bugün
- sabah bi kalktın kadınsın napardın21
- kız arkadaşa gökyüzünü hediye etmek14
- arkadaşlar sizce bu etek nasıl18
- kasiyer kıza nasıl açılırım11
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması13
- true'nin hiç sevgilisi olmasın mı12
- yaşlı kadın yuzırlar10
- gaylik alametleri8
- sinagog tavanına çiğ köfte yapıştırmak7
- en kibirli yuzır11
- velvet47
- karşısından gelen güzel kıza bakmayan erkek12
- ulaşamadığı kadına mundar demek5
- sözlük abilerinden genç yazarlara tavsiyeler6
- friedrich hegel la bi cay icek10
- istanbul daki gürültünün katlanılamaz hale gelmesi2
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi5
- hoşlanılan kızın buluşmaya opel tigra ile gelmesi4
- hırsızların evdeki altını bulamamasını sağlamak8
- yapay zeka kontrolden çıktığında olacaklar2
- en merak ettiğin ulu yazarı12
- her kadının hoşuna gidecek şey4
- bıyığımı alsam ben var'ya diyen kız4
- hamburger kırmızı çizgimiz10
- emekli maaş promosyonu emekli maaşı kadar olsun3
- sabah gece yazdıklarından utanmak5
- habire1239
- velvet vs nervio24
- 50 yıllık yuzır5
- uludağ sözlük magazin servisi5
- diyetteyiz uludağ sözlük12
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması15
- nervio19
- duvara işeyerek sevgilinin ismini yazmak4
- yeni parti25
- ormanda gezerken baygın bir bayanla karşılaşmak4
- ruh hastası sapık yazarlar5
- kezoyu delirtmek5
- anadolu insanının anlatıldığı kadar saf olmaması5
- kezonova4
- selam sözlük7
- artık uyuyalım3
- ciddi ciddi mehdi gelecek diyen insan10
- g'i l d'e d l'i l y16
- an itibariyle dile dolanan şarkı sözleri4
- merak ediyorsan yaz7
- türklerden nefret etme nedenleri5
- ormanda giderken gizemli kulübe bulmalı film3
- çekingen nazik saygılı erkek sevilir mi sorusu13
- adolf hitlerin adamın dibi olması9
Belkide rap müzikten nefret etmemin, dinlemememin sebebi olan efsanedir.
küçüktüm daha... sokağa oynamaya çıkmıştım... üç-beş ağabey konuşuyordu... yanlarına yanaştım... içlerinden biri 'karteel bir numara en büyük cehennemden çılgın türk' diye başlayan bir şeyler söylüyordu... ilerleyen günlerde bu sözleri söyleyenler çoğalmıştı... herkes bunları söylüyordu... bende sevmiştim bu sözleri nedense... bana da dinletmişlerdi cartel'in şarkılarını... fazla bir şey anlamasam bile hoşuma gitmişti... ben ve arkadaşlarim da ucundan, kenarından ögrenmiştik bazı sözlerini... hala kimi şarki sözlerini deyim gibi kullanırız... o kadar tesiri oldu zamanında...
cartel derken, cartel konuşulurken mahallenin ağabeylerinin gözleri büyüyor, lafları heyecanla dillerine gelip isyankar bir şekilde çıkıyordu... hepsi cartel'in bir şarkısının devamını getirmek için diğerleriyle yarış eder gibi bir heyecanla haykırıyordu, en az popüler olduğunu düşündükleri şarkılardan alıntılar yapıp arkadaşının onu bilip bilmediğine vakıf olmak istiyordu... garipti...
o zaman idrak edemiyordum o kadar tabi, geriye bakıp düşündüğümde ise cartel'in 'biz'den ibaret olduğunu anlıyorum... 'biz'... acılarıyla biz, haykırışlarıyla 'biz'di cartel... cartel sese bürünmüş isyanımızdı... gözden bir türlü akmayan göz yaşımızdı... kel kafalar dize geliyordu ezgilerimizle... hem almancı hem yabancı olduğumuzu yüzümüze vuruyor içimizi burkuyordu... 'garip anam' ile aslında ne kadar kötü evlatlar olduğumuzu gönlümüze iletiyor, 'sen türksün' diyerek aslımızın altını çiziyordu... kullandıkları anadolu ezgileri, ilginçtir, bu kadar isyankar(ki yeni ve bilinmedik olması bile yeterli böyle olmasına) ve sert olmasına rağmen, koyu muhafazakar ailelerin pencerelerinden dahi yüksek sesle şarkılarının dışarı taşmasına sebep oluyordu... garipti, güzeldi, ilkti, tekti... ve bana kalırsa hala tek...
cartel'in gücü 'biz'den 'ibaret' olmasıydı... 'biz' olmasaydı... devletinin yaban ellere siktir ettiği onca garibin evlatları, torunları olmasaydı... cartel'in gücü anlatacak bir derdi olmasındandı, öyle kofti duyarlılıktan değil, ciğerden gelen bir isyandandı... yüzbinlerce gözü nemli, ciğeri dağlı, rotası şaşkın yetimlerin sesiydi cartel...
cartel, avrupa diskolarında halay çekmekti... cartel, avrupa sokaklarında türkçe bir isyandı... cartel, derdi kapıkule'ye kadar uzanan bir aynaydı... kendimizi gördüğümüz...
şimdilerde rap diye amerikan taklidi yapmaktan başka numarası olmayan bir-iki ayı cartel hakkında laf eder oldu... gariptir, hiçbirinin cartel'in binde biri kadar söyleyecek sözü yok şu dünyada! hiçbirinin zırvası cartel'in bir eserinin yanına bile yaklaşamamakta...
ama hayat bu, rap diye bunlar dinlenir oldu...
küçüktüm daha... sokağa oynamaya çıkmıştım... üç-beş ağabey konuşuyordu... yanlarına yanaştım... içlerinden biri 'karteel bir numara en büyük cehennemden çılgın türk' diye başlayan bir şeyler söylüyordu... ilerleyen günlerde bu sözleri söyleyenler çoğalmıştı... herkes bunları söylüyordu... bende sevmiştim bu sözleri nedense... bana da dinletmişlerdi cartel'in şarkılarını... fazla bir şey anlamasam bile hoşuma gitmişti... ben ve arkadaşlarim da ucundan, kenarından ögrenmiştik bazı sözlerini... hala kimi şarki sözlerini deyim gibi kullanırız... o kadar tesiri oldu zamanında...
cartel derken, cartel konuşulurken mahallenin ağabeylerinin gözleri büyüyor, lafları heyecanla dillerine gelip isyankar bir şekilde çıkıyordu... hepsi cartel'in bir şarkısının devamını getirmek için diğerleriyle yarış eder gibi bir heyecanla haykırıyordu, en az popüler olduğunu düşündükleri şarkılardan alıntılar yapıp arkadaşının onu bilip bilmediğine vakıf olmak istiyordu... garipti...
o zaman idrak edemiyordum o kadar tabi, geriye bakıp düşündüğümde ise cartel'in 'biz'den ibaret olduğunu anlıyorum... 'biz'... acılarıyla biz, haykırışlarıyla 'biz'di cartel... cartel sese bürünmüş isyanımızdı... gözden bir türlü akmayan göz yaşımızdı... kel kafalar dize geliyordu ezgilerimizle... hem almancı hem yabancı olduğumuzu yüzümüze vuruyor içimizi burkuyordu... 'garip anam' ile aslında ne kadar kötü evlatlar olduğumuzu gönlümüze iletiyor, 'sen türksün' diyerek aslımızın altını çiziyordu... kullandıkları anadolu ezgileri, ilginçtir, bu kadar isyankar(ki yeni ve bilinmedik olması bile yeterli böyle olmasına) ve sert olmasına rağmen, koyu muhafazakar ailelerin pencerelerinden dahi yüksek sesle şarkılarının dışarı taşmasına sebep oluyordu... garipti, güzeldi, ilkti, tekti... ve bana kalırsa hala tek...
cartel'in gücü 'biz'den 'ibaret' olmasıydı... 'biz' olmasaydı... devletinin yaban ellere siktir ettiği onca garibin evlatları, torunları olmasaydı... cartel'in gücü anlatacak bir derdi olmasındandı, öyle kofti duyarlılıktan değil, ciğerden gelen bir isyandandı... yüzbinlerce gözü nemli, ciğeri dağlı, rotası şaşkın yetimlerin sesiydi cartel...
cartel, avrupa diskolarında halay çekmekti... cartel, avrupa sokaklarında türkçe bir isyandı... cartel, derdi kapıkule'ye kadar uzanan bir aynaydı... kendimizi gördüğümüz...
şimdilerde rap diye amerikan taklidi yapmaktan başka numarası olmayan bir-iki ayı cartel hakkında laf eder oldu... gariptir, hiçbirinin cartel'in binde biri kadar söyleyecek sözü yok şu dünyada! hiçbirinin zırvası cartel'in bir eserinin yanına bile yaklaşamamakta...
ama hayat bu, rap diye bunlar dinlenir oldu...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar