bugün
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı30
- herkese pas veren kız barselonada oynasın11
- türk ile kürt'ü rakip sanmak5
- her şeye sahip insan mutsuzluğu9
- bütün gece sokaklarda seri katilin izini sürmek5
- evde yoğurt yapmak4
- selahattin eyyubi türktü4
- evliliğin anlamı12
- beyazconverse nickli yazar erkek mi5
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- ismet gürbüz8
- her şeyden anlayan adam edası5
- halife olacağım7
- sözlüğün kırbacı7
- buddy dude4
- aleyna tilki3
- akide şekeri yiyip radyo dinlemek2
- ben camiye gidiyorum3
- süt kardeşler filmindeki zenci kadın3
- nervio hamferdi9
- türkiye türklerin ve kendini türk hissedenleridir7
- kürtsüz türkiye10
- yazarların bu seneki tatil yeri tercihi8
- hilafet gelsin mi6
- anın görüntüsü33
- windows 983
- fenerbahçe15
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı19
- zafer ve iyi partinin ortak adayı mansur yavaş8
- ülkücülerin gerçek yüzleri6
- ülkücülük vs atsızcılık vs atatürkçülük7
- kıskanç femboy2
- alexander sörloth3
- 16 ağustos 2026 amed erzurumspor maçı5
- şeriatçı mağduriyeti vs kürt ırkçısı mağduriyeti2
- sophie dee'nin memeleri3
- uludağ sözlük yapay zeka moderatörü6
- süt kardeşler2
- hakkı yenen türkler de dağa çıksın6
- dünyanın en güzel evi4
- ergenlikte sivilce problemi yaşamamış insan2
- sanayi devrimi bitene kadar uyuyoruz arkadaşlar4
- gökten çikolata yağması4
- kadir mısıroğlu vs abdullah öcalan5
- kelly divine ın götü2
- haşlanmış kurbağa sendromu3
- güne bir şarkı bırak2
- atsız milliyetçiliği vs atatürk milliyetçiliği4
- beyazconverse birader2
- gece vakti yolda karşılaşılan sümüklü sapık3
bu memleketin en sıcak ve en nemli coğrafyaları arasında başı çekenlerden. yaz oldu muydu dışarda iş yapamaz hale gelirsiniz, %89 gibi bi nem oranıyla eğer solungaçlarınız yoksa muazzam bi çaba sarf etmeniz gerekli. oturduğunuz yerden sıcak çarpar neye uğradığınızı anlamazsınız. antalya'nın tek sorunu sıcak havasıdır. tatile gelenler için söylemiyorum bunu, onlar sıcak havaya geliyor zaten. ama antalya'da yaşayanları düşünün, cırcır böcekleri bile kasım sonuna kadar yaşayabiliyor bu memlekette.
park/bahçe düzenlemesinde en saçma örneklere de sahiptir kanımca. koskoca bir deniz var önünüzde ki biz buna akdeniz diyoruz. yine antalya, şehrin içinde denize girilebilecek kadar temiz denizi olan son 5 veya 6 ilden biri. gelmeyenler ve bilmeyenler için söylüyorum: şehir merkezi ve plaj arasındaki mesafe yürüyerek 45 dakika, tramvayla 10dakika falandır. öyle evden çıkıyosunuz cup denize. böyle bi güzellik yok dünya üstünde.
böyle bi şehrin her yerinde işte... deli gibi havuz var. ağaç yok. havuz var. çıldırası geliyor insanın, koca akdenize kıçını dönüp havuz manzarası izliyorsun. cumhuriyet meydanında ki sulara dans gösterisi yapan havuzu ayrı tutarım. ama her yer... beton ve her yer havuz.
e be güzelim... o havuzlar beni buranın cehennem sıcağından kurtarmıyor ki. ağaç istiyorum, ağaç. betondan mermerden havuzlar değil, büyük yapraklı ağaçlar istiyorum, üç adım attığında gölgesinde durabileceğim ağaçlar istiyorum şehrin içinde. süs ağacı istemiyorum. serinlik versin bana. ne yapayım ben taştan betondan kocaman meydanı, içinde suların oynaştığı altın havuzu?
bi bankaya gidip gelinceye kadar tansiyonum oluyor 50. üstelik beton sıcağı daha çok çekiyor, tek yaprak kımıldamıyor. burası istanbul değil ki ankara değil ki orda ki park bahçe düzenini alıp lönk diye aynı mantıkla koyuyorsun. gölgede 50 derece diyorum babacım duyuyor mu kulağın???
işte gördüğünüz gibi... koskoca üniversitesi, koskoca ziraat fakültesi, bir sürü öğretim görevlisi, öğrencisi olan, yüzde 70 in üstünde nemle, en aşağı 40 derece bir memlekette görünen o ki bunu düşünebilen kimse yok.
yapın yapın o tamamen betona dayalı şehir düzenlemesini...
nolsa öyle bi şehirden hoşlanan ilginç bir guruh var, bazen onların çöp arabasından damlayan suları içtiğinden de süphe ediyorum ben zaten. hastalıklı bi zihniyet çünkü.
park/bahçe düzenlemesinde en saçma örneklere de sahiptir kanımca. koskoca bir deniz var önünüzde ki biz buna akdeniz diyoruz. yine antalya, şehrin içinde denize girilebilecek kadar temiz denizi olan son 5 veya 6 ilden biri. gelmeyenler ve bilmeyenler için söylüyorum: şehir merkezi ve plaj arasındaki mesafe yürüyerek 45 dakika, tramvayla 10dakika falandır. öyle evden çıkıyosunuz cup denize. böyle bi güzellik yok dünya üstünde.
böyle bi şehrin her yerinde işte... deli gibi havuz var. ağaç yok. havuz var. çıldırası geliyor insanın, koca akdenize kıçını dönüp havuz manzarası izliyorsun. cumhuriyet meydanında ki sulara dans gösterisi yapan havuzu ayrı tutarım. ama her yer... beton ve her yer havuz.
e be güzelim... o havuzlar beni buranın cehennem sıcağından kurtarmıyor ki. ağaç istiyorum, ağaç. betondan mermerden havuzlar değil, büyük yapraklı ağaçlar istiyorum, üç adım attığında gölgesinde durabileceğim ağaçlar istiyorum şehrin içinde. süs ağacı istemiyorum. serinlik versin bana. ne yapayım ben taştan betondan kocaman meydanı, içinde suların oynaştığı altın havuzu?
bi bankaya gidip gelinceye kadar tansiyonum oluyor 50. üstelik beton sıcağı daha çok çekiyor, tek yaprak kımıldamıyor. burası istanbul değil ki ankara değil ki orda ki park bahçe düzenini alıp lönk diye aynı mantıkla koyuyorsun. gölgede 50 derece diyorum babacım duyuyor mu kulağın???
işte gördüğünüz gibi... koskoca üniversitesi, koskoca ziraat fakültesi, bir sürü öğretim görevlisi, öğrencisi olan, yüzde 70 in üstünde nemle, en aşağı 40 derece bir memlekette görünen o ki bunu düşünebilen kimse yok.
yapın yapın o tamamen betona dayalı şehir düzenlemesini...
nolsa öyle bi şehirden hoşlanan ilginç bir guruh var, bazen onların çöp arabasından damlayan suları içtiğinden de süphe ediyorum ben zaten. hastalıklı bi zihniyet çünkü.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar