bugün
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin24
- osmanlı döneminde sözlük olsaydı4
- meteoroloji'nin yeni yağışlı sistem uyarısı5
- müzik dinleyen 45 yaş üstü dallama5
- 30 yaşından sonra hayattan keyif almanın bitmesi4
- acı gerçekler13
- kova burcu erkeği akrep kadını6
- atatürk diyor ki12
- ata iyi binen erkek5
- sözlük erkeklerinin tipleri4
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın11
- ağlamak7
- suya giden eşeğin asıl amacı5
- derdinizi dinlerken rakı sofrası kuran psikolog6
- ortadoğu insanı3
- sözlükte aile kurmak8
- jagermeister3
- gammazlar göreve8
- en lezzetli balık24
- herkesin aynı olmaması2
- demet evgar6
- ellerim bos gonlum hos7
- yaz mevsiminin avuçlarımızdan kayıp gidivermesi5
- karşı cinsteki en itici özellik13
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat12
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması13
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız9
- seri eksicinin iq düzeyi7
- motorla kaza yapan kadın7
- bol mini etek3
- birikim yapmak6
- nejat uygur5
- yeni biriyle nerede tanışılır13
- slayer ın bok gibi bir grup olduğu gerçeği2
- anın görüntüsü29
- spk soruşturmasında 387 milyon lira dondurulması6
- bir kız true ile arkadaş olabilir mi10
- ilişkilerde ortak zevklerin önemi6
- ilk buluşmaya 46 adet deveyle gelen kız7
- büyük istanbul depremi5
- doom slayer2
- gece çölde deveyle yol alırken dinlenecek şarkılar6
- emekliliğini bekleyen taş gibi kadın4
- hünkar beğendi vs alinazik9
- köy7
- evrendeki en güçlü iblislerden kurtulmak2
- ergen gibi davranan 35 yaş üstü dingil4
- queen ravenna'yı cinlerden kurtarmak2
- gölcük depremi4
- o kişi sözlüğe girince ne yapmalı6
bir 3. sayfa hikayesi yazgı. çoğu zaman "cık cık"layarak okuduğumuz, ama bencilce bir içgüdüyle bizimkinden beter hayatları görüp belli belirsiz ferahladığımız bir gazetenin 3. sayfasından gelip geçen bir öykü...içindeyse boşluk var sadece. ola ki sayfayı bir saniyeliğine duraksayarak çevirdiysek hani, neden? diye sorduysak o kısacık anda, "hiç" cevabını çarpıyor suratına yazgı insanın, sadece kocaman bir "hiç"...
--spoiler--
"insan olmanın yükünü benim gibilerin omuzlarında bırakıp gidiyorsunuz" diyor musa. "benim için fark etmez" diyor o, "olur", "sen bilirsin" "bilmem"... insanın bütün ikiyüzlülüğüyle nefes almasına bir anlam yüklemek amacıyla yarattığı vicdan, sevgi gibi kavramları elinin tersiyle itip nedensizliğinin içinden nietzsche'nin "overman" mefhumunu yaratırken düşlediği karakter olarak doğuyor sanki. her bilinmeyene bir yafta yapıştırıp rahatlayarak, kendi tanımlarının ördüğü duvarlar ardına hapsolan ve buna "insaniyet" adını koyan insanoğlunun inandığı değerlerin üzerinden dozerle geçiyor musa, hem de hiç kararsızlık çekmeden, neden? diye sormadan ve hatta insanın zaaflarını yüzüne çarparcasına sormaya ihtiyaç bile duymadan...
düşünme yeteneğine sahip olan tek canlı olduğunu fark eden insan denen varlığın sonsuz bir kibir ve açlıkla hayatta görüp görebildiği ne varsa anlamlandırma, analiz etme ve bir sonuca ulaşma isteğine inat, hayvani güdüleri tarafından yönetilen hayatına yönlendirilen "bu kadar basit mi?" sorusuna hiç tereddütsüz cevap veriyor: evet bu kadar basit...vicdan denen, bir nevi tanrının içimize yerleştirdiği doğal adalet anlayışı olarak adlandırılan kavramın onun için adı sadece "ikiyüzlülük" ve evet o hepimizden daha gerçek...
--spoiler--
--spoiler--
"insan olmanın yükünü benim gibilerin omuzlarında bırakıp gidiyorsunuz" diyor musa. "benim için fark etmez" diyor o, "olur", "sen bilirsin" "bilmem"... insanın bütün ikiyüzlülüğüyle nefes almasına bir anlam yüklemek amacıyla yarattığı vicdan, sevgi gibi kavramları elinin tersiyle itip nedensizliğinin içinden nietzsche'nin "overman" mefhumunu yaratırken düşlediği karakter olarak doğuyor sanki. her bilinmeyene bir yafta yapıştırıp rahatlayarak, kendi tanımlarının ördüğü duvarlar ardına hapsolan ve buna "insaniyet" adını koyan insanoğlunun inandığı değerlerin üzerinden dozerle geçiyor musa, hem de hiç kararsızlık çekmeden, neden? diye sormadan ve hatta insanın zaaflarını yüzüne çarparcasına sormaya ihtiyaç bile duymadan...
düşünme yeteneğine sahip olan tek canlı olduğunu fark eden insan denen varlığın sonsuz bir kibir ve açlıkla hayatta görüp görebildiği ne varsa anlamlandırma, analiz etme ve bir sonuca ulaşma isteğine inat, hayvani güdüleri tarafından yönetilen hayatına yönlendirilen "bu kadar basit mi?" sorusuna hiç tereddütsüz cevap veriyor: evet bu kadar basit...vicdan denen, bir nevi tanrının içimize yerleştirdiği doğal adalet anlayışı olarak adlandırılan kavramın onun için adı sadece "ikiyüzlülük" ve evet o hepimizden daha gerçek...
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar