bugün
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı14
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi14
- nervio'nun asıl benzediği ünlü5
- kabak tatlısını sevenler5
- kafanın çok büyük olması8
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi7
- bırak kolumu acıtıyorsun4
- yalnız çirkin asosyal erkek6
- nerdesiniz3
- 2019 tasarımı4
- anın görüntüsü24
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- anelka alex tuncay hooijdonk dörtlüsü6
- ismet gürbüz sözlüğü nasıl keşfetti6
- en sevilen ibrahim tatlıses sözleri6
- 30 kasım 20262
- ibrahim tatlısesin peygamber olma ihtimali5
- 29 kasım 20262
- kabak tatlısının üzerine tahin dökmek2
- sokak ortasında durduk yere yarrak diye bağırmak3
- 27 kasım 20262
- tekerlek kaşar2
- ismet gurbuz 20242
- 19 kasım 20262
- mesibaglari2
- askerde cinsel ihtiyaçlar nasıl gideriliyor6
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı24
- barış alper yılmaz2
- duygu özaslan6
- otomobilin üstünde uyuyakalan adam5
- kahtalı mıçı hayranı kız4
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- timsah yürüyüşü4
- zorunlu askerliğin ahlaki sorunu3
- özel ders vermek4
- beni benden alırsan seni sana bırakmam3
- ya şeytan haklıysa5
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek7
- hoşlanılan kızın şarz aletin var mı diye sorması2
- beni benden alırsan bene nolur3
- iş arıyorum sözlük2
- yoktan var etmek boş kağıda nokta koymak gibidir3
- trabzonspor'un evinde 90 maçtır yenilmemesi rekoru4
- askerde özlenen şeyler9
- sollen wir'in die disco gehen2
- 2008 09 süper lig3
- hasslich2
- siirtte starbucks olması sorunsalı2
- 90lar türkçe pop5
- 2026 2027 sezonu şampiyonu fenerbahçe3
Aze; üç köyün heybetli ağası Haydar'ın nazlı kızıydı..Her gün batımında sonu görünmez sofraların kurulduğu,misafirin eksik olmadığı bir ağa evinin kızıydı Aze..Anası karlı bir kış sabahında dayanılmaz sancılarla kıvranırken ve sıkarken dişlerini bağırmamak için sıktığı döşeği parçalarken geldi dünyaya..Ağa oğlan istemişti ama olmadı.. Delal kadının yapacak bir şeyi de yoktu.Utancını aldı bastı bağrına,ilk sütünü doğururken dökmediği gözyaşlarıyla verdi Aze'nin ağzına..Töreler ağırdı..Delal kadın acılı..Ağa kabullendi Aze bebeği.Kabullenmemekte mümkün değildi.O boncuk gözleri,gece karanlığı saçları nasıl olurda görmezden gelirdi.Çok geçmeden baba kız at tepelerinde birlikte gezer oldular.Aze'nin ardından gelen üç nur topu gibi oğlan bile vazgeçirememişti ağanın sevgisini..Zordur o töreler arasında baba-kız ilişkileri..
Birde Berdan vardı ki...Yağız,yüreği berk bir delikanlı..Sesi çığlık olurdu rüzgarda,gezdiği yollar bahar..Bir türkü söylerdi ki bütün dağ köyleri irkilirdi uçurumlarda yankılanan sesiyle..Çobandı babası gibi.O koca köy sahibi ağanın emrindeki bir çoban..Anasının gözbebeği,babasının tek umudu...
Dağlarda kardelenlerin yüzünü göstermeye başladığı zamanlardı.Aze'nin yüreği dağlardı..Ne vakit dağlara çıksa bir ceylan olur her köşesini gezerdi.. Berdan uçurum başında türkü söylerken Aze ile göz göze geldi.Aynı köydeydiler ama bilmediler hiç birbirlerini..Sesi kesildi Berdan'ın,suskunluğu çığlık oldu dağda..Aze uçurum kenarında bakmakla yetindi sadece..Döndü arkasını koşarak uzaklaştı oradan.. Berdan öylece kaldı.Gördüğü düştü;güzel ömürlük bir düş..
Akşam eve vardığında anasına anlattı gördüğü düşü.Anası ''oğul rüya görmüşsün'' dedi.Berdan Ne gördüğünü biliyordu..Aze başka bir diyarda başka düşlerdeydi..
Her gün gitti Berdan o uçurum kenarına yeniden gelecek diyerek..Adını,kim olduğunu bilmediği ceylana vurulmuştu.Aze hiç gitmedi o uçuruma bir daha..Gitmedi gitmesine ya yüreğindeki ateş her gün biraz daha büyüdü.At tepelerinde dört nala geçtiği patikalardan sevdası yayıldı dört yana..Yüzüne sürdüğü hüzün sevdanın hediyesiydi..O neşe dolu kız gitmiş düşler içinde yaşayan bir sevdalı gelmişti..
Bir sabah ağanın evine emir almak için gitti Berdan..Usulca kapılar açıldı.ilk kez girdiği bu kapının ardında onu bekleyenlerden habersizdi..Başını kaldırdı şöyle bir süzdü etrafı.Bahçenin dört yanında yaşını tahmin edemediği kavak ağaçları vardı..insanı sarhoş eden çiçek kokuları..''Böyle gel'' dedi ağa güçlü sesiyle..Berdan ilerledi.Masa başında ağanın ailesi oturmuştu. Berdan'ın öne eğik başını kaldırmasıyla her şey değişti..Sanki o uçurumun başında yeniden karşılaştılar Aze ile...Gözlerindeki o ışık baş döndürüyordu..Ağa;hasta hayvanların durumunu soruyordu ama Berdan dan ses çıkmıyordu.Sanki orda değildi.Bir ceylanla o uçurum kenarında geziyordu.Uzun bir vakit sonra kendine geldi ağanın bağırmasıyla..Ağa emirleri ardı ardına sıraladı.Berdan koyup ceplerine gördüğü düşleri dağlara vurdu kendini..Aze kızda peşinden kendini uçurum kenarında buldu..Bir tek kelime söylemediler birbirlerine..Sadece gözlerinde yok oldular sevdanın..Zaman durdu..Umut dağlardan yüce oldu..Yıldızlar yağdı üzerlerine..Uçurumun iki ayrı köşesine sığınmış iki sevda..Bitmez hasret başladı körpe yüreklerde...
Bu sevda dinmez oldu.Uzun süren gecelerde Berdan gözünü ayırmadan yıldızlardan uçurum kenarındaki o ceylanı düşledi.Töreler böyle olmasaydı keşke de gidip alsaydı Aze'yi..Töre sevda dinlemedi,yürek dinlemezdi..
Bir hazan sabahında dört nala gelen atlılar dayandı ağanın evine..Giyinmiş kuşanmış ağır misafirler..Hemen sofralar kuruldu..Ağanın yüzünle hüzünle karışık bir sevinç vardı.Aze kız her şeyden habersiz hürmet ediyor gelen misafirleri ağırlamaya yardım ediyordu..Gelen misafirler o yüce dağların eteklerindeki köylerden birinin ağasıydı..Dillere destan olan güzelliği ta oralara varmıştı.Büyüyüp serpilmişti aze göz açıp kapayana kadar..Güzelliği mutsuzluğu olacaktı..Sevdası sürgün..
Ağa bir çırpıda nasılda söyleyiverdi ''Aze'yi gelin almak isteriz köyümüze'' diye..Bilmeden dünyanın nasıl başına yıkılacağını,nasıl ölüp ölüp dirileceğini Aze'nin..Odasına kapandı nazlı ceylan..Gözleri yağmur döken bulut oldu..Yüreği acıyla doldu.Nasıl olurdu,nasıl varırdı? Ertasi sabah uçurumun kenarına gitti..Berdan usulca yaklaştı sevdalısına..Kavuşan iki yürek , vurdu kendilerini dağlara..Dağ yüceydi.Nice yiğitleri,sevdaları bağrına basmış gizlemişti..Onları esirgemezdi korur,saklardı..
Bir mağaranın içine sığındıklarında yüreklerinde sadece sevdaları vardı.Tek bir korku yoktu.Gelecek en elim son, ölümdü gerekirse hazırdı..iki koca günü mağaranın soğuk duvarlarına yaslandılar.Az sonra ayrılacak ellerinden habersiz sımsıkı tutundular birbirlerine..Dışarıda öfke vardı,dışarıda hüzün,kan kokusu..Törelerin ağır bedelleri iyice yaklaşmıştı sevdalarına şahit olan mağara duvarlarına...Düşlerinden ötede bir yerde mutluluk yoktu onlar için..Kapanan gözlerinden süzülürken yaşlar geçirdikleri iki günü kar sayacaktı yürekler..
Önce silaha sürülen mermi sesleri çınladı mağarada,sonra bir ağanın öfkesi..Çekip aldılar Aze'yi..acımadan kopardılar iki yüreği..Suskundu iki çift göz..Suskundu sevda türküleri söyleyen diller..
Berdan dönmedi o dağdan bir daha geri..Hep bekledi yeniden nazlı ceylanına kavuşacağı günleri..O gün hiç olmasa da bekleyecekti.Beklemek acısını dindirecekti..
Aze bir hafta içinde gelin verildi ...Sesi çıkmadı,acısı dinmedi..O gülen gözleri hiç gülmedi..Çalan davullar bedene inen kamçı oldu o gece..Ağa bilmedi yüreği başkasının,bedeni başkasının olan ceylanın ölüden farksız olduğunu..Atlar üzerinde yeni yurduna giderken Aze gelin,dağlardan azenin türküsünü çığlık çığlığa söyleyen Berdan yakıyordu herkesin yüreğini. *
Birde Berdan vardı ki...Yağız,yüreği berk bir delikanlı..Sesi çığlık olurdu rüzgarda,gezdiği yollar bahar..Bir türkü söylerdi ki bütün dağ köyleri irkilirdi uçurumlarda yankılanan sesiyle..Çobandı babası gibi.O koca köy sahibi ağanın emrindeki bir çoban..Anasının gözbebeği,babasının tek umudu...
Dağlarda kardelenlerin yüzünü göstermeye başladığı zamanlardı.Aze'nin yüreği dağlardı..Ne vakit dağlara çıksa bir ceylan olur her köşesini gezerdi.. Berdan uçurum başında türkü söylerken Aze ile göz göze geldi.Aynı köydeydiler ama bilmediler hiç birbirlerini..Sesi kesildi Berdan'ın,suskunluğu çığlık oldu dağda..Aze uçurum kenarında bakmakla yetindi sadece..Döndü arkasını koşarak uzaklaştı oradan.. Berdan öylece kaldı.Gördüğü düştü;güzel ömürlük bir düş..
Akşam eve vardığında anasına anlattı gördüğü düşü.Anası ''oğul rüya görmüşsün'' dedi.Berdan Ne gördüğünü biliyordu..Aze başka bir diyarda başka düşlerdeydi..
Her gün gitti Berdan o uçurum kenarına yeniden gelecek diyerek..Adını,kim olduğunu bilmediği ceylana vurulmuştu.Aze hiç gitmedi o uçuruma bir daha..Gitmedi gitmesine ya yüreğindeki ateş her gün biraz daha büyüdü.At tepelerinde dört nala geçtiği patikalardan sevdası yayıldı dört yana..Yüzüne sürdüğü hüzün sevdanın hediyesiydi..O neşe dolu kız gitmiş düşler içinde yaşayan bir sevdalı gelmişti..
Bir sabah ağanın evine emir almak için gitti Berdan..Usulca kapılar açıldı.ilk kez girdiği bu kapının ardında onu bekleyenlerden habersizdi..Başını kaldırdı şöyle bir süzdü etrafı.Bahçenin dört yanında yaşını tahmin edemediği kavak ağaçları vardı..insanı sarhoş eden çiçek kokuları..''Böyle gel'' dedi ağa güçlü sesiyle..Berdan ilerledi.Masa başında ağanın ailesi oturmuştu. Berdan'ın öne eğik başını kaldırmasıyla her şey değişti..Sanki o uçurumun başında yeniden karşılaştılar Aze ile...Gözlerindeki o ışık baş döndürüyordu..Ağa;hasta hayvanların durumunu soruyordu ama Berdan dan ses çıkmıyordu.Sanki orda değildi.Bir ceylanla o uçurum kenarında geziyordu.Uzun bir vakit sonra kendine geldi ağanın bağırmasıyla..Ağa emirleri ardı ardına sıraladı.Berdan koyup ceplerine gördüğü düşleri dağlara vurdu kendini..Aze kızda peşinden kendini uçurum kenarında buldu..Bir tek kelime söylemediler birbirlerine..Sadece gözlerinde yok oldular sevdanın..Zaman durdu..Umut dağlardan yüce oldu..Yıldızlar yağdı üzerlerine..Uçurumun iki ayrı köşesine sığınmış iki sevda..Bitmez hasret başladı körpe yüreklerde...
Bu sevda dinmez oldu.Uzun süren gecelerde Berdan gözünü ayırmadan yıldızlardan uçurum kenarındaki o ceylanı düşledi.Töreler böyle olmasaydı keşke de gidip alsaydı Aze'yi..Töre sevda dinlemedi,yürek dinlemezdi..
Bir hazan sabahında dört nala gelen atlılar dayandı ağanın evine..Giyinmiş kuşanmış ağır misafirler..Hemen sofralar kuruldu..Ağanın yüzünle hüzünle karışık bir sevinç vardı.Aze kız her şeyden habersiz hürmet ediyor gelen misafirleri ağırlamaya yardım ediyordu..Gelen misafirler o yüce dağların eteklerindeki köylerden birinin ağasıydı..Dillere destan olan güzelliği ta oralara varmıştı.Büyüyüp serpilmişti aze göz açıp kapayana kadar..Güzelliği mutsuzluğu olacaktı..Sevdası sürgün..
Ağa bir çırpıda nasılda söyleyiverdi ''Aze'yi gelin almak isteriz köyümüze'' diye..Bilmeden dünyanın nasıl başına yıkılacağını,nasıl ölüp ölüp dirileceğini Aze'nin..Odasına kapandı nazlı ceylan..Gözleri yağmur döken bulut oldu..Yüreği acıyla doldu.Nasıl olurdu,nasıl varırdı? Ertasi sabah uçurumun kenarına gitti..Berdan usulca yaklaştı sevdalısına..Kavuşan iki yürek , vurdu kendilerini dağlara..Dağ yüceydi.Nice yiğitleri,sevdaları bağrına basmış gizlemişti..Onları esirgemezdi korur,saklardı..
Bir mağaranın içine sığındıklarında yüreklerinde sadece sevdaları vardı.Tek bir korku yoktu.Gelecek en elim son, ölümdü gerekirse hazırdı..iki koca günü mağaranın soğuk duvarlarına yaslandılar.Az sonra ayrılacak ellerinden habersiz sımsıkı tutundular birbirlerine..Dışarıda öfke vardı,dışarıda hüzün,kan kokusu..Törelerin ağır bedelleri iyice yaklaşmıştı sevdalarına şahit olan mağara duvarlarına...Düşlerinden ötede bir yerde mutluluk yoktu onlar için..Kapanan gözlerinden süzülürken yaşlar geçirdikleri iki günü kar sayacaktı yürekler..
Önce silaha sürülen mermi sesleri çınladı mağarada,sonra bir ağanın öfkesi..Çekip aldılar Aze'yi..acımadan kopardılar iki yüreği..Suskundu iki çift göz..Suskundu sevda türküleri söyleyen diller..
Berdan dönmedi o dağdan bir daha geri..Hep bekledi yeniden nazlı ceylanına kavuşacağı günleri..O gün hiç olmasa da bekleyecekti.Beklemek acısını dindirecekti..
Aze bir hafta içinde gelin verildi ...Sesi çıkmadı,acısı dinmedi..O gülen gözleri hiç gülmedi..Çalan davullar bedene inen kamçı oldu o gece..Ağa bilmedi yüreği başkasının,bedeni başkasının olan ceylanın ölüden farksız olduğunu..Atlar üzerinde yeni yurduna giderken Aze gelin,dağlardan azenin türküsünü çığlık çığlığa söyleyen Berdan yakıyordu herkesin yüreğini. *
kızılırmak'ın en çok bilinen türküsü.
dağlarin eteginden geldiler
aze'yi gelin almaya
aze'nin gece saçina
ak duvagi takmaya
dügün dernek kurulur sofralar dizilir
aze'nin gece saçina yildizlar serpilir
aze'nin yüreginde bir baska sevda gizlidir
aze'nin gece saçina yıldızlar serpilir
aze bizim aze daglarin kizi aze
yüreği yiğit aze gözleri güleç aze
veremem veremem veremem aze'mi ellere
bir şahin uçur daglara
aze'nin sevdigi o insanlara
bir şahin kanadından dağlara hey
dağlarin eteginden geldiler
aze'yi gelin almaya
aze'nin gece saçina
ak duvagi takmaya
dügün dernek kurulur sofralar dizilir
aze'nin gece saçina yildizlar serpilir
aze'nin yüreginde bir baska sevda gizlidir
aze'nin gece saçina yıldızlar serpilir
aze bizim aze daglarin kizi aze
yüreği yiğit aze gözleri güleç aze
veremem veremem veremem aze'mi ellere
bir şahin uçur daglara
aze'nin sevdigi o insanlara
bir şahin kanadından dağlara hey
başında muhteşem bir solo bulunan güzel türkü.
beni benden alır başka yerlere götürür dinlerken. içimede güzel bir çoşku katar. ne güzel türküdür o öyle.
güzel dedik diye eksi basıyolar ya ne diyim. açta bi dinle önce. aze nedir ne demek zaten başlıkta yazıyor az bi oku.
güzel dedik diye eksi basıyolar ya ne diyim. açta bi dinle önce. aze nedir ne demek zaten başlıkta yazıyor az bi oku.
kürt bir kız ismi olarak kullanılmasına rağmen bilindiği gibi kürtçe değil çerkezce bir kelimedir ... 'elinden her iş gelen' anlamında kullanılır ..
ilkay akkayanın mükemmel sesiyle beni benden alan eseridir.
yüreği yiğit aze gözleri güleç aze.
ilkay akkaya nın harika seslendirdiği ezgilerden biri daha.
https://www.youtube.com/watch?v=kOAeQPx9S7M
https://www.youtube.com/watch?v=kOAeQPx9S7M
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com