bugün
- sarı saçın yakıştığı ünlüler8
- fırında tavuk9
- dolapta iki biram var6
- escort taş mı yesin3
- gecenin şarkısı8
- cumhuriyet bayramı8
- öyle bir yatmak ki yarınlar olmayacakmışcasına6
- kedilerle uyumak9
- gece vakti orman yolunda bisiklet sürmek5
- yüzüklerin efendisi4
- acil durumda aranacak kişi5
- rüyalarınızı ağzından öptüm4
- içten içe üşümek5
- nasılsın4
- bir kıza saklama kabı hediye etmek9
- sevişmek hüner değil6
- rafine zevkleri olan erkek12
- tuvalet kağıdını renkli alan insan11
- tr de hangi arabalar lüks sayılır sorunsalı8
- salon erkeği10
- giysi fiyatlarının uçması9
- değerli olduğunu hissettirmek6
- yazılımcıların flört algoritması2
- gözlerim dolmuş boşalmış bir kere3
- bursa da kayıp emrah gedik için arama çalışmaları2
- ekşi sözlük9
- belki güneş bir gün ikimiz için doğar3
- lüks araba istemeyen erkek9
- bmw vs mercedes2
- şiir yazmak2
- i will always love you2
- hasar kaydı olan kıza aşık olan genco3
- kendinden vazgeçmemek4
- ilker başbuğ7
- beni anlama2
- sansar salvo2
- insta da aşırı dekolteli kızları takipten çıkmak4
- sözlükte 1 erkeğe düşen kız sayısı7
- nickiniz fransızca olsaydı ne olurdu10
- ters takılmış tuvalet kağıdı7
- bir kadının bana hükmetmesini istiyorum7
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- insan aklıyla açıklanamayan konular5
- bir gün baksam ki gelmişsin2
- nejat işler2
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı73
- protein tozu fiyatlarinin çıldırmış olması2
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak20
- 2008 ekonomik krizi7
- beyaz pasta7
gezilecek yeri, eğlenilecek yeri az olan ancak karın çok yakıştığı, ankara kalesinde kar yağarken şarap içmenin bir başka olduğu, sıcak dostlukların mekanı...
yaşamaktan çok zevk aldığım, her ne kadar son zamanlarda havası hükümet tarafından kirletilsede kızılayıyla, 19 mayıs stadıyla, ankaragücüyle, atakulesiyle, yemyeşil keçiöreniyle, alışveriş merkezleriyle, daha nice güzellikleriyle ve en önemlisi en uzak yerleşim yerine (köyleri kastetmiyorum) arabanla taş çatlasa 1 saatte gidebilmenle hayatın yaşanacağı şehir.
sanki istanbuldakiler her sabah kahvaltısını boğazdaki yalısında yapıyor. bir şehri güzel yapan sadece boğaz değil kanımca.
sanki istanbuldakiler her sabah kahvaltısını boğazdaki yalısında yapıyor. bir şehri güzel yapan sadece boğaz değil kanımca.
gotham city'den daha kasvetli olabilen tek şehir.
iyi ki geldiğim, bana daha çok şey katacak olan ve gerçek aşkı sonunda burada buldurtacak olan şehirdir, başkentimdir. -büyükşehir belediyesi adı altındaki sirke rağmen-
varoşları kar altındayken bir başka güzel olan şehir.
(bkz: siktir boktan şehirler)
Issız,sisli,bürokratik şehir.
tekrar kavuşmanın heyecanını yaşadığım şehir.*
insanlara bağlanmak yerine beton yığınlarına bağlanmayı tercih edenlerin burun kıvırdığı şehir. müteahhit misiniz nesiniz? ankara deyince hep bir ağızdan "ıyy gri binalar öyk" tadında tepkiler. burada bizi bağlayan öyle süper kimseler var ki seviyoruz burayı, yemişim beton bloğunu da, grisini de, olmayan denizini de...
artık sevilmeye değer hayalleri barındırmayan şehir. beton yığının nesi sevilir ki zaten? anlamsızda olsa umut bağlayınca seviliyor işte .
hergün yürüyüş, hergün anarşizm hat safhada bugünlerde. öğrenciler sinirlidir ankarada.
yılmaz erdoğan'ın "Ankara'yı sevmeyene bir zulümdür bu kadar insanın neden Ankara'yı sevdiğini anlamadan Ankara'da yaşamak" dediği ve hakkaten düşününce neden sevdiğimi bulamadığım ama tam anlamıyla aşık olduğum şehirdir Ankara. yaşanılması gereken şehirdir...
iki yüz metrelik mesafeyi dikine gidemeyip bir buçuk saatte dolaştığınız şehir. * ruhsuz taş yığını. sultanbeyli bile birkaç senede daha yaşanılabilir bir kent olur.
vatanımdır.
apartman bodrumlarında doktorculuk oynadığım, balkonumda beslediğim güvercinlerimin, alt kalttaki komşumuzun kurutmak için astığı çamaşırlara sıçması nedeniyle karakolluk olduğum, karadenizli hırsız mütahitlerin inşaatlarından, kurşun, bakır hırsızlığı ile başlayıp mafya kurduğum şehirdir.
apartman bodrumlarında doktorculuk oynadığım, balkonumda beslediğim güvercinlerimin, alt kalttaki komşumuzun kurutmak için astığı çamaşırlara sıçması nedeniyle karakolluk olduğum, karadenizli hırsız mütahitlerin inşaatlarından, kurşun, bakır hırsızlığı ile başlayıp mafya kurduğum şehirdir.
yarın ayrılacağım şehirdir. 15 gün boyunca ayrı kalınacak anılar gözde canlanacak her gün. karlara basa basa yürünen sigara dumanının,nefesin buharına karıştığı geceler canlacak gözde. dostlar gelecek akıla her biri yurdun bir köşesine dağılmış. kıymeti biraz daha bilinecek odanı derdini ekmeğini paylaştığın dostun, manasız muhabbetler yapıp kahkalara boğulduğun alt kattaki komşuların, soğukta kızaran burna gülen sevimli yaratığın. ve sonra geri dönülecek bu şehre biraz buruk anneyi babayı geride bırakarak. özlediklerine kavuşulacak, yeni özlemleri yüreğine ekerek. şairin dediği gibi hasretin nazlıdır ankara.
ankara'nın o havası değişmez bizde...
başka şehirlere giderken yaşanan hüznümüz varolacak.
ve geri dönüşlerimiz bir ankara sabahına denk gelecek, o havayı ciğerlerimize dolduracağız... hiç bir şehirde bulamadığımız o havayı su içermişcesine, yemek yermişcesine...
bir de ankara'ya kar yağacak. daha da aydınlanacak, parıldayacak şehrin sokakları ışıl ışıl... kravatlı insanların şehrinde gecenin bir yarısı herkes kar topu oynamaya çıkacak. kimisi hüznünü, kimisi sevincini paylaşacak yağan karla birlikte...
zordur ankarayı sevmek her şeye rağmen. bozkırın ortasında, havası soğuk, alabildiğine ayaz ! zordur ama zorla sevemez kimse !
sıcak yaz günlerinde kıpırdamayan yapraklar olur, bir meltem eser o yapraklar kıpırdar demeyin keyfimize...
ancak ne oldu ankara'ya ? biz bu kadar severken ankara'yı bir belediye başkanı yaşanmaz bir hale getirdi....
sanat damarlari kesilmis,
tretuvar çalışmalarının sadece başkanın oy aldığı yerlerde yapılmış,
nefes alınacak meydanı kalmamış,
günlerce susuzluktan kıvranmış,
her yeri alışveriş merkezi olmuş,
ulaşım ücretlerinin elimizi yaktığı,
atıl durumda kalmış bir ankara ! ! !
teşekkürler i melih gokcek !
başka şehirlere giderken yaşanan hüznümüz varolacak.
ve geri dönüşlerimiz bir ankara sabahına denk gelecek, o havayı ciğerlerimize dolduracağız... hiç bir şehirde bulamadığımız o havayı su içermişcesine, yemek yermişcesine...
bir de ankara'ya kar yağacak. daha da aydınlanacak, parıldayacak şehrin sokakları ışıl ışıl... kravatlı insanların şehrinde gecenin bir yarısı herkes kar topu oynamaya çıkacak. kimisi hüznünü, kimisi sevincini paylaşacak yağan karla birlikte...
zordur ankarayı sevmek her şeye rağmen. bozkırın ortasında, havası soğuk, alabildiğine ayaz ! zordur ama zorla sevemez kimse !
sıcak yaz günlerinde kıpırdamayan yapraklar olur, bir meltem eser o yapraklar kıpırdar demeyin keyfimize...
ancak ne oldu ankara'ya ? biz bu kadar severken ankara'yı bir belediye başkanı yaşanmaz bir hale getirdi....
sanat damarlari kesilmis,
tretuvar çalışmalarının sadece başkanın oy aldığı yerlerde yapılmış,
nefes alınacak meydanı kalmamış,
günlerce susuzluktan kıvranmış,
her yeri alışveriş merkezi olmuş,
ulaşım ücretlerinin elimizi yaktığı,
atıl durumda kalmış bir ankara ! ! !
teşekkürler i melih gokcek !
gökyüzünün kışın hiç parlamadığı yazın sıcağından durulamayan gecesi serin gündüzü sıcak bir şehirdir. her kış insanın içini karamsarlık bulutları kaplar kimse de farkına varmaz. neden bu şehre aşık olan şairler olduğunu belki de anlamama yardımcı bir durum. şair adam karamsar adamdır. her türlü aydınlıkta bir karanlık nokta bulmakta üstüne yoktur. şimdi bakıyorum da gökyüzüne ankara'da bu şehir için bir sebep yok karanlık arayacak her yer kararmış zaten.
aşıkken ya da severken ve de sevilirken dünyanın en güzel mekanıdır; fakat zordur eğer sevdiceğin seni sevmezken katlanmak.
dün yaşadıgımız biber gazı olayından sonra şuan yağan kar sadece yerleri temizleyecektir. ankara daki kar daha cok sinirleri sakinleştirdiği için sevilir.
ankara da birden bir bakıyorsun çevik kuvvet arkanda, misal bir magazaya girdin cıkınca ortalık karışmış. başkent dediğin böyle olur. bence ileriki zamanlarda biraz daha heyecanlı olaylar olabilir.
ankara da birden bir bakıyorsun çevik kuvvet arkanda, misal bir magazaya girdin cıkınca ortalık karışmış. başkent dediğin böyle olur. bence ileriki zamanlarda biraz daha heyecanlı olaylar olabilir.
an itibariyle çılgınlar gibi kar yağan ve nedensizce umutlandıran şehir bütün siyah-beyaz panoramaya karşı...
edit: "yine kandırdın lan beni! kar da hemen dindi!" şehri..*
edit: "yine kandırdın lan beni! kar da hemen dindi!" şehri..*
problem child filmindeki gibi üstüne kusmak istediğim şehir.
başka hiçbir şehirde olmayan, "eksiltili cümle" tadında yaşatır hayatı.
ne yapılırsa yapılsın, nereye gidilirse gidilsin, "tamlık", "olmuşluk" hissiyatından uzaktır.
odalara, evlere sığamazsınız.
ya da ben uyuyamayan bir insan da olabilirim.
başka hiçbir şehirde olmayan, "eksiltili cümle" tadında yaşatır hayatı.
ne yapılırsa yapılsın, nereye gidilirse gidilsin, "tamlık", "olmuşluk" hissiyatından uzaktır.
odalara, evlere sığamazsınız.
ya da ben uyuyamayan bir insan da olabilirim.
renk çalan gri şehir. belki başka bir yerde gelseydi yaşanılanlar başa bu şekilde olmazdı diye düşündüren, bir daha adım atma isteği uyandırmayacak şehirdir.
trenle yolculuk yapılası bir kenttir. hele bir de kar yağıyorsa oralarda v.s.
tüm resmiyetliğine rağmen orda olmayı istediğim kuğulu parkın,atakulenin, Atatürk orman çiftliğinin bulunduğu şehrimizdir.
"cephane fışkıracak toprağı sıksan cephane..."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar