bugün
- sözlük erkeklerinin kadın halleri7
- nickten isim tahmini yapmak43
- arkadaşlar ben yarım akıllı mıyım ya9
- from dizisi4
- türklerin soykırım yaptığı gerçeği4
- beynimi aldırdım vs solcuyum4
- japon denince akla gelenler9
- aslan akrep ikizler kadınlarının deli olmaları3
- bursalı erkekler15
- sözlükte kadın taklidi yapan erkek yazarlar2
- g'i l d'e d l'i l y24
- sözlük kızlarının kombinleri9
- yazarların aylık gelirleri5
- 30 dakika bilgi içerikli entry girelim kampanyası10
- sözlüğün en güzel burunlu erkek yazarı2
- kurbağa öpüp prens beklemek2
- manyak mısınız nesiniz7
- dünya kupası 20262
- kahve içelim mi4
- tai lung'un erkeklerden hoşlanması6
- sözlüğün kralı olmak5
- homofobik erkek3
- enayimiknatisii16
- türkiye ekonomi modeli3
- diamond bosphorus23
- ben sivaslıyım2
- habire12 adamdır37
- kemalist erkekler gizli eşcinsel midir3
- erkek erkeğe dudaktan öpüşmek2
- on üçüncü nesil yazarlara hoş geldin diyoruz4
- anın görüntüsü18
- tarla ortasında yalnız ağaç2
- velvet51
- tai lung24
- kavga etmekten korkan erkek8
- ak parti merkez yürütme kurulu toplantısı8
- slavko vincic2
- vatan hainleri3
- habire1259
- karın ağrısına mekikli çözüm3
- hashimoto tiroiditi4
- kendine diyar olmak2
- manitaya miyavlamak2
- evde kalmış erkek kurusu2
- şeyh olmak için gerekenler3
- ona bir şey söyle6
- free bird2
- kuşların temiz arabalara sıçması6
- az yakar diye dizel araba alan memur3
- yunan adaları6
akıcı ve etkileyici bir kitaptır..
ilk seride barındırdığı fakirlik ve sefalet iç kaldırıcı boyutlara ulaşabilir.
filmi de bulunmaktadır.. ancak kitabı okumak her zaman için daha zevklidir..
yazar burda kendinden bahsedecek: annemden gizli gizli okuduğum kitaptır.*
ilk seride barındırdığı fakirlik ve sefalet iç kaldırıcı boyutlara ulaşabilir.
filmi de bulunmaktadır.. ancak kitabı okumak her zaman için daha zevklidir..
yazar burda kendinden bahsedecek: annemden gizli gizli okuduğum kitaptır.*
Frank McCourt'un biyografisidir. açlık ve sefalet içinde geçen bir hikaye. ayyaş baba bile var düşünün artık.
irlandalı yazar frank mccourt'un otobiyografik romanı. yer yer içinizi acıtan yer yer diyaloglarıyla gülmekten kırıp geçiren bi kitap.
irlanda asıllı abd ' li öğretmen ve yazar frank mccourt ' un yazdığı anı kitabı . Kendisi 1929 Dünya Ekonomik Buhranı sırasında Brooklyn ' da dünyaya gelmiş bir göçmen ailesinin çocuğudur . Abd ' de geçimlerini sağlayamayınca ana vatanları irlanda ' ya göç ederler . Bu kitap aynı zamanda Mccourt ' a Pulitzer ödülü de kazandırmıştır ...
kitapta yaşanılan hayatı okuyunca , eminim ki kendi hayatınız için çok şükür diyeceksiniz, o derece çaresizlik hakim...ayrıca kitabın devamı olan 'umuda doğru' da tavsiye edilir.
irlanda'nın acı geçmişine selam çakan, eşsiz kitap. ağlatır.
--spoiler--
angela'nın külleri filminde okulda, öğretmen frankie'nin kompozisyon ödevi olarak
"hz. isa limerick'de yetişmiş olsaydı ne olurdu?" konusunu hazırlamasını ister ve küçük frankie mükemmel cümleler çıkartır kaleminden:
-kompozisyonumun adı
-başlık, mccourt, başlık!
kompozisyonumun başlığı
"yağmur altındaki isa"
-ne?!
-"yağmur altındaki isa" efendim
pekala! oku bakalım.
isa'nın limerick'te yaşamaktan hoşlanacağını sanmıyorum.çünkü burada devamlı yağıyor.shannon nehri taşarak kent sürekli su altında kalıyor. babam shannon'in katil bir nehir olduğunu söylüyor. çünkü shannon iki kardeşimi öldürdü. isa tasvirlerine baktığınızda onun devamlı bir katır üzerinde, eski israil sokaklarında gezdiğini görürsünüz. orada asla yağmur yağmaz. ve orada insanların asla öksürdüğünü duymazsınız. ya da vereme yakalandığını ve benzeri bir şeyi. orada kimse çalışmaz. çünkü tüm yaptıkları ortalıkta gezinmek, yemek ve çarmıha gerilme törenlerine gitmektir. isa'nın karnı acıktığı zaman bütün yapması gereken bir hurma ağacına ya da portakal ağacına gidip gönlünün dilediği kadar yiyip karnını doyurmaktır.ya da canı bira istediği zaman sadece elini bardağın üstünden şöyle bir geçirmesi yeterlidir hiçbir şey olmasa azize magdalene'yı veya rahibe martha'yı ziyaret ederdi. onlar da hiçbir soru sormadan. akşam yemeğini verirlerdi. bu nedenle isa'nın yahudiler arasında o sıcak ve nemsiz topraklarda doğması güzeldi,çünkü limerick'te vereme yakalanıp bir ayını doldurmadan ölürdü.ve katolik kilisesi olmazdı.biz de bu konuda kompozisyon yazmak zorunda kalmazdık. son!
bu kompozisyonu kendi başına mı yazdın mccourt?
ben yazdım ..
--spoiler--
bir solukta okunan kitaplardan..
angela'nın külleri filminde okulda, öğretmen frankie'nin kompozisyon ödevi olarak
"hz. isa limerick'de yetişmiş olsaydı ne olurdu?" konusunu hazırlamasını ister ve küçük frankie mükemmel cümleler çıkartır kaleminden:
-kompozisyonumun adı
-başlık, mccourt, başlık!
kompozisyonumun başlığı
"yağmur altındaki isa"
-ne?!
-"yağmur altındaki isa" efendim
pekala! oku bakalım.
isa'nın limerick'te yaşamaktan hoşlanacağını sanmıyorum.çünkü burada devamlı yağıyor.shannon nehri taşarak kent sürekli su altında kalıyor. babam shannon'in katil bir nehir olduğunu söylüyor. çünkü shannon iki kardeşimi öldürdü. isa tasvirlerine baktığınızda onun devamlı bir katır üzerinde, eski israil sokaklarında gezdiğini görürsünüz. orada asla yağmur yağmaz. ve orada insanların asla öksürdüğünü duymazsınız. ya da vereme yakalandığını ve benzeri bir şeyi. orada kimse çalışmaz. çünkü tüm yaptıkları ortalıkta gezinmek, yemek ve çarmıha gerilme törenlerine gitmektir. isa'nın karnı acıktığı zaman bütün yapması gereken bir hurma ağacına ya da portakal ağacına gidip gönlünün dilediği kadar yiyip karnını doyurmaktır.ya da canı bira istediği zaman sadece elini bardağın üstünden şöyle bir geçirmesi yeterlidir hiçbir şey olmasa azize magdalene'yı veya rahibe martha'yı ziyaret ederdi. onlar da hiçbir soru sormadan. akşam yemeğini verirlerdi. bu nedenle isa'nın yahudiler arasında o sıcak ve nemsiz topraklarda doğması güzeldi,çünkü limerick'te vereme yakalanıp bir ayını doldurmadan ölürdü.ve katolik kilisesi olmazdı.biz de bu konuda kompozisyon yazmak zorunda kalmazdık. son!
bu kompozisyonu kendi başına mı yazdın mccourt?
ben yazdım ..
--spoiler--
bir solukta okunan kitaplardan..
filmi son derece etkileyici. o dönemi sanki içinde yaşıyormuş gibi hissedebiliyorsunuz.
38.Kitabı okurken bir yandan gülümsüyor bir yandan ağlıyor insan çocukluğuna dair pekçok şey anlatıyor.Yazarın hayatını anlatması gerçek eserin gerçek olduğunu bilmek dahada hüzünlendiriyor.
roman tadında gerçekten akıcı bir kitaptır. biyografi ve anı türünü sevenlere tavsiye ediyorum.
film uyarlamasına imdb' nin 7.1 verdiği mükemmel edebi eser. her izlendiğinde bünyede şükür duygusu ile suçluluk duygusunu birbirine karıştırır.
Yoksulluğu en iyi anlatan filmlerden. Gerçek bir hayat hikayesidir. imdb puanı daha yüksek olmalıdır.
Bir şaheserdir. Okurken keyif ile sıkılmadan okursunuz. 2 kitaptan oluşur. Frank Mccourt çoğunun utanarak şikayet ederek anlatabileceği bir hayatı varken, o bunu yapmayıp mizahi bir üslupla yazmış. Kitabın sonuna dek mizahi bir üslup var. Son sayfalara kadar devam edecek olan yüzünüzdeki gülümseme, son sayfalarda içinizde bir burukluğa ve tüyleriniz de dikenliğe dönüşecektir. Angela' nın Külleri isminin nereden geldiğini de anlamış olacaksınızdır.
Bu kitabı okumak, kaliteli bir şarabın ilk defa ağızda hissedilmesi gibidir. Unutulmayacak bir haz. Her cümlesi bir başka tepkiye sebep olur. Gülersiniz, ağlarsınız, sinirlenirsiniz, şaşırırsınız. Her şey hayatın çok içindendir. Kitabı sıcacık, sevgi dolu evinizde okurken dışarda hala bu kitaptaki gibi sefil ailelerin, sizinle aynı imkanlara sahip olmayan günahsız yavruların olduğu gerçeği ile yüzleşirsiniz. Bu kitap şükür etmeyi öğretir. Ailenin ne kadar hassas bir konu olduğunu gösterir. Kitapta Frank büyürken siz de büyürsünüz. Bazı şeyleri tecrübe edip yaşamak gerekmemektedir olgunlaşmak için. Yaşamdan bir kesit okumak ve o kesitten ders çıkartmak da insanı olgunlaştırır, büyütür. işte bu kitap da insanı büyüten kitaplardan birisidir.
ağlatan kitaplar listesinde adını gördüğümde, adını öldürülen insanların cesetlerinin yakılmasından alan 2. dünya savaşı temalı bir kitap sanmıştım, meğerse alakası yokmuş ana konusu sefalet imiş.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar