bugün
- izmirde bok kokusunun kaybolması6
- fusya şemsiyeli ve hipopotam9
- nervioya talip olmak5
- kayseri ceosu olan yazarlar4
- mehdi'nin namaz kılmayıp sürekli dolaşması4
- kız sanılan yazarlar11
- hilafetin türklere faydası18
- çerkezköy kapıkule tren hattı4
- öleceğin günü bilmek3
- iki elin doluyken burnun kaşınması3
- istanbul'un başına geçseniz ne yaparsınız8
- arkadaşlar ben geri gelsem ayıp olur mu4
- istanbul da cirit atmak4
- kibarhergele14
- var olmak için popüler yazarlara sataşma taktiği3
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı3
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz29
- gocu8
- george washington7
- evde tekken yan odadan gelen khkaha ve ağlama sesi9
- elektrik süpürgesinin kafasının güzel olması2
- sorusormayin7
- sözlüğün kırbacı10
- kütüphanelerde risale'i nurlar olmalı4
- süpermarket dolabının arkasında 10 yıl ölü kalmak8
- rahmi koç2
- masum sözlük kızları3
- fenerbahçe adası4
- ucan tekme atan hipopotam45
- hangi yazarla çift olursunuz28
- pavyonları dönüştürmek5
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı12
- alman mezarlığı2
- pforzheim2
- laptop a notebook ya da dizustu demek2
- cehennemde sigara içme yasağı5
- cuma namazına gitmeyen yazarlar silinsin8
- sohbet eder gibi entry yazan yazar5
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- ismet gurbuz bey bey3
- kuz3
- unutulmayan anılar2
- yazarların sağlık sorunları7
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi18
- bir sözlük hanımı dmye nasıl davet edilir4
- yogartiksen11
- lahana sarma turşusu3
- total war3
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
Stanley Kubrick'in başyapıtıdır şarap gibi bir filmdir yıllar geçtikçe daha da güzelleşir.
kitabına bağlı kalan filmlerden, anthony burgess eseri.
yine de öncelikle kitabının okunması gerektiğini düşünürüm. artık aziz üstel'in çeviri konusundaki yeteneğinden mi kaynaklanıyor bilemiyorum ama, kitaptaki alex'in anlatımı çok daha büyüleyicidir.
yine de öncelikle kitabının okunması gerektiğini düşünürüm. artık aziz üstel'in çeviri konusundaki yeteneğinden mi kaynaklanıyor bilemiyorum ama, kitaptaki alex'in anlatımı çok daha büyüleyicidir.
her bireyin mutlaka izlemesi gereken başyapıt.
ps: ingilizcenize güvenerek altyazısız izleme gafletine düşmeyin.
ps: ingilizcenize güvenerek altyazısız izleme gafletine düşmeyin.
hayatımda okuduğum en güzel roman.
Filmi de romanı kadar güzeldir hatta aynısıdır...
Filmi de romanı kadar güzeldir hatta aynısıdır...
psikolojik ve sosyolojik yönden dikkate alınması gereken baş yapıt.
kalitesi üzerine konuşmaya gerek bırakmayan kubrick filmi.
edit: ayrıca umut sarıkaya nın bir karikatüründe arka planda "otomatik narenciye" diye geçmektedir. yardırmıştır. *
edit: ayrıca umut sarıkaya nın bir karikatüründe arka planda "otomatik narenciye" diye geçmektedir. yardırmıştır. *
Anthony Burgess'in aynı adlı romanından uyarlanan 1971 yapımı Stanley Kubrick filmi. 70lerin sonunda ülkemiz de dahil birçok ülkede pornografik öğeler taşıdığı gerekçesi ile yasaklanan film. Bir başyapıt olan film Kubrick'in ustalığını gözler önüne seriyor. Kötülerin topluma kazandırılma sürecini işleyen film güncelliğini hala korur.
Kubrick yine yapmış diyeceksin!
belki de dünyanın en komik sex sahnesi olan film.
anaşizmin sinemadaki kıvılcımlarının en etkin örneği.
güzel miydi film? evet güzeldi. Ancak kafama takılan o ki sigmund freud'un psikanalizi ile beethoven'ın dokuzuncu senfonisini sentezlemeleri bir bakıma hoş ve çarpıcı bir o kadar da ters geldi bana. Zira dokuzuncu senfoninin o çocuğu hayata geri döndürmesi, tedavi etmesi gerekirdi ancak tam tersi olmuş. Çocuk duyunca kaçıyor anasını satıyim...
not: kız arkadaşınızla izlemeyin, kendinizi berbat etmeyin.
güzel miydi film? evet güzeldi. Ancak kafama takılan o ki sigmund freud'un psikanalizi ile beethoven'ın dokuzuncu senfonisini sentezlemeleri bir bakıma hoş ve çarpıcı bir o kadar da ters geldi bana. Zira dokuzuncu senfoninin o çocuğu hayata geri döndürmesi, tedavi etmesi gerekirdi ancak tam tersi olmuş. Çocuk duyunca kaçıyor anasını satıyim...
not: kız arkadaşınızla izlemeyin, kendinizi berbat etmeyin.
başroldeki adam kadar itici bir adam daha görmedim henüz.
totalitarizmin müthiş eleştirisi. devletin, "bir insanın seçim yapamadığı taktirde insanlıktan çıkacağını" belirtip kurnaz bir ironi sergilemesi, vermek istenilen mesajı açıkça ortaya koyuyor.
beethoven'ın 9. senfonisine artık farklı bir gözle baktığım film olmuştur. film esnasında bazı kelimeleri anlamakta güçlük çekiyorsunuz. '' ne diyor lan bu?'' diyorsunuz ama pek de sırıtmıyor bilmeseniz de. film robotlaştırılmaya çalışılan bir insanın vicdanının yok edilmesinin ahlaki yönünü ve insanı değiştirmenin hayatında yaratacağı psikolojik etkileri sorgular. nasıl bir cümle kurdum bilmiyorum ama onun gibi bir şey işte. adamı şiddet ve seks eğilimini körelterek tek tip bir insan yaratıyorlar lakin patlamasın raddesine gelince de adam yani alex, iyileştiğini düşünür. ben bunu eski haline döndüğü şeklinde aldım. neyse bir daha izlenirse içinde saklı olan düşünceler çekip çıkarılabilir.
ailesinin alex'in odasını joe'ya vermesi kapitalizmin bir örneğidir. dikkatle izlendiğinde baba, sürekli parasal yönden konuşur.
ailesinin alex'in odasını joe'ya vermesi kapitalizmin bir örneğidir. dikkatle izlendiğinde baba, sürekli parasal yönden konuşur.
"Tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna bir baskı yöntemi uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum..."
her sahnede ders aldıran bir filmmiş bu efem.aslında sanattan anladığını söyleyip,milleti inandıran bir adamın çektiği saçma bi filmden başka birşey değildir.uluorta bi yerde köbrik(kubrick) diyin bakalım herkes atlar aman efenim otomatik portakal çok güzel film vs vs diye;ne anladın diye sorsak şu sahne çok güzeldi tecavüz şiddet alex vs vs derler.onu demiyorum sen ne anladın filmden desen;efenim 20. yüzyıldan sonra insanlığın değiştiği toplumun güdülerine göre hareket ettiği vs vs derler.film bi halta benzemiyo izlemeyin.çok güzel film diyene de gülün geçin.kubrick bile izlerken gülmüyosa bu millet mal valla sanat manat diye iyi s.ktim bunları demiyosa bende adam değilim.
her yönetmen özentisi sinema öğrencisinin övgüler düzerek kendini kanıtlamaya çalıştığı filmlerin başında gelir.
bir diğeri:
(bkz: full metal jacket)
ikisini de stanley kubrick'in yönetmiş olması şaşırtır mı? sizi bilmem ama beni şaşırtmaz.
bir diğeri:
(bkz: full metal jacket)
ikisini de stanley kubrick'in yönetmiş olması şaşırtır mı? sizi bilmem ama beni şaşırtmaz.
durağan akışının yanında her sahnede hayat dersleri veren kubrick filmi.
izlerken biraz sıkan ama icinde cok sey anlatilan film.aslinda kitabi vardir sonradan filmi cekilmistir.kitabina tam uygundur sadece alexin yasi tutmamaktadir.izlediginizde siddetin nedenleri ailevi sorunlari siyasal olaylar aslinda cok sey anlatiliyor.71 de cekilmesine ragmen gunumuze hala uyuyor.izleyin izlettirin
Anthony Burgess'in romanı.
iyi ve kötünün ayırt edilemez hale geldiği bir toplumda, gençlerden oluşan bir çetenin insanlara uyguladıkları şiddeti ve Alex üzerinden insan doğası ve toplumsal değerlerin çatışmasını konu eder.
Kötüye ihityaçımızın her zaman kaçınılmaz bir gerçek olduğunu ve uysallaşmış bir hayvan gibi insanın da uysallaşabilme olasıklarının üzerinde durur. fakat buna mukabil insanı otomatik bir portakala dönüştüren bu teori yaradılış esasına aykırı düşer flan filan...
iyi ve kötünün ayırt edilemez hale geldiği bir toplumda, gençlerden oluşan bir çetenin insanlara uyguladıkları şiddeti ve Alex üzerinden insan doğası ve toplumsal değerlerin çatışmasını konu eder.
Kötüye ihityaçımızın her zaman kaçınılmaz bir gerçek olduğunu ve uysallaşmış bir hayvan gibi insanın da uysallaşabilme olasıklarının üzerinde durur. fakat buna mukabil insanı otomatik bir portakala dönüştüren bu teori yaradılış esasına aykırı düşer flan filan...
daha önce bu film hakkında yazdığım aşırı yüzeysel entry'e baktım ve bir an kendimden utandım. ne yani sadece bende bu filmin müzikleri mi etki yapmış? be adam filmi izlerken esas karakterin serseri olmasına karşın sürekli olarak süt içmesi, beethoven dinlemesi hatta beethoven'e aşırı hayran olması, saat koleksiyonu yapması sana hiç mi sıradan gelmedi yoksa sen hayatında chopin dinleyen, beethoven'a hayranlık duyan serserilerle mi takılıyorsun. aslında kızgınlığımda bir anlamda yersiz neden derseniz insan her izlediğinde başka yönü kendini gösteriyor. görünüşe göre bu film bana daha çok entry girdirir.
eski entrymi merak edenlere gelsin: (#7709809)
eski entrymi merak edenlere gelsin: (#7709809)
anarşi bu filmdir.
deontoloji dersi ödevim olan muhteşem bir 1972 ingiltere yapımı olan filmdir. gerçekten onu etik olarak değerlendirmek çok zordur. adamların ne dediği anlaşılmıyor amk.
filminden önce kitabını okumuşluğum vardır. filmini de izlemedim zaten.
ama kitap son derece kafa karıştırıcı. herşeyden önce sonunda hak yerini buldu mu bulmadı mı sorunsalı aldı beni.
lan adamın karısına tecavüz etti bu piç ama!
tamam ona yapılanlar da kötü!
bi daha okuycam!
ama kitap son derece kafa karıştırıcı. herşeyden önce sonunda hak yerini buldu mu bulmadı mı sorunsalı aldı beni.
lan adamın karısına tecavüz etti bu piç ama!
tamam ona yapılanlar da kötü!
bi daha okuycam!
ingiltere de neden yasaklandığını bir türlü anlayamadığım filmdir. filmin insana yaşattığı bunalım duygusu gerçekten taktire şayan çünkü son yıllarda hatta son yıllarıda geçtim son 20 yıldır çıkan hiç bir film bu filmin yaşattıklarını yaşatamaz acısak mı küfretsek mi arasında kalıyorsunuz, aynı yönetmenin 2001: A Space Odyssey filminden sonra izlediğin en iyi ikinci filmi diyebilirim.
heleki Kubrick ustanın film için geliştirdiği sözcük darcığı ve future insanlığı gerçekten başarılı.
(bkz: Stanley Kubrick rulez)
heleki Kubrick ustanın film için geliştirdiği sözcük darcığı ve future insanlığı gerçekten başarılı.
(bkz: Stanley Kubrick rulez)
oyle bir film ki işkenceye karşı hertülü algıyı yerle bir ediyor, filmin ilk yarısı ve ikinci yarısı sunulan üvertür farklılığı bambaska,işkence eden ve edilenin içinde bulunduğu durum gorulmeye değer.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar