bugün
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak11
- benkimki7
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri8
- şampuan4
- bir yazarın zekasına hayran olmak4
- yeni parti56
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek5
- true'nin çaylak olması6
- islam medeniyeti diye bir şey yoktur8
- yapay zekanın insanları aptallaştırması3
- sapık olduğu için çaylak olan insan8
- tekne turu9
- sibel can'a benzeyen yuzır3
- imam maaşları4
- gammazlarla başı belada yazarlar3
- tai lung'u tek yumrukla yere sermek3
- gammaz çetesi9
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı14
- müteahhit erkek2
- ekranda görülünce kanal değiştirdiğimiz kişiler3
- usualsuspects in abazan olması2
- düzenli olarak escorta giden evli erkek2
- havanın 36 derece olması2
- çikolata soslu ıslak kek4
- askeri ücretle evlenebilir mi5
- hiçbir türk kızını kendine yakıştırmamak2
- muz yiyen erkek4
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası32
- nickten isim tahmini yapmak72
- utançtan buzdolabı sırtlatan olaylar2
- fakir erkeğin karımı çalıştırmam demesi3
- aykirikadin7
- yeni parti için isim önerisi5
- 64 yıl ilişki yaşayıp evlenmeyi kabul eden kadın4
- günün şiiri2
- ordu merkez3
- herkesin birbirini fake hesapla suçlaması5
- tiramisu yiyen erkek3
- sözlük kızlarının kendilerini güvenilir sanması8
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak19
- bik bik'in mutfağına konuk olmak5
- 2002 yılını özlemek3
- atatürk'ün alevi dedelerine de karşı olması5
- kel erkeklerin karizması3
- hayden panettiere2
- atm den para yollayanlar3
- gammazlar neden hiç çaylak olmuyor8
- eski kitaplar3
- galericiler taksiciler emlakçılar ve telefoncular2
- 24 tane fake hesabı olan yazar6
akıcı ve etkileyici bir kitaptır..
ilk seride barındırdığı fakirlik ve sefalet iç kaldırıcı boyutlara ulaşabilir.
filmi de bulunmaktadır.. ancak kitabı okumak her zaman için daha zevklidir..
yazar burda kendinden bahsedecek: annemden gizli gizli okuduğum kitaptır.*
ilk seride barındırdığı fakirlik ve sefalet iç kaldırıcı boyutlara ulaşabilir.
filmi de bulunmaktadır.. ancak kitabı okumak her zaman için daha zevklidir..
yazar burda kendinden bahsedecek: annemden gizli gizli okuduğum kitaptır.*
Frank McCourt'un biyografisidir. açlık ve sefalet içinde geçen bir hikaye. ayyaş baba bile var düşünün artık.
irlandalı yazar frank mccourt'un otobiyografik romanı. yer yer içinizi acıtan yer yer diyaloglarıyla gülmekten kırıp geçiren bi kitap.
irlanda asıllı abd ' li öğretmen ve yazar frank mccourt ' un yazdığı anı kitabı . Kendisi 1929 Dünya Ekonomik Buhranı sırasında Brooklyn ' da dünyaya gelmiş bir göçmen ailesinin çocuğudur . Abd ' de geçimlerini sağlayamayınca ana vatanları irlanda ' ya göç ederler . Bu kitap aynı zamanda Mccourt ' a Pulitzer ödülü de kazandırmıştır ...
kitapta yaşanılan hayatı okuyunca , eminim ki kendi hayatınız için çok şükür diyeceksiniz, o derece çaresizlik hakim...ayrıca kitabın devamı olan 'umuda doğru' da tavsiye edilir.
irlanda'nın acı geçmişine selam çakan, eşsiz kitap. ağlatır.
--spoiler--
angela'nın külleri filminde okulda, öğretmen frankie'nin kompozisyon ödevi olarak
"hz. isa limerick'de yetişmiş olsaydı ne olurdu?" konusunu hazırlamasını ister ve küçük frankie mükemmel cümleler çıkartır kaleminden:
-kompozisyonumun adı
-başlık, mccourt, başlık!
kompozisyonumun başlığı
"yağmur altındaki isa"
-ne?!
-"yağmur altındaki isa" efendim
pekala! oku bakalım.
isa'nın limerick'te yaşamaktan hoşlanacağını sanmıyorum.çünkü burada devamlı yağıyor.shannon nehri taşarak kent sürekli su altında kalıyor. babam shannon'in katil bir nehir olduğunu söylüyor. çünkü shannon iki kardeşimi öldürdü. isa tasvirlerine baktığınızda onun devamlı bir katır üzerinde, eski israil sokaklarında gezdiğini görürsünüz. orada asla yağmur yağmaz. ve orada insanların asla öksürdüğünü duymazsınız. ya da vereme yakalandığını ve benzeri bir şeyi. orada kimse çalışmaz. çünkü tüm yaptıkları ortalıkta gezinmek, yemek ve çarmıha gerilme törenlerine gitmektir. isa'nın karnı acıktığı zaman bütün yapması gereken bir hurma ağacına ya da portakal ağacına gidip gönlünün dilediği kadar yiyip karnını doyurmaktır.ya da canı bira istediği zaman sadece elini bardağın üstünden şöyle bir geçirmesi yeterlidir hiçbir şey olmasa azize magdalene'yı veya rahibe martha'yı ziyaret ederdi. onlar da hiçbir soru sormadan. akşam yemeğini verirlerdi. bu nedenle isa'nın yahudiler arasında o sıcak ve nemsiz topraklarda doğması güzeldi,çünkü limerick'te vereme yakalanıp bir ayını doldurmadan ölürdü.ve katolik kilisesi olmazdı.biz de bu konuda kompozisyon yazmak zorunda kalmazdık. son!
bu kompozisyonu kendi başına mı yazdın mccourt?
ben yazdım ..
--spoiler--
bir solukta okunan kitaplardan..
angela'nın külleri filminde okulda, öğretmen frankie'nin kompozisyon ödevi olarak
"hz. isa limerick'de yetişmiş olsaydı ne olurdu?" konusunu hazırlamasını ister ve küçük frankie mükemmel cümleler çıkartır kaleminden:
-kompozisyonumun adı
-başlık, mccourt, başlık!
kompozisyonumun başlığı
"yağmur altındaki isa"
-ne?!
-"yağmur altındaki isa" efendim
pekala! oku bakalım.
isa'nın limerick'te yaşamaktan hoşlanacağını sanmıyorum.çünkü burada devamlı yağıyor.shannon nehri taşarak kent sürekli su altında kalıyor. babam shannon'in katil bir nehir olduğunu söylüyor. çünkü shannon iki kardeşimi öldürdü. isa tasvirlerine baktığınızda onun devamlı bir katır üzerinde, eski israil sokaklarında gezdiğini görürsünüz. orada asla yağmur yağmaz. ve orada insanların asla öksürdüğünü duymazsınız. ya da vereme yakalandığını ve benzeri bir şeyi. orada kimse çalışmaz. çünkü tüm yaptıkları ortalıkta gezinmek, yemek ve çarmıha gerilme törenlerine gitmektir. isa'nın karnı acıktığı zaman bütün yapması gereken bir hurma ağacına ya da portakal ağacına gidip gönlünün dilediği kadar yiyip karnını doyurmaktır.ya da canı bira istediği zaman sadece elini bardağın üstünden şöyle bir geçirmesi yeterlidir hiçbir şey olmasa azize magdalene'yı veya rahibe martha'yı ziyaret ederdi. onlar da hiçbir soru sormadan. akşam yemeğini verirlerdi. bu nedenle isa'nın yahudiler arasında o sıcak ve nemsiz topraklarda doğması güzeldi,çünkü limerick'te vereme yakalanıp bir ayını doldurmadan ölürdü.ve katolik kilisesi olmazdı.biz de bu konuda kompozisyon yazmak zorunda kalmazdık. son!
bu kompozisyonu kendi başına mı yazdın mccourt?
ben yazdım ..
--spoiler--
bir solukta okunan kitaplardan..
filmi son derece etkileyici. o dönemi sanki içinde yaşıyormuş gibi hissedebiliyorsunuz.
38.Kitabı okurken bir yandan gülümsüyor bir yandan ağlıyor insan çocukluğuna dair pekçok şey anlatıyor.Yazarın hayatını anlatması gerçek eserin gerçek olduğunu bilmek dahada hüzünlendiriyor.
roman tadında gerçekten akıcı bir kitaptır. biyografi ve anı türünü sevenlere tavsiye ediyorum.
film uyarlamasına imdb' nin 7.1 verdiği mükemmel edebi eser. her izlendiğinde bünyede şükür duygusu ile suçluluk duygusunu birbirine karıştırır.
Yoksulluğu en iyi anlatan filmlerden. Gerçek bir hayat hikayesidir. imdb puanı daha yüksek olmalıdır.
Bir şaheserdir. Okurken keyif ile sıkılmadan okursunuz. 2 kitaptan oluşur. Frank Mccourt çoğunun utanarak şikayet ederek anlatabileceği bir hayatı varken, o bunu yapmayıp mizahi bir üslupla yazmış. Kitabın sonuna dek mizahi bir üslup var. Son sayfalara kadar devam edecek olan yüzünüzdeki gülümseme, son sayfalarda içinizde bir burukluğa ve tüyleriniz de dikenliğe dönüşecektir. Angela' nın Külleri isminin nereden geldiğini de anlamış olacaksınızdır.
Bu kitabı okumak, kaliteli bir şarabın ilk defa ağızda hissedilmesi gibidir. Unutulmayacak bir haz. Her cümlesi bir başka tepkiye sebep olur. Gülersiniz, ağlarsınız, sinirlenirsiniz, şaşırırsınız. Her şey hayatın çok içindendir. Kitabı sıcacık, sevgi dolu evinizde okurken dışarda hala bu kitaptaki gibi sefil ailelerin, sizinle aynı imkanlara sahip olmayan günahsız yavruların olduğu gerçeği ile yüzleşirsiniz. Bu kitap şükür etmeyi öğretir. Ailenin ne kadar hassas bir konu olduğunu gösterir. Kitapta Frank büyürken siz de büyürsünüz. Bazı şeyleri tecrübe edip yaşamak gerekmemektedir olgunlaşmak için. Yaşamdan bir kesit okumak ve o kesitten ders çıkartmak da insanı olgunlaştırır, büyütür. işte bu kitap da insanı büyüten kitaplardan birisidir.
ağlatan kitaplar listesinde adını gördüğümde, adını öldürülen insanların cesetlerinin yakılmasından alan 2. dünya savaşı temalı bir kitap sanmıştım, meğerse alakası yokmuş ana konusu sefalet imiş.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar