bugün
- gocu23
- bu koyden olsam ne olacak18
- 30 ağustos 2026 samsunspor fenerbahçe maçı19
- dinlerin yalan olması14
- sarapci koala77
- şu an hissedilen duygu7
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı17
- çaylak yapın beni11
- sarı torba6
- soğan yiyen kız11
- gecenin şarkısı6
- ama ben bipolarım10
- rahatsız ettiğim herkesten özür dilerim9
- ilişkiler üzerine bir tavsiye bırak6
- 30 ağustos zafer bayramı19
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı28
- kötü hissedildiğinde rahatlamak için yapılan şey5
- aylık 777 bin lira iyi para mıdır sorunsalı6
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan34
- s'i l v'e r m'i s t8
- 15 temmuz yalanı5
- fenerbahçe'nin tüm kulvarlarda favori olması6
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası8
- tai lung44
- ay kavga var galiba6
- rafael leao34
- morkstar4
- safiyenin kocası faik5
- bkono5
- incil vahiy9
- katatespizartmasi10
- sözlükte korunan bir yazar olmak5
- çocukluğunuz nasıl geçti3
- iq testi yaptırmış sözlük yazarları11
- sözlük kızları adam mıdır5
- kavga eden yazarlar5
- yalnızlık4
- türk ten kürt'ü ayırırsan türk kalmaz6
- enayimiknatisii4
- türkiye savaşa girecek5
- sözlüğü nezih bir ortama çevirmek4
- herkesin birbiriyle kavga ettiği sözlük4
- türklerin türkiye de asimile olması8
- uludağ sözlük ten faşizm'i söküp atacağız23
- gs'ye yapılan torpillere söylenmek10
- anın görüntüsü21
- sihirli annem izleyen erkek4
- motor yağı6
- kktc de 3 günlük yas ilan edilmesi4
- enayilerin bitik leao'ya 17 m euro maaş vermesi19
küçükken her cumartesi bisikletimin direksiyonunu poşetlerle dolduran aktiviteydi.
ben eve çıkıyorum sen hepsini eve götürürsün diyip ortada piç gibi kalmaktır.
öncelikle kaslı kollara sahip olmayı gerektirir.
yoksa; zamanla kas yapacağınıza delalettir.
kıyamaz insan annenin poşet taşımasına. bi anda doluverir yüreğe kahramanlık duygusu.
- ben taşırım ya sen bırak anne!
triplerine girer evlat. annenin de muhtemelen kolu bacağı ağrıdığı için canına minnettir bu olay.
yol bitmez. poşetler her adımda daha da ağırlaşır.
sonra bi de pazarcıyla kavga eden anneyi zapt etmek gerekir. araya girip;
- tamam abi, amca. derken anneyi de kolundan tutup yavaşça uzaklaştırmak da gerekir olay mahalinden.
zordur, her bünye katlanamaz.
güzel yanları da vardır. mesela paranın son kuruşuna kadar harcanır anneyle. şunu da alalım bunu da alalım derken. sonra para kalmayınca bi şişe suyu anneyle paylaşmanın ne denli güzel olduğu anlaşılır bir kez daha.
yoksa; zamanla kas yapacağınıza delalettir.
kıyamaz insan annenin poşet taşımasına. bi anda doluverir yüreğe kahramanlık duygusu.
- ben taşırım ya sen bırak anne!
triplerine girer evlat. annenin de muhtemelen kolu bacağı ağrıdığı için canına minnettir bu olay.
yol bitmez. poşetler her adımda daha da ağırlaşır.
sonra bi de pazarcıyla kavga eden anneyi zapt etmek gerekir. araya girip;
- tamam abi, amca. derken anneyi de kolundan tutup yavaşça uzaklaştırmak da gerekir olay mahalinden.
zordur, her bünye katlanamaz.
güzel yanları da vardır. mesela paranın son kuruşuna kadar harcanır anneyle. şunu da alalım bunu da alalım derken. sonra para kalmayınca bi şişe suyu anneyle paylaşmanın ne denli güzel olduğu anlaşılır bir kez daha.
pazar arabalarını, ayakları parçalayarak süren kontrolsüz kadınlarla dolu mekan...
nitekim bütün dikkatlerini pazar tezgahlarına vermişlerdir.
nitekim bütün dikkatlerini pazar tezgahlarına vermişlerdir.
özlenendir.. keskedir..
ergen kabusudur. ışıklı spor ayakkabıyla marketten yoğurt almak kadar karizma düşmanıdır. oysa ki büyüyünce anlaşılır ki ne güzel bir yardımdır, ne hoş bir hazırlıktır hayata.
hem iyisini hem ucuzunu bulabilme sanatıdır...
pazarcı ile annenin sıkı bir pazarlığına tanık olmaktır.
enfes olaylara ev sahibi olmaktır.
çocuğa göre kilot var mı? sorusuyla beni yıllar önce çürümüş bir marula çevirmiştir kendisi.
göstediği yerde boşluk vardı kime ne aldı bilmiyorum. soru işaretinin göründüğü anla satıcının soruyu algıladığı süre içinde ortadan kaybolma rekoru hala elimdedir.
edit: entry başlığı tanımlammooor*
çocuğa göre kilot var mı? sorusuyla beni yıllar önce çürümüş bir marula çevirmiştir kendisi.
göstediği yerde boşluk vardı kime ne aldı bilmiyorum. soru işaretinin göründüğü anla satıcının soruyu algıladığı süre içinde ortadan kaybolma rekoru hala elimdedir.
edit: entry başlığı tanımlammooor*
hafta sonu kol kaslarını güçlendirmeye yarayan doğal spordur.
azaptır.
kız kişi sevebilir bilemem. ama erkek için çocukluk kabusum olmuştur. dakika başı durmalar. 20 metrelik sokağı 3 saatte aşmalar...
kız kişi sevebilir bilemem. ama erkek için çocukluk kabusum olmuştur. dakika başı durmalar. 20 metrelik sokağı 3 saatte aşmalar...
(bkz: bir daha asla)
sadece küçüklükte zorla yaptırılabilecek, büyüdükçe köşe bucak kaçılacak eylemdir.
annenin aldığı erik poşetini kapıp yiye yiye pazarda yürümek, nasıl becerildiyse poşeti delip bütün eriklerin dökülmesine sebep olup, pazarın ortasında bir araba dayak yiyip, sonrasında annenin bir daha erik alıp poşeti zinhar size vermemesidir.
annenin aldığı erik poşetini kapıp yiye yiye pazarda yürümek, nasıl becerildiyse poşeti delip bütün eriklerin dökülmesine sebep olup, pazarın ortasında bir araba dayak yiyip, sonrasında annenin bir daha erik alıp poşeti zinhar size vermemesidir.
büyüdükçe özlenendir.
artık pazara bile gidecek vakit yok sözlük.
artık pazara bile gidecek vakit yok sözlük.
uzun bir zamandır gitmediyseniz, erkekler için bir nevi kas yapma aktivitesidir.
PAzar Arabasına şöförlük Etmektir.
her seferinde bir daha gelmeyeceğim diyip ayda 2 kez gittiğim durum.
zor gibi görünüyor. 21 senelik ömrümde hiçbir zaman yapmadığım olaydır. yapmıycam da. evlendiğimde de gitmiycem.
iğrençtir. Anne domates, salatalık, biber vs alacağı her ne varsa en ucuz ve en kalitelilerini pazarın altını üstüne getirerek arayıp bulmaya çalışırken siz ayaklarınıza kara sular inmiş bi vaziyette peşinde dolaşırsınız. Ciddi antrenmanlı olmak gereken aktivitedir.
leyla ile mecnun'dan bir replik;
- anne doymadın pazara doymadın pazara!
- anne doymadın pazara doymadın pazara!
bundan bir kaç sene önce çanakkale'de bir pazara gitmiştik anneciğimle. benim annem biraz titizdir. denemeden, tadına bakmadan almaz alacağını. neyse efenim dolaştık bütün pazarı en son peynir almaya sıra gelince annem bir peynir tezgahının önünde durdu. yer çanakkale olunca peyniri seçmek zor oluyor haliyle.
"-şu peynir güzel gibi, tadabilir miyiz?
+tabi ablacım buyur.
-yok yağlıymış çok.şu ikinci sırada olana da baksak?
+tabii, buyrun.
-yok ya bu da çok tuzlu. tuzlu değil mi ay ne hos, al bak bir tadına?
*anne yemiycem ben, rezil olduk zaten hadi al da gidelim.
-huysuz! şu keçi peyniri mi? güzel gibi duruyor, onu da deneyelim kardeş biz?
+ekmekte veriyim mi abla yanına, baymıştır içini."
(bkz: based on a true story)
"-şu peynir güzel gibi, tadabilir miyiz?
+tabi ablacım buyur.
-yok yağlıymış çok.şu ikinci sırada olana da baksak?
+tabii, buyrun.
-yok ya bu da çok tuzlu. tuzlu değil mi ay ne hos, al bak bir tadına?
*anne yemiycem ben, rezil olduk zaten hadi al da gidelim.
-huysuz! şu keçi peyniri mi? güzel gibi duruyor, onu da deneyelim kardeş biz?
+ekmekte veriyim mi abla yanına, baymıştır içini."
(bkz: based on a true story)
anneyle sosyete pazarına gitme versiyonu hep olumsuz sonuçlanan eylemdir. gerekli gereksiz herşeye bakmak ister anne. sıkıntılı bir insansanız zaten pazar dar gelir, üzerine annenin yavaşlığı sinir eder. "ben eve gidiyorum, sen istediğin gibi bak" denilir ve pazar mahallinden uzaklaşılır.
her domatese parmak atmak, her peynirin ucundan yemektir.
pazar arabasına dönüşmektir.
Bile bile ölüme yürümektir. Az önce yaşadığım, 5 kilo verdiğim aktivitedir.
Evlat mıyız hamal mıyız yea?!
Evlat mıyız hamal mıyız yea?!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar