bugün
- nervio13
- seviştikten sonra teşekkür etmekk10
- yeni uyanmış kadın güzelliği8
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması26
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaklı olay4
- fiziği güzel sözlük kızları42
- recep tayyip erdoğan20
- ibne5
- bilime göre türkçenin konuşulan en eski dil olması6
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak13
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı21
- artvin de 30 yıllık cinayetin aydınlanması4
- arap aksanı2
- işe giderken beslenme çantası götürmek5
- memeleri kafam kadar kız22
- fatma betül sayan kaya58
- çaylaklar bizi okuyor mu sorunsalı2
- bir erkeğe saklama kabında sarma götürmek18
- venüs ve mars'ın ıssız olması5
- konyada engelli bireyin gözlerinin oyulması5
- kazada otomobil ikiye bölündü haberindeki otomobil11
- çanakkale savaşı4
- çiftlik bank4
- küçük memeli sözlük erkekleri12
- sabahları sevilen şeyler5
- cabrio araba2
- yine uyanmış olmak2
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı12
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı38
- patrick bateman2
- metroda osuran adam2
- tinder da eşleşme algoritması2
- sözlüğün tek ve mutlak hakimi8
- turbocu abla2
- serenay sarıkaya'yı beğenmeyen erkek13
- sokuşu çağdaşlık ve gençlik olarak gören zihniyet3
- parcalandim toparlanamiyorum33
- afyon civarı pasif var mı7
- sözlük yazarlarının benzediği ünlü sayısı8
- türkiyede 30 yıl sonra aynı kalacak şey3
- hande ataizi ile günah dolu bir gece geçirmek7
- uyumadan önce yapılan keyifli işler6
- eve escort çağırmak6
- tr den sonradan gelmeler yüzüne imajın zedelenmesi12
- türkiye33
- sözlük kızları'nın meme muhabbeti yapması6
- romanya53
- sevgiliden duyulan en acı cümle3
- muhallebici açıyoruz isim önerileri13
- amerikan filmlerinde banyo yapan kadını öldürmek3
askerliğini 108. Topçu Alayı Erciş/Van' da kısa dönem er olarak yapmış mesleği hakimlik olan bir şahsın açtığı davaya konu olan cümle. gerisini bu vatandaşın kaleminden okuyalım.
Hâkiiimmm çay getir!
Askerlik görevimi ifa etmek üzere 2008 ağustos celbine tabi olarak 108. Topçu Alayı Erciş/Van'a katıldım. Tezkeremde iaşe ikmal timi kısım komutanı olduğum yazmasına rağmen, disiplin subayı yazıcısı olarak vazifelendirildim. Mesleğim olan hakimliğin cüppesini nizamiyeden geçerken kapıda bıraktım. Ve 155 gün boyunca hiç kimseden pozitif bir ayrımcılık beklemedim. 34 yaşında, evli, iki çocuk babası, istanbul'da görev yapan bir hâkim olmama rağmen herkesle birlikte yattım, kalktım, herkesle birlikte süründüm, yerlerde yuvarlandım, akla hayale gelmeyen bir yığın muameleyi, 'vazife' dedim dert etmedim. Ancak görev yaptığım disiplin subaylığı komutanı Binbaşı Murat Ayvaz'ın bir tavrını içimden atamadım. Tam dört ay boyunca alayda olduğu hemen hemen her gün belki de emrinde olmamın verdiği özgüvenle, 'Hakiiiim, üç çay al gel', 'Hakiiim, bana bir sigara bul getir!' diyerek mesleki onurumu, mesleki haysiyetimi ayaklar altına alan Binbaşı Ayvaz hakkında Erciş Sulh Hukuk Mahkemesinde manevi tazminat davası açtım. Ve E: 2009/470 sayılı dosyada yapılan yargılama neticesinde 16.08.2010 tarih ve K: 2010/502 karar numarasıyla tazminat talebim kabul edilerek Binbaşı Ayvaz'ın 5000 lira tazminat ödemesine hükmedildi. Ve bu karar temyiz edilmeyerek kesinleşti.
Neden oğlum Mesut değil?
Sevilay Hanım. Görev süresi boyunca Binbaşı Ayvaz'a, neden, Asker, 3 çay al gel, Mesut , 3 çay al gel, Oğlum, evladım sigara bul bana! diye hitap seçenekleri var iken ısrarla hâkimliğime vurgu yaptığını sorabilmeyi çok isterdim. Ama soramadım. Yüzlerce kez, Hakiiiim çay getir şeklinde verilen emri yerine getirmiş olmam yetmiyor gibi, 2 ya da 3 kez çalıştığı masada kalemle yazı yazarken elinin yanına bıraktığım bardağı işaret parmağıyla göstererek ve bardağa dokunarak, 'karıştır' kelimesini duyduğum an hissettiklerimi, kelimelerle ifade etmem mümkün değil. inanın halihazırda birçok askerin hayretle, şaşkınlıkla, 'Devletin hâkiminin düştüğü şu hale bak!' şeklindeki ah vahları içinde elim ayağım birbirine dolaşarak Binbaşı'ya verdiğim hizmet anları gözümün önünden gitmiyor. Dava açmakta ve kararı size göndermekteki amacım elbette ki orduyu yıpratmak değil! Bu mektubu yollamamdaki tek amaç askere gideceklere, askerde karşılaştıkları hukuksuzluklara karşı atılabilecek basit bir adım olduğunu göstermektir. Askere giden herkes bu bilinçle gider ve orada kendisine yapılan bir hukuksuzluğa karşı -tabii ki- askerden dönünce ilgili kişi hakkında tazminat davası açarsa ve bu talebi de kabul görürse hiç kimse hukuksuzluğa cüret edemeyecektir. Sonuç olarak demek istediğim şu ki; 'Hukuksuzluk hastalığının panzehiri, bizzat hukukun kendisidir!'
Kaynak : http://www.internethaber....308129h.htm#ixzz14VYvlF8g
Hâkiiimmm çay getir!
Askerlik görevimi ifa etmek üzere 2008 ağustos celbine tabi olarak 108. Topçu Alayı Erciş/Van'a katıldım. Tezkeremde iaşe ikmal timi kısım komutanı olduğum yazmasına rağmen, disiplin subayı yazıcısı olarak vazifelendirildim. Mesleğim olan hakimliğin cüppesini nizamiyeden geçerken kapıda bıraktım. Ve 155 gün boyunca hiç kimseden pozitif bir ayrımcılık beklemedim. 34 yaşında, evli, iki çocuk babası, istanbul'da görev yapan bir hâkim olmama rağmen herkesle birlikte yattım, kalktım, herkesle birlikte süründüm, yerlerde yuvarlandım, akla hayale gelmeyen bir yığın muameleyi, 'vazife' dedim dert etmedim. Ancak görev yaptığım disiplin subaylığı komutanı Binbaşı Murat Ayvaz'ın bir tavrını içimden atamadım. Tam dört ay boyunca alayda olduğu hemen hemen her gün belki de emrinde olmamın verdiği özgüvenle, 'Hakiiiim, üç çay al gel', 'Hakiiim, bana bir sigara bul getir!' diyerek mesleki onurumu, mesleki haysiyetimi ayaklar altına alan Binbaşı Ayvaz hakkında Erciş Sulh Hukuk Mahkemesinde manevi tazminat davası açtım. Ve E: 2009/470 sayılı dosyada yapılan yargılama neticesinde 16.08.2010 tarih ve K: 2010/502 karar numarasıyla tazminat talebim kabul edilerek Binbaşı Ayvaz'ın 5000 lira tazminat ödemesine hükmedildi. Ve bu karar temyiz edilmeyerek kesinleşti.
Neden oğlum Mesut değil?
Sevilay Hanım. Görev süresi boyunca Binbaşı Ayvaz'a, neden, Asker, 3 çay al gel, Mesut , 3 çay al gel, Oğlum, evladım sigara bul bana! diye hitap seçenekleri var iken ısrarla hâkimliğime vurgu yaptığını sorabilmeyi çok isterdim. Ama soramadım. Yüzlerce kez, Hakiiiim çay getir şeklinde verilen emri yerine getirmiş olmam yetmiyor gibi, 2 ya da 3 kez çalıştığı masada kalemle yazı yazarken elinin yanına bıraktığım bardağı işaret parmağıyla göstererek ve bardağa dokunarak, 'karıştır' kelimesini duyduğum an hissettiklerimi, kelimelerle ifade etmem mümkün değil. inanın halihazırda birçok askerin hayretle, şaşkınlıkla, 'Devletin hâkiminin düştüğü şu hale bak!' şeklindeki ah vahları içinde elim ayağım birbirine dolaşarak Binbaşı'ya verdiğim hizmet anları gözümün önünden gitmiyor. Dava açmakta ve kararı size göndermekteki amacım elbette ki orduyu yıpratmak değil! Bu mektubu yollamamdaki tek amaç askere gideceklere, askerde karşılaştıkları hukuksuzluklara karşı atılabilecek basit bir adım olduğunu göstermektir. Askere giden herkes bu bilinçle gider ve orada kendisine yapılan bir hukuksuzluğa karşı -tabii ki- askerden dönünce ilgili kişi hakkında tazminat davası açarsa ve bu talebi de kabul görürse hiç kimse hukuksuzluğa cüret edemeyecektir. Sonuç olarak demek istediğim şu ki; 'Hukuksuzluk hastalığının panzehiri, bizzat hukukun kendisidir!'
Kaynak : http://www.internethaber....308129h.htm#ixzz14VYvlF8g
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar