bugün
- dünya16
- amerika birleşik devletleri14
- sözlüğün en güzel kadını11
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli8
- hava durumu4
- evanjelist8
- ecevit denince akla gelen şeyler26
- hewal ebo12
- nihilist hedonist şehvetperest insan5
- türkiye'nin fransa'yı yeneceğini düşünmek5
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması30
- aylık 138 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- taş gibi kalçası olan kadın4
- kıymalı domatesli biberli soğanlı yumurta6
- brezilya3
- orospu çocuğu abdullah öcalan6
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı18
- arnavutluk2
- body positivism2
- dikili bir ağacının olmaması6
- yunanistan3
- portekiz2
- sözlükte kız olduğunu belli eden kızların amacı5
- diamond bey birader nerede sorusu3
- türk rock grupları5
- avustralya2
- nick vermeden bir yazara seslen8
- ankara3
- istanbul4
- bi insana asabiyet neden gelir2
- cuma akşam evde kalan yazarlar3
- futbol4
- feto4
- simko314
- miçotakis'in bm de türkiye mesajı6
- mustafa kemal atatürk5
- cuma günü akşam tek başına yapılacak aktiviteler7
- asgari ücretle geçinip vatan millet savunmak8
- simko3 memduh başkan dna testi kampanyası10
- seçim öncesi klişeler2
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin35
- konservede balık2
- yeni zelanda doları2
- türkiye fransa maçı saat 21 45 te atv de3
- türkçe vs arapça vs farsça3
- sarışın bir bayanla sevişmek3
- sözlükte ki türk düşmanları10
- birader avanosta mı sorunsalı2
- apoya villa yapılmasını destekleyen akpliler3
- evlilik5
sevenini de, sevmeyenini de çok iyi anlıyorum. lakin bu adam sıradan bir kesici, sıradan bir kasap, sıradan bir defansif orta saha değildir.
hepiniz kariyerine bakmışsınızdır bu adamın. üst düzey futbol oynamış, marsilya'da ve sunderland'da kaptanlık yapmış, psg'de de oynamış, şampiyonlar ligi maçlarına çıkmış. üstelik hem marsilya taraftarı hem de psg taraftarı çok sevmiş. bu önemli bir olay.
neden seviliyor bu adam? bence en önemli sebep şu; bu adam diğer birçok defansif orta saha oyuncusu gibi değil. evet, teknik kapasitesi çok düşük bir oyuncu, fakat aynı zamanda teknisyen gibi de futbolcu. adam maçın tansiyonunu yanında gezdirdiği mikserden tutuyor resmen. gerek gördüğünde tansiyonu düşürüyor, takımı zayıf düştüğünde agresyon dozajını arttırıyor, yeri geliyor, çoğunun "ne gerek var?" diyeceği ani bir patlamayla stopere koşup vücut vuruyor.. hani şu "mental özellikleri aşmış oyuncu" dedikleri şey var ya, o adam bu adam işte..
benim için en güzeli ise şu; hiçbir hareketi rakibini sakatlamaya yönelik, ya da kişisel mesele içeren hamleler değil. çok sert faul yaptığı oyuncunun yanında diğer birçoğu gibi öylesine durmuyor, gerçek bir özür diliyor. rakibine sinirlenip, öfkeyle tekme atan oyuncuların aksine, dikkatinizi çekerim, çok sakin bir yapıda oynuyor.
evet, bu adam rijkaard'ın takımında olmazdı, olamazdı. o yapının böyle bir futbol ile alakası yoktu. herkesi oyuna dahil eden, davet eden bir çabası vardı o futbolun, oyunu yöneten yoktu, herkesin bir olup, takımın yöneten olması isteniyordu.
artık hagi var. hagi'nin oyununda herkesin tek tek farklı rolleri olacak, hagi'nin takımında en az iki üç tane "yönetici" olacak. kabul edelim ki rijkaard'ın hedefi çok daha saygı duyulası ve arzulanası ama, türkiye'de hayalini kurmak bile ayıptı işte.
ee, öyleyse? bu adam türkiye'de çok sevilecek. çok da kart görecek. hatta şöyle de bir iddiam var; dikkatle seyredelim, bu adamın yaptığı hamlelere çalınan birçok faul yanlış olacak. çünkü sakatlamaya yönelik oynamıyor ama, agresyonu bizim hakemlerimizi korkutacak derecede yoğun bir arkadaş kendisi..
hepiniz kariyerine bakmışsınızdır bu adamın. üst düzey futbol oynamış, marsilya'da ve sunderland'da kaptanlık yapmış, psg'de de oynamış, şampiyonlar ligi maçlarına çıkmış. üstelik hem marsilya taraftarı hem de psg taraftarı çok sevmiş. bu önemli bir olay.
neden seviliyor bu adam? bence en önemli sebep şu; bu adam diğer birçok defansif orta saha oyuncusu gibi değil. evet, teknik kapasitesi çok düşük bir oyuncu, fakat aynı zamanda teknisyen gibi de futbolcu. adam maçın tansiyonunu yanında gezdirdiği mikserden tutuyor resmen. gerek gördüğünde tansiyonu düşürüyor, takımı zayıf düştüğünde agresyon dozajını arttırıyor, yeri geliyor, çoğunun "ne gerek var?" diyeceği ani bir patlamayla stopere koşup vücut vuruyor.. hani şu "mental özellikleri aşmış oyuncu" dedikleri şey var ya, o adam bu adam işte..
benim için en güzeli ise şu; hiçbir hareketi rakibini sakatlamaya yönelik, ya da kişisel mesele içeren hamleler değil. çok sert faul yaptığı oyuncunun yanında diğer birçoğu gibi öylesine durmuyor, gerçek bir özür diliyor. rakibine sinirlenip, öfkeyle tekme atan oyuncuların aksine, dikkatinizi çekerim, çok sakin bir yapıda oynuyor.
evet, bu adam rijkaard'ın takımında olmazdı, olamazdı. o yapının böyle bir futbol ile alakası yoktu. herkesi oyuna dahil eden, davet eden bir çabası vardı o futbolun, oyunu yöneten yoktu, herkesin bir olup, takımın yöneten olması isteniyordu.
artık hagi var. hagi'nin oyununda herkesin tek tek farklı rolleri olacak, hagi'nin takımında en az iki üç tane "yönetici" olacak. kabul edelim ki rijkaard'ın hedefi çok daha saygı duyulası ve arzulanası ama, türkiye'de hayalini kurmak bile ayıptı işte.
ee, öyleyse? bu adam türkiye'de çok sevilecek. çok da kart görecek. hatta şöyle de bir iddiam var; dikkatle seyredelim, bu adamın yaptığı hamlelere çalınan birçok faul yanlış olacak. çünkü sakatlamaya yönelik oynamıyor ama, agresyonu bizim hakemlerimizi korkutacak derecede yoğun bir arkadaş kendisi..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar