bugün
- 28 haziran 2026 demokratik kongo özbekistan maçı4
- 28 haziran 2026 hırvatistan gana maçı5
- demokratik kongo cumhuriyeti5
- özgürlük ve zorunlu eğitim paradoksu5
- dünya12
- akepe neden kültürel hegemonyayı ele geçiremedi19
- almanya6
- 28 haziran 2026 panama ingiltere maçı4
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı31
- genç olmanın en güzel yanı6
- genç görünmeye çalışmak7
- amerika birleşik devletleri7
- dua edince iletildi mesajı gelmesi3
- portekiz5
- kolombiya4
- gitme diye yalvarmak6
- 1 temmuz kabotaj bayramı4
- eski işyerine tekrar başlamak4
- 28 haziran 2026 kolombiya portekiz maçı2
- sabaha kadar okunacak kitap4
- opel frontera2
- eski eşle tekrar evlenmek4
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet19
- 19 yaşında kızla yatmak3
- giresun da otobüs durağında bekleyen turist kız8
- iran2
- sözlüğe kız girince telefona bildirim gelmesi5
- x in memeleri3
- içtim şarabı13
- kadir inanır22
- abd'yi yenmiş olduk bu da bir başarı3
- anın görüntüsü22
- sözlükteki gizli düşmanım10
- uludağ sözlüğün boşalması3
- şarapçı bey koala birader3
- 30 haziran 2026 hollanda fas maçı3
- insanın geçmişinin karanlık olması9
- özbekistan4
- öldükten sonra bana ne olacak5
- 33 yaşında olmak3
- kemalist dünya24
- ilgi manyağı3
- sözlük kızlarını harika yapan detaylar9
- arşivlenmesi gereken resimler3
- panama3
- hırvatistan3
- her insanın bir cini olması8
- sözlük yazarlarının babalarını dinlediği konular2
- demet akalın'ın kırmızı elbisesi2
- demet akalın'ın beyaz mayosu2
pek de bağımsız olduğu söylenemez.
rte emir talimatı verir onlar soruşturma açar.
suçu sabit olmayan insanlar pisi pisine yıllarca hapiste yatıp iddianame bekler!
son örneği:
rte: "28 Şubat'ta sermayenin, yazılı ve görsel medyanın katkısı yok mu?" diye hedef gösterdi.
(bkz: halkı tehdit eden siyasetçi/#21273807)
sonrasında günün haberi
başlık: Şimdi sıra sivil generallerde
Savcı Mustafa Bilgili, darbenin gazeteci, siyasetçi, üniversite ve sivil toplum örgütlerindeki sivil ayağına yönelik çalışmalarını da aralıksız sürdürüyor.
http://www.sabah.com.tr/G...-destek-iddianamesi-yolda
rte emir talimatı verir onlar soruşturma açar.
suçu sabit olmayan insanlar pisi pisine yıllarca hapiste yatıp iddianame bekler!
son örneği:
rte: "28 Şubat'ta sermayenin, yazılı ve görsel medyanın katkısı yok mu?" diye hedef gösterdi.
(bkz: halkı tehdit eden siyasetçi/#21273807)
sonrasında günün haberi
başlık: Şimdi sıra sivil generallerde
Savcı Mustafa Bilgili, darbenin gazeteci, siyasetçi, üniversite ve sivil toplum örgütlerindeki sivil ayağına yönelik çalışmalarını da aralıksız sürdürüyor.
http://www.sabah.com.tr/G...-destek-iddianamesi-yolda
(bkz: 28 şubat davası/#19633447)
13 yaşında 26 erkeğe satılan mahkeme önüne çıkıp yaşadığı acıları anlattığında sanıkların bile dayanamadığı, ifadesinde sadece anlatmanın yetmediği, mahkeme salonunda kendisine tecavüz eden sanıkların gözü önünde "pozisyonları", "domalmayı" gösterdiği, mağdurenin avukatlarının talebine rağmen davanın başka şehre alınmadığı ve mağdur ailenin tacizelere maruz kaldığı, küçük kızın oturabilsin diye 4 ameliyat geçirdiği bir davada mahkeme 13 yaşında 26 erkeğe satılan küçük kızın (N.Ç.), bu kişilerle kendi rızasıyla birlikte olduğu ve şehvet düşkünü olduğu kanaatine varmış, yargıtay da bunu onaylamıştır.
http://hurarsiv.hurriyet....intnews.aspx?DocID=155967
konuya ilişkin yazı sözlükte paylaşılmıştı
(bkz: keşke denilen şeyler/#16628091)
(bkz: 6 kasım 2011 ışıl özgentürk ün köşe yazısı)
ama burada tekrarlayalım.
Işıl Özgentürk'ün yazısının bir kısmı burada
---- alıntı -----
Mardinli küçük kızın hikâyesini daha sonraları öğrenen yazar, en çok bir ifadede donup kalıyor: Yukarıdaki adları ve meslekleri belli erkeklerden biri, bir işyeri sahibi, işini bitirdikten sonra kıza şöyle sesleniyor: "Kızım, kusura bakma şeytana uydum; benim de senin kadar bir kızım var. Ramazanda bana gel de karnını doyurayım."
Bu çok erkek beyefendiler, işin kolayını da bulmuşlar, işte asıl korku filmi burada başlıyor: Ramazanda bir kap yemek, cuma namazında bir rekat namaz ve işi şeytana havale ederek, pür-pak evlerine, işyerlerine ve kahvelerine dönecekler!
---- alıntı -----
hüseyin üzmez'i de serbest bırakan anlayış buydu değil mi?
yazının tamamı için
http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=291110
davaya yandaş fatih altaylı bile dayanamamış.
erkek suçluların çoğu "iyi halden" 4 yıl 2 ay ile yırtmışlar.
küçük kızı satan 2 kadına ise "iyi hal" uygulanmamış onlar 9'ar yıl hapis cezasına çarptırılmışlar.
bu kadar "erkek egemen" karar olmaz diyor.
http://www.haberturk.com/...vuzcusu-iyi-halli-28-kisi
emel armutçu'nun yazısı http://www.hurriyet.com.tr/gundem/22380460.asp
http://hurarsiv.hurriyet....intnews.aspx?DocID=155967
konuya ilişkin yazı sözlükte paylaşılmıştı
(bkz: keşke denilen şeyler/#16628091)
(bkz: 6 kasım 2011 ışıl özgentürk ün köşe yazısı)
ama burada tekrarlayalım.
Işıl Özgentürk'ün yazısının bir kısmı burada
---- alıntı -----
Mardinli küçük kızın hikâyesini daha sonraları öğrenen yazar, en çok bir ifadede donup kalıyor: Yukarıdaki adları ve meslekleri belli erkeklerden biri, bir işyeri sahibi, işini bitirdikten sonra kıza şöyle sesleniyor: "Kızım, kusura bakma şeytana uydum; benim de senin kadar bir kızım var. Ramazanda bana gel de karnını doyurayım."
Bu çok erkek beyefendiler, işin kolayını da bulmuşlar, işte asıl korku filmi burada başlıyor: Ramazanda bir kap yemek, cuma namazında bir rekat namaz ve işi şeytana havale ederek, pür-pak evlerine, işyerlerine ve kahvelerine dönecekler!
---- alıntı -----
hüseyin üzmez'i de serbest bırakan anlayış buydu değil mi?
yazının tamamı için
http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=291110
davaya yandaş fatih altaylı bile dayanamamış.
erkek suçluların çoğu "iyi halden" 4 yıl 2 ay ile yırtmışlar.
küçük kızı satan 2 kadına ise "iyi hal" uygulanmamış onlar 9'ar yıl hapis cezasına çarptırılmışlar.
bu kadar "erkek egemen" karar olmaz diyor.
http://www.haberturk.com/...vuzcusu-iyi-halli-28-kisi
emel armutçu'nun yazısı http://www.hurriyet.com.tr/gundem/22380460.asp
fatih yaşlı sormuş:
Teğmen Mehmet Ali Çelebi'nin telefonuna sahte numaralarının polisçe yüklendiği ispatlanmışken, Çelebi neden hala cezaevinde ve neden o yüklemeyi yaparak gencecik bir insanın ömrünü çalanlar dışarıdalar?
http://www.yurtgazetesi.c...kurtardi-makale,6625.html
Teğmen Mehmet Ali Çelebi'nin telefonuna sahte numaralarının polisçe yüklendiği ispatlanmışken, Çelebi neden hala cezaevinde ve neden o yüklemeyi yaparak gencecik bir insanın ömrünü çalanlar dışarıdalar?
http://www.yurtgazetesi.c...kurtardi-makale,6625.html
oda tv davasına ilişkin soner yalçın yazısı
--- alıntı ----
Üç ayrı devlet üniversitesinden ve bir ABD'li bilişim şirketinden alınan bilirkişi raporlarına göre; örgüt olduğumuzun "suç delili" diye sunulan sahte word sayfaları virüs yoluyla üç bilgisayarlara yüklenmişti.
TÜBiTAK raporuna göre bile; söz konusu imzasız Word dosyaları hiçbir sanık tarafından oluşturulmamış, değiştirilmemiş ve hiç açılmamıştı.
Bir dönemin "Ergenekon uzmanı" AKP Milletvekili Şamil Tayyar bile bugün ne diyor: "Odatvye intikam operasyonu yapıldı."
Yine Şamil Tayyar "Emniyet'i Cemaat'e bağladık" demek zorunda kalıyor.
Cemaat'in kalemleri suçu başkalarına atıp, "Soner Yalçın ve Ahmet Şık'ın hapse atılması bir derin tezgahtı" açıklamasıyla sıyrılmaya çalışıyor.
--- alıntı ----
http://sozcu.com.tr/2013/...eroristin-gunlugu-422512/
--- alıntı ----
Üç ayrı devlet üniversitesinden ve bir ABD'li bilişim şirketinden alınan bilirkişi raporlarına göre; örgüt olduğumuzun "suç delili" diye sunulan sahte word sayfaları virüs yoluyla üç bilgisayarlara yüklenmişti.
TÜBiTAK raporuna göre bile; söz konusu imzasız Word dosyaları hiçbir sanık tarafından oluşturulmamış, değiştirilmemiş ve hiç açılmamıştı.
Bir dönemin "Ergenekon uzmanı" AKP Milletvekili Şamil Tayyar bile bugün ne diyor: "Odatvye intikam operasyonu yapıldı."
Yine Şamil Tayyar "Emniyet'i Cemaat'e bağladık" demek zorunda kalıyor.
Cemaat'in kalemleri suçu başkalarına atıp, "Soner Yalçın ve Ahmet Şık'ın hapse atılması bir derin tezgahtı" açıklamasıyla sıyrılmaya çalışıyor.
--- alıntı ----
http://sozcu.com.tr/2013/...eroristin-gunlugu-422512/
ahmet hakan Taraf yazarı TARAF Gazetesi yazarı Emre Uslu'nun "ahmet hakan tutuklanacaktı" yazısı üzerine bir yazı kaleme almış!
ülkenin adaletini (!) gözler önünde seren yazı aşağıda.
--- alıntı ----
Onlarca kez yazdı, yüzlerce kez höykürdü:
Ahmet Hakan tutuklanacak Tutuklayacaklar onu Hapislere atılacak Çürüyecek hapislerde
Bir tek cumhuriyet savcısı çıkıp da Ne diyorsun sen şebelek? iddianameleri birlikte mi hazırlıyoruz? Sen kimsin ki bizim adımıza sağa sola tehditler savurabiliyorsun? Bu yaptığın suçtur dedi mi?
Bir te polis yetkilisi çıkıp da Bu şebelek palavracının, yaygaracının, yalancının tekidir. Bizim adımıza konuştuğu için kendisi hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz dedi mi?
Bir tek hükümet yetkilisi çıkıp da Bizim yönettiğimiz devlette tetikçi şebelekler ortamı böyle terörize edemezler. Bu şebeleğin yaptığı doğru değildir, bu adam suç işlemektedir dedi mi?
Adalet Bakanı çıkıp da Burası bir hukuk devleti... Hukuk devletlerinde hiç kimse savcılar adına konuşmaz, konuşamaz... Hukuk devletinde tetikçi şebeleklere geçit verilmez, verilemez dedi mi?
içişleri Bakanı çıkıp da Sen polis misin, gazeteci misin kardeşim? Gazeteciysen gazeteciliğini yap. Kolluk kuvvetlerinin işine karışma... Polis olmak istiyorsan gel seni komiser yapalım dedi mi?
Her konuda ahkâm kesen hukukçularımız çıkıp da Sağa sola tutuklanacaksın diye höyküren bu şebelek, Türk Ceza Kanunu nun 267. maddesine göre suç işlemektedir dedi mi?
Bugünlerde hak hukuktan söz eden gazeteciler çıkıp da Bu şebeleğin yaptığının Ahmet Kaya ya çatal bıçak fırlatmaktan farkı yok. Serdar Ortaç bunun yanında yunmuş yıkanmış kalır dedi mi?
Gerçek şudur: O şebeleğe Tutuklanacak... Tutuklanacak... diye höykürmesi için ortam sağlandı, alan açıldı, müsaade edildi, imkân verildi. Hatta sırtı sıvazlandı. Yani demem o ki: Küstah bir çocuk höykürmesinden, tetikçi bir şebelek yaratıldı. işte bu yüzden... Asıl hedefimiz şebelek değil, onu ortaya çıkaran bu karanlık ortam olmalıdır.
--- alıntı ----
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/25376783.asp
ülkenin adaletini (!) gözler önünde seren yazı aşağıda.
--- alıntı ----
Onlarca kez yazdı, yüzlerce kez höykürdü:
Ahmet Hakan tutuklanacak Tutuklayacaklar onu Hapislere atılacak Çürüyecek hapislerde
Bir tek cumhuriyet savcısı çıkıp da Ne diyorsun sen şebelek? iddianameleri birlikte mi hazırlıyoruz? Sen kimsin ki bizim adımıza sağa sola tehditler savurabiliyorsun? Bu yaptığın suçtur dedi mi?
Bir te polis yetkilisi çıkıp da Bu şebelek palavracının, yaygaracının, yalancının tekidir. Bizim adımıza konuştuğu için kendisi hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz dedi mi?
Bir tek hükümet yetkilisi çıkıp da Bizim yönettiğimiz devlette tetikçi şebelekler ortamı böyle terörize edemezler. Bu şebeleğin yaptığı doğru değildir, bu adam suç işlemektedir dedi mi?
Adalet Bakanı çıkıp da Burası bir hukuk devleti... Hukuk devletlerinde hiç kimse savcılar adına konuşmaz, konuşamaz... Hukuk devletinde tetikçi şebeleklere geçit verilmez, verilemez dedi mi?
içişleri Bakanı çıkıp da Sen polis misin, gazeteci misin kardeşim? Gazeteciysen gazeteciliğini yap. Kolluk kuvvetlerinin işine karışma... Polis olmak istiyorsan gel seni komiser yapalım dedi mi?
Her konuda ahkâm kesen hukukçularımız çıkıp da Sağa sola tutuklanacaksın diye höyküren bu şebelek, Türk Ceza Kanunu nun 267. maddesine göre suç işlemektedir dedi mi?
Bugünlerde hak hukuktan söz eden gazeteciler çıkıp da Bu şebeleğin yaptığının Ahmet Kaya ya çatal bıçak fırlatmaktan farkı yok. Serdar Ortaç bunun yanında yunmuş yıkanmış kalır dedi mi?
Gerçek şudur: O şebeleğe Tutuklanacak... Tutuklanacak... diye höykürmesi için ortam sağlandı, alan açıldı, müsaade edildi, imkân verildi. Hatta sırtı sıvazlandı. Yani demem o ki: Küstah bir çocuk höykürmesinden, tetikçi bir şebelek yaratıldı. işte bu yüzden... Asıl hedefimiz şebelek değil, onu ortaya çıkaran bu karanlık ortam olmalıdır.
--- alıntı ----
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/25376783.asp
yazarımız tiyansan güzel özetlemiş.
--- alıntı ----
evet yine deniz feneri benzeri bir olay söz konusu. dün akşam saatlerinde bu olayı bekliyordum
(bkz: 17 aralık 2013 ihale ve rüşvet operasyonu/#22273575)
varolan savcıyı görevden almaları yemediği için yeni 2 savcı atanmıştır.
şimdi olay içinden çıkılmaz bir boyuta sokulacak
daha sonra hiç olmayan şeylerle suçlamalar olup bunlardan aklamalar gerçekleştirilecek ve toplumda suçsuzlarmış kanısı oluşturulacak.
asıl suçlar ise bertaraf edilecek.
http://www.haberturk.com/...perasyonunda-yeni-gelisme
--- alıntı ----
(bkz: 18 aralık yolsuzluk operasyonu yeni savcı atanması/#22276514)
devamı
(bkz: 18 aralık yolsuzluk operasyonu yeni savcı atanması)
--- alıntı ----
evet yine deniz feneri benzeri bir olay söz konusu. dün akşam saatlerinde bu olayı bekliyordum
(bkz: 17 aralık 2013 ihale ve rüşvet operasyonu/#22273575)
varolan savcıyı görevden almaları yemediği için yeni 2 savcı atanmıştır.
şimdi olay içinden çıkılmaz bir boyuta sokulacak
daha sonra hiç olmayan şeylerle suçlamalar olup bunlardan aklamalar gerçekleştirilecek ve toplumda suçsuzlarmış kanısı oluşturulacak.
asıl suçlar ise bertaraf edilecek.
http://www.haberturk.com/...perasyonunda-yeni-gelisme
--- alıntı ----
(bkz: 18 aralık yolsuzluk operasyonu yeni savcı atanması/#22276514)
devamı
(bkz: 18 aralık yolsuzluk operasyonu yeni savcı atanması)
pek bi bağımsızdır!
--- alıntı ----
Cumhuriyet Savcısı Muammer Akkaş, Başbakan'ın oğlu Bilal Erdoğan'la ilgili soruşturmayı yürüttüğü için soruşturma dosyası elinden alındı. Başbakan, o savcıyı miting meydanlarından yuhalattırdı. Bilmem bir başbakanın ağzına yakışır mı ama "Savcı efendi, savcı efendi daha seninle işimiz bitmedi" diye mitingde bağırdı.
--- alıntı ----
http://www.ilk-kursun.com/haber/165740
--- alıntı ----
Cumhuriyet Savcısı Muammer Akkaş, Başbakan'ın oğlu Bilal Erdoğan'la ilgili soruşturmayı yürüttüğü için soruşturma dosyası elinden alındı. Başbakan, o savcıyı miting meydanlarından yuhalattırdı. Bilmem bir başbakanın ağzına yakışır mı ama "Savcı efendi, savcı efendi daha seninle işimiz bitmedi" diye mitingde bağırdı.
--- alıntı ----
http://www.ilk-kursun.com/haber/165740
yılmaz özdil in bugünkü yazısının konusudur!
bu sefer de casusluk davasından kareler!
akp'li siyasiler bile "orduya kumpas kuruldu" itirafını yaparken hala bazı "ak beyinliler" çıkıp "ama ordu darbe yapacaktı..." diye konuşmaya başlarsa çok pis küfür ederim. demedi demeyin!
--- alıntı ----
Delillerin toplanması için, izmir deki casusluk davasına iki ay ara verilmişti.
Dün, kaldığı yerden başladı.
*
Delil denilen siidilerin hepsi, buzdolabı arkasında siyah poşet içinde bulundu. Başka yere saklamayı akıl edememiş demek ki bu casuslar Hepsi aynı yere saklamış. Hepsi siyah poşet içinde saklamış.
*
Siidileri bulan polisler, dalgınlıklarına geldi herhalde, arama sırasında eldiven takmadılar. Sanıklar mahkemeye yalvardığı halde, siidilerde parmak izi taraması yapılmadı, DNA testi yapılmadı. Tesadüf işte, polis kameraları tam da siidilerin bulunduğu dakikalarda arızalandı, görüntü kaydedemedi.
*
Hazirunlar, yani, aramaya şahit olarak eşlik eden komşu, muhtar gibi kişiler, siidilerin bulunduğu mutfaklara sokulmadı. Al sana bi tesadüf daha, tüm siidiler şahit yokken bulundu.
*
Elebaşı denilen işadamının Sapanca daki evinde Sakarya polisi tarafından arama yapıldı, suç unsuruna rastlanmadı diye tutanak tutuldu. Bilahare, izmir den gelen polisler bi de biz arayalım dediler, şak, elleriyle koymuşlar gibi siidi buldular.
*
Bu işadamı mayısta tutuklandı, evinde ele geçirilen siidide eylül tarihli belge var iyi mi Hapse tıkıldıktan 4 ay sonra, cezaevindeyken belge hazırlayıp, Sapanca daki evine saklamış!
*
Subaylardan belge sızdırdığı öne sürülen üniversite öğrencisi kızın, babasının evinde arama yapıldı, siidi bulundu, tutanak tutuldu, babasına imzalatıldı Adamcağız görme engelli, bildiğin kör.
*
Söz konusu belgelerde, 19 farklı subayın gece kulübü kelimelerini geceklübü şeklinde not aldığı görülüyor. 19 farklı subayın aynı hatayı yapması mümkün mü? Yoksa, birileri kes-yapıştır mı yaptı?
*
Toplam 8 bin dijital belge var. Bunların 5 bini, aynı gün aynı saatte, 31 Mart 2012 de saat 10.20 de kaydedilmiş Yüzlerce casus, aynı gün aynı saatte, aynı bilgisayarın başında mı toplandı?
*
Binlercesi var, bi kaç örnek vereyim
2009 da bir savaş gemisiyle ilgili belge sızdırılmış; o gemi 2001 de jilet oldu. 1988 e ait denizaltı fotoğrafı var; o denizaltı 2004 te denize indirildi. Güya, üç farklı evden çekilmiş üç farklı yatak odası fotoğrafı var; o fotoğraflar, Gölcük Orduevi nin internet sayfasından alınmış.
*
Subaylardan bilgi sızdırdığı iddia edilen bir kızın evinde arama yapıldı, bilgisayarında by casus ismiyle kaydedilmiş belge bulundu. Casus filmlerinde zaten olmaz ama, böylesi komedi filmlerinde bile olmaz. Casusluk şebekesi, casuslarını, casus isimli belgeye yazmıştı!
*
Hatta O belgeye by casusların T.C. kimlik numaraları da yazılmıştı. Siz hiç casuslarını ismiyle soyadıyla T.C. kimlik numarasıyla kaydeden casusluk şebekesi duydunuz mu? Duyun.
*
Subaylardan biri tutuklandığı gün itiraz etti mesela Benimle aynı ismi soyadı taşıyan yüzbaşı da var, başçavuş da var, ne malum benim olduğum? diye sordu. Siidideki T.C. kimlik numarasını gösterdiler. Çünkü, casusları siidiye kaydederken, bi tek muhtardan ikametgâh belgesi almadıkları kalmıştı!
*
Bir başka subay, savcıya böyle saçmalık olur mu, benim burda ne işim var? diye sordu. Savcı valla bence de burda olmaman lazım ama, polis isimlerinizi verdi dedi.
*
8 Mayıs ta tutuklanan var. isminin karıştığı belge 18 Mayıs tarihli Kanıttan önce suç işlemiş yani.
*
Subayların fuhuş yaptığı, parayla belge sattığı, belgelerin kuryeler aracılığıyla yurtdışına gönderildiği iddia ediliyor Tutuklu subayların kadınlarla çekilmiş tek kare görüntüsü var mı? Yok. Telefonla görüşmüşlükleri var mı? Yok. Cepten mesaj? Yok. internetten yazışmışlar mı? Hayır. Tutuklanan veya gözaltına alınan kadınlardan herhangi biri, ben bu subayları tanıyorum diyor mu? Demiyor. Subayların evlerinde, bilgisayarlarında, akrabalarında, arkadaşlarında ele geçirilmiş belge var mı? Yok. Para trafiği tespit edilmiş mi? Hayır. Subaylar mahkemeye başvurdu, madem parayla satmışız, Allah aşkına mal varlığımızı kontrol edin dediler Mal varlıklarına bakıldı mı? Bakılmadı. Kurye yakalandı mı? Hayır. Tanık var mı? Yok. Gizli tanık var mı? Yok. Hangi ülkelere belge satılmış? O da yok.
*
Peki ne var?
Casusluk şebekesinin dijital ortamda hazırladığı karakutusu var. Arşiv niteliğinde Gizliliğe kozmik derecede önem verilmiş. Son teknolojiyle, profesyonelce, şifresi kırılamayacak şekilde oluşturulmuş. Küçücük bi pürüz var Henüz ele geçirilmemiş! Ben söylemiyorum, iddianamede böyle yazıyor. Ele geçirilemeyen karakutu, şifreleri kırılamayacak şekilde dosyalandı diyor.
*
Cahilliğime verin ama
Ele geçirilemeyen delil
olur mu birader?
*
Üstelik MiT fark etmiyor. Kılı kırk yaran askeri istihbarat fark etmiyor. Hiçbir NATO ülkesinin gizli servisi fark etmiyor. ABD den meçhul biri elektronik posta gönderiyor, silahlı kuvvetlerdeki yüzlerce casusu ortaya çıkarıyor Öyle mi?
*
Neticede
Başbakan ın başdanışmanı, orduya kumpas kuruldu dedi. Başbakan, içerde günahsız yere yatanlar var dedi. Casusluktan tutuklu olanlar da, bu deliller ve hükümetin itiraflarıyla tahliye talep etti.
*
Bacanak tık diye bırakılmıştı.
Aynı izmir de...
iki senedir yatan subayların yatmalarına devam kararı verildi.
--- alıntı ----
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/25562864.asp
bu sefer de casusluk davasından kareler!
akp'li siyasiler bile "orduya kumpas kuruldu" itirafını yaparken hala bazı "ak beyinliler" çıkıp "ama ordu darbe yapacaktı..." diye konuşmaya başlarsa çok pis küfür ederim. demedi demeyin!
--- alıntı ----
Delillerin toplanması için, izmir deki casusluk davasına iki ay ara verilmişti.
Dün, kaldığı yerden başladı.
*
Delil denilen siidilerin hepsi, buzdolabı arkasında siyah poşet içinde bulundu. Başka yere saklamayı akıl edememiş demek ki bu casuslar Hepsi aynı yere saklamış. Hepsi siyah poşet içinde saklamış.
*
Siidileri bulan polisler, dalgınlıklarına geldi herhalde, arama sırasında eldiven takmadılar. Sanıklar mahkemeye yalvardığı halde, siidilerde parmak izi taraması yapılmadı, DNA testi yapılmadı. Tesadüf işte, polis kameraları tam da siidilerin bulunduğu dakikalarda arızalandı, görüntü kaydedemedi.
*
Hazirunlar, yani, aramaya şahit olarak eşlik eden komşu, muhtar gibi kişiler, siidilerin bulunduğu mutfaklara sokulmadı. Al sana bi tesadüf daha, tüm siidiler şahit yokken bulundu.
*
Elebaşı denilen işadamının Sapanca daki evinde Sakarya polisi tarafından arama yapıldı, suç unsuruna rastlanmadı diye tutanak tutuldu. Bilahare, izmir den gelen polisler bi de biz arayalım dediler, şak, elleriyle koymuşlar gibi siidi buldular.
*
Bu işadamı mayısta tutuklandı, evinde ele geçirilen siidide eylül tarihli belge var iyi mi Hapse tıkıldıktan 4 ay sonra, cezaevindeyken belge hazırlayıp, Sapanca daki evine saklamış!
*
Subaylardan belge sızdırdığı öne sürülen üniversite öğrencisi kızın, babasının evinde arama yapıldı, siidi bulundu, tutanak tutuldu, babasına imzalatıldı Adamcağız görme engelli, bildiğin kör.
*
Söz konusu belgelerde, 19 farklı subayın gece kulübü kelimelerini geceklübü şeklinde not aldığı görülüyor. 19 farklı subayın aynı hatayı yapması mümkün mü? Yoksa, birileri kes-yapıştır mı yaptı?
*
Toplam 8 bin dijital belge var. Bunların 5 bini, aynı gün aynı saatte, 31 Mart 2012 de saat 10.20 de kaydedilmiş Yüzlerce casus, aynı gün aynı saatte, aynı bilgisayarın başında mı toplandı?
*
Binlercesi var, bi kaç örnek vereyim
2009 da bir savaş gemisiyle ilgili belge sızdırılmış; o gemi 2001 de jilet oldu. 1988 e ait denizaltı fotoğrafı var; o denizaltı 2004 te denize indirildi. Güya, üç farklı evden çekilmiş üç farklı yatak odası fotoğrafı var; o fotoğraflar, Gölcük Orduevi nin internet sayfasından alınmış.
*
Subaylardan bilgi sızdırdığı iddia edilen bir kızın evinde arama yapıldı, bilgisayarında by casus ismiyle kaydedilmiş belge bulundu. Casus filmlerinde zaten olmaz ama, böylesi komedi filmlerinde bile olmaz. Casusluk şebekesi, casuslarını, casus isimli belgeye yazmıştı!
*
Hatta O belgeye by casusların T.C. kimlik numaraları da yazılmıştı. Siz hiç casuslarını ismiyle soyadıyla T.C. kimlik numarasıyla kaydeden casusluk şebekesi duydunuz mu? Duyun.
*
Subaylardan biri tutuklandığı gün itiraz etti mesela Benimle aynı ismi soyadı taşıyan yüzbaşı da var, başçavuş da var, ne malum benim olduğum? diye sordu. Siidideki T.C. kimlik numarasını gösterdiler. Çünkü, casusları siidiye kaydederken, bi tek muhtardan ikametgâh belgesi almadıkları kalmıştı!
*
Bir başka subay, savcıya böyle saçmalık olur mu, benim burda ne işim var? diye sordu. Savcı valla bence de burda olmaman lazım ama, polis isimlerinizi verdi dedi.
*
8 Mayıs ta tutuklanan var. isminin karıştığı belge 18 Mayıs tarihli Kanıttan önce suç işlemiş yani.
*
Subayların fuhuş yaptığı, parayla belge sattığı, belgelerin kuryeler aracılığıyla yurtdışına gönderildiği iddia ediliyor Tutuklu subayların kadınlarla çekilmiş tek kare görüntüsü var mı? Yok. Telefonla görüşmüşlükleri var mı? Yok. Cepten mesaj? Yok. internetten yazışmışlar mı? Hayır. Tutuklanan veya gözaltına alınan kadınlardan herhangi biri, ben bu subayları tanıyorum diyor mu? Demiyor. Subayların evlerinde, bilgisayarlarında, akrabalarında, arkadaşlarında ele geçirilmiş belge var mı? Yok. Para trafiği tespit edilmiş mi? Hayır. Subaylar mahkemeye başvurdu, madem parayla satmışız, Allah aşkına mal varlığımızı kontrol edin dediler Mal varlıklarına bakıldı mı? Bakılmadı. Kurye yakalandı mı? Hayır. Tanık var mı? Yok. Gizli tanık var mı? Yok. Hangi ülkelere belge satılmış? O da yok.
*
Peki ne var?
Casusluk şebekesinin dijital ortamda hazırladığı karakutusu var. Arşiv niteliğinde Gizliliğe kozmik derecede önem verilmiş. Son teknolojiyle, profesyonelce, şifresi kırılamayacak şekilde oluşturulmuş. Küçücük bi pürüz var Henüz ele geçirilmemiş! Ben söylemiyorum, iddianamede böyle yazıyor. Ele geçirilemeyen karakutu, şifreleri kırılamayacak şekilde dosyalandı diyor.
*
Cahilliğime verin ama
Ele geçirilemeyen delil
olur mu birader?
*
Üstelik MiT fark etmiyor. Kılı kırk yaran askeri istihbarat fark etmiyor. Hiçbir NATO ülkesinin gizli servisi fark etmiyor. ABD den meçhul biri elektronik posta gönderiyor, silahlı kuvvetlerdeki yüzlerce casusu ortaya çıkarıyor Öyle mi?
*
Neticede
Başbakan ın başdanışmanı, orduya kumpas kuruldu dedi. Başbakan, içerde günahsız yere yatanlar var dedi. Casusluktan tutuklu olanlar da, bu deliller ve hükümetin itiraflarıyla tahliye talep etti.
*
Bacanak tık diye bırakılmıştı.
Aynı izmir de...
iki senedir yatan subayların yatmalarına devam kararı verildi.
--- alıntı ----
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/25562864.asp
soruşturmayı da hukuksal bir süreç olarak ele alırsak;
--- alıntı ----
Yolsuzluk operasyonu yapan kim varsa Erdoğan'ın operasyonuna uğradı. Silah yüklü tırı yakalayanlar operasyona uğradı.
Binali Yıldırım'ın kayınbiraderinin de içinde olduğu çeteye rüşvet operasyonu yapanlar da operasyona uğradı.
Uyuşturucu ihbarıyla durdurdukları otobüslerin içinde silah olduğunu tespit eden polisler operasyona uğradı.
Polisler operasyon yapıyor, Erdoğan operasyon yapan polislere operasyon yapıyor.
Benim polisim, benim yargıcım tanımlamasından;
Ortağın polisi, ortağın yargısı noktasına gelen Erdoğan...
--- alıntı ----
http://www.ilk-kursun.com/haber/166860
--- alıntı ----
Yolsuzluk operasyonu yapan kim varsa Erdoğan'ın operasyonuna uğradı. Silah yüklü tırı yakalayanlar operasyona uğradı.
Binali Yıldırım'ın kayınbiraderinin de içinde olduğu çeteye rüşvet operasyonu yapanlar da operasyona uğradı.
Uyuşturucu ihbarıyla durdurdukları otobüslerin içinde silah olduğunu tespit eden polisler operasyona uğradı.
Polisler operasyon yapıyor, Erdoğan operasyon yapan polislere operasyon yapıyor.
Benim polisim, benim yargıcım tanımlamasından;
Ortağın polisi, ortağın yargısı noktasına gelen Erdoğan...
--- alıntı ----
http://www.ilk-kursun.com/haber/166860
--- alıntı ----
AKP sözcüsü Hüseyin Çelik: Bu MiT'e ait bir TIR'dır. içinde ne var ne yok seni ilgilendirmez. Bu savcılar kimin adına bu işleri yapıyor? MiT'e ait TIR'ların durdurulması haddini bilmemezliktir. Yanlış yapan savcıdan hesap sorulur!
Diyelim ki Suriye konusunda yaptığında hükümet yanlıştır. Bunun hesabını sandıkta halk bu hükümete sorar.
--- alıntı ----
http://www.ensonhaber.com...-yasliyor-2014-01-20.html
böyle bir siyasi baskı altında ak'laşan yargıdır!
AKP sözcüsü Hüseyin Çelik: Bu MiT'e ait bir TIR'dır. içinde ne var ne yok seni ilgilendirmez. Bu savcılar kimin adına bu işleri yapıyor? MiT'e ait TIR'ların durdurulması haddini bilmemezliktir. Yanlış yapan savcıdan hesap sorulur!
Diyelim ki Suriye konusunda yaptığında hükümet yanlıştır. Bunun hesabını sandıkta halk bu hükümete sorar.
--- alıntı ----
http://www.ensonhaber.com...-yasliyor-2014-01-20.html
böyle bir siyasi baskı altında ak'laşan yargıdır!
adalet bakanlığı müsteşarı kenan ipek'in, izmir başsavcısı hüseyin baş'ı arayıp 'Soruşturmayı durdur, bunu yapmazsan sonuçlarına katlanırsınız' (izmir'deki liman yolsuzluğu-binali yıldırım'ın bacanağını unutmayalım!) dediği bunun üzerine savcının yargı bağımsızlığını sağlamak adına tutanak tuttuğu, sonuç olarak savcının başka bir ile şutlandığı! bir garip yargı!
nerde adalet!
haberi ve daha fazlası burada!
(bkz: kıvırmakta sınırları zorlamak/#22626888)
nerde adalet!
haberi ve daha fazlası burada!
(bkz: kıvırmakta sınırları zorlamak/#22626888)
17 Aralık Büyük Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu'nda gözaltına alınan altın kaçakçısı iranlı Rıza Sarraf (Reza Zarrab) için AKP'nin yasa değiştirdiği iddia edildi. Buna göre Meclis'te görüşülen torba yasa içinde 5607 sayılı yasada yapılan düzenleme ile altın kaçakçılığının, para ve hapis olan cezasının sadece para cezasına çevrilmesi ve 4458 sayılı gümrük kanununa dahil edilmesi sağlandı. 28 Mart 2013'te Meclisten çıkan yasa 11 Nisan 2013'te Resmi Gazete'de yayımlandı.
http://www.ilk-kursun.com/haber/167857
hadi bakalım ak yavşaklar bunu nasıl savunacaksınız!
bu da mı paralel devleti engellemek için!
ahlaksızsınız, hırsızsınız ve bu lekeyi bu sefer ak matik ile temizleyemeyeceksiniz!
http://www.ilk-kursun.com/haber/167857
hadi bakalım ak yavşaklar bunu nasıl savunacaksınız!
bu da mı paralel devleti engellemek için!
ahlaksızsınız, hırsızsınız ve bu lekeyi bu sefer ak matik ile temizleyemeyeceksiniz!
yılmaz özdil'in bugünkü yazısında kol gibi geçirdiği konu.
balyoz, ergenekon ve askeri casusluk davalarında delil uydurularak/sahte delillerle aslanlar gibi komutanların nasıl içeri atıldığını sık sık yazmıştım.
http://www.uludagsozluk.c...k/balyoz-davası/@the-barz
http://www.uludagsozluk.c...rgenekon-davası/@the-barz
(bkz: askeri casusluk ve şantaj davası/#22253933)
(bkz: pezevenk olmadığı onanan ilk subaylarız/#22213486)
ayrıca bu başlık altında girdiğim bir çok entry.
bu yazı ak yargı'nın güzel bir özeti olmuş!
--- alıntı ----
Elinde krokiyle suikastçı yakaladık dediler.
Adam özel kuvvetlerde albay, üç lisan biliyor, sayısız yurtdışı operasyona katılmış, gel gör ki, Ankara Çukurambar şu şu sokak ı aklında tutamamış herhalde, elinde krokiyle sora sora adres arıyor!
*
Suikastçı, polislerden pet şişeyle su istedi, ani bi hareketle krokiyi yuttu dediler. Kalsiyum Sandoz a çizmiş krokiyi demek ki, kuru kuru gitmemiş boğazından.
*
Suikastçı subaylar, takip edilmesinler diye gps siz otomobil kullandı dediler. Malum, bizim subaylar Porsche filan kullanır, astsubaylara genellikle Mercedes tahsis edilir. Uydudan yakayı ele vermemek için reno ya binmişler anlaşılan.
*
Pantolon uymadı, gömlek verelim misali, Arınç a suikast uymadı, kozmik odayı inceleyen hâkime suikast yapılacak dediler, askeri plakalı otomobili durdurup, bu defa kaçamadılar, suçüstü yakaladık dediler. Aşçı, marangoz, elektrikçi çıktı. Ankara da elini sallasan beli silahlı adama çarparsın, bunlar yakalaya yakalaya eli kepçeli er yakaladı. Dinleme cihazı diye fotoğrafı basılan ise, mutfak robotuydu.
*
Aşçı çavuş, Deniz Kuvvetleri Komutanı nın lojman aşçısıydı, hatta 31 Aralık ta gözaltına alındığı için, komutana yılbaşı yemeğini pişiremedi. Yarbay Ali Tatar gibi donanmanın seçkin subaylarını, deniz kuvvetleri komutanına suikast yapacak diye tutukluyorlar, aynı komutan ın aşçısını hâkime suikast yapacak diye yakalıyorlardı. Bu ne şapşal örgüt birader Bu ne biçim organizasyon Subaylar hâkimi vursa, aşçılar komutanı zehirlese, daha pratik değil miydi?
*
Derken Kazılar başladı. Poyrazköy den üç lav silahı, ormandan dört el bombası, makilikten mermi, dağlık araziden geline altın bilezik falan, TRT devamlı naklen yayınlıyordu. Diyeceksiniz ki, hepsi tamam da, bilezik nerden çıktı? Üç uyanık, fırsat bu fırsat Ankara Altındağ da krokiden cephane arıyoruz ayağıyla şakır şakır kaçak kazı yaptı, o kadar olağan hale gelmişti ki, kimse şüphelenmedi, ihbar edilmedi, üç metre derine indiler, Roma dönemine ait 50 milyon dolarlık sikkeler-bilezikler buldular. Yanlışlıkla polise satmaya çalışırken enselendiler.
*
Her akşam televizyonun karşısına oturuyor, dizi seyreder gibi, Zir Vadisi nde yapılan cephanelik kazılarını seyrediyorduk, ki, Kurtlar Vadisi nde derin devletin babasını canlandıran tiyatrocu Atilla Olgaç çıktı, Kıbrıs ta elleri bağlı esir Rum u alnından vurdum, 9 askeri daha öldürdüm, öldürdükten sonra karargâhta ağlıyordum, burnuma kanlı et kokusu geliyordu, ertesi gün gene öldürüyordum dedi. Havada helikopterden helikoptere atladım, Makarios un rahibelerini yatağa attım da diyebilirdi. Bizim milletin askerlik palavralarını bilmeyen dünya ayağa kalktı. Halbuki, burnuma et kokuyor falan diyen arkadaş, Kıbrıs ta topu topu 20 gün kalmıştı, torpilliydi, eline tüfek bile almamıştı, kantinde patates soymuştu.
*
Bilahare, kamyon durdurdular, Türk silahlı kuvvetlerine ait silah yakaladılar iyi mi Manşet yaptılar,bu silahların silahlı kuvvetlerde ne işi var!
*
Hiç unutmam, yalaka kanalların kadrolu otoritesi olan bi lavuk gazteci, cnntürk e çıkıp, madem bu silahların gizlisi saklısı yok, neden o zaman Muğla daki askeri üsten Ankara ya trenle taşımadılar da, gizli gizli kamyonla taşıdılar diye sordu. Programa katılan öbür yalakalar da, hakikaten yani dercesine başlarını sallayarak onayladılar. Halbuki, Muğla da tren yok. Ray bile yok.
*
Telefonlarını dinlediler, örgüt için helikopter alacağını söyleyen kadını tanık yaptılar. Ama Helikopter alacak kadar zengin olduğunu iddia eden o kadın, aynı telefon konuşmasında, kontörü bittiği için mesaj atamadığını söylüyordu.
*
2003 te darbe planı yapan generalin küçük bi kusuru vardı, 1998 de ölmüştü.
*
Casus diye içeri tıkılan kızcağızın babasına tutanak imzalattılar, okudum diye tutanağa imza atan baba, kör.
*
Bir ev baskınında ele geçirilen 1939 model antika tabancanın, rakamlarını değiştirdiler, 1993 model dediler. Bir başka baskında ele geçirilen ve uzun namlulu suikast silahı denilen tüfeğin rakamlarını değiştirmediler, çünkü, zaten 1873 yapımı Avusturya-Macaristan imparatorluğu döneminden kalmaydı, rakamları değiştirsen 1783 olacak, ki, daha Fransız ihtilali bile ortada yok!
*
Emekli tümamiral, boşanma davası açtı. Eşi sinirlendi, kocam bir bavul gizli askeri belgeyi sattı diye ifade verdi. Adamcağızı işte köstebek diye manşet yaptılar, fotoğraflarını birinci sayfalara bastılar. Gel gör ki, donanmada aynı ismi-soyadı taşıyan iki amiral vardı, biri tuğamiraldi, biri tümamiraldi. Karıştırdılar Boşanan köstebek diye öbür tuğamirali manşet yaptılar.
*
2010 da Balıkesir de grizu patladı, 14 maden işçisi hayatını kaybetti, yandaş televizyonda yorum yapan badem, aynen şunları söyledi: Darbeci subaylar aralık ayında ifadeye çağrıldıklarında Bursa da grizu patlamıştı, şimdi tutuklandılar, Balıkesir de grizu patladı, zamanlama çok manidar değil mi?
*
Ve şimdi rüzgâr dönünce, bugüne kadar olanlar sanki gerçekmiş gibi, utanmadan deniyor ki Tübitak inceledi; Balyoz, Poyrazköy, amirallere suikast, askeri casusluk davalarında delil denilen harddisk, meğer sahteymiş sayın seyirciler
*
Bu saatten sonra...
Harddisktirin ordan!
--- alıntı ----
http://www.hurriyet.com.t...arid=249&hid=25688179
balyoz, ergenekon ve askeri casusluk davalarında delil uydurularak/sahte delillerle aslanlar gibi komutanların nasıl içeri atıldığını sık sık yazmıştım.
http://www.uludagsozluk.c...k/balyoz-davası/@the-barz
http://www.uludagsozluk.c...rgenekon-davası/@the-barz
(bkz: askeri casusluk ve şantaj davası/#22253933)
(bkz: pezevenk olmadığı onanan ilk subaylarız/#22213486)
ayrıca bu başlık altında girdiğim bir çok entry.
bu yazı ak yargı'nın güzel bir özeti olmuş!
--- alıntı ----
Elinde krokiyle suikastçı yakaladık dediler.
Adam özel kuvvetlerde albay, üç lisan biliyor, sayısız yurtdışı operasyona katılmış, gel gör ki, Ankara Çukurambar şu şu sokak ı aklında tutamamış herhalde, elinde krokiyle sora sora adres arıyor!
*
Suikastçı, polislerden pet şişeyle su istedi, ani bi hareketle krokiyi yuttu dediler. Kalsiyum Sandoz a çizmiş krokiyi demek ki, kuru kuru gitmemiş boğazından.
*
Suikastçı subaylar, takip edilmesinler diye gps siz otomobil kullandı dediler. Malum, bizim subaylar Porsche filan kullanır, astsubaylara genellikle Mercedes tahsis edilir. Uydudan yakayı ele vermemek için reno ya binmişler anlaşılan.
*
Pantolon uymadı, gömlek verelim misali, Arınç a suikast uymadı, kozmik odayı inceleyen hâkime suikast yapılacak dediler, askeri plakalı otomobili durdurup, bu defa kaçamadılar, suçüstü yakaladık dediler. Aşçı, marangoz, elektrikçi çıktı. Ankara da elini sallasan beli silahlı adama çarparsın, bunlar yakalaya yakalaya eli kepçeli er yakaladı. Dinleme cihazı diye fotoğrafı basılan ise, mutfak robotuydu.
*
Aşçı çavuş, Deniz Kuvvetleri Komutanı nın lojman aşçısıydı, hatta 31 Aralık ta gözaltına alındığı için, komutana yılbaşı yemeğini pişiremedi. Yarbay Ali Tatar gibi donanmanın seçkin subaylarını, deniz kuvvetleri komutanına suikast yapacak diye tutukluyorlar, aynı komutan ın aşçısını hâkime suikast yapacak diye yakalıyorlardı. Bu ne şapşal örgüt birader Bu ne biçim organizasyon Subaylar hâkimi vursa, aşçılar komutanı zehirlese, daha pratik değil miydi?
*
Derken Kazılar başladı. Poyrazköy den üç lav silahı, ormandan dört el bombası, makilikten mermi, dağlık araziden geline altın bilezik falan, TRT devamlı naklen yayınlıyordu. Diyeceksiniz ki, hepsi tamam da, bilezik nerden çıktı? Üç uyanık, fırsat bu fırsat Ankara Altındağ da krokiden cephane arıyoruz ayağıyla şakır şakır kaçak kazı yaptı, o kadar olağan hale gelmişti ki, kimse şüphelenmedi, ihbar edilmedi, üç metre derine indiler, Roma dönemine ait 50 milyon dolarlık sikkeler-bilezikler buldular. Yanlışlıkla polise satmaya çalışırken enselendiler.
*
Her akşam televizyonun karşısına oturuyor, dizi seyreder gibi, Zir Vadisi nde yapılan cephanelik kazılarını seyrediyorduk, ki, Kurtlar Vadisi nde derin devletin babasını canlandıran tiyatrocu Atilla Olgaç çıktı, Kıbrıs ta elleri bağlı esir Rum u alnından vurdum, 9 askeri daha öldürdüm, öldürdükten sonra karargâhta ağlıyordum, burnuma kanlı et kokusu geliyordu, ertesi gün gene öldürüyordum dedi. Havada helikopterden helikoptere atladım, Makarios un rahibelerini yatağa attım da diyebilirdi. Bizim milletin askerlik palavralarını bilmeyen dünya ayağa kalktı. Halbuki, burnuma et kokuyor falan diyen arkadaş, Kıbrıs ta topu topu 20 gün kalmıştı, torpilliydi, eline tüfek bile almamıştı, kantinde patates soymuştu.
*
Bilahare, kamyon durdurdular, Türk silahlı kuvvetlerine ait silah yakaladılar iyi mi Manşet yaptılar,bu silahların silahlı kuvvetlerde ne işi var!
*
Hiç unutmam, yalaka kanalların kadrolu otoritesi olan bi lavuk gazteci, cnntürk e çıkıp, madem bu silahların gizlisi saklısı yok, neden o zaman Muğla daki askeri üsten Ankara ya trenle taşımadılar da, gizli gizli kamyonla taşıdılar diye sordu. Programa katılan öbür yalakalar da, hakikaten yani dercesine başlarını sallayarak onayladılar. Halbuki, Muğla da tren yok. Ray bile yok.
*
Telefonlarını dinlediler, örgüt için helikopter alacağını söyleyen kadını tanık yaptılar. Ama Helikopter alacak kadar zengin olduğunu iddia eden o kadın, aynı telefon konuşmasında, kontörü bittiği için mesaj atamadığını söylüyordu.
*
2003 te darbe planı yapan generalin küçük bi kusuru vardı, 1998 de ölmüştü.
*
Casus diye içeri tıkılan kızcağızın babasına tutanak imzalattılar, okudum diye tutanağa imza atan baba, kör.
*
Bir ev baskınında ele geçirilen 1939 model antika tabancanın, rakamlarını değiştirdiler, 1993 model dediler. Bir başka baskında ele geçirilen ve uzun namlulu suikast silahı denilen tüfeğin rakamlarını değiştirmediler, çünkü, zaten 1873 yapımı Avusturya-Macaristan imparatorluğu döneminden kalmaydı, rakamları değiştirsen 1783 olacak, ki, daha Fransız ihtilali bile ortada yok!
*
Emekli tümamiral, boşanma davası açtı. Eşi sinirlendi, kocam bir bavul gizli askeri belgeyi sattı diye ifade verdi. Adamcağızı işte köstebek diye manşet yaptılar, fotoğraflarını birinci sayfalara bastılar. Gel gör ki, donanmada aynı ismi-soyadı taşıyan iki amiral vardı, biri tuğamiraldi, biri tümamiraldi. Karıştırdılar Boşanan köstebek diye öbür tuğamirali manşet yaptılar.
*
2010 da Balıkesir de grizu patladı, 14 maden işçisi hayatını kaybetti, yandaş televizyonda yorum yapan badem, aynen şunları söyledi: Darbeci subaylar aralık ayında ifadeye çağrıldıklarında Bursa da grizu patlamıştı, şimdi tutuklandılar, Balıkesir de grizu patladı, zamanlama çok manidar değil mi?
*
Ve şimdi rüzgâr dönünce, bugüne kadar olanlar sanki gerçekmiş gibi, utanmadan deniyor ki Tübitak inceledi; Balyoz, Poyrazköy, amirallere suikast, askeri casusluk davalarında delil denilen harddisk, meğer sahteymiş sayın seyirciler
*
Bu saatten sonra...
Harddisktirin ordan!
--- alıntı ----
http://www.hurriyet.com.t...arid=249&hid=25688179
neden olduklarını zahide uçar özetlemiş.
---- alıntı ------
Silivri tertibi sonunda neler gerçekleşti:
1-Ege'de 16 adamız Yunanistan tarafından işgal edildi.
2-Kuzey Kıbrıs Türk Devleti karasuları yabancı petrol şirketlerinin güç alanına terk edildi.
3-Güneydoğu Anadolu PKK'ya terk edildi.
4-Bebek katili hücresinde siyasallaştırıldı, "karar verici" kişi haline getirildi.
5-Suriye sınırımız silindi. Güney sınırımıza PKK'nın Suriye yapılanması PYD yerleşti. Güney sınırımız El Kaide, Hamas, Hizbullah, Nusra gibi azılı terör örgütlerinin üssü haline geldi.
6-Askeri pilotlarımız istifaya zorlanarak nerede ise savaş uçağı uçuracak pilotumuz kalmadı.
7-Bütün stratejik kurumlar satılmakla kalmadı, stratejik noktalardaki araziler de yabancılara satıldı.
8-Türkiye Cumhuriyeti ibaresi resmi kurumların tabelalarından sessizce silinmeye başladı.
9-Milli bayramları kutlamak yasaklandı.
10-Andımız yasaklandı.
11-Güneydoğu da terörist cenazeleri geçerken asker tarafından bir askeri binadan Türk Bayrağı indirildi. Türk Ordusu'na ait tanka PKK tarafından PKK paçavrası asıldı. Asker kışlalara hapsedildi. Silahlı tacizlere karşılık vermesine izin verilmedi. Ordudan istifalar başladı. Ordu personelinin morali çökertildi.
12-Habur rezaletinde devletin yargısı, valisi, bürokratı teröristleri karşılamak için teröristin ayağına gitti. Kurdukları çadır mahkemesine "teröristler incinmesin diye" Türk Bayrağı asmadılar. PKK'lı teröristler hükümet desteği ile Türk Milletine meydan okudu.
13-Nerede ise Muz Cumhuriyeti bile "sözde Ermeni soykırımı yalanını" tanıdı.
14-CiA ajanları ülkeye sokuldu. Çalıştığı yerler "devlet sırrı" denilerek gizlendi.
15-Malatya-Kürecik'e NATO(Amerika) Füze Kalkanı kuruldu.
16-izmir Müslüman ülkelere saldırmak için NATO'ya üs yapıldı.
17-Ülkenin her yerine yabancı askerler yerleştirildi.
18-BOP kapsamında Suriye ile örtülü savaş başlatıldı.
Tertipçilerin kendileri de itiraf etmişti. "Bu mahkemeler olmasa açılım yapamazdık" dediler. Türkçesi; "Güneydoğu'yu PKK'ya teslim edemezdik" diyorlar.
---- alıntı ------
http://www.ilk-kursun.com/haber/168371
---- alıntı ------
Silivri tertibi sonunda neler gerçekleşti:
1-Ege'de 16 adamız Yunanistan tarafından işgal edildi.
2-Kuzey Kıbrıs Türk Devleti karasuları yabancı petrol şirketlerinin güç alanına terk edildi.
3-Güneydoğu Anadolu PKK'ya terk edildi.
4-Bebek katili hücresinde siyasallaştırıldı, "karar verici" kişi haline getirildi.
5-Suriye sınırımız silindi. Güney sınırımıza PKK'nın Suriye yapılanması PYD yerleşti. Güney sınırımız El Kaide, Hamas, Hizbullah, Nusra gibi azılı terör örgütlerinin üssü haline geldi.
6-Askeri pilotlarımız istifaya zorlanarak nerede ise savaş uçağı uçuracak pilotumuz kalmadı.
7-Bütün stratejik kurumlar satılmakla kalmadı, stratejik noktalardaki araziler de yabancılara satıldı.
8-Türkiye Cumhuriyeti ibaresi resmi kurumların tabelalarından sessizce silinmeye başladı.
9-Milli bayramları kutlamak yasaklandı.
10-Andımız yasaklandı.
11-Güneydoğu da terörist cenazeleri geçerken asker tarafından bir askeri binadan Türk Bayrağı indirildi. Türk Ordusu'na ait tanka PKK tarafından PKK paçavrası asıldı. Asker kışlalara hapsedildi. Silahlı tacizlere karşılık vermesine izin verilmedi. Ordudan istifalar başladı. Ordu personelinin morali çökertildi.
12-Habur rezaletinde devletin yargısı, valisi, bürokratı teröristleri karşılamak için teröristin ayağına gitti. Kurdukları çadır mahkemesine "teröristler incinmesin diye" Türk Bayrağı asmadılar. PKK'lı teröristler hükümet desteği ile Türk Milletine meydan okudu.
13-Nerede ise Muz Cumhuriyeti bile "sözde Ermeni soykırımı yalanını" tanıdı.
14-CiA ajanları ülkeye sokuldu. Çalıştığı yerler "devlet sırrı" denilerek gizlendi.
15-Malatya-Kürecik'e NATO(Amerika) Füze Kalkanı kuruldu.
16-izmir Müslüman ülkelere saldırmak için NATO'ya üs yapıldı.
17-Ülkenin her yerine yabancı askerler yerleştirildi.
18-BOP kapsamında Suriye ile örtülü savaş başlatıldı.
Tertipçilerin kendileri de itiraf etmişti. "Bu mahkemeler olmasa açılım yapamazdık" dediler. Türkçesi; "Güneydoğu'yu PKK'ya teslim edemezdik" diyorlar.
---- alıntı ------
http://www.ilk-kursun.com/haber/168371
soner yalçın bugünkü yazısında ergenekon balyoz hakimlerine değinmiş. yeniden yargılamanın neden sonuç vermeyeceğini açıklamış.
yazının başlığı tehlikeli gözlük.
http://www.ilk-kursun.com/haber/168969
yazının başlığı tehlikeli gözlük.
http://www.ilk-kursun.com/haber/168969
--- alıntı ----
Avukatlıktan yargıç ve savcılığa geçenlerin ataması ocak ayı sonunda yapıldı... Şimdi bakınız atananlar daha önce hangi parti görevinde bulunmuş:
- Şemdinli ye atanan Osman Öztürk: Eski Gaziantep - islahiye AKP ilçe başkanlığı...
-istanbul Hâkimliği ne atanan Veysi Pekacar: Daha önce Mardin Midyat AKP ilçe yönetim kurulu üyeliği...
-Van Cumhuriyet Savcılığı na atanan ibrahim Halil Dulkadir: Mersin Mezitli de AKP ilçe başkanlığı.
-istanbul Bakırköy Hâkimliği ne atanan Abdullah Boyalı: Antalya Kemer de AKP ilçe yönetim kurulu üyeliği...
-Konya Akşehir Hâkimliği ne atanan Serdar Atalar: Kahramanmaraş Merkez ilçede AKP yönetim kurulu üyeliği...
-Karaman Cumhuriyet Savcılığı na atanan Bahri Bayazıdoğlu: Ordu da AKP ilçe yönetim kurulu üyeliği..
-Bursa Gemlik Cumhuriyet Savcılığı na atanan Barış Zehir: istanbul Sancaktepe de AKP den belediye meclis üyeliği...
-Ercis Cumhuriyet Savcılığı na atanan Kasım Kılıç: Mersin Tarsus ta AKP den belediye meclis üyeliği...
CHP milletvekili Emine Ülker Tarhan yasaların ruhuna ve yargı meslek etiğine aykırı bu atamaların nasıl yapıldığını Adalet Bakanı Bekir Bozdağ a sordu...
--- alıntı ----
http://gundem.milliyet.co...detay/1832077/default.htm
Avukatlıktan yargıç ve savcılığa geçenlerin ataması ocak ayı sonunda yapıldı... Şimdi bakınız atananlar daha önce hangi parti görevinde bulunmuş:
- Şemdinli ye atanan Osman Öztürk: Eski Gaziantep - islahiye AKP ilçe başkanlığı...
-istanbul Hâkimliği ne atanan Veysi Pekacar: Daha önce Mardin Midyat AKP ilçe yönetim kurulu üyeliği...
-Van Cumhuriyet Savcılığı na atanan ibrahim Halil Dulkadir: Mersin Mezitli de AKP ilçe başkanlığı.
-istanbul Bakırköy Hâkimliği ne atanan Abdullah Boyalı: Antalya Kemer de AKP ilçe yönetim kurulu üyeliği...
-Konya Akşehir Hâkimliği ne atanan Serdar Atalar: Kahramanmaraş Merkez ilçede AKP yönetim kurulu üyeliği...
-Karaman Cumhuriyet Savcılığı na atanan Bahri Bayazıdoğlu: Ordu da AKP ilçe yönetim kurulu üyeliği..
-Bursa Gemlik Cumhuriyet Savcılığı na atanan Barış Zehir: istanbul Sancaktepe de AKP den belediye meclis üyeliği...
-Ercis Cumhuriyet Savcılığı na atanan Kasım Kılıç: Mersin Tarsus ta AKP den belediye meclis üyeliği...
CHP milletvekili Emine Ülker Tarhan yasaların ruhuna ve yargı meslek etiğine aykırı bu atamaların nasıl yapıldığını Adalet Bakanı Bekir Bozdağ a sordu...
--- alıntı ----
http://gundem.milliyet.co...detay/1832077/default.htm
ZiRVE katliamında boğaz kesen, kalp deşen katiller tahliye edildi.
Bir ne idüğü belirsiz gizli şahit ifadesiyle bu katliama eklemlenen şerefli bir Türk generali Hurşit Tolon hâlâ içeride.
Bunu anlamak, bu ağır yükü vicdanlara taşıtabilmek mümkün değil.
http://siyaset.milliyet.c...detay/1853237/default.htm
ne gizli tanıkmışsın beeaaaa!
Bir ne idüğü belirsiz gizli şahit ifadesiyle bu katliama eklemlenen şerefli bir Türk generali Hurşit Tolon hâlâ içeride.
Bunu anlamak, bu ağır yükü vicdanlara taşıtabilmek mümkün değil.
http://siyaset.milliyet.c...detay/1853237/default.htm
ne gizli tanıkmışsın beeaaaa!
--- alıntı ----
Ağrı'da AKP'nin itirazları üzerine oylar 15 kez sayıldı... AKP seçimi kazanamadı. Bunun üzerine oy torbalarından birinin yırtık olması gerekçe gösterilerek seçimin tekrarlanmasına karar verildi... Ankara'da ise 6 bin 240 tutanakta hatalı işlem tespit edildi. Yüzlerce tutanak mühürsüz. Buna rağmen Yüksek Seçim Kurulu şikayetlere kulak tıkadı. Başkanlık mazbatasını Melih Gökçek'e verdi...
--- alıntı ----
http://gundem.milliyet.co...detay/1863592/default.htm
Ağrı'da AKP'nin itirazları üzerine oylar 15 kez sayıldı... AKP seçimi kazanamadı. Bunun üzerine oy torbalarından birinin yırtık olması gerekçe gösterilerek seçimin tekrarlanmasına karar verildi... Ankara'da ise 6 bin 240 tutanakta hatalı işlem tespit edildi. Yüzlerce tutanak mühürsüz. Buna rağmen Yüksek Seçim Kurulu şikayetlere kulak tıkadı. Başkanlık mazbatasını Melih Gökçek'e verdi...
--- alıntı ----
http://gundem.milliyet.co...detay/1863592/default.htm
---- alıntı ----
Adana'da yasa dışı telefon dinleme iddialarıyla ilgili bazı polisler gözaltına alındı, 6'sı tutuklandı. Tutuklama kararını veren nöbetçi Adana 3. Sulh Ceza Mahkemesi hâkimi ibrahim Sağır, Facebook'unda şöyle yazmış: "Seni seviyoruz R.T. Erdoğan. Çünkü seni sevmeyenler bu milleti hiç sevmediği için. Çünkü Siyonist israil ve işbirlikçileri seni sevmediği için. Çünkü tüm dünya mazlumları ve Müslümanlar'ı seni sevdiği için. Çünkü sen bizden, milletinden biri olduğun için. Allah seni korusun ve hep muzaffer eylesin. Bizim için. Amin."
Bu kadar değil. Başka tespitleri de var ibrahim Sağır'ın:
*"Kılıçdaroğlu'nun ya da Bahçeli'nin yerinde olsaydım, bu konuşmayı duyar duymaz partim de dahil her şeyimle, AK Parti'ye değil, bizzat Tayyip Erdoğan'a iltihak ederdim!.."
* "Bugün bir genç yanıma geldi. Bir dilekçe uzattı. Bu ne dedim. ismimi değiştirmek istiyorum dedi. ismine baktım, Fethullah yazıyor. Niçin değiştireceksin, güzel isim dedim. Genç, 'Efendim ben o hainin ismiyle anılmak istemiyorum' dedi. Biraz daldım... Önce üzüldüm... Sonra gencin duyarlılığına hayran kaldım. Yazık ettin be Fethullah..."
* "Arkadaşlar hayırdır inşallah. Dün gece bir rüya gördüm: Yecüciler ve mecüciler millete musallat olmuş. Meğer yecüciler abiler, mecüciler ise ablalarmış... Deccal kimmiş biliyor musunuz? Onu da siz tahmin edin!!!"
* "Evet arkadaşlar, bugünün kazananı yüce Türk milleti. Kaybedeni, israil, Neocon ve içerideki işbirlikçileri..."
***
RIZA SARRAF VE BAKAN ÇOCUKLARINA TAHLiYE KARARI VEREN HAKiM
"Paralel devlete" bir operasyon yapılıyor ve ne tesadüf tutuklama kararını nöbetçi hâkim ibrahim Sağır veriyor. HSYK'yı Adalet Bakanı'na bağladıktan sonra, işte ortaya çıkan tablo. Unutmadan hatırlatayım: Rıza Sarraf ve Zafer Çağlayan ile Muammer Güler'in çocuklarını serbest bırakan hâkim islam Çiçek de, Facebook sayfasında Başbakan Erdoğan için açılan "Allah UZUN ömür versin UZUN adam" sayfasını beğendiğini belirtmişti.
---- alıntı ----
http://www.haberartibir.c...rani-hakimler-h11774.html
şimdi armudun biri çıkar "hakim kişisel görüşünü açıklamış ne var bunda der"
akp'nin lehine oldukça yargı bağımsızlığı sikilmiş ne var bunda!
Adana'da yasa dışı telefon dinleme iddialarıyla ilgili bazı polisler gözaltına alındı, 6'sı tutuklandı. Tutuklama kararını veren nöbetçi Adana 3. Sulh Ceza Mahkemesi hâkimi ibrahim Sağır, Facebook'unda şöyle yazmış: "Seni seviyoruz R.T. Erdoğan. Çünkü seni sevmeyenler bu milleti hiç sevmediği için. Çünkü Siyonist israil ve işbirlikçileri seni sevmediği için. Çünkü tüm dünya mazlumları ve Müslümanlar'ı seni sevdiği için. Çünkü sen bizden, milletinden biri olduğun için. Allah seni korusun ve hep muzaffer eylesin. Bizim için. Amin."
Bu kadar değil. Başka tespitleri de var ibrahim Sağır'ın:
*"Kılıçdaroğlu'nun ya da Bahçeli'nin yerinde olsaydım, bu konuşmayı duyar duymaz partim de dahil her şeyimle, AK Parti'ye değil, bizzat Tayyip Erdoğan'a iltihak ederdim!.."
* "Bugün bir genç yanıma geldi. Bir dilekçe uzattı. Bu ne dedim. ismimi değiştirmek istiyorum dedi. ismine baktım, Fethullah yazıyor. Niçin değiştireceksin, güzel isim dedim. Genç, 'Efendim ben o hainin ismiyle anılmak istemiyorum' dedi. Biraz daldım... Önce üzüldüm... Sonra gencin duyarlılığına hayran kaldım. Yazık ettin be Fethullah..."
* "Arkadaşlar hayırdır inşallah. Dün gece bir rüya gördüm: Yecüciler ve mecüciler millete musallat olmuş. Meğer yecüciler abiler, mecüciler ise ablalarmış... Deccal kimmiş biliyor musunuz? Onu da siz tahmin edin!!!"
* "Evet arkadaşlar, bugünün kazananı yüce Türk milleti. Kaybedeni, israil, Neocon ve içerideki işbirlikçileri..."
***
RIZA SARRAF VE BAKAN ÇOCUKLARINA TAHLiYE KARARI VEREN HAKiM
"Paralel devlete" bir operasyon yapılıyor ve ne tesadüf tutuklama kararını nöbetçi hâkim ibrahim Sağır veriyor. HSYK'yı Adalet Bakanı'na bağladıktan sonra, işte ortaya çıkan tablo. Unutmadan hatırlatayım: Rıza Sarraf ve Zafer Çağlayan ile Muammer Güler'in çocuklarını serbest bırakan hâkim islam Çiçek de, Facebook sayfasında Başbakan Erdoğan için açılan "Allah UZUN ömür versin UZUN adam" sayfasını beğendiğini belirtmişti.
---- alıntı ----
http://www.haberartibir.c...rani-hakimler-h11774.html
şimdi armudun biri çıkar "hakim kişisel görüşünü açıklamış ne var bunda der"
akp'nin lehine oldukça yargı bağımsızlığı sikilmiş ne var bunda!
Gündemdeki Haberler