bugün
- aç karnına kahve içmek8
- kendinden biz diye bahsetmek5
- sözlükteki botlar4
- bu koyden olsam ne olacak20
- dövüşlü film izleyip gaza gelmek3
- hayda rinna rinna rinna rinanay3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı8
- dinlerin yalan olması17
- ekşi sözlük4
- lise yılları kurtlar vadisine denk gelmek3
- güne sporla başlamak3
- uzaylıların sefaköyü istila etmesi3
- online listesi3
- gocu23
- ölü denizciler kayıp galaksiler2
- 31 ağustos 2026 elektrik kesintisi2
- girne'deki gemi faciası3
- 30 ağustos 2026 samsunspor fenerbahçe maçı19
- sarapci koala77
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı17
- uyku düzeni2
- çaylak yapın beni11
- şu an hissedilen duygu7
- yaşam enerjisi veren şeyler6
- soğan yiyen kız11
- ama ben bipolarım10
- 30 ağustos zafer bayramı19
- sarı torba6
- rahatsız ettiğim herkesten özür dilerim9
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı28
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan34
- ilişkiler üzerine bir tavsiye bırak6
- tai lung44
- gecenin şarkısı5
- aylık 777 bin lira iyi para mıdır sorunsalı6
- kötü hissedildiğinde rahatlamak için yapılan şey5
- fenerbahçe'nin tüm kulvarlarda favori olması6
- rafael leao34
- s'i l v'e r m'i s t8
- 15 temmuz yalanı5
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası8
- ay kavga var galiba6
- incil vahiy9
- safiyenin kocası faik5
- iq testi yaptırmış sözlük yazarları11
- bkono5
- katatespizartmasi10
- uludağ sözlük ten faşizm'i söküp atacağız23
- sözlükte korunan bir yazar olmak5
- morkstar4
en sevmedigim olaylardan biri.
basım agrıyor.
gozlerim şişiyor.
ve cok mutsuz hissediyorum.
mutsuzlukla barısık bir insan degilim.
huzunden beslenmiyorum.
en sevmedigim ruh halleri bunlar:(
basım agrıyor.
gozlerim şişiyor.
ve cok mutsuz hissediyorum.
mutsuzlukla barısık bir insan degilim.
huzunden beslenmiyorum.
en sevmedigim ruh halleri bunlar:(
insanın iç dünyasındaki yükleri boşaltma, kalbin kırıklıklarını görünür kılma yoludur. Sessiz bir itiraf ve kendine şefkat gösterme biçimidir.
Ağlamak, insan olmanın en ilkel ve en samimi ifadelerinden biridir. Sözcükler bazen yetmez, zihnimiz karmaşayla dolup taşarken, duygularımız dilin sınırlarını aştığında gözlerden taşan yaşlar kendiliğinden konuşur. Ağlamak, hem içten gelen bir boşalım hem de ruhun sessiz bir itirafıdır.
Ağlamak sadece üzüntüyle ilgili değildir; korku, hayal kırıklığı, öfke, yalnızlık, hatta mutluluk ve minnettarlık gibi pek çok duygu ağlamayla kendini gösterebilir. Bir insan ağladığında, yalnızca acısını değil, aynı zamanda derin bir farkındalığı ve hayata dair yoğun bir hissi de açığa çıkarır. Bu yüzden ağlamak, güçsüzlük değil, insan olmanın en doğal, en cesur hallerinden biridir.
Gözyaşları, ruhun dilidir; kelimelerin yetmediği yerde anlam taşır. Ağlamak, zihindeki düğümleri çözer, yorgunluğu bir nebze hafifletir, kalpteki sıkışmış duygulara bir çıkış yolu açar. Ağlamak, bazen sessizlikle birleşir; gözlerden süzülen bir damla, söylenemeyenleri söyler, anlaşılmayı bekleyen duyguları dile getirir.
Ağlamak sadece üzüntüyle ilgili değildir; korku, hayal kırıklığı, öfke, yalnızlık, hatta mutluluk ve minnettarlık gibi pek çok duygu ağlamayla kendini gösterebilir. Bir insan ağladığında, yalnızca acısını değil, aynı zamanda derin bir farkındalığı ve hayata dair yoğun bir hissi de açığa çıkarır. Bu yüzden ağlamak, güçsüzlük değil, insan olmanın en doğal, en cesur hallerinden biridir.
Gözyaşları, ruhun dilidir; kelimelerin yetmediği yerde anlam taşır. Ağlamak, zihindeki düğümleri çözer, yorgunluğu bir nebze hafifletir, kalpteki sıkışmış duygulara bir çıkış yolu açar. Ağlamak, bazen sessizlikle birleşir; gözlerden süzülen bir damla, söylenemeyenleri söyler, anlaşılmayı bekleyen duyguları dile getirir.
insanın içinde biriken şeylerin artık kelime olarak çıkamayınca gözden akmasıdır. bazen acının, bazen özlemin, bazen yorgunluğun, bazen de kimseye anlatılamayan kırgınlığın sessizce dışarı sızmasıdır. insan ağlarken sadece gözyaşı dökmez; içinde tuttuğu yükün bir kısmını da yere bırakır.
ağlamak, zayıflık değildir. tam tersine, insanın artık daha fazla güçlü görünmeye mecbur kalmamasıdır. çünkü herkes konuşarak anlatamaz derdini. bazı acıların cümlesi yoktur. boğazına düğümlenir, göğsüne oturur, sonra bir anda gözlerinden çözülür. o yüzden ağlamak bazen dilin sustuğu yerde kalbin konuşmasıdır.
insan bazen bir olay yüzünden ağladığını sanır ama aslında yıllardır biriken şeyler taşmıştır. küçük bir söz, geç gelen bir mesaj, eski bir fotoğraf, tanıdık bir şarkı, boş bir oda; hiçbir şey yokmuş gibi duran bir an, içeride saklanan bütün yorgunluğu ortaya çıkarabilir. çünkü bazı gözyaşları bugüne ait değildir; geçmişten kalan borç gibi gelir.
ağlamak, insanın kendine karşı dürüst olduğu en çıplak anlardan biridir. o an gurur susar, rol biter, “iyiyim” yalanı çöker. insan ne kadar saklamaya çalışsa da gözyaşı, içindeki hakikati ele verir. bu yüzden bazı insanlar başkasının yanında ağlamaktan korkar; çünkü ağlamak, insanın en korunmasız halini görünür yapar.
ama ağlamak bazen iyileştirir. acıyı tamamen götürmez belki ama insanın içindeki basıncı azaltır. sanki kalbin içinde fazla sıkılmış bir düğüm biraz gevşer. insan ağladıktan sonra hâlâ üzgün olabilir ama en azından biraz hafiflemiştir. çünkü gözyaşı, ruhun kendi kendine açtığı küçük bir tahliye kapısı gibidir.
kısacası ağlamak; insanın içinde sessizce büyüyen fırtınanın gözlerden yağmur olup dökülmesidir. bazen kaybedene, bazen özleyene, bazen kırılana, bazen de artık dayanacak gücü kalmayana gelir. ayıp değildir, yenilgi değildir. insan ağladığı için küçülmez; bazen tam tersine, içindeki yükü taşıyabilecek kadar insan olduğunu hatırlar.
ağlamak, zayıflık değildir. tam tersine, insanın artık daha fazla güçlü görünmeye mecbur kalmamasıdır. çünkü herkes konuşarak anlatamaz derdini. bazı acıların cümlesi yoktur. boğazına düğümlenir, göğsüne oturur, sonra bir anda gözlerinden çözülür. o yüzden ağlamak bazen dilin sustuğu yerde kalbin konuşmasıdır.
insan bazen bir olay yüzünden ağladığını sanır ama aslında yıllardır biriken şeyler taşmıştır. küçük bir söz, geç gelen bir mesaj, eski bir fotoğraf, tanıdık bir şarkı, boş bir oda; hiçbir şey yokmuş gibi duran bir an, içeride saklanan bütün yorgunluğu ortaya çıkarabilir. çünkü bazı gözyaşları bugüne ait değildir; geçmişten kalan borç gibi gelir.
ağlamak, insanın kendine karşı dürüst olduğu en çıplak anlardan biridir. o an gurur susar, rol biter, “iyiyim” yalanı çöker. insan ne kadar saklamaya çalışsa da gözyaşı, içindeki hakikati ele verir. bu yüzden bazı insanlar başkasının yanında ağlamaktan korkar; çünkü ağlamak, insanın en korunmasız halini görünür yapar.
ama ağlamak bazen iyileştirir. acıyı tamamen götürmez belki ama insanın içindeki basıncı azaltır. sanki kalbin içinde fazla sıkılmış bir düğüm biraz gevşer. insan ağladıktan sonra hâlâ üzgün olabilir ama en azından biraz hafiflemiştir. çünkü gözyaşı, ruhun kendi kendine açtığı küçük bir tahliye kapısı gibidir.
kısacası ağlamak; insanın içinde sessizce büyüyen fırtınanın gözlerden yağmur olup dökülmesidir. bazen kaybedene, bazen özleyene, bazen kırılana, bazen de artık dayanacak gücü kalmayana gelir. ayıp değildir, yenilgi değildir. insan ağladığı için küçülmez; bazen tam tersine, içindeki yükü taşıyabilecek kadar insan olduğunu hatırlar.
ağlamak benim için üzülmekle eşdeğer değil her zaman. Hatta çoğu zaman.
rahatlama sanatıdır.
En doğal insan davranışı, biri ölmediği sürece başıma gelmeyen olay. Öleni sevmiyorsam yine uzaklaştığım eylem.
Cilde iyi geldiğini düşünüyorum.
Kimi zaman gülmek kadar gerekli bir eylemdir.
Ayrıca vücuda faydalıdır.
https://www.google.com/am...inmeyen-faydalari-2102742
Ayrıca vücuda faydalıdır.
https://www.google.com/am...inmeyen-faydalari-2102742
Sabah ağladık yine günlük ağlama dozu tamamlandıdhrhf.
Mesela dışarıda yağmur yağarken ağlarsanız kimse görmüyor. Denendi, çalışıyor.
bosandım.
dunyam basıma yıkıldı.
butun hayallerim, planlarım suya dustu.
hicbir seyden keyif alamııyordum.
hayatı ölme gunene kadar oyalanmak olarak goruyordum.
oyle bir yasam sevincinin terk edisi.
boyle yılgın bir hosgoru.
ona da tamam, buna da tamam.
hicbir seye tepki vermiyordum.
ve bu surecte 7-8 sene bir kere bile aglamadım.
cok sukur bu donem bitti.
yavas yavas bi seylerden keyif almaya basladım yeniden.
bebek adımlarıyla.
daha da iyi olacak, inanıyorum.
ama son aylarda sık sık aglıyorum. bu durumdan sikayetciyim.
-beni aglatmayın, guldurun, o ovundugunuz sevginiz nerde? mor ve otesi-deli
dunyam basıma yıkıldı.
butun hayallerim, planlarım suya dustu.
hicbir seyden keyif alamııyordum.
hayatı ölme gunene kadar oyalanmak olarak goruyordum.
oyle bir yasam sevincinin terk edisi.
boyle yılgın bir hosgoru.
ona da tamam, buna da tamam.
hicbir seye tepki vermiyordum.
ve bu surecte 7-8 sene bir kere bile aglamadım.
cok sukur bu donem bitti.
yavas yavas bi seylerden keyif almaya basladım yeniden.
bebek adımlarıyla.
daha da iyi olacak, inanıyorum.
ama son aylarda sık sık aglıyorum. bu durumdan sikayetciyim.
-beni aglatmayın, guldurun, o ovundugunuz sevginiz nerde? mor ve otesi-deli
üzülmüş insanı rahatlatan, huzur veren eylem.
Ağlamanın gülmekten daha güzel olduğunu insan 40 yaşından sonra anlıyor.
Ağlamanın gülmekten daha güzel olduğunu insan 40 yaşından sonra anlıyor.
Ağlayamıyorum eskisi gibi hıçkırarak, sarsılarak. içimde kocaman bir boşluk, kayıtsızlık nereye varır bilmiyorum. Yaşlarım gözümden fışkırırcasına ağlamayı özledim.
Bazen iyi hissettiren eylem.
ismet geri dönmüş vay.
ismet geri dönmüş vay.
bir eylem.
göğsüm daralıyor.
göğsüm daralıyor.
Birazdan gerçekleştirme ihtimalim olan eylem.
çocuklukta istediğini yaptırabilmeye yardımcı olabilir. fakat yetişkinler için hiçbir şeyi değiştirmez ama sinirlerin dışa vurumu olduğu için de bazen durduramazsınız.
ben çocukken genellikle sinirden ağlardım.
ben çocukken genellikle sinirden ağlardım.
iki günden beri içimden gelen istek. Oturup bir yere hüngür hüngür ağlamak, içimi boşaltmak istedim. Çok tuttum kendimi. En sonunda Kadıköy - Eminönü vapuruna bindim kafam dağılsın deniz havası alayım diye. Kulağımda kulaklık. Yeni Türkü'nün çember şarkısı geldi listeden. Süzüldü iki günden beri tuttuğum tüm yaşlar. Karaköye kadar ağladım. Karaköye gelince de hiçbir şey yokmuş gibi indim kendime bir kahve ısmarladım. Denizi seyrettim. Bazı insanlar onları üzen şeyleri paylaşamazlar, anlatamazlar, dile getiremezler birine isteseler bile. Ben de o insalardanım. Anlatamıyorum paylaşmıyorum. Hep kafamın içinde kendi kendime konuşuyorum. Elimden bir şey gelmiyor. Kitlenip kalıyorum. Şimdi de eminönü kadıköy vapurundayım. Burdan kadıköye kadar da ağlarım. Eve gidince de hiçbir şey olmamış gibi oturur gecenin bitmesini beklerim. Çok uzattım. Burayı da iyice günlük gibi kullanmaya başladım. Hadi evine the compass.
ağlayabilseydiniz anlayabilirdiniz. (bkz: Reis Bey - Necip Faxıl Kısakürek)
başaramam.
uzak kalsın hem.
uzak kalsın hem.
duygusal ve depresif biriyseniz zaman zaman geleceğini hissettiğiniz durum. gelmese de burnunuzda ağlamayı andıran hafif bir ağrı olur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar