bugün
- 30 haziran2
- filistin in ermeni soykırımını tanıması35
- paraguay'ın almanya'yı penaltılarla elemesi3
- yapay zeka ile kod yazmanin getirdigi tembellik2
- 2026 dünya kupası39
- ahmet anapalı2
- türklerin soykırımdaki ustalığı15
- hamdi ulukaya2
- hangi sözlük yazarının tipini merak ediyorsunuz21
- erkekler neden evlenmekten kaçıyor15
- yazarların özlü sözleri10
- tl2
- 29 haziran 2026 brezilya japonya maçı11
- zoktay2
- mustafa kemal atatürk10
- onur yürüyüşüne katılanların chpye oy vermesi7
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle21
- anın görüntüsü26
- 30 haziran 2026 hollanda fas maçı6
- türklerin medeniyet kuramama nedeni15
- ona bir cümle bırak5
- velvet45
- deniz göktaş12
- yassı şeftali2
- pandela12
- ölüm6
- sözlüğün troll kaynaması4
- günlerin artık kısalıyor olması5
- futbol32
- diyarbakır kürt dili konferansı5
- kız gruplarının yükselmesi3
- 29 haziran 2026 almanya paraguay maçı7
- insan sevdiği adama şans verir5
- hastanedeyim ful kadınlar hasta8
- türklerin pis olması3
- 104 artı 5 oynanırken feci bastıran uyku3
- sözlüğün aptal kaynaması15
- sözlüğe güzel bir kız bırak5
- bir günde 10 defa otuz bir çekmek5
- bik bik'in mutfağına konuk olmak14
- seksting5
- sözlükten maaş almak3
- evde makarna yapmanın maliyeti8
- diamond bey birader koştursun kampanyası4
- her evde bulunan efes pilsen bardağı10
- aşk8
- iphone pil ömrünü uzatmanın etkili yolları4
- cumhuriyetin intikamı8
- sosyoloji okunur mu sorunsalı7
- eski nickimi özlüyor olmam7
ders esnasında bilumum teknik araçların* yerleştiricisi, üniversite hocasının yamağı.
(bkz: ben böyle değildim yaşarken oldum)
(bkz: ben böyle değildim yaşarken oldum)
üniversitelerde profesorlerin cantalarını tasıyan, angarya islerine bakan, bos vakitlerinde hatunlara asılan, göt tavan mesafesi kısa sözde bilim adamı namzetleri.
profesorlerin çantalarını tasıyan, çaylarını getiren, sigaralarını yakan, onların parasını aldığı derslere isteyerek giren, tüm bunlarda faydalı olursa yükselebilen devlet memuru tipi.
öğrencilikten öğretim üyeliğine evrilmeye programlanmış biyolojik cisimler. hocaları bunların ayarları ile sürekli oynamaktadır. bu yüzdendir ki, bunlar da o ayarsızlıkla sürekli saçmalamaktadırlar. ayarlama sürecinden hasbelkader yırtanlar varsa da, onlar pek ortalarda görünmezler türlerini korumak için olsa gerek. sınavda, koridorda, odalarında kısaca karşı karşıya kalınan her ortamda size bağırıp, azarlayıp, aşağılayıp ya da dersden bırakmakla tehdit ederek kendilerini bişe zanneden türleri piyasada bolca bulunmaktatır.
çanta taşıyıp yalakalık yapmakla suçlanan asil kişiler.
(bkz: profesör)
(bkz: doçent)
(bkz: yardımcı doçent)
(bkz: profesör)
(bkz: doçent)
(bkz: yardımcı doçent)
dün bok olupta bugün kokma olasılığı yüksek kişilerdir.
üniversite asistanları:
çok büyük bir kısmı (tek tük de olsa istisnalar çıkabilir ama. "ey asistan bu tek tük sen değilsin") beş para etmez, üniversite dışında pek bi becerileri olmayan, hiç bir yere yamanamayan kişilerdir bunlar. yıllardır kafalarının masa başından kaldıramamış, o veya bu şekilde çektikleri sıkıntıların acılarını öğrencilerden çıkarmaya çalışan, pek bir işlevleri olmayan, ve doğru orantılı olarak da az para kazanan insanlardır.
özellikle mühendislik fakültelerinde görevleri, kağıt okumak, hocanın ayak işlerini yapmak, ve mail atmaktır bu kişilerin ve bundan çok şikayet ederler.
ama şikayet etmeye hakları yoktur:
çünkü daha fazlasını yapamazlar; daha fazlasını yapabilselerdi, büyük bir şirkette geleceği parlak iyi maaş alan birer çalışan olurlardı, amerika, avrupa da iyi üniversitelerde masterlarını, doktoralarını yapıyor olurlardı(ha her yabancı ülkeye giden daha iyi demek değil tabi) az daha iyi olsalardı, orada sabahtan akşama kadar kıç büyütmezlerdi; bunun bilincindeler ve kompleksine sonuna kadar sahipler.
daha dün kendi durumlarında oldukları öğrencileri azarlamaya kalkabilirler. daha dün çektikleri sıkıntıları, "artık benden geçti benden sonrakilerde çeksin" diye başkalarına yaşatırlar, çektirirler.
ve yine çoğunun, hocalarının çantalarından veya alalade bir cep bilgisayarından farkı yoktur.
çok büyük bir kısmı (tek tük de olsa istisnalar çıkabilir ama. "ey asistan bu tek tük sen değilsin") beş para etmez, üniversite dışında pek bi becerileri olmayan, hiç bir yere yamanamayan kişilerdir bunlar. yıllardır kafalarının masa başından kaldıramamış, o veya bu şekilde çektikleri sıkıntıların acılarını öğrencilerden çıkarmaya çalışan, pek bir işlevleri olmayan, ve doğru orantılı olarak da az para kazanan insanlardır.
özellikle mühendislik fakültelerinde görevleri, kağıt okumak, hocanın ayak işlerini yapmak, ve mail atmaktır bu kişilerin ve bundan çok şikayet ederler.
ama şikayet etmeye hakları yoktur:
çünkü daha fazlasını yapamazlar; daha fazlasını yapabilselerdi, büyük bir şirkette geleceği parlak iyi maaş alan birer çalışan olurlardı, amerika, avrupa da iyi üniversitelerde masterlarını, doktoralarını yapıyor olurlardı(ha her yabancı ülkeye giden daha iyi demek değil tabi) az daha iyi olsalardı, orada sabahtan akşama kadar kıç büyütmezlerdi; bunun bilincindeler ve kompleksine sonuna kadar sahipler.
daha dün kendi durumlarında oldukları öğrencileri azarlamaya kalkabilirler. daha dün çektikleri sıkıntıları, "artık benden geçti benden sonrakilerde çeksin" diye başkalarına yaşatırlar, çektirirler.
ve yine çoğunun, hocalarının çantalarından veya alalade bir cep bilgisayarından farkı yoktur.
aslında cici insanlardır, kopya çekmeye izin vermeyenleri de vardır, ama bazıları sınavdan dışarı adam bile atar...
ama onlar da insandır, gerektiğinde insan gibi yardım istendiğinde yapacak işleri yoksa çok yardımcı olurlar...
ama onlar da insandır, gerektiğinde insan gibi yardım istendiğinde yapacak işleri yoksa çok yardımcı olurlar...
kölelik kurumunun üniversite versiyonu.
(bkz: hermes)
universitede pratik sınavlar için iyi gecinilmesi gereken tiplerdir. yardım etmeyi sevenleri mevcuttur, ara iyi tutulmalıdır. *
kendilerini ordinaryus profosör sanan yeni yetme öğrencilerdir.
uzmanlık eğitimi için zorlu tus sınavını kazanıp, uzmanlık yolunda ilerlemeye başlayan doktor.
Bunlar nasıl asistan olmuş dedirten birçok örneğe sahip meslek grubu.
Uludağ Üniversitesi-iktisat bölümü, Ekonometri sınavı (Final veya bütünleme) Tahmini 1999-2000 veya 2001 senesi. Hoca Prof. Dr. SAcit Ertaş. Amfi yanlış hatırlamıyorsam A1- Amfidekilerin tamamı dersi alttan alan 90-91-92-93-94-95 girişli öğrencilerdir. Sınava gözetmen olarak giren asistanlardan bir tanesi, Sınav başlamada önce herkesin hesap makinasına sıra ile bakar ve her tarafını inceler. Amacı kopya aramaktadır. Bu çok akıllı ilkokul öğretmeni seviyesinde ki bilim insanı adayı bayan arkadaşımız amfideki onlarca hesap makinasını tek tek kontrol eder. Yaptığı bu eylemle sınava giren tüm öğrencilere madara olur. ilerde bu arkadaş doçent, profesor falan olacaktır. Vay onun öğrencilerinin haline.
Uludağ Üniversitesi-iktisat bölümü, Ekonometri sınavı (Final veya bütünleme) Tahmini 1999-2000 veya 2001 senesi. Hoca Prof. Dr. SAcit Ertaş. Amfi yanlış hatırlamıyorsam A1- Amfidekilerin tamamı dersi alttan alan 90-91-92-93-94-95 girişli öğrencilerdir. Sınava gözetmen olarak giren asistanlardan bir tanesi, Sınav başlamada önce herkesin hesap makinasına sıra ile bakar ve her tarafını inceler. Amacı kopya aramaktadır. Bu çok akıllı ilkokul öğretmeni seviyesinde ki bilim insanı adayı bayan arkadaşımız amfideki onlarca hesap makinasını tek tek kontrol eder. Yaptığı bu eylemle sınava giren tüm öğrencilere madara olur. ilerde bu arkadaş doçent, profesor falan olacaktır. Vay onun öğrencilerinin haline.
(bkz: öğrencilere hoca varken fırça atan asistan)
nefret edilen asistan tiplerinin başında gelir.
nefret edilen asistan tiplerinin başında gelir.
bir çoğu üst düzeylerin kraldan çok kralcı kokoş ve gıcık kıç toplayıcılarıdır. nadiren iyilerine rastlansa da bir çoğu el şeyi ile gerdeğe girmek deyiminin güncel uyarlamasıdır.
Reji, dekor, müzik gibi işleri yönetenlerin yardımcısı, sahne yönetimine yardım edene verilen ad.
"ne insandır ne hayvan, asistandır asistan!" diye nitelenen kürek mahkumunun diğer adıdır.
profesorlerin kicini tuvalet kagidiyla silebilecek potansiyelleri olan tipler bunlar. ama ogrenciye gelince bir afra tafra sordugun soruya cevap vermez, odasindan kovar. komplekslerini daha dusuk rutbeliden cikarma piskolojisi var bunlarda. iki yuzlu sinir tipler. gorevi ogrenciye yardim etmek ama nerde, nerde o vicdan bunlarda.
asist yapan kişilere verilen ünvan ya da yardımcı.
esasında böyle bir akademik ünvan yoktur.gerçek ünvanı "araştırma görevlisi" olan kişilerin, birilerinin işine geldiği şekliyle asistan olarak adlandırılmasıdır.
öğrencilerin günah keçileridir. bazı sünepe bünyeler bu tipleri kaldıramayıp haklarında çeşitli şaibeler üretirler. en çok bilineni şudur ki:
asistan hocanın yanında kuzu gibidir, öğrencilere arslan kesilir.
yok lan gel sana el pençe divan duralım. kusura bakma ama beğenmediğin asistanın koskoca dosktora tezi o hocayla yapılmaktadır. yoksa kusura bakma sevgili sünepe öğrenci sen ....de bile değilsin.
asistan hocanın yanında kuzu gibidir, öğrencilere arslan kesilir.
yok lan gel sana el pençe divan duralım. kusura bakma ama beğenmediğin asistanın koskoca dosktora tezi o hocayla yapılmaktadır. yoksa kusura bakma sevgili sünepe öğrenci sen ....de bile değilsin.
(bkz: şerefsiz) ve ya (bkz: iyilik meleği)dir.
bu devrin en tehlikeli mesleği; ünlü birinin asistanı olmaktır. asistanların, koruma talep etmeden göreve başlamamaları kendi hayırlarına olacaktır.
"Kızım konuştuklarımızı not aldın mı?" diye sorunca; yok efendim. insanları dinleme gibi huyum yoktur." cevabını veren kişi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar