bugün
- kolye123
- billie eilish'in memeleri6
- at6
- lale9
- var olmak için ne yaptınız12
- pıtı atma4
- brezilya7
- duayı bencil bir iş haline getirmek4
- z kusagi3
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- gül7
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver8
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- sevgili nedir7
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması6
- kaplan17
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- fil8
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- aslan15
- kötüyü alaşağı etmek3
- inançsızlığınız ve akıl almaz gecikmeniz2
- hatay usulü soslu döner2
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- evi ev yapan şeyler14
- elma5
- kırgızistan3
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- gece gece sinirlenmek2
- çocukları okumaya erken başlatmak2
- bileklik19
- dizel araba yüzünden hayattan soğumak2
- zebra7
- nick vermeden bir yazara seslen9
- sarı teker kim sorunsalı8
- ankara8
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- amerika birleşik devletleri6
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı4
- cemil tugay4
- ona bir şey söyle10
- muz2
- yaşlanınca yalnız kalmamak için evlenmek3
- odanız sade mi olsun yaratıcı mı4
- fenerbahçe18
- yağmur yağdığında çırıl çıplak sokağa çıkmak3
- timsah9
- futbol18
- gece 23 30 da son ses müzik çalan komşu3
- galatasaray19
entry'ler (117)
Cheshire Kedisi ile arasındaki inanılmaz benzerliği yadsınamayacak kişidir.
sözlükteki hatun popülasyonunun ortaya çıkırılmasını amaç edinen, çakal şahsiyetlerce açıldığını düşündürtmüştür bana ne yalan söyleyeyim. söyleyen kişi, en yakın zirvede inceleme altına alnacak yazar kişisidir ayrıyeten.
"sen beni mi takip ediyorsun?" ardından da çok sahiplendiğine, kendinizi boğduğuna, paronayak-şizofren olduğuna, özel hayatınıza(!) mudahale ettiğine dair bir sürü salak saçma palavralar sıkın. oldu bu iş sonra, üstüne de naz yapın soğudum senden falan diye trip atın bak gelip özür dilemiyo mu! işte bu kadar pişkin bu kadar adi olacaksınız. yapılana da ancak bu yakışır.
sensiz saadet neymiş
tatmadım bilemem ki
alnımın yazısıydın
ne yapsam silemem ki
sensiz saadet neymiş
tatmadım bilemem ki
alnımın yazısıydın
ne yapsam silemem ki
seni uzaktan sevmek
aşkların en güzeli
alıştım hasretine
gel desen gelemem ki
seni uzaktan sevmek
aşkların en güzeli
alıştım hasretine
gel desen gelemem ki
sensiz saadet neymiş
tatmadım bilemem ki
alnımın yazısıydın
ne yapsam silemem ki
seni uzaktan sevmek
aşkların en güzeli
alıştım hasretine
gel desen gelemem ki
seni uzaktan sevmek
aşkların en güzeli
alıştım hasretine
gel desen, gel desen gelemem ki
(bkz: sensiz saadet neymiş)
tatmadım bilemem ki
alnımın yazısıydın
ne yapsam silemem ki
sensiz saadet neymiş
tatmadım bilemem ki
alnımın yazısıydın
ne yapsam silemem ki
seni uzaktan sevmek
aşkların en güzeli
alıştım hasretine
gel desen gelemem ki
seni uzaktan sevmek
aşkların en güzeli
alıştım hasretine
gel desen gelemem ki
sensiz saadet neymiş
tatmadım bilemem ki
alnımın yazısıydın
ne yapsam silemem ki
seni uzaktan sevmek
aşkların en güzeli
alıştım hasretine
gel desen gelemem ki
seni uzaktan sevmek
aşkların en güzeli
alıştım hasretine
gel desen, gel desen gelemem ki
(bkz: sensiz saadet neymiş)
"vermiyorsun" kelimesinin, izmir şivesiyle söylenişi.
twilightı izledikten sonra bir kez daha farkına vardığım şarkıdır bunlardan biri de.
muse - supermassive black hole
muse - supermassive black hole
tek bir şey söylemek lazım aslında (bkz: savunma mekanizması) da, tek bunu mu diyeceğim? tabii ki hayır.
ölümle dalga geçildiğinden dem vurup, işte "ben ölümün soğuk yüzünü gördüm.", "ölümün ne kadar acı bişey olduğunu bilmiyolar, dalga geçiyolar." falan gibisinden, ölüm üzerinden pirim yapmaya çalışmak kadar adice değildir.
evet, ben ölümün soğuk yüzüyle hiç karşılaşmadım. toz pembe hayatım. televizyonum falan da yok. ohh böyle bi huşu içindeyim ki sorma gitsin. ondan böyle taşak geçiyorum rahat rahat. böyle, sevdiği insanları kaybetmiş insanların damarına damarına basmak bana tarif edilemez bi haz veriyor.
ne kadar da kolay, küçük emrah bakışları atıp yaralarından bahsedip, diğer insanların duygusuzluğundan bilmem ne dem vurmak değil mi? zaten herkes sözlüğe acılarını paylaşmak, bunlardan dersler çıkarmak, hayatın anlamını çözmek için falan geliyor. böyle toplaşıp sinerji falan oluşturuyoruz. kimse sözlüğe bütün gün işte güçte, hayatın içinde ağzına edildiği için az rahatlamak, kendini delicesine korkutan, rahatsız eden şeylerle dalga geçip, sanki hiç olmamış ya da başına hiç gelmeyecekmiş gibi davranarak unutmaya gelmiyor. hayır buraya, bunların üzerine daha da basıp kanırtmaya geliyoruz biz değil mi? hatta aç ordan sen bi ferdi, bas baba sen! gelip omzuna dokunup üzülme diyecek, o vakur göz yaşlarını silecek biri bulunur elbet.
(bkz: genç yazarlar durumdan rahatsız)
ölümle dalga geçildiğinden dem vurup, işte "ben ölümün soğuk yüzünü gördüm.", "ölümün ne kadar acı bişey olduğunu bilmiyolar, dalga geçiyolar." falan gibisinden, ölüm üzerinden pirim yapmaya çalışmak kadar adice değildir.
evet, ben ölümün soğuk yüzüyle hiç karşılaşmadım. toz pembe hayatım. televizyonum falan da yok. ohh böyle bi huşu içindeyim ki sorma gitsin. ondan böyle taşak geçiyorum rahat rahat. böyle, sevdiği insanları kaybetmiş insanların damarına damarına basmak bana tarif edilemez bi haz veriyor.
ne kadar da kolay, küçük emrah bakışları atıp yaralarından bahsedip, diğer insanların duygusuzluğundan bilmem ne dem vurmak değil mi? zaten herkes sözlüğe acılarını paylaşmak, bunlardan dersler çıkarmak, hayatın anlamını çözmek için falan geliyor. böyle toplaşıp sinerji falan oluşturuyoruz. kimse sözlüğe bütün gün işte güçte, hayatın içinde ağzına edildiği için az rahatlamak, kendini delicesine korkutan, rahatsız eden şeylerle dalga geçip, sanki hiç olmamış ya da başına hiç gelmeyecekmiş gibi davranarak unutmaya gelmiyor. hayır buraya, bunların üzerine daha da basıp kanırtmaya geliyoruz biz değil mi? hatta aç ordan sen bi ferdi, bas baba sen! gelip omzuna dokunup üzülme diyecek, o vakur göz yaşlarını silecek biri bulunur elbet.
(bkz: genç yazarlar durumdan rahatsız)
"tekila, viski, bira, efendime söyleyeyim vodka gibi içkilerde kaç taneye kadar haram değil?" sorusunu bende uyandıran duyuru. evde rakı kalmamışta. *
(bkz: adem)
k.çı açıkta kalmış kişinin, gördüğü rüyanın kaçınılmaz finalidir.
(bkz: her çıkışın bir inişi vardır)
(bkz: her çıkışın bir inişi vardır)
ÇOCUKLUĞUMDAN BERi TANIDIĞIM, ÇOK AMA ÇOK iYi BiR KADININ kocasının öldürüldüğü olaydır. neymiş, misyonermiş, insanları kandırıyorlarmış, yoldan çıkarıyorlarmış. asırlardır dini, kana susamışlığımıza maske olarak kullanmaktan bıkmadık, usanmadık. bu dinden çıkaran sözde kafirleri durdurmaya bu kadar kafa yorup katliam yapacaklarına, uğuşturucu satan, insan ticareti yapan, çocuk pornosu çekenlere bu kadar kafayı taksalardı, insanlar huzuru aramak için değişik dinleri de aramazlardı sanırım. şimdi o üç kişiyi öldürdüler ya, müslümanlık kurtuldu. bravo size!
(bkz: arkadan vermeyen kalmasın) dün gece gene gördüm böyle bir başlık. yeter ama lütfen diyorum bak. ilk bininci de komikti ama artık komik değil!
yeni gelenin eskiyi aratacağını bilen ve elindekini kaybetmek istemeyen, az çok sadakat vefa ve bağlılık gibi kavramların anlamını bilen kişinin, sırf karşıdaki gitti diye "ohh, biri bitti önümüzdeki maçlara bakalım artık!" diyememesiyle, diğer tuzu kuru insanların dalga geçerken kullandığı cümlelerden biridir.
üçüncü nesilken göremediğim, benden sonra gelmiş nesillere yapılan haksızlığı şimdi görmemi sağlamış ve buna bir dur diyemediğim için hayıflanmamı sağlamış nesildir.
(bkz: yazık ama sana)
(bkz: çok mu üzdüler seni)
(bkz: kıyamam)
(bkz: yazık ama sana)
(bkz: çok mu üzdüler seni)
(bkz: kıyamam)
resident evil' dan fırlama olaydır. ama korkmayın, öyle egzantrik şeyler olmaz türkiye'de, o şehir olsa olsa new york, londra, bilemedin tokyo 'dur. gelse gelse bize zaten kuş gribidir efendim, kenedir falan gelir. orsen wells'leşmeyelim lütfen. rahat olun, yok öyle bişey!
(bkz: hastasıyım böyle ortamların)
(bkz: hastasıyım böyle ortamların)