bugün
- friedrich hegel la bi cay icek10
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın11
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı14
- mükemmeliyete inanıyor musunuz4
- özbek kadınlar10
- deccal internetten çıkacak9
- asgari ücretle geçinebilmek7
- internetle yapay zeka kabala büyüsüyle yaratıldı3
- pazar günü sözlükte takılan asosyal ezik5
- uludağ itiraf8
- burçlara inanan erkek4
- sözlük whatsapp grupları9
- sarapci koala53
- kıyamet için tarih ver4
- slender the arrival de kurt adam olmak3
- dayatılmış güzellik algısı7
- kpss 20265
- başka türlü bir şey2
- civcivler osurur mu5
- şarapçının mal varlığı7
- ağaç sulamak2
- birader bey baydır4
- 0 0 7 ağabey3
- yeni bir din kurmak5
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı41
- rus kadınla evlenir misiniz4
- sözlük kavgası2
- orta doğu'nun orta dünya gibi olması7
- anın görüntüsü24
- dünyaya orman denir2
- kaçak saray2
- sıcak havaların sona ermesi5
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay7
- dün gece ne oldu17
- ruhi çenet videolarına dokunmayan yahudi lobisi5
- terörsüz türkiye sürecine karşı çıkanlar3
- kendi halinde efendi insan2
- yazarların otopsileri4
- ruhi çenet8
- enayimiknatisii36
- togg t6x6
- yarın kpssye girecek yazarlar13
- yazmak isteyenin bir şekilde yazması2
- cennetin de bu hayatta olması3
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- teoman'ın 26 yıl önce oynadığı reklam2
- reis3
- ekşi sözlük11
- gocu bak bi5
- gocu51
entry'ler (69)
özellikle günahı olmayan bir gencin ölüm haberini üzüntü ya da en azından sessiz kalarak karşılamak gerekirken, intikam söylemleri okumamıza sebep olmuştur. Bir kişinin arkasından babasının yaptıklarından ötürü böyle şeylerin yazılmış olması yazanların halini de gözler önüne seriyor, korkuyoruz.
iş ahlakına sahip olan bir kadının, iş ahlakı olmayan kişilerin rahat rahat yatmasına engel olması sebebiyle saldırdığı kadın. bu kadına saldıran kişilerinde sadece iş ahlakına değil hiçbir "ahlaki değere" sahip olmadığını da bu esnada görürürüz.
yapılan birçok tanımdan çıkarılan ana fikir bir kız eski sevgiliyse kezbandır. Yeni sevgili sadece eski sevgili mertebesine geldiğinde kezban olarak isimlendirilir.
öldüğüne en çok üzülünen yazarlardan.
sabahattin ali ile kürk mantolu madonna sayesinde tanıştık. bu kadar sade, akıcı, insanı kendisine çeken bir dil çok az bulunur. yazarını bilmeden bir öykü okuduğunuzda ne kadar sabahattin ali gibi yazmış denildiğinde sabahattin ali çıkar. dil ağdalı değil ama çok büyük sadelikle bağımlılık yapabiliyor.
o kadar genç ölmüş ki sadece üç roman yazabilmiş. bu romanlarda genelde insanın içine işler. çok sevilmesine rağmen çok üzer bu romanlar insanı.birçok öykü kitabı vardır. yky den bütün kitapları alınabilir. bu kitaplardan birisinde yazmayı planladığı şeylerin taslağı var ki bunu görünce insan daha da bir üzülüyor bu güzel yazar onları yazamadığı için.
sabahattin ali ile kürk mantolu madonna sayesinde tanıştık. bu kadar sade, akıcı, insanı kendisine çeken bir dil çok az bulunur. yazarını bilmeden bir öykü okuduğunuzda ne kadar sabahattin ali gibi yazmış denildiğinde sabahattin ali çıkar. dil ağdalı değil ama çok büyük sadelikle bağımlılık yapabiliyor.
o kadar genç ölmüş ki sadece üç roman yazabilmiş. bu romanlarda genelde insanın içine işler. çok sevilmesine rağmen çok üzer bu romanlar insanı.birçok öykü kitabı vardır. yky den bütün kitapları alınabilir. bu kitaplardan birisinde yazmayı planladığı şeylerin taslağı var ki bunu görünce insan daha da bir üzülüyor bu güzel yazar onları yazamadığı için.
çok büyülü kağıt parçaları ya da veriler.
en küçüklüğümden beri severim fotoğrafları ben. hep hayalim fotoğraf makinesi sahibi olmak ve bununla ilgili işler yaparak mutlu olmaktı. o süper makinelerle ne güzel sihirler açığa çıkarılabilirdi. bir yazar gibi,bir şair gibi birçok insanın hayatına ufak dokunuşlar yapabilecek güzelliği sağlayacaktı bana çünkü.
fotoğraf dünyası çok büyülü. (basılmış hali) baktığında bir kağıt parçası ama öyle büyülü bir şey ki somut olandan soyut olana uçuruveriyor insanı. bir bugündesin bir geçmiştesin.. sanki zaman makinesi gibi. bir kağıt parçasından burnuna kokular gelebiliyor, gözlerine yaş dolabiliyor, en neşeli anında ya da en üzgün anında içine sevinç dolabiliyor. bazen sevdiğinin özlemini hissettiriyor bazen de artık sevmediğinin ne kadar değersiz olduğunu fotoğraflardan anlayabiliyorsun. eskiden büyülü olan kağıt parçası sihrini kaybedip gerçekten kağıt parçası olabiliyor. ne koku veriyor ne duygu seli yaşatıyor. albümü bir daha açmamacasına kapatıp kaldırıyorsun böyle durumlarda ve gözler büyülü, sihirli olanlara; hikayelere, anılara dönüyor tekrar.
en küçüklüğümden beri severim fotoğrafları ben. hep hayalim fotoğraf makinesi sahibi olmak ve bununla ilgili işler yaparak mutlu olmaktı. o süper makinelerle ne güzel sihirler açığa çıkarılabilirdi. bir yazar gibi,bir şair gibi birçok insanın hayatına ufak dokunuşlar yapabilecek güzelliği sağlayacaktı bana çünkü.
fotoğraf dünyası çok büyülü. (basılmış hali) baktığında bir kağıt parçası ama öyle büyülü bir şey ki somut olandan soyut olana uçuruveriyor insanı. bir bugündesin bir geçmiştesin.. sanki zaman makinesi gibi. bir kağıt parçasından burnuna kokular gelebiliyor, gözlerine yaş dolabiliyor, en neşeli anında ya da en üzgün anında içine sevinç dolabiliyor. bazen sevdiğinin özlemini hissettiriyor bazen de artık sevmediğinin ne kadar değersiz olduğunu fotoğraflardan anlayabiliyorsun. eskiden büyülü olan kağıt parçası sihrini kaybedip gerçekten kağıt parçası olabiliyor. ne koku veriyor ne duygu seli yaşatıyor. albümü bir daha açmamacasına kapatıp kaldırıyorsun böyle durumlarda ve gözler büyülü, sihirli olanlara; hikayelere, anılara dönüyor tekrar.
murat evgin şarkısı.
sözlerini de yazalım;
Artık kimse ,mektup yazmıyor mu
Güller vardı, kimse kurutmuyor mu
Sen yaz yinede, gül kokan ellerinle
Koy bir zarfa, dudaklarınla mühürle
Ellerinin kokusu, sinmiş ah mektuplara
saçının bir teli, kalmış hala yastığımda
sana aldığım gülleri ,kuruturdun başucunda
Bana bıraktın dünleri ,kaldım eski zamanlarda
Artık kimse, mektup yazmıyor mu
Güller vardı, kimse kurutmuyor mu
Sen yaz, yinede gül kokan ellerinle
Koy bir, zarfa dudaklarınla mühürle…
sözlerini de yazalım;
Artık kimse ,mektup yazmıyor mu
Güller vardı, kimse kurutmuyor mu
Sen yaz yinede, gül kokan ellerinle
Koy bir zarfa, dudaklarınla mühürle
Ellerinin kokusu, sinmiş ah mektuplara
saçının bir teli, kalmış hala yastığımda
sana aldığım gülleri ,kuruturdun başucunda
Bana bıraktın dünleri ,kaldım eski zamanlarda
Artık kimse, mektup yazmıyor mu
Güller vardı, kimse kurutmuyor mu
Sen yaz, yinede gül kokan ellerinle
Koy bir, zarfa dudaklarınla mühürle…
yaşar'ın en güzel şakırlarından birisidir özellikle "yazmam bir daha aşkım ben sana aşk ladestir aklımda" deyişi ayrı bir şirindir.
8.sezonun ilk iki bölümü yayınlanmış olmasına rağmen italyanca hariç altyazı bulmanın imkansız olduğu dizi, 2 gündür türkçe altyazı aramaktan gözlerim şaşı oldu.
edit niyetine: divxplanet yayınlamış türkçe altyazısını. indirdik, izledik, mutlandık.
edit niyetine: divxplanet yayınlamış türkçe altyazısını. indirdik, izledik, mutlandık.
dinlediği zaman insanda evde zıplama ve bağırarak eşlik etme isteği uyandıran süper müzik, söz , ritim birleşimi yasemin mori şarkısı.
mezun olması(diploma alması) kazanmasından zor olan üniversite.
sonunda mezun olmuş olan yazar kişisi.
okurken hiç bitmeyecek gibi gelen. ancak bitirdikten 2 gün sonra bile insanın içinde ince sızılar bırakan üniversitem.
dizinin bağının tek kişiye endeksli yalama olması.
sen vodafone gibi anı yaşarken, ben turkcell gibi seni heryerde çekemem.
9 mayıs- mustafa özaslan- selma geçer
10 mayıs- gurup *84- gökçe
11 mayıs- demet akalın, tnk
şeklinde belirlenmiş okulun her yerine brandaları gerilmiş şenlik, yine amfi tiyatroda yapılıyor. saat ise 17:00-21:00
10 mayıs- gurup *84- gökçe
11 mayıs- demet akalın, tnk
şeklinde belirlenmiş okulun her yerine brandaları gerilmiş şenlik, yine amfi tiyatroda yapılıyor. saat ise 17:00-21:00
jose feliciano'nun gitarından dinlendiği zaman insanı uçurabilen peri masalıdır.
bir gün içerisinde dört mevsimi yaşatan güzel şehir, doğa harikası.
dinlerken insanı peri masalında hissettiren şarkı.
When marimba rhythms start to play
Dance with me, make me sway
Like a lazy ocean hugs the shore
Hold me close, sway me more
.
*
When marimba rhythms start to play
Dance with me, make me sway
Like a lazy ocean hugs the shore
Hold me close, sway me more
.
*
yazdığı entryde kendisine uymayan fikirlerinden dolayı önyargılarını kuşanıp okuyan çevreler tarafından kendilerine malzeme çıkabilecek cümleye kadar okuyup devamını okumadan saldırıya geçen yazarlar tarafından eleştrinin dozunun aşıldığı, bu entryi sonuna kadar okuyup, kendisine verilen aklını kullanıp, nedemek istediğini anlayabilen yazarlar tarafından korunan yazar kişisi.
tecavüzün nekadar iğrenç bir şey olduğunu kendisini eleştirdiğini sanan yazarlar kadar bilen ama kesinleşmemiş bir haberden dolayıda kimseye yargısız infaz yapılmamasının gereğini vurgulamanın suçu mensubu olduğun dünya görüşüne göre önem ve değer kazanıyormuş sözlükte bugün bunu gördük sayesinde. halbuki nerede insanlık, insan değeri...
tecavüzün nekadar iğrenç bir şey olduğunu kendisini eleştirdiğini sanan yazarlar kadar bilen ama kesinleşmemiş bir haberden dolayıda kimseye yargısız infaz yapılmamasının gereğini vurgulamanın suçu mensubu olduğun dünya görüşüne göre önem ve değer kazanıyormuş sözlükte bugün bunu gördük sayesinde. halbuki nerede insanlık, insan değeri...
sevdiği, tanıdığı insanlara elinde kanıt olmadan direk iftira atmaya hazır olan yazarların, "güven" denen kavramdan haberi olmayan insancıkların saldırısına uğramış yazar.