bugün
- arkadaşlar tost yapamıyorum8
- kızlar mesaj kutumu kısa süreliğine açtım5
- sözlüğün mal dolması9
- velvet31
- arkadaşlar böyle biri beni takip etmeye başladı7
- bik bik abla vs vurduranlar12
- uzun marlboro deyince uzun mavi 2000 mi diyen kız4
- uludağ sözlük bir ailedir6
- sözlük yazarlarının dondurmaları3
- kim kimin fakesi belli olmayan sözlük5
- kemal kılıçdaroğlu18
- ayda 589 bin tl götüme sokuyorum iyi mi yapıyorum7
- tüm sözlüğe benden kuşkaş3
- beyler lütfen hlzaya gelin4
- diamond bosphorus13
- sıcaktan kilo vermek3
- bütün biraderlere hükmeden birader5
- sözlüğe totonu zikeyim butonu4
- arkadaşlar makarna yapamıyorum6
- durduk yere size kafayı takan yazarlar7
- gizli artı vermek7
- müfredattan felsefe dersinin çıkarılması12
- erectoton7
- arkadaşlar suşi yapamıyorum4
- yine geliyorum yilanoglu4
- şarapçı koala'yı duvarı yalarken görmek2
- dine hakaretin ifade özgürlüğü olup olmadığı10
- deniz göktaş'ın babasının thko mensubu olması8
- her 3 kadından 1 inin bedava yemek için buluşması6
- opel grandland2
- ali hamaney'in cenaze töreni4
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği28
- james deenin kulaklarından tutup havaya kaldırmak2
- ismet gey biraderin madam hanım olması hedesi3
- 1 milyon verseler sözlük hesabınızı satar mısınız8
- bursa gazozu2
- bu sözlüğe son ihtarımdır3
- kavgalar yüzünden fotomun arka planda kalması3
- araya adam sokup yazar banlatmak5
- sgk'nın gözlük camı için 130 tl karşılaması5
- hdi2
- lionel messi3
- ankara da kapandığı için sizi en çok üzen mekan2
- tai lung30
- motor inecek abi4
- deniz göktaş31
- gocu9
- mehdi ismet ise deccal kim2
- sözlükte seviye ve üslup yoksunu yazarlar7
- metro 20333
kenarlarındaki tuşlara ve düğmelere basarak,metal kıvrımları titretme yoluyla çalınan,körükleri olan,elde taşınır bir müzik aleti(akordiyon,armonika da denilmektedir).
adeta nefes alan bir canlı. körüklerine doldurduğu havanın tuşlardaki titreşimi insanı hüzünden neşeye içi burularak sürüklüyor. aslen avusturyada ortaya çıkmış balkan muziğinin önemli bir parçası. bugünlerde sokakçalgıcıları tarafından da icra edilmektedir. iyi bir akordeon fiyatı 1000 dolardan başlıyor.yeni başlayanlar için çin malı ucuz akordeonlarda mevcut fiyatı 300-350 dolar arası. tabi romanyadan almanya veya frnsdan direkt alma şansınız varsa fiyatları oldukça makul. velhasıl büyülü sese sahip keşke çalbilsem dedirten çalgı
kafkas müziklerinin vazgeçilmez çalgısıdır.neşeli ve hareketli ezgileriyle çerkez düğünleri ve dans gösterilerinin baş kahramanı olur çoğu kez.böyle neşeli bir çalgı olmasından dolayı heralde, çingeneler tarafından da benimsenmiş ve sevilmiştir.
izmir sokaklarında haftasonları,genellikle çingeneler tarafından çalınan ve balkonlardan sarkarak kendilerini dinleyenlerden de para toparlanan çalgıdır..
arnavut kaldırımlı taş sokakta bir köşeye çekilmiş, hafif metalden yapılmış bavulunun üzerine oturup, beyaz saçlarını lapa lapa yağan kardan korumak amacıyla taktığı kasketi * ile duran yıllara meydan okumuş, biraz neşe kokan fakat az biraz hüzünlü görünen amcanın elinde ağlayan enstrüman.
20 yüzyıl başlarında poüler olmuş müzik aleti. en önemli özelliği tek başına orkestramsı bir hava yaratabilmesidir.
aynı dönemde balkan havalarıda bu popülariteden nasibini almış ve balkanlardaki türk muziği sazları arasına girmiştir.
aynı dönemde balkan havalarıda bu popülariteden nasibini almış ve balkanlardaki türk muziği sazları arasına girmiştir.
hava etkisiyle ses veren, körüklü ve klavyeli çalgı. Çoğunlukla dans orkestralarında kullanılır.
çalması en zor alet olduğu söylenen, usta müzisyenlerin elinde oyuncak olan çalgı.
https://www.youtube.com/watch?v=NVbuIZ-5-8o
https://www.youtube.com/watch?v=NVbuIZ-5-8o
arizona dream filminde grace karakterinin çaldığı müzik aleti.
çok sesli, sağ elle melodi, sol elle de bas eşliği verebileceğiniz müzik aleti.
http://www.youtube.com/watch?v=6FP8HkdESvg
http://www.youtube.com/watch?v=6FP8HkdESvg
italyan scandalli, alman hohner ve weiltmaster en unlu markalardir.
akardeyon diye telaffuz eden embesilleri yazacaktim bir iki satir, ama tertemiz bitsin su entry.
akardeyon diye telaffuz eden embesilleri yazacaktim bir iki satir, ama tertemiz bitsin su entry.
(bkz: ciguli)
folk metalde baskın enstrümandır, baya baya.
çingeneleri hatırlatıyor. çalan bir arkadaşım olsun istemişimdir hep.
akordeon başka bir şey demeyon...
kafkas esintilerini hatırlatıyor.
canlı bir varlık gibi nefes alıp veren, körüğü doğru kullanamazsanız doğru sesler elde edemeyeceğiniz enfes çalgıdır. bas paneli ile klavyeyi aynı anda kullanıp bir de körüğü açıp kapatmak gerçek bir his ve ustalık ister.
balkanlar ve kafkasya da sıkça kullanılan tek başına orkestra olan muhteşem alet. insanı coşturuyor bu meret bea.
çok küçük yaşlarda tanışılması ve çalınması gereken enstrüman. aslında bir enstrüman değil, bir abi bir amca gibi saygı duymanız gereken nefes alan bir canlı varlıktır.
arizona dream izledikten sonra kat kat fazla sevilesi enstrüman.
"akordeon çalmasını bilen, fakat çalmayan adam centilmendir." - tom waits
hava etkisiyle ses veren, körüklü ve klavyeli çalgı. Çoğunlukla dans orkestralarında kullanılır.
roni margulies şiiridir.
bir çocuk bindi kadıköy vapuruna
kocaman, ölü bir deniz kuşu gibi
boynuna asılı bir akordeonla.
filikalardan birine yaslandı, yakınında
olmak istermiş gibi batarsa vapur.
ne kimse gördü çocuğu, ne duydu kimse
kendinden büyük akordeonunu, ağır,
çekingen bir tavırla çalmaya başladığında.
biliriz, beğeniriz umuduyla en sevilen
şarkılarını çaldı bilmem kaç ülkenin:
oçi Çorniya, oh suzannah, bir viyana
valsi, bir polonez, beatles. Çaldıkça
açıldı. elinin altındaydı tüm dünya.
işine giden, kendi derdine dalmış
insanlardan dilenen bir çocuk değil artık,
kanatlanmış uçan bir martıydı adeta.
kimbilir, diye düşündüm, ne zaman gelmiş
doğduğu yemyeşil dağ köyünden kosova`da.
ben yeni dönmüştüm doğduğum yere londra`dan.
indim vapurdan, dudaklarımda suzannah.
hem avucumuzun içi kadar küçük artık dünya,
hem de yabancıyız nereye gitsek aslında.
bir çocuk bindi kadıköy vapuruna
kocaman, ölü bir deniz kuşu gibi
boynuna asılı bir akordeonla.
filikalardan birine yaslandı, yakınında
olmak istermiş gibi batarsa vapur.
ne kimse gördü çocuğu, ne duydu kimse
kendinden büyük akordeonunu, ağır,
çekingen bir tavırla çalmaya başladığında.
biliriz, beğeniriz umuduyla en sevilen
şarkılarını çaldı bilmem kaç ülkenin:
oçi Çorniya, oh suzannah, bir viyana
valsi, bir polonez, beatles. Çaldıkça
açıldı. elinin altındaydı tüm dünya.
işine giden, kendi derdine dalmış
insanlardan dilenen bir çocuk değil artık,
kanatlanmış uçan bir martıydı adeta.
kimbilir, diye düşündüm, ne zaman gelmiş
doğduğu yemyeşil dağ köyünden kosova`da.
ben yeni dönmüştüm doğduğum yere londra`dan.
indim vapurdan, dudaklarımda suzannah.
hem avucumuzun içi kadar küçük artık dünya,
hem de yabancıyız nereye gitsek aslında.
sesi adeta bir orkestra etkisi yaratan körüklü ve klavyeli bir çalgı. Dinlemesi çok güzel, çalması da bir o kadar zordur. Ayrıca bu dönem kendilerini çalmak için kursu alınması planlanandır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar