bugün
- dinci ahlaksızlığı20
- yunan aşığı tip13
- yunan adalarına gitmek20
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak12
- kışın duş alırken üşümemek için öneriler14
- evlenmeyip zina mı yapalım4
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak10
- kaliteli entryler girip eksi oy almak6
- fon vurgunu sonrası akepeye desteği sürdürmek7
- rujlu erkekle öpüşmek14
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- günün recep tayyip erdoğan repliği8
- mevlana celaleddin rumi'nin yunan olması2
- gurbette yaşayıp milliyetçilik yapan insan4
- evlenilecek erkek bulmanın gittikçe zorlaşması17
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması8
- my name is buck2
- 3 ayda bir duş almak5
- centaur sırtına binip topraklar fethetmek2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- evinden çıkarılıp sokakta öldürülmek2
- çok düşünmek neyin belirtisidir5
- gri havaların sevgilisi şarkılar2
- bu saatte hala uluyamama sebebi5
- miss universe türkiye 20262
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi2
- tek adamın hiçbir şeyden haberi olmaması3
- 1 ekim 2026 benzin zammı7
- beyazlar içinde görmek istediğiniz yazar2
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- fiziği güzel sözlük kızları47
- para için karısını tiktok ta oynatan erkek3
- ölüyorum lan ölüyorum6
- yazarların sabah kahvaltısı6
- recep tayyip erdoğan27
- sözlük kızı için kavga eden 2 kaslı sözlük erkeği13
- from gold from dust13
- nervio23
- en lezzetli balık3
- samara morgan önünüze çıksa yapacaklarınız5
- vişneçürüğü tanga giyen sözlük erkeği13
- yıkanıp yatmak2
- anın görüntüsü20
- sözlüğün götü en güzel yazarı12
- evlenecek 35 40 yaşlarında kadın aramak2
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı14
- çin'e demokrasi gelsin10
- sarışın kadın vs esmer kadın2
- fatma betül sayan kaya59
orjinali: "Devlet tarafından "pezevenk olmadığı onanan" ilk subaylar olmanın mutluluğu içindeyiz" şeklindeki ifade.
Üsteğmen Deniz Mehmet Irak.
askeri casusluk ve şantaj davası'nın da nasıl bir sahte dava olduğunu anlatan yazı aşağıda.
----- alıntı -----
Muvazzaf ve emekli askerler ile TÜBiTAK görevlilerinin yargılandığı Askeri Casusluk ve Şantaj davasının sanıklarından olan Üsteğmen Deniz Mehmet Irak, bir mektup yazarak davanın çelişkilerini kaleme aldı. Bir tiyatro gibi olayları canlandıran Tegmen Irak ın mektubu şöyle:
Astsubay arkadaşlardan biri geldi odama. Dedim Hayırdır?
Savcı geldi. dedi.
Niye? dedim...
Dedi ki, Fuhuşa aracılık etmişsiniz.
Bildiğin pezevenk dedi yani...
Hadi oradan, evli barklı adamım ben, ne diyorsun? dedim.
Ben değil, savcı diyor. dedi.
Ardına Savcı Bey geldi. Arama yapacakmış. Belli Cumhuriyetin Savcısı. Ben demiyorum, özel yetkili savcı diyor, ben sadece arama yapmaya geldim. dedi.
Özel yetkili dediğinde anladım. Özel muamele sırası bana gelmişti yani. Şimdi oldu, anladım dedim.
Sonra bir iki güne kalmadan tutuklandık. Mahkeme filan.
Bu arada, bir de terfi ettim(!). Önce sadece pezoydum, sonra hem şantajcı hem de casus oldum. Üçü bir arada yani...
Neyse, çıktık mahkemeye. Özel yetkiliye...
Dedim, Ben pezoymuşum... iyi de kadınlar nerede? Kadınsız pezo olunmaz.
Dediler Kadınlar yok. Yani var da, yok.
O ne demek? dedim.
Kadınlar CD lerin içinde, burada isimleri yazıyor.dediler.
Getirin o zaman soralım neymiş bu olay? dedim.
Neyi getirelim, dijital işte dediler. Bildiğin dijital kadın!
Haliyle kadınlar dijital olunca, ben de dijital pezo oldum.
SiZ BU ABLAYI SATIYORMUŞSUNUZ
Sonra bir müşteki abla buldular. Siz bu ablayı satıyormuşsunuz, yani aslında satmıyormuşsunuz da burada öyle yazıyor dediler. iyi de, yazı bana mı ait? dedim.
Yok, sana ait değil dediler. Dediler dediğime bakmayın. Kapı gibi rapor var. Hem de dijital değil. Bildiğin kâğıt.
Derken sattığımızı iddia ettikleri abla mahkemeye Bekâret Raporu sundu. O konuştu, ben ağladım. içim kan ağladı. Kör olsam, sağır olsam; görmesem, duymasam bunları dedim.
Ablam elli iki yaşında, özelini herkesle paylaşmak zorunda kaldı. Mahpusta o zamanakadar yattığım on beş ayda ilk defa boynumu büktüm ben de. Önünde eğilmek için. O konuştu, ben eğildim.
Özünde dijital olmayan tek kadın da bakire çıktı. Ama biz çıkamadık. Hala Hasdal da mesaiye devam.
Sonra bir de şantaj mevzunu çıkardılar. TSK nın üst düzey komutanlarına şantaj yaparak, TSK nın komuta kademesini şekillendiriyorsunuz dediler. Onlar da sizden müşteki oldular dediler.
iyi, gelsinler bakalım dedim.
Adamlar bir bir geldi: Biri astsubay, öteki devlet memuru, beriki onun kız arkadaşı. Bir iki tane de emekli Albay... TSK nın üst düzey kademesiydi, eminsiniz değil mi? dedim.
Cevap?
Cevap yok.
ŞiKAYETÇiYi GÖRSEN SANIK SANIRSIN
Ardından gelenlere sorduk. Size şantaj yapıldı mı? diye...
Bir Allah ın kulu da yapıldı desin be kardeşim. Hepsi Yok dediler.
Hatta baktık ki, bir kısmı bizi savunmaya başladı. Görsen sanık sanırsın. Sözde şikâyetçiler sanki sanıklarmış gibi bizi savundular. Orada durdum, içimden teşekkür ettim ama savunma bizim işimizdi...
Sonuç? Bu aşamada sanıkların dijital pezo ve dijital şantajcı olduklarının anlaşıldığına...
BiR DE CASUS OLDUK
Sonuç dedim diye bitti sanmayın. Bir de casus olduk. Casussun dediler. Devletin Çok Gizli belgelerini çalmışsın dediler.
Neymiş onlar? Getirin bakayım. dedim. Getirdiler...
McAfee anti virüs programı,
ilk yardım ders notları,
Anadolu Türk Denizciliği ni anlatan ders notları,
Liderlik ve sağlık ders kitabı,
Gemilerde kullanılan halatlarla ilgili bilgiler, hani şu şehir hatları vapurlarında da kullanılan halatlar,
Aden Körfezine ait Google Earth fotoğrafları,
Deniz Harp Hukuku notları, bildiğiniz hukuk yani,
Sivil denizcilerin de kullandığı denizcilik terminolojisi,
Atatürkçülük ders notları filan.
Hadi canım demeyin. Açın ek klasörlere bakın.
Peki, bunları satmış mıyız? dedim. Yok, satmamışsınız ama... dediler...
Ama? Dijitaller işte...
Dijital casus yani...
Bu arada bu dijitalleri içeren raporu da Genelkurmay verdi ha!!!
Nihayetinde tüm sanıkların dijital pezevenk, dijital şantajcı ve dijital casus olduklarının anlaşıldığına karar verilecekti ki...
Yargıtay imdadımıza yetişti.
Şu müthiş daire... 9 uncu...
Meğer ne pezo, ne casus ne de şantajcıymışız. Yüce Yargıtay sağ olsun!
Devlet tarafından pezevenk olmadığı onanan ilk subaylar olmanın mutluluğu içindeyiz. Yalnız ufak bir sorun var, askeri belge bulundurmak ve örgüt üyesi olmak suçlarından ordudan atılıyoruz...
Atılalım...
Mustafa Kemal in askeriyiz biz...
Üniformamı aldınız da, gönlümüzdeki vatan ve millet sevgisini nasıl alacaksınız!
Şu andan itibaren bizim için hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. Bu satıh bütün vatandır. Cepheler değişir, mücadele alanları değişir, ülküsü değişmez!
Üniforma bizim gönlümüzdedir.
Ey başbakan, ey Genelkurmay, ey adalet...
Üzerimize atılan adi iftiralara kayıtsız kaldınız ya...
Hakkım omuzlarınızda, ardımdan dökülen her damla gözyaşı üzerinizdedir.
Ey Türkiye nin sivil ordusu... Mustafa Kemal in askerleri...
Yeni tayin yerim yanınızdır...
Hoş bulduk...
Yaşasın tam bağımsız Türkiye!!!
Üsteğmen Deniz Mehmet Irak
----- alıntı -----
http://www.odatv.com/n.ph...nlatilabilirdi-1212131200
Üsteğmen Deniz Mehmet Irak.
askeri casusluk ve şantaj davası'nın da nasıl bir sahte dava olduğunu anlatan yazı aşağıda.
----- alıntı -----
Muvazzaf ve emekli askerler ile TÜBiTAK görevlilerinin yargılandığı Askeri Casusluk ve Şantaj davasının sanıklarından olan Üsteğmen Deniz Mehmet Irak, bir mektup yazarak davanın çelişkilerini kaleme aldı. Bir tiyatro gibi olayları canlandıran Tegmen Irak ın mektubu şöyle:
Astsubay arkadaşlardan biri geldi odama. Dedim Hayırdır?
Savcı geldi. dedi.
Niye? dedim...
Dedi ki, Fuhuşa aracılık etmişsiniz.
Bildiğin pezevenk dedi yani...
Hadi oradan, evli barklı adamım ben, ne diyorsun? dedim.
Ben değil, savcı diyor. dedi.
Ardına Savcı Bey geldi. Arama yapacakmış. Belli Cumhuriyetin Savcısı. Ben demiyorum, özel yetkili savcı diyor, ben sadece arama yapmaya geldim. dedi.
Özel yetkili dediğinde anladım. Özel muamele sırası bana gelmişti yani. Şimdi oldu, anladım dedim.
Sonra bir iki güne kalmadan tutuklandık. Mahkeme filan.
Bu arada, bir de terfi ettim(!). Önce sadece pezoydum, sonra hem şantajcı hem de casus oldum. Üçü bir arada yani...
Neyse, çıktık mahkemeye. Özel yetkiliye...
Dedim, Ben pezoymuşum... iyi de kadınlar nerede? Kadınsız pezo olunmaz.
Dediler Kadınlar yok. Yani var da, yok.
O ne demek? dedim.
Kadınlar CD lerin içinde, burada isimleri yazıyor.dediler.
Getirin o zaman soralım neymiş bu olay? dedim.
Neyi getirelim, dijital işte dediler. Bildiğin dijital kadın!
Haliyle kadınlar dijital olunca, ben de dijital pezo oldum.
SiZ BU ABLAYI SATIYORMUŞSUNUZ
Sonra bir müşteki abla buldular. Siz bu ablayı satıyormuşsunuz, yani aslında satmıyormuşsunuz da burada öyle yazıyor dediler. iyi de, yazı bana mı ait? dedim.
Yok, sana ait değil dediler. Dediler dediğime bakmayın. Kapı gibi rapor var. Hem de dijital değil. Bildiğin kâğıt.
Derken sattığımızı iddia ettikleri abla mahkemeye Bekâret Raporu sundu. O konuştu, ben ağladım. içim kan ağladı. Kör olsam, sağır olsam; görmesem, duymasam bunları dedim.
Ablam elli iki yaşında, özelini herkesle paylaşmak zorunda kaldı. Mahpusta o zamanakadar yattığım on beş ayda ilk defa boynumu büktüm ben de. Önünde eğilmek için. O konuştu, ben eğildim.
Özünde dijital olmayan tek kadın da bakire çıktı. Ama biz çıkamadık. Hala Hasdal da mesaiye devam.
Sonra bir de şantaj mevzunu çıkardılar. TSK nın üst düzey komutanlarına şantaj yaparak, TSK nın komuta kademesini şekillendiriyorsunuz dediler. Onlar da sizden müşteki oldular dediler.
iyi, gelsinler bakalım dedim.
Adamlar bir bir geldi: Biri astsubay, öteki devlet memuru, beriki onun kız arkadaşı. Bir iki tane de emekli Albay... TSK nın üst düzey kademesiydi, eminsiniz değil mi? dedim.
Cevap?
Cevap yok.
ŞiKAYETÇiYi GÖRSEN SANIK SANIRSIN
Ardından gelenlere sorduk. Size şantaj yapıldı mı? diye...
Bir Allah ın kulu da yapıldı desin be kardeşim. Hepsi Yok dediler.
Hatta baktık ki, bir kısmı bizi savunmaya başladı. Görsen sanık sanırsın. Sözde şikâyetçiler sanki sanıklarmış gibi bizi savundular. Orada durdum, içimden teşekkür ettim ama savunma bizim işimizdi...
Sonuç? Bu aşamada sanıkların dijital pezo ve dijital şantajcı olduklarının anlaşıldığına...
BiR DE CASUS OLDUK
Sonuç dedim diye bitti sanmayın. Bir de casus olduk. Casussun dediler. Devletin Çok Gizli belgelerini çalmışsın dediler.
Neymiş onlar? Getirin bakayım. dedim. Getirdiler...
McAfee anti virüs programı,
ilk yardım ders notları,
Anadolu Türk Denizciliği ni anlatan ders notları,
Liderlik ve sağlık ders kitabı,
Gemilerde kullanılan halatlarla ilgili bilgiler, hani şu şehir hatları vapurlarında da kullanılan halatlar,
Aden Körfezine ait Google Earth fotoğrafları,
Deniz Harp Hukuku notları, bildiğiniz hukuk yani,
Sivil denizcilerin de kullandığı denizcilik terminolojisi,
Atatürkçülük ders notları filan.
Hadi canım demeyin. Açın ek klasörlere bakın.
Peki, bunları satmış mıyız? dedim. Yok, satmamışsınız ama... dediler...
Ama? Dijitaller işte...
Dijital casus yani...
Bu arada bu dijitalleri içeren raporu da Genelkurmay verdi ha!!!
Nihayetinde tüm sanıkların dijital pezevenk, dijital şantajcı ve dijital casus olduklarının anlaşıldığına karar verilecekti ki...
Yargıtay imdadımıza yetişti.
Şu müthiş daire... 9 uncu...
Meğer ne pezo, ne casus ne de şantajcıymışız. Yüce Yargıtay sağ olsun!
Devlet tarafından pezevenk olmadığı onanan ilk subaylar olmanın mutluluğu içindeyiz. Yalnız ufak bir sorun var, askeri belge bulundurmak ve örgüt üyesi olmak suçlarından ordudan atılıyoruz...
Atılalım...
Mustafa Kemal in askeriyiz biz...
Üniformamı aldınız da, gönlümüzdeki vatan ve millet sevgisini nasıl alacaksınız!
Şu andan itibaren bizim için hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. Bu satıh bütün vatandır. Cepheler değişir, mücadele alanları değişir, ülküsü değişmez!
Üniforma bizim gönlümüzdedir.
Ey başbakan, ey Genelkurmay, ey adalet...
Üzerimize atılan adi iftiralara kayıtsız kaldınız ya...
Hakkım omuzlarınızda, ardımdan dökülen her damla gözyaşı üzerinizdedir.
Ey Türkiye nin sivil ordusu... Mustafa Kemal in askerleri...
Yeni tayin yerim yanınızdır...
Hoş bulduk...
Yaşasın tam bağımsız Türkiye!!!
Üsteğmen Deniz Mehmet Irak
----- alıntı -----
http://www.odatv.com/n.ph...nlatilabilirdi-1212131200
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar