bugün
- nervionun merak ettiği yazar18
- bugün açılacağım sözlük kızı9
- en merak ettiğin ulu yazarı24
- sapıkça başlık açan yazarlar6
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak19
- sevgilinin giyimine karışmak7
- yakışıklı bir erkeğin yalnız olmasının nedenleri4
- dikkatleri çeken sözlük kızı7
- sözlük abilerinden genç yazarlara tavsiyeler11
- merak edilen erkeğin patates çıkması7
- kürtler 5 yıl icerisinde türkiye yi ele gecirirler13
- yapay zeka kontrolden çıktığında olacaklar6
- merak edilen sözlük erkeği6
- tanga giyen kızın namusu4
- şımarık yazarlar5
- otobüste yaşlıya yer verme zorunluluğu4
- kız arkadaşa gökyüzünü hediye etmek18
- sinirli kadını sakinleştirmek13
- selamın aleyküm desem kaç kişi aleyküm selam der10
- ulaşamadığı kadına mundar demek8
- bu sözlükte beni herkes tanır7
- komşuları itici yapan detaylar4
- sapık entryler giren insanımsılar5
- yalnizca deli yalnizca sair21
- sözlük kızlarından hiç astronot çıkmaması8
- ağzında sakızı şişirip arsız arsız patlatan kız4
- nickinde k harfi olan yazara olan aşkım15
- hapishanede yatmak karıyla yatmaya benzemez5
- ciguli vs velvet7
- arkadaşlar bakar mısınız21
- şimdi herkes su içsin11
- profiline bakılan yazara bildirim gelmesi4
- profil fotoğrafı koymayan erkek4
- katatespizartmasi17
- erkeklerin zeki kadın sevmemesi4
- ellerim bomboş3
- keko saç tıraşı4
- üsküdar da martıya eziyet7
- protein tozu ve sütün gaz yapması3
- yeni seçimde akp halka ne vaadedebilir sorunsalı11
- tanganın gayet de kışkırtıcı olması2
- sözlüğün bir tek bana mı sıkıcı gelmesi2
- türkiye çağ atlarken chp ne yapıyordu4
- atatürkün bilimden en uzak sözü4
- proteini yüksek sporcu tarfleri2
- bir kızı vermeye ikna etmek2
- milyonların bacısı başlığının sol frame gelmemesi2
- sünnetten akılda kalanlar5
- kitap okurken ağlamak8
- ton balığını kim yiyor sorunsalı8
ıan mcevan'ın romanından beyazperdeye uyarlanmıştır , konusuyla olmasada anlatımıyla seyirciyi alıp götüren film savaş, aşk, dram türü izlemek isteyenlere şiddetle tavsiye edilir.
oldukça yavan ilerleyen, savaş hissiyatını aktarmaktan uzak, savaşta geri bölge yaşamını anlatmaktan kilometrelerce uzak bir film. bir çocuğun kıskançlığını anlatması bakımından biraz hoş karşılanabilir ama kemalettin tuğcu tarzı hikayeden kurtaramıyor yine de kendini.
plaj sahnesi bile bu filmi izlenir kılabilir. 2. dünya savaşının batı dünyası anlayışı üzerinde açtığı yarayı anlatabilen nadir filmlerden biridir.
--spoiler--
--spoiler--
yenilmiş askerler, mahşer meydanı, karaya oturmuş gemi üzerinde evine geri döneceğini haykıran asker, incil yakan rahipler, sarhoş kişilikler, tanrıya sığınan insanlar, katrana bulunıp nereye gideceğini bilemeyenler, bir arabanın kenarında oturup eski mektubunu okuyan ve bütün bu savaşın nedenini sorgulamaya çalışan genç, harabeye dönmüş sahil kasabası, atlı karıncya binip zaman ve mekan bütünlüğünü kaybedenler, toz toprak ve yıkıntılar arasında dönmeye devam eden dönme dolap, siperlerini bekleyen ve aidiyetlerini kaybedenler.
--spoiler--
--spoiler--
bu film acı bir aşk hikayesinden çok daha öte bir yapım. bu filmi anlamak isteyenler bizlere öğretilmeyen ve sadece üstün körü öğretilen 2. dünya savaşını ve onun etkilerini araştırıp izlemesi gereken bir filmdir. dünyadaki anlamın savaş yüzünden kaybolması ve hayatın tamamen absürd bir dram haline gelmesi çok ince bir dille anlatılır. pek çok filme göre eksik yanları mutlaka var. ama mutlaka roman okuma gayreti ile seyredilmesi gereken realist bir sinema örneğini atlamak olmaz.
--spoiler--
--spoiler--
yenilmiş askerler, mahşer meydanı, karaya oturmuş gemi üzerinde evine geri döneceğini haykıran asker, incil yakan rahipler, sarhoş kişilikler, tanrıya sığınan insanlar, katrana bulunıp nereye gideceğini bilemeyenler, bir arabanın kenarında oturup eski mektubunu okuyan ve bütün bu savaşın nedenini sorgulamaya çalışan genç, harabeye dönmüş sahil kasabası, atlı karıncya binip zaman ve mekan bütünlüğünü kaybedenler, toz toprak ve yıkıntılar arasında dönmeye devam eden dönme dolap, siperlerini bekleyen ve aidiyetlerini kaybedenler.
--spoiler--
--spoiler--
bu film acı bir aşk hikayesinden çok daha öte bir yapım. bu filmi anlamak isteyenler bizlere öğretilmeyen ve sadece üstün körü öğretilen 2. dünya savaşını ve onun etkilerini araştırıp izlemesi gereken bir filmdir. dünyadaki anlamın savaş yüzünden kaybolması ve hayatın tamamen absürd bir dram haline gelmesi çok ince bir dille anlatılır. pek çok filme göre eksik yanları mutlaka var. ama mutlaka roman okuma gayreti ile seyredilmesi gereken realist bir sinema örneğini atlamak olmaz.
2007 Joe Wright yapımı film. türkçesi kefaret olan film gerçekten güzel bir aşk filmi. yalnız oldukça trajik bir aşk filmi.
sonu çok trajik bir film. Uygun modda olmayanlar izlemesin.
keira knightley in filmde giydiği yeşil gece elbisesi muhteşem.
keira knightley in filmde giydiği yeşil gece elbisesi muhteşem.
kitabı tarafımdan okunmasa da filmi ortalarında seyirciyi pek bayar. öyle ki uyuklayabilirsiniz. fakat savaş sahneleri iyi yapılmıştır. filmin sonu ise oldukça değişiktir. insanı şaşırtır.
çok tatlı bir introya sahip opeth şarkısı. ayrıca şarkının devamıda çok tatlıdır.
oncelikle senaryoda belli bir yeri begenmeyen arkadaslar icin belirtmekte fayda var; bu film bir kitap uyarlamasidir, yani sirf beyaz perde icin senaryoda bir degisiklik yapilmasi soz konusu degildir.
kitap bakimindan ele alirsak insani gercekten de soke eden bir dram. kendine ozgu bir tarzda yazilmis turunden farkli bir ornek. stephen king kitaplari gibi filmi anlatilmak istenileni tam anlamiyla veremiyor. ilk olarak kitabi okuyun derim ben yine de.
filmin bazi yerlerinde insan beyaz perdeye asik oluyor. kucuk kizimizin icini kemiren pismanlik daktilo sesi ile sunuluyor, filmin sonunda biraz dusununce anlayabiliyorsunuz bazi ince detaylari. ingiliz askerlerinin sahildeki sahnesi ise tam anlami ile yonetmenin kalitesini gosteriyor. yuzlerce insani tek bir seferde bir kareye sigdirabiliyor, helal dogrusu. kurgu cok guzel islenmis, filmin sonunda bunu cok daha iyi anlayabiliyorsunuz.
unutulmaz replikleri de barindirir;
"i will return, find you, love you, marry you and live without shame"
"come back, come back to me"
son olarak bu hikayenin turk versiyonunu da sizinle paylasmak isterim;
osmanli zamaninda hirsizin biri is uzerinde yakalanir ve kadinin karsisina cikarilir. kadi elinin kesilmesine karar verir ancak hirsizin parasini caldigi adam bu duruma uzulur ve hirsiza kendisine kolelik yapmayi kabul ederse affedecegini soyler, hirsiz da bu durumu kabul eder ve hakim hirsizi serbest birakir.
gunler ilerledikce hirsizin sahibi hirsizi asagilamaya ve hor gormeye baslar, her firsatta da elini kesimekten kurtardigini soyleyip ezmeye devam eder. sahibinin bu eziyetine dayanamayan hirsiz yeter ulan deyip adamin karsisinda elini kesip adama firlatmis ; al sana kefaletin...
kitap bakimindan ele alirsak insani gercekten de soke eden bir dram. kendine ozgu bir tarzda yazilmis turunden farkli bir ornek. stephen king kitaplari gibi filmi anlatilmak istenileni tam anlamiyla veremiyor. ilk olarak kitabi okuyun derim ben yine de.
filmin bazi yerlerinde insan beyaz perdeye asik oluyor. kucuk kizimizin icini kemiren pismanlik daktilo sesi ile sunuluyor, filmin sonunda biraz dusununce anlayabiliyorsunuz bazi ince detaylari. ingiliz askerlerinin sahildeki sahnesi ise tam anlami ile yonetmenin kalitesini gosteriyor. yuzlerce insani tek bir seferde bir kareye sigdirabiliyor, helal dogrusu. kurgu cok guzel islenmis, filmin sonunda bunu cok daha iyi anlayabiliyorsunuz.
unutulmaz replikleri de barindirir;
"i will return, find you, love you, marry you and live without shame"
"come back, come back to me"
son olarak bu hikayenin turk versiyonunu da sizinle paylasmak isterim;
osmanli zamaninda hirsizin biri is uzerinde yakalanir ve kadinin karsisina cikarilir. kadi elinin kesilmesine karar verir ancak hirsizin parasini caldigi adam bu duruma uzulur ve hirsiza kendisine kolelik yapmayi kabul ederse affedecegini soyler, hirsiz da bu durumu kabul eder ve hakim hirsizi serbest birakir.
gunler ilerledikce hirsizin sahibi hirsizi asagilamaya ve hor gormeye baslar, her firsatta da elini kesimekten kurtardigini soyleyip ezmeye devam eder. sahibinin bu eziyetine dayanamayan hirsiz yeter ulan deyip adamin karsisinda elini kesip adama firlatmis ; al sana kefaletin...
arka plandaki seslerin fazla öne çıktığı, ilk başlarda odada sinek var diye etrafa bakınmama yol açmış sonraları her böcek-hayvan-doğa vs seslerin neden olduğunu anladığım film.
izlenmesi gereken muhteşem bir film..
kostümler ve mekanlar konusunda başarılı bir filmdir. dönemini iyi yansıtmıştır bu açıdan. oyunculuklara da lafım yok fakat senaryosu klişedir biraz.
(bkz: my atonement)*
hayat üçüncü tekil şahısların yanlış anlamalarından ve o yanlış anlamalar üzerine kurulan afallamaların yarattığı yazgılardan ibarettir mesajını veren film.*
isimlere takılmanın bir anlamı yok.
mektup var bu filmde. mek-tup. özlem var. hani şu hissedebilmek için sevdiğin kişiyi selpak fillerinin suyu içine hapsettiği gibi hapsetmen gereken. deniz var. bir gidip bir gelmemek var. kavuşma ümidiyle gidip, ölmek var.
--spoiler--
hikaye kaldığı yerden devam edebilir. seni bulacak, sevecek, seninle evlenecek ve başımı önüme eğmeden yaşayacağım. denizin kokusunu alıyorum.
--spoiler--
* * *
mektup var bu filmde. mek-tup. özlem var. hani şu hissedebilmek için sevdiğin kişiyi selpak fillerinin suyu içine hapsettiği gibi hapsetmen gereken. deniz var. bir gidip bir gelmemek var. kavuşma ümidiyle gidip, ölmek var.
--spoiler--
hikaye kaldığı yerden devam edebilir. seni bulacak, sevecek, seninle evlenecek ve başımı önüme eğmeden yaşayacağım. denizin kokusunu alıyorum.
--spoiler--
* * *
konuyu etkileyici bir biçimde işlemeyi başarmış bir joe wright filmi. keşke bütün filmler bu kadar etkileyici olabilse.
seyircileri ters köşe yapmış filmdir.
oscar ödüllerinde de kendisi ters köşe olmuş filmdir.
(bkz: bekleneni verememek)
oscar ödüllerinde de kendisi ters köşe olmuş filmdir.
(bkz: bekleneni verememek)
benim hoşuma gitmedi.sonu doyurmadı,,,seyrettikçe birşeyler eksik geldi bana.hep film seyrediyormuşum modundan kurtulamadım..filme insan kendini kaptıramıyor bir türlü...konu,mekan,oyuncular,kostüm güzel ama yine de birşeyler eksik... olmamış.
enfes bir film.. açıklamaya gerek yok.. trajedinin doruk noktası.
savaş dönemi portrelerini ve mekanı pek de güzel yansıtan, ritmlerle görüntüleri çok güzel eşleştiren, kurgudaki ikilemelerle farklı bakış açılarından olaya farklı kameralardan kişilere baktıran sezgi ve dizgi harikası.
filmdeki mantıksız ya da özensiz kısım ise, robbie nin hapse atılması. detaylı bir araştırma yapılmadan 13 yaşındaki bir kızın, el feneriyle gece karanlığında şahit olduğu bir olay masal tadında sonuca bağlanmış. Kitap tabanlı bir film olduğu için, suç kimde emin olmak zor. Zaman sıkıntısı yüzünden filmde bu soruşturma kısmı es mi geçilmiştir, ya da filmdeki gibi o dönemde suçlular savaşa gönderildiği için hapse atmak bu kadar kolay mıdır, beynime bir soru işareti kıvrımı eklenmesine neden olmuştur. Anlayan ya da kitabı okuyan beri gelsin.
filmdeki mantıksız ya da özensiz kısım ise, robbie nin hapse atılması. detaylı bir araştırma yapılmadan 13 yaşındaki bir kızın, el feneriyle gece karanlığında şahit olduğu bir olay masal tadında sonuca bağlanmış. Kitap tabanlı bir film olduğu için, suç kimde emin olmak zor. Zaman sıkıntısı yüzünden filmde bu soruşturma kısmı es mi geçilmiştir, ya da filmdeki gibi o dönemde suçlular savaşa gönderildiği için hapse atmak bu kadar kolay mıdır, beynime bir soru işareti kıvrımı eklenmesine neden olmuştur. Anlayan ya da kitabı okuyan beri gelsin.
bitene kadar o briony'e sövdüğüm dahası, bogum bogum bogmak istediğim film. ne salak bişeydi o öyle ya insanların hayatının içine etti resmen. ne oldu basın göge erdi mi denilesi insan türü.
ben filmi sevmedim demedim ki briony'i sevmedim dedim.
ben filmi sevmedim demedim ki briony'i sevmedim dedim.
küçük kızın buruşana kadar aynı saç modeliyle dolaştığı, aynı zamanda keira knigtley'in yer aldığı her sahnede ağzından eksik etmediği sigarasıyla kansere doğru adım adım yaklaştığı filmdir.
en iyi film oscar'ını kesinlikle hak eden , son saniyesine kadar mükemmel bir film.
an itibariyle vizyonda olan, pek bir gidilesi, güzel film. tavsiye bizden takdir siz okurlardan. *
aşk ve gururun ingiliz yönetmeni Joe Wrightın tarafından çekilmiştir. yönetmenin dekorlar ve kostümlere hasasiyetini bu filmdede belirgin bi şekilde hisediliyor. Konu biraz ağır işlenmiş olsada benim fazlasıyla beyendiğim özelikle 2. bölümdeki savaş sahnelerini çok başarılı bulduğum filmdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar