bugün
- kolye140
- cep telefonu11
- nokia10
- lale13
- kuş5
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- mavi4
- var olmak için ne yaptınız12
- öğretmenlerin kravat takma zorunluluğu2
- billie eilish'in memeleri7
- flamingo3
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- fil9
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- at6
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- istanbul esnafına selden 80 milyon tl destek3
- gece gece sinirlenmek3
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- anın görüntüsü22
- z kusagi4
- kötüyü alaşağı etmek4
- kaplan17
- brezilya7
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- netflix asaf dizisi3
- sevgili nedir7
- evi ev yapan şeyler14
- aslan15
- erken ölüm2
- gül7
- cemil tugay6
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- yol5
- pıtı atma4
- dizel araba yüzünden hayattan soğumak3
- bileklik19
- paralel evren2
- spider man brand new day2
- elma5
- ankara8
- gemini2
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- sarı teker kim sorunsalı8
- yogartiksen39
- zebra7
- galatasaray19
Onlar Kim mi?
Onların en büyük özelliği, üzerine silah doğrultulup katledilen masum insanları suçlu çıkaracak kadar kirli bir kaleme sahip olmalarıdır. Dünyayı, silahlardan çıkan kurşunların gül olduğuna inandıracak kadar ahmak yerine koyarlar!
Ülkeler işgal edip, “Nükleer silahları vardı” bahanesine sığınırlar. insanlar katledip, “Onlar teröristti” diye yutturmaya uğraşırlar. Uluslararası kara sularında sivil gemileri yağmalayıp masum insanlar öldürdükten sonra, “Onlar teröristlerle işbirliği yapan haydutlardır” diye propaganda yaparlar.
Onlar kim mi?
Türkiye ne zaman halkının isteklerini dillendiren bir lidere sahip olsa “Eksen kayması var” yaygaraları kopartıp; “Bizi sırtımızdan vuran Araplara yağcılık yapıyor.” yaftasıyla karalamaya çalışırlar. Milyonlarca insan abluka altına alınır, evleri başlarına yıkılır, aç susuz bırakılır ama “Onlar da falancaya destek vermesinler canım!” bahanesiyle özgürlüğe kement atarlar.
Onlar kim mi?
“Üç beş Arap için en yakın müttefikimizi mi kaybedeceğiz?!” diyerek caninin suç ortağı olurlar… Düşmanlarını haksız duruma düşürmek için her cümlenin sonuna “vatandaşlarımız tehdit altında” açıklaması sıkıştırıp Türkiye’de Yahudi çocukların korkudan sıraların altına gizlenerek ders yaptığı palavrasını sıkarlar. Bir gün bile Gazzeli çocukların altına girecek bir sırası, koynuna girecek bir annesi, başını sokacak bir yuvası, eline alacak bir kalemi olmadığını düşünmezler.
Onlar kim mi?
Dünyanın her yerinde özel ajanlarıyla otel odalarında katliam yaparlar, gerekirse kendi vatandaşlarını ülkelerini haklı çıkarmak için öldürüp ihaleyi başkalarına yıkarlar. Dünyanın en gelişmiş silahları kendilerinde diye önlerine gelen herkesi çocuk, anne, masum, sivil demeden katletme andı içerler!
Onlar kim mi?
Cümlelerine şirinlikle başlar “Evet ama…” diye devam ettirirler. Net bir ifadeleri yoktur. Sizden gözüküp satır aralarında sırtınızdan bıçaklarlar. Yalancıdırlar. ikna edicidirler. Herkes haksız, onlar haklıdır. Dünyanın en şımarık ve en korkak çocuklarıdır! Bütün oyunlardan ve oyuncaklardan nefret ederler. Tek dayanakları ahtapot gibi sarıp sarmaladıkları ekonomik güçleridir. işlerine gelmeyen yönetimleri siyasi propagandayla, satın aldıkları medyayla devirmeye çalışırlar! Kalem alırlar, gazeteci alırlar, köşe yazarı alırlar… TV alırlar, uçak alırlar, nükleer silah alırlar, dünyanın en gelişmiş silahlarıyla nefret alırlar. Alamadıkları tek değer insanlıktır!
Onlar kim mi?
Başörtülü kızlara “kevaşe” diyebilecek kadar şeriattan nefret ederler ama dünyanın en katı şeriat uygulayan ve şeriat kurallarına göre yönetilen tek ülkesi israil’in katliamlarını aklamak için ölümsüz politika teorileri uydururlar! Hukuk ve Tarih, onların istedikleri gibi kesip biçebilecekleri bir kumaştır, her şeyi çırılçıplak edip arsızlıklarıyla övünürler! Arapların bizi sattığından dem vurup “Bunlar için niye ölelim?” diyerek gözleri olduğu halde görmezler, kulakları olduğu halde duymazlar. Tek geçerli aklın kendi düşünceleri olduğunu iddia ederler.
Onlar kim mi?
Her şeyden önce insan olduğunu unutanlar… Neme lazımcılar… Vurdumduymazlar… Küresel vicdan katilleri… Silahlarından başka her şeyi susturanlar.. Boğazdaki yalılarında denizi seyredip kan üstüne şerefe diyerek kadeh tokuşturanlar… Taksim Meydanı’nda “Allâhu Ekber!” diyenleri Hamas mensubu, “Kahrolsun israil!” diye slogan atanları antisemitist ilan edenler… Beş kurşunla şehit edilen 19 yaşındaki Furkan’ı israil askerlerinden önce katleden cellâtlar…
Onlar kim mi?
Kendi vicdanlarını; ülke çıkarları, reel politika gerçekleri, ekonomik göstergeler bahanesiyle küresel sermaye pazarlarında satılığa çıkaranlar… Vicdansızlığı gelenekselleştirip neredeyse sıradanlaştıran, daha uygar, daha eğitimli ve teknik donanımı daha güçlü vicdan cellâtları…
Onlar kim mi?
“Bu ülkede, burada, bizim yurdumuzda ne işiniz var?” ya da “Niye öldürdünüz?” sorusuna tahammülü olmayanlar, cevap vermeyenler… Korkunç ağızlarından irin kusup, içinde ‘insanlık’ gemisinin yüzmediği başka bir evrenden bize seslenenler… Yerle göğün yerini değiştirip “biz mi yapmışız?” diyenler… Özür dilemeyen, hep özür bekleyenler!
Onlar kim mi?
Hayır, hayır, yemin ederim yanıldınız!
Onlar israilliler değil; ortadoğunun iri göbekli politikacıları ve içimizdeki yavşak gazeteciler!
(bkz: Nurdal Durmuş)
Onların en büyük özelliği, üzerine silah doğrultulup katledilen masum insanları suçlu çıkaracak kadar kirli bir kaleme sahip olmalarıdır. Dünyayı, silahlardan çıkan kurşunların gül olduğuna inandıracak kadar ahmak yerine koyarlar!
Ülkeler işgal edip, “Nükleer silahları vardı” bahanesine sığınırlar. insanlar katledip, “Onlar teröristti” diye yutturmaya uğraşırlar. Uluslararası kara sularında sivil gemileri yağmalayıp masum insanlar öldürdükten sonra, “Onlar teröristlerle işbirliği yapan haydutlardır” diye propaganda yaparlar.
Onlar kim mi?
Türkiye ne zaman halkının isteklerini dillendiren bir lidere sahip olsa “Eksen kayması var” yaygaraları kopartıp; “Bizi sırtımızdan vuran Araplara yağcılık yapıyor.” yaftasıyla karalamaya çalışırlar. Milyonlarca insan abluka altına alınır, evleri başlarına yıkılır, aç susuz bırakılır ama “Onlar da falancaya destek vermesinler canım!” bahanesiyle özgürlüğe kement atarlar.
Onlar kim mi?
“Üç beş Arap için en yakın müttefikimizi mi kaybedeceğiz?!” diyerek caninin suç ortağı olurlar… Düşmanlarını haksız duruma düşürmek için her cümlenin sonuna “vatandaşlarımız tehdit altında” açıklaması sıkıştırıp Türkiye’de Yahudi çocukların korkudan sıraların altına gizlenerek ders yaptığı palavrasını sıkarlar. Bir gün bile Gazzeli çocukların altına girecek bir sırası, koynuna girecek bir annesi, başını sokacak bir yuvası, eline alacak bir kalemi olmadığını düşünmezler.
Onlar kim mi?
Dünyanın her yerinde özel ajanlarıyla otel odalarında katliam yaparlar, gerekirse kendi vatandaşlarını ülkelerini haklı çıkarmak için öldürüp ihaleyi başkalarına yıkarlar. Dünyanın en gelişmiş silahları kendilerinde diye önlerine gelen herkesi çocuk, anne, masum, sivil demeden katletme andı içerler!
Onlar kim mi?
Cümlelerine şirinlikle başlar “Evet ama…” diye devam ettirirler. Net bir ifadeleri yoktur. Sizden gözüküp satır aralarında sırtınızdan bıçaklarlar. Yalancıdırlar. ikna edicidirler. Herkes haksız, onlar haklıdır. Dünyanın en şımarık ve en korkak çocuklarıdır! Bütün oyunlardan ve oyuncaklardan nefret ederler. Tek dayanakları ahtapot gibi sarıp sarmaladıkları ekonomik güçleridir. işlerine gelmeyen yönetimleri siyasi propagandayla, satın aldıkları medyayla devirmeye çalışırlar! Kalem alırlar, gazeteci alırlar, köşe yazarı alırlar… TV alırlar, uçak alırlar, nükleer silah alırlar, dünyanın en gelişmiş silahlarıyla nefret alırlar. Alamadıkları tek değer insanlıktır!
Onlar kim mi?
Başörtülü kızlara “kevaşe” diyebilecek kadar şeriattan nefret ederler ama dünyanın en katı şeriat uygulayan ve şeriat kurallarına göre yönetilen tek ülkesi israil’in katliamlarını aklamak için ölümsüz politika teorileri uydururlar! Hukuk ve Tarih, onların istedikleri gibi kesip biçebilecekleri bir kumaştır, her şeyi çırılçıplak edip arsızlıklarıyla övünürler! Arapların bizi sattığından dem vurup “Bunlar için niye ölelim?” diyerek gözleri olduğu halde görmezler, kulakları olduğu halde duymazlar. Tek geçerli aklın kendi düşünceleri olduğunu iddia ederler.
Onlar kim mi?
Her şeyden önce insan olduğunu unutanlar… Neme lazımcılar… Vurdumduymazlar… Küresel vicdan katilleri… Silahlarından başka her şeyi susturanlar.. Boğazdaki yalılarında denizi seyredip kan üstüne şerefe diyerek kadeh tokuşturanlar… Taksim Meydanı’nda “Allâhu Ekber!” diyenleri Hamas mensubu, “Kahrolsun israil!” diye slogan atanları antisemitist ilan edenler… Beş kurşunla şehit edilen 19 yaşındaki Furkan’ı israil askerlerinden önce katleden cellâtlar…
Onlar kim mi?
Kendi vicdanlarını; ülke çıkarları, reel politika gerçekleri, ekonomik göstergeler bahanesiyle küresel sermaye pazarlarında satılığa çıkaranlar… Vicdansızlığı gelenekselleştirip neredeyse sıradanlaştıran, daha uygar, daha eğitimli ve teknik donanımı daha güçlü vicdan cellâtları…
Onlar kim mi?
“Bu ülkede, burada, bizim yurdumuzda ne işiniz var?” ya da “Niye öldürdünüz?” sorusuna tahammülü olmayanlar, cevap vermeyenler… Korkunç ağızlarından irin kusup, içinde ‘insanlık’ gemisinin yüzmediği başka bir evrenden bize seslenenler… Yerle göğün yerini değiştirip “biz mi yapmışız?” diyenler… Özür dilemeyen, hep özür bekleyenler!
Onlar kim mi?
Hayır, hayır, yemin ederim yanıldınız!
Onlar israilliler değil; ortadoğunun iri göbekli politikacıları ve içimizdeki yavşak gazeteciler!
(bkz: Nurdal Durmuş)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar