bugün
- ölümden sonra hayatın varlığı sorunsalı8
- izmir den brisbane'a otostopla gitmek4
- coskuyla sabunlanan pipi5
- ayak gurmesi4
- nick istemeyen adam ile engineer283
- cia in takibe aldığı 23 sözlük yazarı7
- bik bik 219
- yaş ilerledikçe fark edilen şeyler5
- ne bikbikmiş beee4
- yazılımcıların flört edememesi10
- heyt bea5
- nervio15
- kol saati8
- tüm akrabalara haddini bildirmek4
- insanı çalışmaktan soğutan şeyler3
- mercedes benz tırlarn çamaşır makinesine benzemesi4
- ipkis'in güzel entryler girmesi4
- eşek2
- eski eş ile yeni eşi yemeğe davet etmek7
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik4
- idiocracy3
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı18
- ismet bin helvacı el paşa vel ingilizevi2
- tipe boya paraya karaktere bakmayan kız3
- teomancalmasur23
- street fighter3
- ipkis'in evinde yatılı misafir olmak3
- mayasıl3
- güzel kız görünce yiyecek gibi bakan erkekler2
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek8
- cumartesi günü ayılamamak2
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği7
- anın görüntüsü17
- türküm doğruyum çalışkanım2
- ahmed yesevi2
- sözlük yazarları neden birbirinden nefret ediyor7
- herzevekil13
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın24
- islam3
- türk solu16
- flört etmemenin ilkesel gerekçesi2
- ertuğrul dursun önkuzu2
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi22
- türkiyeliyim ve mutluyum16
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi10
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız15
- ayak yalamak için 591 km gitmek7
- jeffrey epstein12
- sibel can'ın nutellalı memeleri9
- insan doğuştan iyi midir17
Kullanımına göre akıllı veya akılsız olarak nitelendirilmenize sebep olan olgu.
Allah hz. Ademi yarattığında ona üç tane hediye getiriyor. Bunlar; ilim, haya ve akıl. Hz. Adem a.s aklı seçiyor. Cebrail a.s da haya ve ilime geri dönmelerini söylüyor. Haya ve ilim karşı çıkarak "biz ruhlar aleminde beraber idik. Asla birbirimizden ayrılamayız, ve akıl nerede olursa biz ona tabi oluruz. " diyorlar. Bunun üzerine cebrail a.s "öyleyse yerlerinize yerleşin" diye emrediyor.
Akıl dimağda,
ilim kalpte,
Haya da gözde yerleşti.
Bu da gösteriyor ki ilim ve hayanın yoldaş olmadığı akıl vasat kalıyor.
Günümüzde insanların akıl olarak değerlendirdikleri tamamen kendi çıkarları yolunda hareket edebilme yetenekleriyle orantılıdır. Eğer başarı ele geçecekse etik olmayan her şekilde başarıya ulaşmak mümkün olarak gözüküyor. Burada da sıkıntı ortaya çıkıyor.
insanları hedef yolunda basamak olarak gören insanların akıllı olmaktan bahsetmek abes kaçar.
Hayanın olmadığı bir toplumdan bahsediyoruz. Gençlerin "rahatlık" adı altında başkalarına saygısızca davranmalarından tutun da anne babalarına yaklaşımlarına kadar hepsi hastalık. Tabi işin geçmişine gidersek anne babanın "evladımla arkadaş olayım" derken evladının enseye şaplak yaptığı insanlara dönüşmeleri çok acı. Anne annedir, baba babadır. Bu sadece bir örnek. Ya da öğrencilerin öğretmenlere karşı tutumlarını izleyin. Saygısızlıklarını görmek çok zor olmayacak. Ve bunun gibi bir çok örnek verilebilir. Edebin ve hayanın silindiği bir yerde akıldan nasıl bir iz bulunabilir ki?
ilme gelince, aslında baya derin bir konu ilim. Peygamberin vefatından sonra sürekli "benim fikrim doğru!" insanları var olmuştur. Ancak ilmi almaktan daha zor olan bir şey var ki o da ilmin hakkını vermektir.
Bir gün derviş dedi ki bana;" bu ilim iki yoldur, ya cennet ya cehennem" . Yani bildiğinle de amel etmek zorundasın. Etmiyorsan sıkıntı var.
Aslında daha büyük sıkıntı "biliyorum" deme meselesi. Bu noktada hz. Ebubekir r.a ' nın şu sözü gelir aklıma "ilmin sonu cahilliktir."
Buradaki sözden "müslümanlar cahildir" anlamını çıkartan çikoyu sahneden alalım.
Bu demektir ki; önce bilmezsin, sonra sana öğretilir "bildim" dersin sonra kabdan kaba sokarlar "ben hiçbir bilmiyorum" dersin.
Hani şu her ergen filozofun ağzında dolanan cümle "tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir." Bunu söyleyince "hıaaa" oldun görüyorum cici.
Görülüyor ki ilmin sonu zaten aklın yetersizliğine çıkıyor. Edebin sonu aklın nuruna varıyor. Şimdi bu üç olguya bakınca zaten birbirlerinden ayrılmaları düşünülemez.
Zamanında hangi kitapta okudum hatırlamıyorum ama bir söz okumuştum. O zaman kıymetini bilemesem de hayatımın sonraki evresinde akıl konusunda çıkardığım her derste o söz geldi aklıma.
"akıllı insan doğru ile yanlışı ayırt edebilen değil, doğruyu görüp ona yönelendir."
Allah hz. Ademi yarattığında ona üç tane hediye getiriyor. Bunlar; ilim, haya ve akıl. Hz. Adem a.s aklı seçiyor. Cebrail a.s da haya ve ilime geri dönmelerini söylüyor. Haya ve ilim karşı çıkarak "biz ruhlar aleminde beraber idik. Asla birbirimizden ayrılamayız, ve akıl nerede olursa biz ona tabi oluruz. " diyorlar. Bunun üzerine cebrail a.s "öyleyse yerlerinize yerleşin" diye emrediyor.
Akıl dimağda,
ilim kalpte,
Haya da gözde yerleşti.
Bu da gösteriyor ki ilim ve hayanın yoldaş olmadığı akıl vasat kalıyor.
Günümüzde insanların akıl olarak değerlendirdikleri tamamen kendi çıkarları yolunda hareket edebilme yetenekleriyle orantılıdır. Eğer başarı ele geçecekse etik olmayan her şekilde başarıya ulaşmak mümkün olarak gözüküyor. Burada da sıkıntı ortaya çıkıyor.
insanları hedef yolunda basamak olarak gören insanların akıllı olmaktan bahsetmek abes kaçar.
Hayanın olmadığı bir toplumdan bahsediyoruz. Gençlerin "rahatlık" adı altında başkalarına saygısızca davranmalarından tutun da anne babalarına yaklaşımlarına kadar hepsi hastalık. Tabi işin geçmişine gidersek anne babanın "evladımla arkadaş olayım" derken evladının enseye şaplak yaptığı insanlara dönüşmeleri çok acı. Anne annedir, baba babadır. Bu sadece bir örnek. Ya da öğrencilerin öğretmenlere karşı tutumlarını izleyin. Saygısızlıklarını görmek çok zor olmayacak. Ve bunun gibi bir çok örnek verilebilir. Edebin ve hayanın silindiği bir yerde akıldan nasıl bir iz bulunabilir ki?
ilme gelince, aslında baya derin bir konu ilim. Peygamberin vefatından sonra sürekli "benim fikrim doğru!" insanları var olmuştur. Ancak ilmi almaktan daha zor olan bir şey var ki o da ilmin hakkını vermektir.
Bir gün derviş dedi ki bana;" bu ilim iki yoldur, ya cennet ya cehennem" . Yani bildiğinle de amel etmek zorundasın. Etmiyorsan sıkıntı var.
Aslında daha büyük sıkıntı "biliyorum" deme meselesi. Bu noktada hz. Ebubekir r.a ' nın şu sözü gelir aklıma "ilmin sonu cahilliktir."
Buradaki sözden "müslümanlar cahildir" anlamını çıkartan çikoyu sahneden alalım.
Bu demektir ki; önce bilmezsin, sonra sana öğretilir "bildim" dersin sonra kabdan kaba sokarlar "ben hiçbir bilmiyorum" dersin.
Hani şu her ergen filozofun ağzında dolanan cümle "tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir." Bunu söyleyince "hıaaa" oldun görüyorum cici.
Görülüyor ki ilmin sonu zaten aklın yetersizliğine çıkıyor. Edebin sonu aklın nuruna varıyor. Şimdi bu üç olguya bakınca zaten birbirlerinden ayrılmaları düşünülemez.
Zamanında hangi kitapta okudum hatırlamıyorum ama bir söz okumuştum. O zaman kıymetini bilemesem de hayatımın sonraki evresinde akıl konusunda çıkardığım her derste o söz geldi aklıma.
"akıllı insan doğru ile yanlışı ayırt edebilen değil, doğruyu görüp ona yönelendir."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar