok lezzetlidir ve yazın sıcağında sizi her şeyden daha çok mutlu eder.
ama erimeye başladığında elleriniz yapış yapış olmaya başlar.
Zaman,mekan,çevre kavramlarının varlığını yaşayana unutturan,karşındaki için hiç yapmayacağını düşündüğün şeyleri mutlulukla yaptırabilen,ona bakmanın,onun nefes almasının bile içinize enerji dolmasını sağlayan,hayattaki tek yaşam kaynağınızın o olduğunu hissettiren duygular bütünüdür aşk.Aşk onu içinde kendinden daha çok hissetmektir.
bir uçurumdan düşmek gibidir.
cok guzel bir sey. sonunda yasanilan aciya degecek bir guzellik.
başkasıyla birlikte olunduğunda gerçek anlamda mutlu olmayı yasaklayan, o olmadan bir parçanın eksik olduğunu ve tamamlanamadığını hissettiren, en iyi arkadaşını üzmemek ve duygularını incitmemek adına onunla birlikte olamamanın verdiği büyük acıyı yaşatan bir garip ve çılgın duygu.
duruyorsun ya sen orada, ne kadar hasretsin aşka görüyorum. sen istemedikçe bir şey yapamıyorum, susuyorum. bu da onlardan biri olacak biliyorum. hani şu unutulmaz bir sevgili daha bırakarak arkada, belki de yaşanabilecek en güzel serüveni
terk ederek daha otobüsün ilk basamağında; arkasına bakmadan bırakıp gittiklerinden, gittiklerimden...
bazen insan olmak, doğru olmak, kendin olmak yetmiyor. görmek istediğimiz yerden bakıyoruz olaylara... gözümüzde en afilisinden bir gözlük. hayata atacağımız daha çok çalım var sanıyoruz. tutunacak dalları birer birer kırıyoruz. çoğul konuşuyorum, görüyorsun, okuyorsun...
ben de yaptım zamanında; ya kendimi kandırdım sevmeyen için, ya seveni görmedim at gözlüklerim sayesinde. ama sen büyüyeceksin, fikirlerini çoğaltıp yaptığın en iyi iş olarak onları savunacaksın. türkülerle güzelleştireksin hayatını, belki arada bir beni hatırlayacaksın çok kısa. "geldi geçti, üç beş günlük fasıldı" derken mesela, aklına o mahpus değil ben geleceğim.
ne değişecek sonra? sen ve ben yeni insanlar tanıyacağız, belki kayıp parçalarımızı yine onlarda arıyacağız. belki bulacağız, bilmiyorum. belki o kadar uzun vaktimiz bile olmayacak. ama yapamadıklarımız, deneyemediklerimiz hep bir yerlerde karşımıza çıkacak, koca bir "acaba" olacak hayatın akışında.
şimdi sana ne desem, ne konuşsam bilmiyorum. keşke insanların düşüncelerini okuyabilmek bazı zamanlarda mümkün olsa... sen savaşçısın, o sert sözlerinin altındakini biliyorum oysa ben. bilmek de yetmiyor bazen.
sen orada duruyorsun, fikrin benim seyir defterimde. ve ben sustuklarını türkçeye çevirmeye çalışıyorum.
acı çekmek ruhun fiyakasıymış, öyleyse özgürüm diyorum.
terk ederek daha otobüsün ilk basamağında; arkasına bakmadan bırakıp gittiklerinden, gittiklerimden...
bazen insan olmak, doğru olmak, kendin olmak yetmiyor. görmek istediğimiz yerden bakıyoruz olaylara... gözümüzde en afilisinden bir gözlük. hayata atacağımız daha çok çalım var sanıyoruz. tutunacak dalları birer birer kırıyoruz. çoğul konuşuyorum, görüyorsun, okuyorsun...
ben de yaptım zamanında; ya kendimi kandırdım sevmeyen için, ya seveni görmedim at gözlüklerim sayesinde. ama sen büyüyeceksin, fikirlerini çoğaltıp yaptığın en iyi iş olarak onları savunacaksın. türkülerle güzelleştireksin hayatını, belki arada bir beni hatırlayacaksın çok kısa. "geldi geçti, üç beş günlük fasıldı" derken mesela, aklına o mahpus değil ben geleceğim.
ne değişecek sonra? sen ve ben yeni insanlar tanıyacağız, belki kayıp parçalarımızı yine onlarda arıyacağız. belki bulacağız, bilmiyorum. belki o kadar uzun vaktimiz bile olmayacak. ama yapamadıklarımız, deneyemediklerimiz hep bir yerlerde karşımıza çıkacak, koca bir "acaba" olacak hayatın akışında.
şimdi sana ne desem, ne konuşsam bilmiyorum. keşke insanların düşüncelerini okuyabilmek bazı zamanlarda mümkün olsa... sen savaşçısın, o sert sözlerinin altındakini biliyorum oysa ben. bilmek de yetmiyor bazen.
sen orada duruyorsun, fikrin benim seyir defterimde. ve ben sustuklarını türkçeye çevirmeye çalışıyorum.
acı çekmek ruhun fiyakasıymış, öyleyse özgürüm diyorum.
elif şafak'ın dün çıkan kitabıdır.
yanılsamadır.
sarmaşık.
ruhu ve bedeni kaplayan, onu dışardan güzel ve alımlı gösteren ama içten içe de çürüten ve acı çektiren.
rabb'in insanlara verdiği en değerli duygu.
ruhu ve bedeni kaplayan, onu dışardan güzel ve alımlı gösteren ama içten içe de çürüten ve acı çektiren.
rabb'in insanlara verdiği en değerli duygu.
AŞK!..
Genç kız annesine sorar:
- Anne aşk nasıl bir şey?
- Aşk mı? Şey... Aşk şöyle bir şeydir kızım... Hani mesela çok zengin ve yakışıklı bir adama rastlarsın, seni Venedike götürür, dönüşte sana güzel bir araba alır, bir daire alır, elmas gerdanlıklar, altın yüzükler hediye eder, mutluluktan uçarsın adeta, işte aşk böyle bir şeydir kızım...
- Ama anne, peki o heyecanlar, güzel duygular, kalbin küt küt çarpması, ilk buluşma, ilk öpücük... Bunlar yok mu ?
- Ha onlar mı? Kızım onlar seni bedavaya getirmek için meteliksiz komünistlerin uydurduğu şeylerdir, aldırma...
Genç kız annesine sorar:
- Anne aşk nasıl bir şey?
- Aşk mı? Şey... Aşk şöyle bir şeydir kızım... Hani mesela çok zengin ve yakışıklı bir adama rastlarsın, seni Venedike götürür, dönüşte sana güzel bir araba alır, bir daire alır, elmas gerdanlıklar, altın yüzükler hediye eder, mutluluktan uçarsın adeta, işte aşk böyle bir şeydir kızım...
- Ama anne, peki o heyecanlar, güzel duygular, kalbin küt küt çarpması, ilk buluşma, ilk öpücük... Bunlar yok mu ?
- Ha onlar mı? Kızım onlar seni bedavaya getirmek için meteliksiz komünistlerin uydurduğu şeylerdir, aldırma...
Aşk, birbirine kavuşamayanlardır.
Aşk, hergün midendeki ağrının adıdır.
Aşk, geceleri seni delirten şeydir.
Aşk, unutulamayacak tek şeydir.
Aşk, hergün midendeki ağrının adıdır.
Aşk, geceleri seni delirten şeydir.
Aşk, unutulamayacak tek şeydir.
Aşk kendinken herşeyden önce bi an düşünebilmektir bi başkasını.Bi resme bakarken dalabilmektir derinliklerine,dans etmektir içlerinde öylece.Özlemektir amansızca.korku nedir bimezken korkmaktır bi onun yokluğundan.Vazgeçmektir kendinden evet vazgeçmektir çünkü aşk herşeyi yaptırabilir bedeninde,ellerinde,gözlerinde.Gecenin karanlığında kaybolmuşken bulmaktır kendini,keşfetmektir içinde saklı odacıkları.Her bir parçasına kalbinin heycan eklemektir öylece.Gözünü karartmaktır herşeye cesurluktur heşeyin ötesinde...Sevdiğinin kokusunu hissederken bi yandan yanmasıdır içinde bi yerlerin,bakarken ona sanki bakarken bile inciteceğinden çekinmektir.Aşk deniz gibidir uçsuz bucaksız...içinde herşeyi barındırır ve tıpkı denizin kustuğu gibi öfkesini aşktada öfke vardır ve aynen öyle kuvvetlice.Gecenin karanlığıyla dost olmuşken selamlamayı öğrenmektir bulutları.Uçurumun sonsuzluğunu bile bile,attığın adımda ölümün kucaklıycağını bile bile bırakırsın yinede kendini o sonsuzluğa...Kanar çoğu zaman her yerin usul usul kanlar sızar yaralarından ama aşk öle bişey ki kalbinde yinede seversin öylece...Beklersin sonra gelmesini bulutların ardında o koskacaman güneşle...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar