bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    türkçe'ye aç gözünü şeklinde çevrilen, senaristliğini ve yönetmenliğini Alejandro Amenabar'ın yaptığı 1997 yapımı müthiş başarılı film.
    2003'te aynı senaryoyu, yönetmen Cameron Crowe da tom cruise'u başrol oyuncusu yapıp, vanilla sky adı altında izleyiciye sunmuştur. tabi ki amenabar'ın eline su dökememiştir.
    5 -1 ... cikarinbeniburdan
  2. 2.
    alejandro amenabar'ın tesis ile birlikte en başarılı filmidir. ispanyol yönetmenin ustalığını ortaya koyduğu filmdir de denilebilir.

    hollywood da bu güzel senaryoyu kaçırmamış tekrar çevrimini * yapmıştır elbet, ancak sonuç hüsrandır tabi.
    3 ... insomniac
  3. 3.
    amenabar insanının henüz çeyrek asırlıkken yazıp yönettiği filmdir, ki sonradan vanilla sky versiyonu çekilmiştir ki amenabar'ınki kadar başarılı değildir...

    "nedir gerçek, hangisi gerçek, what is matrix ulan" minvalinde geçer ama matrix'ten çok daha önce kaydedilmiştir...

    a'dan z'ye sürükler insanı, hele gökdelenden atlama sahnesi delidir, sürükler dedim ya, gökdelenden aşağı atlayan sizsinizdir sanki, o derece, ki çekilmiş daha doğru bir tabirle gördüklerim arasında, en iyi atlama sahnesidir...

    ve son 10 dakikası alıp götürür izleyeni...
    izleyin...alıp sizi de götürsün...
    aman be amenabar naptın sen?...daha çok duyacağız bu adamın ismini....
    diğerleri için: (bkz: the others) (bkz: the sea inside)

    "tik tak tik tak,,, aç gözlerini...."
    4 ... nickless cage
  4. 4.
    bu akşam line tv'de verilmiş ilginç ve etkileyici bir film. yönetmenin diğer bir filmi için (bkz: içimdeki deniz)
    1 ... stalker
  5. 5.
    süper ötesi bir filmdir. senaryo ve işleyişi de bunla orantılı olarak harikadır.. izlenilmesi tavsiye edilir ayrıca vanilla sky'dan da güzeldir.
    2 ... anise
  6. 6.
    the mars volta nin l via l viaquez sarkisinda gecen soz.

    l via
    durmiendo en paz
    abre los ojos
    todo cambiara
    ... bilmem
  7. 7.
    usta yönetmen alejandro amenabar'ın 25 yaşında çektiği filmimdir. filmde Penélope Cruz*, Eduardo Noriega*, Fele Martínez* ve Najwa Nimri* rol almaktadır. 1997 yılında yapılan filmin imdb puanı ise 7.8'dir.

    (bkz: http://www.imdb.com/title/tt0125659/)

    Konusu:
    Bir hapishanenin karanlık bir hücresinde psikiyatrik tedavi gören 25 yaşındaki Cesar doktora oraya nasıl düştüğünü anlatmaktadır. Oysa Cesar iyi bir geleceği olan, iyi görünümlü bir gençtir. Kaderi o güne kadar yüzüne hep gülmüştür. Bir gece en yakın arkadaşı, Paleyo , Sofia adındaki kız arkadaşıyla tanıştırır onu. Cesar, Sofia'yı görür görmez ona aşık olur ve arkadaşının elinden almakta da bir sakınca görmez. Fakat Cesar'ın peşinde Nuria adında bir kadın da vardır. Cesar bir gün onun eve gitme teklifini kabul eder. Ne var ki Nuria, Cesar'ın Sofia'yla olan ilişkisini öğrenmiştir; arabayı deli gibi uçuruma sürer ve kazada ölür. Cesar ise yüzündeki asla iyileşmeyecek yaralar ve mahvolmuş bir hayatla başbaşa kalır. Tüm doktor müdahaleleri de Cesar'ın yüzünün düzelmesini sağlayamaz...

    - 'abre los ojos..abre los ojos... abre los ojos..'

    filmin senaryosu harikadır. özellikle konu ilerledikçe, hayal ve gerçeği birbirinden ayırmakta zorlanabilirsiniz. Penélope Cruz'un oyunculuğu görülmeye değer. alejandro amenabar'ın diğer kaliteli filmleride tavsiye edilir.

    (bkz: Tesis)
    (bkz: the others)
    (bkz: Mar Adentro)
    ... tutunamayanlar
  8. 8.
    mar adentro'yla daha da tanınan ispanyol yönetmen alejandro amenabar'ın yetenekliliğini gözümüze sokan başarılı film. filmin ilk yarım saatinde cesar'ın sofia'ya abayı yaktığını görüyoruz. sofia'nın cesar'la tanışmasına vesile olan ise cesar'ın yakın dostu paleyo! tabi durum bu kadarla da bitmiyor. nuria'da cesar'a kafayı tam manasıyla takmış. hatta bir kovalamaca şeklinde. filmin başlangıcı itibariyle kafayı taktığımız sorulardan en mühimleri senin için mutluluk nedir? ve tanrıya inanır mısın? mutluluk, nuria için bir an dahi olsa cesar'ın yanında olabilmesinde yatıyor. cesar, çok uzaklarda olsa dahi durum değişmiyor. bir de tanrıya inanır mısın sorusunun akabinde kendisinden çok cesar'a zarar verme isteğini anlamlandırabiliyoruz. kazayla birlikte yansıtılan olumsuz halet-i ruhiyeler biraz da dış görünüş takıntısına, insanın yaşarken değerini bilmediği olguların bir anda ne kadar önemli oluverdiğine dikkati çekiyor. filmin yarım saati ile bir saati arası bu şekilde psikolojik çıkarımlarla etkilyici bir tarzda devam edip gidiyor.
    şu malum lambanın altındaki yerde yatışla beraber film kollara ayrılıyor rüya ve benlik ritüeli ile gerçekler arsında mekik dokunuyor. bu sahneden itibaren bir nevi kurgu/ kurmaca filmi alıp götürüyor. gerçek ve rüya yaşamak istenileni sorguluyor adeta.
    film de en beğendiğim sahne şu kusur bulma sahnesi. var ya çizimler yapılıyor karşılıklı. kusurlara subjektif yaklaşılmaması öneriliyor subjektifliğin içerisinde. her ne kadar şu cesar'ın etkilenme sahnesi hayat kokan fotoğraf kareleriyle desteklenmiş olsa dahi biraz zorlama sanki.
    hayli ciddi bir film. hatta üzerinde önemle durarak 2. kere izlenmeyi hak ediyor.hollywood'un boş durmayıp el atması da senaryosunun farklılığından kaynaklanıyor. lakin ilkler her zaman ilktir, bunu hissediyoruz filmde!
    10 üzerinden 8!
    3 ... bachelorette
  9. 9.
    penelope cruz a ilk goya sını kazandıran film.
    ... thebalkanboy
  10. 10.
    aşmış amenabar filmi.
    -1 ... thebalkanboy