bugün
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz11
- çağla idi20
- doymuyorum diye bağıran komşu5
- yediğiniz en ağır dayak5
- şiir yazan erkek16
- aklıma takılıyor4
- yavaş araba kullanmanın daha tehlikeli olması8
- birini kırmadan nasıl iletişimi kesersiniz14
- ne oldu bana6
- kadınları susturmanın en iyi yolu11
- kız yeğen sahibi olmak5
- aynı anda iki kişiye aşık olmak13
- özelden alet fotosu atan erkek yazar8
- sevişmek istenen ünlüler10
- modacıyım ayağına kız tavlayan sözlük yazarı10
- sözlük kızlarının siteye fotoğraf atması17
- çok bekar olan sözlük kızı9
- sözlükteki flört listem9
- sözlüğe mesaj yazar gibi entry giren tipler10
- beni linç ettiler abi8
- beni kimsenin gözünde canlandıramaması5
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri24
- arkadaşlar özür dilerim11
- melisa döngelin 43 torbacısı3
- sarapci koala hatayi28
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak9
- uyurken bir anda basan sıcak2
- 0 0 727
- true neden sevilmiyor sorunsalı28
- köylülere hakaret eden yazarlar5
- sözlükte cilveleşen yazarlara eksi oy vermek6
- traveler vs iock6
- bilinç açık şekilde uyumak3
- uyumak isteyip de uyuyamak3
- neden bu kadar kişi online5
- ay takvimine göre konserve yapmak10
- friedrich hegel la bi cay icek10
- kafaya sıkmak4
- karşı cinse sorulan sorular8
- babaların sorduğu ilginç sorular10
- fusya semsiyeli yabanci7
- 8 milyar insan aynı anda osurursa ne olur6
- sözlük yazarlarının normal kombinleri12
- beybi leydi seksiliği6
- sözlükteki linç kültürü5
- viski kola15
- sevgi yeter mi4
- sözlükten biriyle kavga etmek2
- gocu abi7
- uzun saçlı erkek3
insanın cehl-i mürekkep olduğunu fark etmesine engel olan, göre ile değerlendirilen(misal:aptalların içindeki dahi olmak, dahilerin içinde aptal kalmak), delisi olmak gereken(akıl delisi) ve daha tam olarak ne olduğu aklı olanlarca saptanamamış bilinçlilerin nedense pek takmadıkları bir bilinç sorunu.
(bkz: lazım)
bazıları varlığından bile haberdar değil, bazılarındaysa hiç bulunmaz.
yürütülmesi gerek. düşünmek gerek.
akıl, var olan düzen de kendi ölçünü bilmek ve ölçüne göre hareket etmektir.
eğer var olan düzen kötüyse zeka yeni bir düzen inşa eder.
zeka var olanın üzerinde bir dünya kurar, akıl var olanda ölçüyü tutturur.
eğer var olan düzen kötüyse zeka yeni bir düzen inşa eder.
zeka var olanın üzerinde bir dünya kurar, akıl var olanda ölçüyü tutturur.
öyle bir şey hiç var olmadı. her şey bir deneyim sonucu kazanımdır. akıl denilen tanımsız şeyde.
akıl diye bir şey yoktur, farkındalık ve bilmek vardır.
akıl diye bir şey yoktur, farkındalık ve bilmek vardır.
"Akıl, sonradan ah çekmek için değil; düşünüp tedbir almak içindir."
Mevlana.
Mevlana.
Akıldan üstün olan şeydir.
Yaşta değil başta olan şeydir.
us: bulmacalarda çok çıkar.
Iyi ile daha iyiyi ayırt edebilme kabiliyeti.
zihnimizin doğru ve gerçeğe (ikisi aynı gibi düşünülse de aynı değildir) ulaşmak için; bilgi, zeka, mantık, sağduyu, ahlak ve inancı birlikte (kombinasyon) kullanmasına, bir nevi voltranı oluşturmasına akıl denir.
akıl bir bütündür. yukarıda sayılanlar da aklın fonksiyonlarıdır.
akıl, allah'ın insanlara verdiği sağlık kadar, çok büyük bir rahmettir. allah insanların aklına hitap eder.
akıl bir bütündür. yukarıda sayılanlar da aklın fonksiyonlarıdır.
akıl, allah'ın insanlara verdiği sağlık kadar, çok büyük bir rahmettir. allah insanların aklına hitap eder.
bazen çok tehlikelidir.
konuşma anında, seviyesi belli olan yetidir.
Zekadan üstün olduğu tartışılmazdır.
insanoğlunu, canlı cansız her türlü varlıktan ayıran yegane nimettir.
"Akıl git başımdan" denilesidir.
türkiyede çoğu insanda olmayandır .
akıl kemale erince söz azalır...
yüreğin bir bildiği vardır,aklın bihaber olduğu...
blaise pascal
blaise pascal
fukarası olanların fikri ukala oluyor.
bilinçli zihin denilen şey bir kısmıdır.
ilerde vazelin fabrikası açarsam markası bu olcak.
Kullanımına göre akıllı veya akılsız olarak nitelendirilmenize sebep olan olgu.
Allah hz. Ademi yarattığında ona üç tane hediye getiriyor. Bunlar; ilim, haya ve akıl. Hz. Adem a.s aklı seçiyor. Cebrail a.s da haya ve ilime geri dönmelerini söylüyor. Haya ve ilim karşı çıkarak "biz ruhlar aleminde beraber idik. Asla birbirimizden ayrılamayız, ve akıl nerede olursa biz ona tabi oluruz. " diyorlar. Bunun üzerine cebrail a.s "öyleyse yerlerinize yerleşin" diye emrediyor.
Akıl dimağda,
ilim kalpte,
Haya da gözde yerleşti.
Bu da gösteriyor ki ilim ve hayanın yoldaş olmadığı akıl vasat kalıyor.
Günümüzde insanların akıl olarak değerlendirdikleri tamamen kendi çıkarları yolunda hareket edebilme yetenekleriyle orantılıdır. Eğer başarı ele geçecekse etik olmayan her şekilde başarıya ulaşmak mümkün olarak gözüküyor. Burada da sıkıntı ortaya çıkıyor.
insanları hedef yolunda basamak olarak gören insanların akıllı olmaktan bahsetmek abes kaçar.
Hayanın olmadığı bir toplumdan bahsediyoruz. Gençlerin "rahatlık" adı altında başkalarına saygısızca davranmalarından tutun da anne babalarına yaklaşımlarına kadar hepsi hastalık. Tabi işin geçmişine gidersek anne babanın "evladımla arkadaş olayım" derken evladının enseye şaplak yaptığı insanlara dönüşmeleri çok acı. Anne annedir, baba babadır. Bu sadece bir örnek. Ya da öğrencilerin öğretmenlere karşı tutumlarını izleyin. Saygısızlıklarını görmek çok zor olmayacak. Ve bunun gibi bir çok örnek verilebilir. Edebin ve hayanın silindiği bir yerde akıldan nasıl bir iz bulunabilir ki?
ilme gelince, aslında baya derin bir konu ilim. Peygamberin vefatından sonra sürekli "benim fikrim doğru!" insanları var olmuştur. Ancak ilmi almaktan daha zor olan bir şey var ki o da ilmin hakkını vermektir.
Bir gün derviş dedi ki bana;" bu ilim iki yoldur, ya cennet ya cehennem" . Yani bildiğinle de amel etmek zorundasın. Etmiyorsan sıkıntı var.
Aslında daha büyük sıkıntı "biliyorum" deme meselesi. Bu noktada hz. Ebubekir r.a ' nın şu sözü gelir aklıma "ilmin sonu cahilliktir."
Buradaki sözden "müslümanlar cahildir" anlamını çıkartan çikoyu sahneden alalım.
Bu demektir ki; önce bilmezsin, sonra sana öğretilir "bildim" dersin sonra kabdan kaba sokarlar "ben hiçbir bilmiyorum" dersin.
Hani şu her ergen filozofun ağzında dolanan cümle "tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir." Bunu söyleyince "hıaaa" oldun görüyorum cici.
Görülüyor ki ilmin sonu zaten aklın yetersizliğine çıkıyor. Edebin sonu aklın nuruna varıyor. Şimdi bu üç olguya bakınca zaten birbirlerinden ayrılmaları düşünülemez.
Zamanında hangi kitapta okudum hatırlamıyorum ama bir söz okumuştum. O zaman kıymetini bilemesem de hayatımın sonraki evresinde akıl konusunda çıkardığım her derste o söz geldi aklıma.
"akıllı insan doğru ile yanlışı ayırt edebilen değil, doğruyu görüp ona yönelendir."
Allah hz. Ademi yarattığında ona üç tane hediye getiriyor. Bunlar; ilim, haya ve akıl. Hz. Adem a.s aklı seçiyor. Cebrail a.s da haya ve ilime geri dönmelerini söylüyor. Haya ve ilim karşı çıkarak "biz ruhlar aleminde beraber idik. Asla birbirimizden ayrılamayız, ve akıl nerede olursa biz ona tabi oluruz. " diyorlar. Bunun üzerine cebrail a.s "öyleyse yerlerinize yerleşin" diye emrediyor.
Akıl dimağda,
ilim kalpte,
Haya da gözde yerleşti.
Bu da gösteriyor ki ilim ve hayanın yoldaş olmadığı akıl vasat kalıyor.
Günümüzde insanların akıl olarak değerlendirdikleri tamamen kendi çıkarları yolunda hareket edebilme yetenekleriyle orantılıdır. Eğer başarı ele geçecekse etik olmayan her şekilde başarıya ulaşmak mümkün olarak gözüküyor. Burada da sıkıntı ortaya çıkıyor.
insanları hedef yolunda basamak olarak gören insanların akıllı olmaktan bahsetmek abes kaçar.
Hayanın olmadığı bir toplumdan bahsediyoruz. Gençlerin "rahatlık" adı altında başkalarına saygısızca davranmalarından tutun da anne babalarına yaklaşımlarına kadar hepsi hastalık. Tabi işin geçmişine gidersek anne babanın "evladımla arkadaş olayım" derken evladının enseye şaplak yaptığı insanlara dönüşmeleri çok acı. Anne annedir, baba babadır. Bu sadece bir örnek. Ya da öğrencilerin öğretmenlere karşı tutumlarını izleyin. Saygısızlıklarını görmek çok zor olmayacak. Ve bunun gibi bir çok örnek verilebilir. Edebin ve hayanın silindiği bir yerde akıldan nasıl bir iz bulunabilir ki?
ilme gelince, aslında baya derin bir konu ilim. Peygamberin vefatından sonra sürekli "benim fikrim doğru!" insanları var olmuştur. Ancak ilmi almaktan daha zor olan bir şey var ki o da ilmin hakkını vermektir.
Bir gün derviş dedi ki bana;" bu ilim iki yoldur, ya cennet ya cehennem" . Yani bildiğinle de amel etmek zorundasın. Etmiyorsan sıkıntı var.
Aslında daha büyük sıkıntı "biliyorum" deme meselesi. Bu noktada hz. Ebubekir r.a ' nın şu sözü gelir aklıma "ilmin sonu cahilliktir."
Buradaki sözden "müslümanlar cahildir" anlamını çıkartan çikoyu sahneden alalım.
Bu demektir ki; önce bilmezsin, sonra sana öğretilir "bildim" dersin sonra kabdan kaba sokarlar "ben hiçbir bilmiyorum" dersin.
Hani şu her ergen filozofun ağzında dolanan cümle "tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir." Bunu söyleyince "hıaaa" oldun görüyorum cici.
Görülüyor ki ilmin sonu zaten aklın yetersizliğine çıkıyor. Edebin sonu aklın nuruna varıyor. Şimdi bu üç olguya bakınca zaten birbirlerinden ayrılmaları düşünülemez.
Zamanında hangi kitapta okudum hatırlamıyorum ama bir söz okumuştum. O zaman kıymetini bilemesem de hayatımın sonraki evresinde akıl konusunda çıkardığım her derste o söz geldi aklıma.
"akıllı insan doğru ile yanlışı ayırt edebilen değil, doğruyu görüp ona yönelendir."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar