bugün
- putin 18 sözlük yazarı hakkında rapor istedi5
- izmir den brisbane'a otostopla gitmek6
- nervio18
- nick istemeyen adam ile engineer285
- coskuyla sabunlanan pipi6
- cia in takibe aldığı 23 sözlük yazarı8
- ölümden sonra hayatın varlığı sorunsalı8
- gündüz kızımsın gece ise karımsın diyen sapık baba3
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği9
- ayak gurmesi4
- bik bik 219
- siyasi hasım iftirası ile idam2
- yaş ilerledikçe fark edilen şeyler5
- ne bikbikmiş beee4
- heyt bea5
- kol saati8
- yazılımcıların flört edememesi10
- tüm akrabalara haddini bildirmek4
- insanı çalışmaktan soğutan şeyler3
- ipkis'in güzel entryler girmesi4
- mercedes benz tırlarn çamaşır makinesine benzemesi4
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı18
- eski eş ile yeni eşi yemeğe davet etmek7
- teomancalmasur23
- idiocracy3
- eşek2
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik4
- ismet bin helvacı el paşa vel ingilizevi2
- tipe boya paraya karaktere bakmayan kız3
- ipkis'in evinde yatılı misafir olmak3
- street fighter3
- güzel kız görünce yiyecek gibi bakan erkekler2
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek8
- mayasıl3
- anın görüntüsü17
- cumartesi günü ayılamamak2
- sözlük yazarları neden birbirinden nefret ediyor7
- herzevekil13
- ahmed yesevi2
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın24
- türk solu16
- türküm doğruyum çalışkanım2
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi22
- islam3
- flört etmemenin ilkesel gerekçesi2
- türkiyeliyim ve mutluyum16
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi10
- ertuğrul dursun önkuzu2
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız15
- ayak yalamak için 591 km gitmek7
Kullanımına göre akıllı veya akılsız olarak nitelendirilmenize sebep olan olgu.
Allah hz. Ademi yarattığında ona üç tane hediye getiriyor. Bunlar; ilim, haya ve akıl. Hz. Adem a.s aklı seçiyor. Cebrail a.s da haya ve ilime geri dönmelerini söylüyor. Haya ve ilim karşı çıkarak "biz ruhlar aleminde beraber idik. Asla birbirimizden ayrılamayız, ve akıl nerede olursa biz ona tabi oluruz. " diyorlar. Bunun üzerine cebrail a.s "öyleyse yerlerinize yerleşin" diye emrediyor.
Akıl dimağda,
ilim kalpte,
Haya da gözde yerleşti.
Bu da gösteriyor ki ilim ve hayanın yoldaş olmadığı akıl vasat kalıyor.
Günümüzde insanların akıl olarak değerlendirdikleri tamamen kendi çıkarları yolunda hareket edebilme yetenekleriyle orantılıdır. Eğer başarı ele geçecekse etik olmayan her şekilde başarıya ulaşmak mümkün olarak gözüküyor. Burada da sıkıntı ortaya çıkıyor.
insanları hedef yolunda basamak olarak gören insanların akıllı olmaktan bahsetmek abes kaçar.
Hayanın olmadığı bir toplumdan bahsediyoruz. Gençlerin "rahatlık" adı altında başkalarına saygısızca davranmalarından tutun da anne babalarına yaklaşımlarına kadar hepsi hastalık. Tabi işin geçmişine gidersek anne babanın "evladımla arkadaş olayım" derken evladının enseye şaplak yaptığı insanlara dönüşmeleri çok acı. Anne annedir, baba babadır. Bu sadece bir örnek. Ya da öğrencilerin öğretmenlere karşı tutumlarını izleyin. Saygısızlıklarını görmek çok zor olmayacak. Ve bunun gibi bir çok örnek verilebilir. Edebin ve hayanın silindiği bir yerde akıldan nasıl bir iz bulunabilir ki?
ilme gelince, aslında baya derin bir konu ilim. Peygamberin vefatından sonra sürekli "benim fikrim doğru!" insanları var olmuştur. Ancak ilmi almaktan daha zor olan bir şey var ki o da ilmin hakkını vermektir.
Bir gün derviş dedi ki bana;" bu ilim iki yoldur, ya cennet ya cehennem" . Yani bildiğinle de amel etmek zorundasın. Etmiyorsan sıkıntı var.
Aslında daha büyük sıkıntı "biliyorum" deme meselesi. Bu noktada hz. Ebubekir r.a ' nın şu sözü gelir aklıma "ilmin sonu cahilliktir."
Buradaki sözden "müslümanlar cahildir" anlamını çıkartan çikoyu sahneden alalım.
Bu demektir ki; önce bilmezsin, sonra sana öğretilir "bildim" dersin sonra kabdan kaba sokarlar "ben hiçbir bilmiyorum" dersin.
Hani şu her ergen filozofun ağzında dolanan cümle "tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir." Bunu söyleyince "hıaaa" oldun görüyorum cici.
Görülüyor ki ilmin sonu zaten aklın yetersizliğine çıkıyor. Edebin sonu aklın nuruna varıyor. Şimdi bu üç olguya bakınca zaten birbirlerinden ayrılmaları düşünülemez.
Zamanında hangi kitapta okudum hatırlamıyorum ama bir söz okumuştum. O zaman kıymetini bilemesem de hayatımın sonraki evresinde akıl konusunda çıkardığım her derste o söz geldi aklıma.
"akıllı insan doğru ile yanlışı ayırt edebilen değil, doğruyu görüp ona yönelendir."
Allah hz. Ademi yarattığında ona üç tane hediye getiriyor. Bunlar; ilim, haya ve akıl. Hz. Adem a.s aklı seçiyor. Cebrail a.s da haya ve ilime geri dönmelerini söylüyor. Haya ve ilim karşı çıkarak "biz ruhlar aleminde beraber idik. Asla birbirimizden ayrılamayız, ve akıl nerede olursa biz ona tabi oluruz. " diyorlar. Bunun üzerine cebrail a.s "öyleyse yerlerinize yerleşin" diye emrediyor.
Akıl dimağda,
ilim kalpte,
Haya da gözde yerleşti.
Bu da gösteriyor ki ilim ve hayanın yoldaş olmadığı akıl vasat kalıyor.
Günümüzde insanların akıl olarak değerlendirdikleri tamamen kendi çıkarları yolunda hareket edebilme yetenekleriyle orantılıdır. Eğer başarı ele geçecekse etik olmayan her şekilde başarıya ulaşmak mümkün olarak gözüküyor. Burada da sıkıntı ortaya çıkıyor.
insanları hedef yolunda basamak olarak gören insanların akıllı olmaktan bahsetmek abes kaçar.
Hayanın olmadığı bir toplumdan bahsediyoruz. Gençlerin "rahatlık" adı altında başkalarına saygısızca davranmalarından tutun da anne babalarına yaklaşımlarına kadar hepsi hastalık. Tabi işin geçmişine gidersek anne babanın "evladımla arkadaş olayım" derken evladının enseye şaplak yaptığı insanlara dönüşmeleri çok acı. Anne annedir, baba babadır. Bu sadece bir örnek. Ya da öğrencilerin öğretmenlere karşı tutumlarını izleyin. Saygısızlıklarını görmek çok zor olmayacak. Ve bunun gibi bir çok örnek verilebilir. Edebin ve hayanın silindiği bir yerde akıldan nasıl bir iz bulunabilir ki?
ilme gelince, aslında baya derin bir konu ilim. Peygamberin vefatından sonra sürekli "benim fikrim doğru!" insanları var olmuştur. Ancak ilmi almaktan daha zor olan bir şey var ki o da ilmin hakkını vermektir.
Bir gün derviş dedi ki bana;" bu ilim iki yoldur, ya cennet ya cehennem" . Yani bildiğinle de amel etmek zorundasın. Etmiyorsan sıkıntı var.
Aslında daha büyük sıkıntı "biliyorum" deme meselesi. Bu noktada hz. Ebubekir r.a ' nın şu sözü gelir aklıma "ilmin sonu cahilliktir."
Buradaki sözden "müslümanlar cahildir" anlamını çıkartan çikoyu sahneden alalım.
Bu demektir ki; önce bilmezsin, sonra sana öğretilir "bildim" dersin sonra kabdan kaba sokarlar "ben hiçbir bilmiyorum" dersin.
Hani şu her ergen filozofun ağzında dolanan cümle "tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir." Bunu söyleyince "hıaaa" oldun görüyorum cici.
Görülüyor ki ilmin sonu zaten aklın yetersizliğine çıkıyor. Edebin sonu aklın nuruna varıyor. Şimdi bu üç olguya bakınca zaten birbirlerinden ayrılmaları düşünülemez.
Zamanında hangi kitapta okudum hatırlamıyorum ama bir söz okumuştum. O zaman kıymetini bilemesem de hayatımın sonraki evresinde akıl konusunda çıkardığım her derste o söz geldi aklıma.
"akıllı insan doğru ile yanlışı ayırt edebilen değil, doğruyu görüp ona yönelendir."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar