bugün
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi13
- romanya52
- nikola tesla'nın kürt olması7
- voleybol3
- türkiye21
- almanya18
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz21
- sigorta asgari ücret batı icadıdır3
- silvermist nickli yazarın gizli ülkücü olması4
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir16
- fatma betül sayan kaya39
- kanada4
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur33
- işte muhalefet ile aramızdaki fark2
- hentbol2
- mehdinin en sevdiği balık7
- dünya61
- rapçilerin dümenden kavga etmesi3
- şapka2
- ermeni rum soykırımını inkar etmek16
- borsada 2 milyar kazanan bir kişi eleştirmek3
- hırsız ekremi eleştirmeyip borsacıyı eleştirmek5
- gilded bayan yazare5
- 28 eylül 2026 emniyette iş bırakma eylemi3
- yaptığı çomarlık eleştirilince agresifleşen çomar5
- heyt bea'nın gizli yeni partili çıkması4
- gamze akkuş ilgezdi2
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri12
- anın görüntüsü32
- butlancıların birbirine girmesi3
- yarın iş var4
- ikinci el çamaşır makinesi2
- amerika birleşik devletleri31
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı2
- sözlükteki anlık online sayısı5
- italya5
- true nickli yazar24
- taşak ağrısı diye rapor alıp patrona yollamak5
- meksika açmazı macerası10
- hiçbir şeyin sarmaması5
- japonya3
- fatma betül sayan kaya'nın yeni partili çıkması3
- kerhaneciye domuz kemiği atmak3
- hindistan4
- yarın türkiye mi kazanır italya mı2
- güne bir nostaljik şarkı bırak ulen9
- filistin3
- sağanak yağmur2
- mehdi'nin birader olması2
- ne yapsam iyi olur9
küçükken her cumartesi bisikletimin direksiyonunu poşetlerle dolduran aktiviteydi.
ben eve çıkıyorum sen hepsini eve götürürsün diyip ortada piç gibi kalmaktır.
öncelikle kaslı kollara sahip olmayı gerektirir.
yoksa; zamanla kas yapacağınıza delalettir.
kıyamaz insan annenin poşet taşımasına. bi anda doluverir yüreğe kahramanlık duygusu.
- ben taşırım ya sen bırak anne!
triplerine girer evlat. annenin de muhtemelen kolu bacağı ağrıdığı için canına minnettir bu olay.
yol bitmez. poşetler her adımda daha da ağırlaşır.
sonra bi de pazarcıyla kavga eden anneyi zapt etmek gerekir. araya girip;
- tamam abi, amca. derken anneyi de kolundan tutup yavaşça uzaklaştırmak da gerekir olay mahalinden.
zordur, her bünye katlanamaz.
güzel yanları da vardır. mesela paranın son kuruşuna kadar harcanır anneyle. şunu da alalım bunu da alalım derken. sonra para kalmayınca bi şişe suyu anneyle paylaşmanın ne denli güzel olduğu anlaşılır bir kez daha.
yoksa; zamanla kas yapacağınıza delalettir.
kıyamaz insan annenin poşet taşımasına. bi anda doluverir yüreğe kahramanlık duygusu.
- ben taşırım ya sen bırak anne!
triplerine girer evlat. annenin de muhtemelen kolu bacağı ağrıdığı için canına minnettir bu olay.
yol bitmez. poşetler her adımda daha da ağırlaşır.
sonra bi de pazarcıyla kavga eden anneyi zapt etmek gerekir. araya girip;
- tamam abi, amca. derken anneyi de kolundan tutup yavaşça uzaklaştırmak da gerekir olay mahalinden.
zordur, her bünye katlanamaz.
güzel yanları da vardır. mesela paranın son kuruşuna kadar harcanır anneyle. şunu da alalım bunu da alalım derken. sonra para kalmayınca bi şişe suyu anneyle paylaşmanın ne denli güzel olduğu anlaşılır bir kez daha.
pazar arabalarını, ayakları parçalayarak süren kontrolsüz kadınlarla dolu mekan...
nitekim bütün dikkatlerini pazar tezgahlarına vermişlerdir.
nitekim bütün dikkatlerini pazar tezgahlarına vermişlerdir.
özlenendir.. keskedir..
ergen kabusudur. ışıklı spor ayakkabıyla marketten yoğurt almak kadar karizma düşmanıdır. oysa ki büyüyünce anlaşılır ki ne güzel bir yardımdır, ne hoş bir hazırlıktır hayata.
hem iyisini hem ucuzunu bulabilme sanatıdır...
pazarcı ile annenin sıkı bir pazarlığına tanık olmaktır.
enfes olaylara ev sahibi olmaktır.
çocuğa göre kilot var mı? sorusuyla beni yıllar önce çürümüş bir marula çevirmiştir kendisi.
göstediği yerde boşluk vardı kime ne aldı bilmiyorum. soru işaretinin göründüğü anla satıcının soruyu algıladığı süre içinde ortadan kaybolma rekoru hala elimdedir.
edit: entry başlığı tanımlammooor*
çocuğa göre kilot var mı? sorusuyla beni yıllar önce çürümüş bir marula çevirmiştir kendisi.
göstediği yerde boşluk vardı kime ne aldı bilmiyorum. soru işaretinin göründüğü anla satıcının soruyu algıladığı süre içinde ortadan kaybolma rekoru hala elimdedir.
edit: entry başlığı tanımlammooor*
hafta sonu kol kaslarını güçlendirmeye yarayan doğal spordur.
azaptır.
kız kişi sevebilir bilemem. ama erkek için çocukluk kabusum olmuştur. dakika başı durmalar. 20 metrelik sokağı 3 saatte aşmalar...
kız kişi sevebilir bilemem. ama erkek için çocukluk kabusum olmuştur. dakika başı durmalar. 20 metrelik sokağı 3 saatte aşmalar...
(bkz: bir daha asla)
sadece küçüklükte zorla yaptırılabilecek, büyüdükçe köşe bucak kaçılacak eylemdir.
annenin aldığı erik poşetini kapıp yiye yiye pazarda yürümek, nasıl becerildiyse poşeti delip bütün eriklerin dökülmesine sebep olup, pazarın ortasında bir araba dayak yiyip, sonrasında annenin bir daha erik alıp poşeti zinhar size vermemesidir.
annenin aldığı erik poşetini kapıp yiye yiye pazarda yürümek, nasıl becerildiyse poşeti delip bütün eriklerin dökülmesine sebep olup, pazarın ortasında bir araba dayak yiyip, sonrasında annenin bir daha erik alıp poşeti zinhar size vermemesidir.
büyüdükçe özlenendir.
artık pazara bile gidecek vakit yok sözlük.
artık pazara bile gidecek vakit yok sözlük.
uzun bir zamandır gitmediyseniz, erkekler için bir nevi kas yapma aktivitesidir.
PAzar Arabasına şöförlük Etmektir.
her seferinde bir daha gelmeyeceğim diyip ayda 2 kez gittiğim durum.
zor gibi görünüyor. 21 senelik ömrümde hiçbir zaman yapmadığım olaydır. yapmıycam da. evlendiğimde de gitmiycem.
iğrençtir. Anne domates, salatalık, biber vs alacağı her ne varsa en ucuz ve en kalitelilerini pazarın altını üstüne getirerek arayıp bulmaya çalışırken siz ayaklarınıza kara sular inmiş bi vaziyette peşinde dolaşırsınız. Ciddi antrenmanlı olmak gereken aktivitedir.
leyla ile mecnun'dan bir replik;
- anne doymadın pazara doymadın pazara!
- anne doymadın pazara doymadın pazara!
bundan bir kaç sene önce çanakkale'de bir pazara gitmiştik anneciğimle. benim annem biraz titizdir. denemeden, tadına bakmadan almaz alacağını. neyse efenim dolaştık bütün pazarı en son peynir almaya sıra gelince annem bir peynir tezgahının önünde durdu. yer çanakkale olunca peyniri seçmek zor oluyor haliyle.
"-şu peynir güzel gibi, tadabilir miyiz?
+tabi ablacım buyur.
-yok yağlıymış çok.şu ikinci sırada olana da baksak?
+tabii, buyrun.
-yok ya bu da çok tuzlu. tuzlu değil mi ay ne hos, al bak bir tadına?
*anne yemiycem ben, rezil olduk zaten hadi al da gidelim.
-huysuz! şu keçi peyniri mi? güzel gibi duruyor, onu da deneyelim kardeş biz?
+ekmekte veriyim mi abla yanına, baymıştır içini."
(bkz: based on a true story)
"-şu peynir güzel gibi, tadabilir miyiz?
+tabi ablacım buyur.
-yok yağlıymış çok.şu ikinci sırada olana da baksak?
+tabii, buyrun.
-yok ya bu da çok tuzlu. tuzlu değil mi ay ne hos, al bak bir tadına?
*anne yemiycem ben, rezil olduk zaten hadi al da gidelim.
-huysuz! şu keçi peyniri mi? güzel gibi duruyor, onu da deneyelim kardeş biz?
+ekmekte veriyim mi abla yanına, baymıştır içini."
(bkz: based on a true story)
anneyle sosyete pazarına gitme versiyonu hep olumsuz sonuçlanan eylemdir. gerekli gereksiz herşeye bakmak ister anne. sıkıntılı bir insansanız zaten pazar dar gelir, üzerine annenin yavaşlığı sinir eder. "ben eve gidiyorum, sen istediğin gibi bak" denilir ve pazar mahallinden uzaklaşılır.
her domatese parmak atmak, her peynirin ucundan yemektir.
pazar arabasına dönüşmektir.
Bile bile ölüme yürümektir. Az önce yaşadığım, 5 kilo verdiğim aktivitedir.
Evlat mıyız hamal mıyız yea?!
Evlat mıyız hamal mıyız yea?!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar