bugün
- dün gece sözlükte yaşanan akıl almaz olay16
- true adamlığı5
- nervio11
- bu saatte hamburger yenir mi9
- mazotun litresi 96 lira10
- gokyuzunun silinen rengi16
- hamas17
- kürdü sevmek ruha iyi gelir11
- sözlüğün yine 46 olması5
- gammazların hepsinin yetkisi alınmalı8
- arkadaşlar kavga etmeyin5
- yeni parti tüzüğünü baştan sona okumak8
- akın gürlek'in market fiyatları operasyonu3
- mazot 100 tl olacak5
- asma yaprağı2
- kavga eden yazarların öpüşüp barışması2
- gocu40
- burcunu açıklamayan insan15
- alsana ulenn3
- canım acıyo sözlük2
- 14 eylül 2026 gaziantepspor fenerbahçe maçı28
- ekşide yazar olamayıp mecburen uludağda yazmak3
- deniz mevsimi bitti istanbul da3
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz22
- ai moderatörün düzgün çalışmaması2
- arkadaşlar5
- 14 09 2026 denize girmiş olmam3
- bir bela geliyor20
- özelden yürünen kızın sıranı bekle demesi17
- sözlük yazarlarının normal kombinleri2
- hayatımda aldığım en iyi karar4
- izmir5
- gammaz çeteleri3
- silinen 13 süper entry2
- laf atan erkeklere tepki göstermeyen kızlar8
- true denen ahlaksız3
- ekrem imamoğlu6
- mahmut tuncer3
- sabahları sevilen şeyler3
- sözlüğün çapkın erkekleri14
- çok uykum var2
- iltica4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- liberteryan öğretmen olmak4
- film önerileri10
- gokyuzunun silinen rengi hamferdi2
- ak partililerin apoya villa yaptırması27
- cedidacer6
- sözlükte herkesin birine yavşıyor olması10
- damarlı kol kası fetişi11
Antalya kentini kuran zât. Bir de şöyle bir yazı ilgimi çekti, onu da paylaşayım belki biriniz tebessüm edersiniz.
--spoiler--
Antalyanın Kalekapısında Attalos muhabbeti
Antalyanın merkezinde dolaşıyoruz. Kızım, annesi ve ben.
Kalekapısına doğru yürüdük. Yine idiş yolda yürürken soru yağmuruna başladı.
Olur olmaz sorulara olur olmaz yanıtlar veriyoruz. insanlar bir hayli çok. Herkes bir yerlere gidiyor. Bir yerlere yetişmeye çalışıyor. Akşam saatleri. Yani hava kararmış.
Kaleiçindeki bir türkü bara gidip Türkü dinleyeceğiz.
Sakin bir ortamda hem türkü dinleyip, hemde sohbet etmeyi planlıyoruz.
Kalekapısına geldiğimizde idilin soruları devam ediyordu ve bizde şu veya bu şekilde yanıtlar konduruyoruz.
idil soruyor
-Şu nedir baba?
-Hangisi idiş.
-Şuradaki adamı soruyorum?
-Heykel cici kızım.
-Niye oraya koymuşlar o heykeli.
-O heykel idiş Attalosun heykeli. Antalyaya adını veren adam.
-Antalyanın adını bu adammı koymuş yani?
-Evet.
-Onun adı neymiş baba?
-Attalos.
-Sen tanıyormusun onu baba?
-Yok idiş nereden tanıyayım. Çok eskiden yaşamış.
-Atatürkün yaşadığı zamandamı yaşamış?
-Yok idiş daha önce yaşamış.
-Daha eski zamanlardamı yaşamış?
-Evet idiş, çok çok eski zamanlarda yaşamış.
-Peki neden şimdi onun heykelini koymuşlar oraya?
-Antalyanın adını koyduğu için.
-Antalyanın adını koyduğu içinmi o adamı oraya koymuşlar.
-Evet idiş.
-O adamın adı neydi baba?
-Attalos.
-O adamda Antalyalımıymışda Antalyanın adını koymuş.
-Yok idiş O adam Antalyalı değilmiş. Makedonyalıymış.
-Peki o adam Mateponyalıysa niye Antalyaya gelmiş?
-Mateponya değil idiş, Makedonya.
-Aptalos niye Antalyaya gelmiş?
-Aptalos değil idiş Attalos.
-Aptalos dedim ya baba.
-Aptalos değil idiş, Attalos.
-E bende öyle diyorum ya baba anlamıyormusun. Aptalos işte.
-Sen Attalos demiyorsun, Aptalos diyorsun.
-Sen Aptalos demiyormusun baba.
-Hayır idiş Attalos. Hecele bakalım. At-ta-los.
-At-ta-los.
-Evet. Neymiş?
-At-ta-los.
-Evet. Aferin.
-Aptalos ne iş yaparmış baba?
-idiş Aptalos değil doğru kullanırmısın adamın ismini.
-Doğru kullanıyorum ya baba.
-Tamam tamam istediğin gibi söyle.
-Aptalos nerede çalışıyormuş baba.
-Nerden çıktı idiş şimdi. Attalos çok çok eski zamanlarda yaşamış. Bir gün buralardan geçerken kamp kurmuşlar. Komutanları varmış Büyük iskender diye birisi. Büyük iskenderle konuşurken ona demişki buraların adı Antalya olsun. Ondan sonrada buranın adı Antalya kalmış. Okula gittiğinde anlatırsın olurmu. Antalyanın adını kimin koyduğunu.
-Anlatırım.
-Ama Aptalos deme. Attalos onun adı.
-Bende zaten öyle diyorum. Aptalos.
-iyi öyle olsun.
-Aptalos nereliymiş baba?
-Attalos Makedonyalıymış.
-Mateponya nerede?
-Mateponya değil, Makedonya.
-Mateponya.
-Makedonya idiş.
-Mateponya.
-Yarın evde çalışırız buna.
-Yanlışmı söylüyorumda.
-Evet.
-Aptalos çok eski zamanlardamı yaşamış baba?
-Evet.
-Ne kadar eski zamanlarda yaşamış?
-idil şimdi öyle bir soru sordunki, nasıl tarif edeyim. işte çok eski zamanlarda yaşamış.
-Atatürktendemi eski zamanlarda yaşamış?
-Evet idil Atatürk daha dünyaya gelmeden önce çok çok eski zamanlarda yaşamış.
-Mateponya nerede baba?
-Ya idil bu sorunun yanıtını anlayabilmen için yazma okuluna gitmen lazım.
-Mateponyanın nerede olduğunu bilemezmiyim?
-Bu gibi şeyleri tam olarak öğrenebilmen için biraz daha büyümen gerekiyor.
-Yazma okuluna gidecek kadarmı büyümem lazım?
-Evet.
-Sizde habıre büyümen lazım diyorsunuz. Ben büyüdüm diyorum anlamıyormusunuz?
-Senin demenle olurmu?
-Ben büyüdüm ama.
-Dahada büyümen lazımın.
-Ağlarım şimdi.
-O zaman herkes sana bakar.
-Bakarsa baksın.
-Ama ben sana olması gerekeni söylüyorum. Neden kızıyorsunki. Biraz daha büyümen lazım. Hadi bir öpücük ver bakalım barışalım.
-Öpücük möpücük yok. Siz hep bana küçüksün diyorsunuz. Küstüm size.
-E ne yapalım idil. Büyüdünmü diyelim.
-Ben nezaman büyüyeceğim.
-Acele etme.
-Bana ne.
-Neyse idiş uzatma.
-Bana ne uzatırım işte. Sizde bana küçüksün demeyin.
-Tamam demeyiz.
-Demeyin. Ağlarım sonra.
-Tamam demeyiz dedim ya. Hadi bir öpücük verde barışalım.
-Öpücük möpücük yok.
-iyi öyle olsun.
-Baba.
-Efendim.
-Çikolata istiyorum. Yemeğimide yedim.
-Tamam birazdan alırım.
-Daha gelmedikmi müzik yerine?
-Daha gelmedik.
-Beni kucağına al yoruldum.
-Olmaz. Kucak mucak yok.
-Ya baba yoruldum ama.
-Tenbellik yapma.
-Tenbellik yapmıyorum. Ayaklarımın altı acıyor.
-Yaramazlık yapmaya gelince ayaklarının altı acımıyor ama küçük hanım.
-Ya baba. Ne olursun kucağına al.
-Olmaz . Geldik zaten.
-Bende ağlarım ama.
-Ağlarsan ağla.
-Anne ya babama bir şey de.
Annesi
-Baban haklı idil. Kucak yok.
-ikinize sinir oluyorum.
-Hani sen büyümüştün idil hanım
-Kızarım şimdi ikinize.
-Tabi işine gelmeyince çamura yatıyorsun.
-Çamur mamurmu var. Hani nerde çamur baba. Hani göstersene.
-Hadi idiş çamura yatma.
-Ya anne babama baksana bana çamura yatma diyor. Çamur mamurmu var yerde.
Annesi
-Mecazen söylüyor idil.
-Mecazen nedir anne?
-Yani mızıkçılık yapma demek istiyor baban.
-Of anne ya. Küstüm ben size. Konuşmuyorum artık sizinle.
-Tamam konuşma
--spoiler--
--spoiler--
Antalyanın Kalekapısında Attalos muhabbeti
Antalyanın merkezinde dolaşıyoruz. Kızım, annesi ve ben.
Kalekapısına doğru yürüdük. Yine idiş yolda yürürken soru yağmuruna başladı.
Olur olmaz sorulara olur olmaz yanıtlar veriyoruz. insanlar bir hayli çok. Herkes bir yerlere gidiyor. Bir yerlere yetişmeye çalışıyor. Akşam saatleri. Yani hava kararmış.
Kaleiçindeki bir türkü bara gidip Türkü dinleyeceğiz.
Sakin bir ortamda hem türkü dinleyip, hemde sohbet etmeyi planlıyoruz.
Kalekapısına geldiğimizde idilin soruları devam ediyordu ve bizde şu veya bu şekilde yanıtlar konduruyoruz.
idil soruyor
-Şu nedir baba?
-Hangisi idiş.
-Şuradaki adamı soruyorum?
-Heykel cici kızım.
-Niye oraya koymuşlar o heykeli.
-O heykel idiş Attalosun heykeli. Antalyaya adını veren adam.
-Antalyanın adını bu adammı koymuş yani?
-Evet.
-Onun adı neymiş baba?
-Attalos.
-Sen tanıyormusun onu baba?
-Yok idiş nereden tanıyayım. Çok eskiden yaşamış.
-Atatürkün yaşadığı zamandamı yaşamış?
-Yok idiş daha önce yaşamış.
-Daha eski zamanlardamı yaşamış?
-Evet idiş, çok çok eski zamanlarda yaşamış.
-Peki neden şimdi onun heykelini koymuşlar oraya?
-Antalyanın adını koyduğu için.
-Antalyanın adını koyduğu içinmi o adamı oraya koymuşlar.
-Evet idiş.
-O adamın adı neydi baba?
-Attalos.
-O adamda Antalyalımıymışda Antalyanın adını koymuş.
-Yok idiş O adam Antalyalı değilmiş. Makedonyalıymış.
-Peki o adam Mateponyalıysa niye Antalyaya gelmiş?
-Mateponya değil idiş, Makedonya.
-Aptalos niye Antalyaya gelmiş?
-Aptalos değil idiş Attalos.
-Aptalos dedim ya baba.
-Aptalos değil idiş, Attalos.
-E bende öyle diyorum ya baba anlamıyormusun. Aptalos işte.
-Sen Attalos demiyorsun, Aptalos diyorsun.
-Sen Aptalos demiyormusun baba.
-Hayır idiş Attalos. Hecele bakalım. At-ta-los.
-At-ta-los.
-Evet. Neymiş?
-At-ta-los.
-Evet. Aferin.
-Aptalos ne iş yaparmış baba?
-idiş Aptalos değil doğru kullanırmısın adamın ismini.
-Doğru kullanıyorum ya baba.
-Tamam tamam istediğin gibi söyle.
-Aptalos nerede çalışıyormuş baba.
-Nerden çıktı idiş şimdi. Attalos çok çok eski zamanlarda yaşamış. Bir gün buralardan geçerken kamp kurmuşlar. Komutanları varmış Büyük iskender diye birisi. Büyük iskenderle konuşurken ona demişki buraların adı Antalya olsun. Ondan sonrada buranın adı Antalya kalmış. Okula gittiğinde anlatırsın olurmu. Antalyanın adını kimin koyduğunu.
-Anlatırım.
-Ama Aptalos deme. Attalos onun adı.
-Bende zaten öyle diyorum. Aptalos.
-iyi öyle olsun.
-Aptalos nereliymiş baba?
-Attalos Makedonyalıymış.
-Mateponya nerede?
-Mateponya değil, Makedonya.
-Mateponya.
-Makedonya idiş.
-Mateponya.
-Yarın evde çalışırız buna.
-Yanlışmı söylüyorumda.
-Evet.
-Aptalos çok eski zamanlardamı yaşamış baba?
-Evet.
-Ne kadar eski zamanlarda yaşamış?
-idil şimdi öyle bir soru sordunki, nasıl tarif edeyim. işte çok eski zamanlarda yaşamış.
-Atatürktendemi eski zamanlarda yaşamış?
-Evet idil Atatürk daha dünyaya gelmeden önce çok çok eski zamanlarda yaşamış.
-Mateponya nerede baba?
-Ya idil bu sorunun yanıtını anlayabilmen için yazma okuluna gitmen lazım.
-Mateponyanın nerede olduğunu bilemezmiyim?
-Bu gibi şeyleri tam olarak öğrenebilmen için biraz daha büyümen gerekiyor.
-Yazma okuluna gidecek kadarmı büyümem lazım?
-Evet.
-Sizde habıre büyümen lazım diyorsunuz. Ben büyüdüm diyorum anlamıyormusunuz?
-Senin demenle olurmu?
-Ben büyüdüm ama.
-Dahada büyümen lazımın.
-Ağlarım şimdi.
-O zaman herkes sana bakar.
-Bakarsa baksın.
-Ama ben sana olması gerekeni söylüyorum. Neden kızıyorsunki. Biraz daha büyümen lazım. Hadi bir öpücük ver bakalım barışalım.
-Öpücük möpücük yok. Siz hep bana küçüksün diyorsunuz. Küstüm size.
-E ne yapalım idil. Büyüdünmü diyelim.
-Ben nezaman büyüyeceğim.
-Acele etme.
-Bana ne.
-Neyse idiş uzatma.
-Bana ne uzatırım işte. Sizde bana küçüksün demeyin.
-Tamam demeyiz.
-Demeyin. Ağlarım sonra.
-Tamam demeyiz dedim ya. Hadi bir öpücük verde barışalım.
-Öpücük möpücük yok.
-iyi öyle olsun.
-Baba.
-Efendim.
-Çikolata istiyorum. Yemeğimide yedim.
-Tamam birazdan alırım.
-Daha gelmedikmi müzik yerine?
-Daha gelmedik.
-Beni kucağına al yoruldum.
-Olmaz. Kucak mucak yok.
-Ya baba yoruldum ama.
-Tenbellik yapma.
-Tenbellik yapmıyorum. Ayaklarımın altı acıyor.
-Yaramazlık yapmaya gelince ayaklarının altı acımıyor ama küçük hanım.
-Ya baba. Ne olursun kucağına al.
-Olmaz . Geldik zaten.
-Bende ağlarım ama.
-Ağlarsan ağla.
-Anne ya babama bir şey de.
Annesi
-Baban haklı idil. Kucak yok.
-ikinize sinir oluyorum.
-Hani sen büyümüştün idil hanım
-Kızarım şimdi ikinize.
-Tabi işine gelmeyince çamura yatıyorsun.
-Çamur mamurmu var. Hani nerde çamur baba. Hani göstersene.
-Hadi idiş çamura yatma.
-Ya anne babama baksana bana çamura yatma diyor. Çamur mamurmu var yerde.
Annesi
-Mecazen söylüyor idil.
-Mecazen nedir anne?
-Yani mızıkçılık yapma demek istiyor baban.
-Of anne ya. Küstüm ben size. Konuşmuyorum artık sizinle.
-Tamam konuşma
--spoiler--
antalyalı müzik grubu. istanbulda hayal kahvesi, mask live gibi hoş mekanlarda sahne almış grup. buda sayfaları:
https://www.facebook.com/AttalosOfficial
https://www.facebook.com/AttalosOfficial
antalyadan çıkmış şahane alternatif metal grubu. hem popüler olmaya meyilli hemde teknik parçalar yapıyorlar. https://www.youtube.com/watch?v=sMo_jGtYlyg
(zedit:adamlar grubun ismini değiştirmiş albüm çıkarıyorlarmış... (bkz: plak))
(zedit:adamlar grubun ismini değiştirmiş albüm çıkarıyorlarmış... (bkz: plak))
antalya'nın ismini aldığı ve kentte heykeli bulunan 2 bin 200 yıl önce yaşamış olan pergamon kralı. normalde ikinci attalos diye geçer, birinci attalos da kralın babasının ismidir. belediye heykeli dikmeye karar verdiğinde kralın homoseksüel olduğu gerekçesiyle heykelin dikilmesine itirazlar gelmişti. tarihçilerin de meseleye el koyarak kralın aksine delikanlı bir kral olduğu söylemeleri sonucu ortalık yatıştı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar