bugün
- yunanistan27
- sözlükten birinden hoşlanmak4
- sevişirken video çekmek10
- hırvatistan2
- sözlüğün bitmesi3
- sözlük kızları nerede3
- en son aldığınız iltifat13
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı8
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin22
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- cem küçük10
- dekolteye bakar mısınız15
- irmik helvası vs un helvası18
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak30
- türk ateisti2
- borsa3
- la ilahe illallah2
- douglas adams okuyanların kanser riski taşımaması2
- nebiye salat ve resule itaat4
- japonya23
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti16
- adalet ve kalkınma partisi4
- sözlük erkeklerinin helvaları11
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması12
- üşüyen erkek12
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı10
- bir ayın daha bitmesi3
- fake hesap kullanan yazarlar uçurulsun5
- hayvan gibi acı salça yemek5
- gürcistan26
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası11
- demet akalın'ın bacakları2
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi12
- adanalı ateist10
- ketçap aromalı ruffles10
- bütün gün topladığın gazı gece yatakta çıkarmak3
- gelecek partisi'nin kapanması12
- sözlük yazarı dövmek2
- sözlükte hep zenginlere göre içerik üretiliyor6
- daş göprü sarmsağ geldih4
- aşka düşmek4
- bik bikle yemek yapmak9
- 1 milyon verecekler mali yayında donunu indirecek8
- gammaz çetesi çökertildi8
- ctrlx22
- gocu12
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı10
- yeğenin başa kalması2
insanın cehl-i mürekkep olduğunu fark etmesine engel olan, göre ile değerlendirilen(misal:aptalların içindeki dahi olmak, dahilerin içinde aptal kalmak), delisi olmak gereken(akıl delisi) ve daha tam olarak ne olduğu aklı olanlarca saptanamamış bilinçlilerin nedense pek takmadıkları bir bilinç sorunu.
(bkz: lazım)
bazıları varlığından bile haberdar değil, bazılarındaysa hiç bulunmaz.
yürütülmesi gerek. düşünmek gerek.
akıl, var olan düzen de kendi ölçünü bilmek ve ölçüne göre hareket etmektir.
eğer var olan düzen kötüyse zeka yeni bir düzen inşa eder.
zeka var olanın üzerinde bir dünya kurar, akıl var olanda ölçüyü tutturur.
eğer var olan düzen kötüyse zeka yeni bir düzen inşa eder.
zeka var olanın üzerinde bir dünya kurar, akıl var olanda ölçüyü tutturur.
öyle bir şey hiç var olmadı. her şey bir deneyim sonucu kazanımdır. akıl denilen tanımsız şeyde.
akıl diye bir şey yoktur, farkındalık ve bilmek vardır.
akıl diye bir şey yoktur, farkındalık ve bilmek vardır.
"Akıl, sonradan ah çekmek için değil; düşünüp tedbir almak içindir."
Mevlana.
Mevlana.
Akıldan üstün olan şeydir.
Yaşta değil başta olan şeydir.
us: bulmacalarda çok çıkar.
Iyi ile daha iyiyi ayırt edebilme kabiliyeti.
zihnimizin doğru ve gerçeğe (ikisi aynı gibi düşünülse de aynı değildir) ulaşmak için; bilgi, zeka, mantık, sağduyu, ahlak ve inancı birlikte (kombinasyon) kullanmasına, bir nevi voltranı oluşturmasına akıl denir.
akıl bir bütündür. yukarıda sayılanlar da aklın fonksiyonlarıdır.
akıl, allah'ın insanlara verdiği sağlık kadar, çok büyük bir rahmettir. allah insanların aklına hitap eder.
akıl bir bütündür. yukarıda sayılanlar da aklın fonksiyonlarıdır.
akıl, allah'ın insanlara verdiği sağlık kadar, çok büyük bir rahmettir. allah insanların aklına hitap eder.
bazen çok tehlikelidir.
konuşma anında, seviyesi belli olan yetidir.
Zekadan üstün olduğu tartışılmazdır.
insanoğlunu, canlı cansız her türlü varlıktan ayıran yegane nimettir.
"Akıl git başımdan" denilesidir.
türkiyede çoğu insanda olmayandır .
akıl kemale erince söz azalır...
yüreğin bir bildiği vardır,aklın bihaber olduğu...
blaise pascal
blaise pascal
fukarası olanların fikri ukala oluyor.
bilinçli zihin denilen şey bir kısmıdır.
ilerde vazelin fabrikası açarsam markası bu olcak.
Kullanımına göre akıllı veya akılsız olarak nitelendirilmenize sebep olan olgu.
Allah hz. Ademi yarattığında ona üç tane hediye getiriyor. Bunlar; ilim, haya ve akıl. Hz. Adem a.s aklı seçiyor. Cebrail a.s da haya ve ilime geri dönmelerini söylüyor. Haya ve ilim karşı çıkarak "biz ruhlar aleminde beraber idik. Asla birbirimizden ayrılamayız, ve akıl nerede olursa biz ona tabi oluruz. " diyorlar. Bunun üzerine cebrail a.s "öyleyse yerlerinize yerleşin" diye emrediyor.
Akıl dimağda,
ilim kalpte,
Haya da gözde yerleşti.
Bu da gösteriyor ki ilim ve hayanın yoldaş olmadığı akıl vasat kalıyor.
Günümüzde insanların akıl olarak değerlendirdikleri tamamen kendi çıkarları yolunda hareket edebilme yetenekleriyle orantılıdır. Eğer başarı ele geçecekse etik olmayan her şekilde başarıya ulaşmak mümkün olarak gözüküyor. Burada da sıkıntı ortaya çıkıyor.
insanları hedef yolunda basamak olarak gören insanların akıllı olmaktan bahsetmek abes kaçar.
Hayanın olmadığı bir toplumdan bahsediyoruz. Gençlerin "rahatlık" adı altında başkalarına saygısızca davranmalarından tutun da anne babalarına yaklaşımlarına kadar hepsi hastalık. Tabi işin geçmişine gidersek anne babanın "evladımla arkadaş olayım" derken evladının enseye şaplak yaptığı insanlara dönüşmeleri çok acı. Anne annedir, baba babadır. Bu sadece bir örnek. Ya da öğrencilerin öğretmenlere karşı tutumlarını izleyin. Saygısızlıklarını görmek çok zor olmayacak. Ve bunun gibi bir çok örnek verilebilir. Edebin ve hayanın silindiği bir yerde akıldan nasıl bir iz bulunabilir ki?
ilme gelince, aslında baya derin bir konu ilim. Peygamberin vefatından sonra sürekli "benim fikrim doğru!" insanları var olmuştur. Ancak ilmi almaktan daha zor olan bir şey var ki o da ilmin hakkını vermektir.
Bir gün derviş dedi ki bana;" bu ilim iki yoldur, ya cennet ya cehennem" . Yani bildiğinle de amel etmek zorundasın. Etmiyorsan sıkıntı var.
Aslında daha büyük sıkıntı "biliyorum" deme meselesi. Bu noktada hz. Ebubekir r.a ' nın şu sözü gelir aklıma "ilmin sonu cahilliktir."
Buradaki sözden "müslümanlar cahildir" anlamını çıkartan çikoyu sahneden alalım.
Bu demektir ki; önce bilmezsin, sonra sana öğretilir "bildim" dersin sonra kabdan kaba sokarlar "ben hiçbir bilmiyorum" dersin.
Hani şu her ergen filozofun ağzında dolanan cümle "tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir." Bunu söyleyince "hıaaa" oldun görüyorum cici.
Görülüyor ki ilmin sonu zaten aklın yetersizliğine çıkıyor. Edebin sonu aklın nuruna varıyor. Şimdi bu üç olguya bakınca zaten birbirlerinden ayrılmaları düşünülemez.
Zamanında hangi kitapta okudum hatırlamıyorum ama bir söz okumuştum. O zaman kıymetini bilemesem de hayatımın sonraki evresinde akıl konusunda çıkardığım her derste o söz geldi aklıma.
"akıllı insan doğru ile yanlışı ayırt edebilen değil, doğruyu görüp ona yönelendir."
Allah hz. Ademi yarattığında ona üç tane hediye getiriyor. Bunlar; ilim, haya ve akıl. Hz. Adem a.s aklı seçiyor. Cebrail a.s da haya ve ilime geri dönmelerini söylüyor. Haya ve ilim karşı çıkarak "biz ruhlar aleminde beraber idik. Asla birbirimizden ayrılamayız, ve akıl nerede olursa biz ona tabi oluruz. " diyorlar. Bunun üzerine cebrail a.s "öyleyse yerlerinize yerleşin" diye emrediyor.
Akıl dimağda,
ilim kalpte,
Haya da gözde yerleşti.
Bu da gösteriyor ki ilim ve hayanın yoldaş olmadığı akıl vasat kalıyor.
Günümüzde insanların akıl olarak değerlendirdikleri tamamen kendi çıkarları yolunda hareket edebilme yetenekleriyle orantılıdır. Eğer başarı ele geçecekse etik olmayan her şekilde başarıya ulaşmak mümkün olarak gözüküyor. Burada da sıkıntı ortaya çıkıyor.
insanları hedef yolunda basamak olarak gören insanların akıllı olmaktan bahsetmek abes kaçar.
Hayanın olmadığı bir toplumdan bahsediyoruz. Gençlerin "rahatlık" adı altında başkalarına saygısızca davranmalarından tutun da anne babalarına yaklaşımlarına kadar hepsi hastalık. Tabi işin geçmişine gidersek anne babanın "evladımla arkadaş olayım" derken evladının enseye şaplak yaptığı insanlara dönüşmeleri çok acı. Anne annedir, baba babadır. Bu sadece bir örnek. Ya da öğrencilerin öğretmenlere karşı tutumlarını izleyin. Saygısızlıklarını görmek çok zor olmayacak. Ve bunun gibi bir çok örnek verilebilir. Edebin ve hayanın silindiği bir yerde akıldan nasıl bir iz bulunabilir ki?
ilme gelince, aslında baya derin bir konu ilim. Peygamberin vefatından sonra sürekli "benim fikrim doğru!" insanları var olmuştur. Ancak ilmi almaktan daha zor olan bir şey var ki o da ilmin hakkını vermektir.
Bir gün derviş dedi ki bana;" bu ilim iki yoldur, ya cennet ya cehennem" . Yani bildiğinle de amel etmek zorundasın. Etmiyorsan sıkıntı var.
Aslında daha büyük sıkıntı "biliyorum" deme meselesi. Bu noktada hz. Ebubekir r.a ' nın şu sözü gelir aklıma "ilmin sonu cahilliktir."
Buradaki sözden "müslümanlar cahildir" anlamını çıkartan çikoyu sahneden alalım.
Bu demektir ki; önce bilmezsin, sonra sana öğretilir "bildim" dersin sonra kabdan kaba sokarlar "ben hiçbir bilmiyorum" dersin.
Hani şu her ergen filozofun ağzında dolanan cümle "tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir." Bunu söyleyince "hıaaa" oldun görüyorum cici.
Görülüyor ki ilmin sonu zaten aklın yetersizliğine çıkıyor. Edebin sonu aklın nuruna varıyor. Şimdi bu üç olguya bakınca zaten birbirlerinden ayrılmaları düşünülemez.
Zamanında hangi kitapta okudum hatırlamıyorum ama bir söz okumuştum. O zaman kıymetini bilemesem de hayatımın sonraki evresinde akıl konusunda çıkardığım her derste o söz geldi aklıma.
"akıllı insan doğru ile yanlışı ayırt edebilen değil, doğruyu görüp ona yönelendir."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar