bugün
- osuruktan şiirler89
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı27
- dolar isterse 100 olsun40
- victor osimhen20
- dilek imamoğlunun ateş eden mayosu25
- game of thrones taki kerhaneci'nin annesi20
- g i l d e d l i l y28
- kapıma beyaz toros gelseydi eğer11
- kadınınızı çalıştırır mısınız14
- nasıl birisiniz15
- diamond bosphorus8
- orospu çocuğu abdullah öcalan19
- nah sana oy17
- kürtler8
- 185 ve üstü kadınların çok havalı olması8
- uludağ sözlük bakanlıkları3
- beybi leydi7
- velvet mi güzel g'i l d'e d l'i l y mi8
- kadın olmanın çok güzel bir şey olması6
- game of thrones taki kerhaneci16
- velvet48
- türk solcusu6
- simko320
- sözlüğün en düşük iq sahibi yazarları12
- gürcistan göçmenleri13
- yeni parti de bölünebilir10
- allah her şeyden çok tevhidi önemsiyor6
- tai lung mu güzel g'i l d'e d l'i l y mi6
- evde kalmış olan 24 yaşında kız5
- ısrarla ne iş yaptığını soran insanlar4
- güzel kızların mutsuz olması5
- anne2
- osimhen lukaku vlahovic salah5
- miras davası5
- dolar 100 tl mazot 100 tl13
- netanyahu'ya kırmızı bülten talebi10
- ankara6
- hiç çaylak olmamış yazar gizli eşcinseldir11
- iyi günler arkadaşlar nasibimi arıyorum12
- 195 boyunda 134 kilo minnoş kalpli erkek5
- sözlüğü bırakmaktan vazgeçmek12
- almancıları sevmemek11
- ölmedeyiz uludağ sözlük12
- arkadaşlar ben mi selena gomez mi5
- sevgilisinden yeni ayrılanlara tavsiyeler4
- öcalan isterse savunma bakanı olsun10
- kliniğe gittim klinikten geldim10
- erkek evi tek başına geçindirmek zorunda değildir6
- boşanma davası ne kadar sürer4
- fake sanılmaktan flört edememek3
sevdiği entry'ler
devlet denilen örgütten refleks yoksa,
104 yıl önce amasya genelgesinde belirtildiği gibi ;
milletin kaderini yine millet belirlemeli nokta !
104 yıl önce amasya genelgesinde belirtildiği gibi ;
milletin kaderini yine millet belirlemeli nokta !
bir aralar mesajlaşmış olduğumuz hoşsohbet insan. belli ki tadının kalmadığının o da farkında.
firefox mozilla tarayıcı yükleyin telefonunuza. youtube'a onunla girerseniz arkaplanda da çalacaktır.
Seren Yüce'nin yönettiği Berkun Oya'nın senaryosunu yazdığı Haluk Bilginer, Serkan Keskin Ali Atay'ın ve bir sürü sağlam insanın rol aldığı internet dizisi.
Cemaatten birisi boyle buyurdu zerdust derse tadindan yenmeyen imamdir.
Gece gece yine aklıma gelen maupassant hikayesi.
--spoiler--
insan neden sever? dünyada sadece bir varlıktan başkasını görmemek, kafasında sadece bir düşünce olmak, yüreğinde sadece bir arzuyu hissetmek ya da dudaklarında sadece bir adın tekrarlanması tuhaf mı acaba? bir pınarın sularının yeryüzüne çıkmasına benzer şekilde ruhun derinliklerinden dudaklara kadar yükselen, hep söylenen, tekrar söylenen, bir dua gibi her yerde hep fısıldanan bir ad.
--spoiler--
Romantikliği falan pek sevmem de güzel anlatmış.
--spoiler--
insan neden sever? dünyada sadece bir varlıktan başkasını görmemek, kafasında sadece bir düşünce olmak, yüreğinde sadece bir arzuyu hissetmek ya da dudaklarında sadece bir adın tekrarlanması tuhaf mı acaba? bir pınarın sularının yeryüzüne çıkmasına benzer şekilde ruhun derinliklerinden dudaklara kadar yükselen, hep söylenen, tekrar söylenen, bir dua gibi her yerde hep fısıldanan bir ad.
--spoiler--
Romantikliği falan pek sevmem de güzel anlatmış.
geçen sene dersanedeki fizik hocamızın kendisini karşılarken söylememizi istediği türkü.*
https://www.uludagsozluk.com/e/35210790/
-site yapımı başladı.
- domain alınacak kısa sürede.
- yazar kadromuz, şuan için
- (bkz: marcus amoralistis ponchirikos)
- (bkz: izmir paris ucagi)
- (bkz: st greawraimcalhawi)
- (bkz: beyaz gecelerdeki nastenka)
- (bkz: spedy)
- (bkz: famborella)
kalemine güvenen arkadaşları aramızda görmek isteriz.
4-5 aylık bir gelişme sürecinden sonra e-dergiye dönebiliriz. beraber yola çıkacağımız arkadaşlarda benle birlikte emek verirse
dergimizi basabiliriz. denemeye değer diye düşünüyorum.
-site yapımı başladı.
- domain alınacak kısa sürede.
- yazar kadromuz, şuan için
- (bkz: marcus amoralistis ponchirikos)
- (bkz: izmir paris ucagi)
- (bkz: st greawraimcalhawi)
- (bkz: beyaz gecelerdeki nastenka)
- (bkz: spedy)
- (bkz: famborella)
kalemine güvenen arkadaşları aramızda görmek isteriz.
4-5 aylık bir gelişme sürecinden sonra e-dergiye dönebiliriz. beraber yola çıkacağımız arkadaşlarda benle birlikte emek verirse
dergimizi basabiliriz. denemeye değer diye düşünüyorum.
antidepresan etkisi gösterebilecek bir video. bir derdin mi var, ülke gündemi mi boktan, aç iki kere izle şunu yeterli.
https://www.youtube.com/watch?v=hi9MTjgafB8
https://www.youtube.com/watch?v=hi9MTjgafB8
birbirini sözlükte tanimak aski siirlerden ögrenmek gibi degil mi?
Öncelikle orta dünyada artık elf kalmadığını bilmelisin. istarilerde (büyücü) göç etti. Oranında kürtleri ve arapları olduğunu ve bunları yine doğuda bulabileceğini bilmelisin. Yinede istiyorsan açık denizde legolas ve gimliyi aramanı tavsiye ederim. Bok bulursun ama sen bi dene. Yüzük kardeşliğinden bir onlar kaldı. Gerçi gimli öldüyse legolasta kendini mandosun salonlarına bırakmıştır ama onları bulursan vize mize gerek kalmaz.
etrafındaki güzellikleri fark edemeyecek kadar aceleci yaşamak.
https://www.youtube.com/watch?v=mSFcneHalwg
--spoiler--
Soğuk bir Ocak sabahı bir adam Washington DC'de bir metro istasyonunda, kemanla 45 dakika boyunca altı Bach eseri çalar. Bu süre içinde, çoğu işe yetişme telaşındaki yaklaşık bin kişi kemancının önünden geçip, gider.
Kemancı çalmaya başladıktan ancak üç dakika kadar sonra, ilk kez orta yaşlı bir adam kemancıyı fark edip, yavaşlar ve birkaç saniye sonra da gitmek zorunda olduğu yere yetişmek üzere yine hızla yoluna devam eder.
Kemancı ilk bir dolar bahşişini bundan bir dakika kadar sonra alır.Bir kadın yürümesine ara vermeksizin parayı kemancının önüne koyduğu kaba atarak, hızla geçer, gider.
Birkaç dakika sonra, bir başka adam duraklayıp, eğilerek dinlemeye başlar ancak saatine göz attığında işe geç kalmamak için acele ettiğini belirten ifadelerle hızla yoluna devam eder.En fazla dikkatle duran ise üç yaşlarında bir oğlan çocuğu olur.Annesinin çekiştirmelerine rağmen, çocuk önünde durur ve dikkatle kemancıya bakar. En sonunda annesi daha hızlı, çekiştirerek çocuğu yürümeye zorlar. Oğlan arkasına dönüp dönüp kemancıya bakarak,
çaresizce annesinin peşinden gider. Buna benzer şekilde birkaç çocuk daha olur ve hepsi de anne, babaları tarafından yürümeye devam için zorlanarak, uzaklaştırılırlar.
Çaldığı 45 dakika boyunca kemancının önünde sadece 6 kişi, çok kısa bir süre durur. 20 kişi duraklamadan, yürümeye devam ederek, para verir. Kemancı çaldığı süre içinde 32 dolar toplar. Çalmayı bitirdiğinde ise sessizlik hakim olur ve kimse onun durduğunu fark etmez, akışlamaz.
Hiç kimse onun dünyanın en iyi kemancısı Joshua Bell olduğunu ve elindeki 3,5 milyon dolarlık kemanla, yazılmış en karmaşık eserleri çaldığını anlamaz. Oysa Joshua Bell'in metrodaki bu mini konserinden iki gün önce Boston'da verdiği konser biletleri ortalama 100 dolara
satılmıştı...Bu gerçek bir hikayedir ve Joshua Bell'in öylesine bir kılıkla metroda keman çalması, Washington Post gazetesi tarafından algılama, keyif alma ve öncelikler üzerine yapılan bir sosyal deney gereği kurgulanmıştır. Sorgulanan şeyler; sıradan bir yerde, uygunsuz bir saatte güzelliği algılayabiliyor muyuz? Durup ondan keyif alıyor muyuz? Beklenmedik bir ortamda, bir yeteneği tanıyabiliyor muyuz?
--spoiler--
https://www.youtube.com/watch?v=mSFcneHalwg
--spoiler--
Soğuk bir Ocak sabahı bir adam Washington DC'de bir metro istasyonunda, kemanla 45 dakika boyunca altı Bach eseri çalar. Bu süre içinde, çoğu işe yetişme telaşındaki yaklaşık bin kişi kemancının önünden geçip, gider.
Kemancı çalmaya başladıktan ancak üç dakika kadar sonra, ilk kez orta yaşlı bir adam kemancıyı fark edip, yavaşlar ve birkaç saniye sonra da gitmek zorunda olduğu yere yetişmek üzere yine hızla yoluna devam eder.
Kemancı ilk bir dolar bahşişini bundan bir dakika kadar sonra alır.Bir kadın yürümesine ara vermeksizin parayı kemancının önüne koyduğu kaba atarak, hızla geçer, gider.
Birkaç dakika sonra, bir başka adam duraklayıp, eğilerek dinlemeye başlar ancak saatine göz attığında işe geç kalmamak için acele ettiğini belirten ifadelerle hızla yoluna devam eder.En fazla dikkatle duran ise üç yaşlarında bir oğlan çocuğu olur.Annesinin çekiştirmelerine rağmen, çocuk önünde durur ve dikkatle kemancıya bakar. En sonunda annesi daha hızlı, çekiştirerek çocuğu yürümeye zorlar. Oğlan arkasına dönüp dönüp kemancıya bakarak,
çaresizce annesinin peşinden gider. Buna benzer şekilde birkaç çocuk daha olur ve hepsi de anne, babaları tarafından yürümeye devam için zorlanarak, uzaklaştırılırlar.
Çaldığı 45 dakika boyunca kemancının önünde sadece 6 kişi, çok kısa bir süre durur. 20 kişi duraklamadan, yürümeye devam ederek, para verir. Kemancı çaldığı süre içinde 32 dolar toplar. Çalmayı bitirdiğinde ise sessizlik hakim olur ve kimse onun durduğunu fark etmez, akışlamaz.
Hiç kimse onun dünyanın en iyi kemancısı Joshua Bell olduğunu ve elindeki 3,5 milyon dolarlık kemanla, yazılmış en karmaşık eserleri çaldığını anlamaz. Oysa Joshua Bell'in metrodaki bu mini konserinden iki gün önce Boston'da verdiği konser biletleri ortalama 100 dolara
satılmıştı...Bu gerçek bir hikayedir ve Joshua Bell'in öylesine bir kılıkla metroda keman çalması, Washington Post gazetesi tarafından algılama, keyif alma ve öncelikler üzerine yapılan bir sosyal deney gereği kurgulanmıştır. Sorgulanan şeyler; sıradan bir yerde, uygunsuz bir saatte güzelliği algılayabiliyor muyuz? Durup ondan keyif alıyor muyuz? Beklenmedik bir ortamda, bir yeteneği tanıyabiliyor muyuz?
--spoiler--