bugün
- evli olduğunu gizleyen yazarlar15
- nervio'nun ayakları18
- la loba21
- nickin yanında yaş da yazsın15
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz11
- engineer2817
- eski yazarlar geri gelsin7
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları12
- recep tayyip erdoğan10
- domates çorbası8
- enflasyonun çocukluk arkadaşımız gibi olması8
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı21
- yalancı sözlük yazarları6
- volkswagen passat7
- dışarıda herkesin suratının 5 karış olması3
- sürekli sözlük içi konularda başlık açılması5
- ukraynalı kızlar gelecek mi beyler6
- kolonya koleksiyonu4
- arabanın ön koltuğuna t shirt giydirmek11
- hesabını gizleyen erkek yazar23
- öldüreni öldürmek14
- skechers giyen kız9
- abi lavabo var mı10
- ak parti tabanının fon soygunu eleştirisi13
- esat oktay yıldıran4
- kot kafalı5
- ayağına nutella sürüp bu bitecek diyen kız10
- sıkıldım4
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı54
- sözlükteki tramessi yazarlar9
- bergamot aromali yesil cay2
- amber kokulu sıvı sabun3
- çeyrek depo kalır kalmaz akaryakıt alan tip10
- menemen yiyen erkek9
- queen ravenna'nın ayakları6
- sabah erken kalkmanın erdem sayılması10
- izmirim izmirim nereye gitsem özlerim7
- padişaha sormuşlar4
- sözlük kızları olarak ayak resmi atıyoruz5
- hız tutkunu salyangoz3
- kendini tanımak4
- queen ravenna ifşası5
- asansörde selam verme zorunluluğu7
- durduk yere gelen kiribati özlemi3
- demokles'in kılıcı abi ya8
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- iş yok bahanesiyle bütün gün evde yatmak6
- mezar taşına olumsuz yorum bırakılması3
- selim ve selin arasındaki fark2
- uçakta domates suyu isteyen elit insan2
politik bilim kurgu roman, ütopya. ursula k. le guin tarafından 1974 yılında yazılmış.
mülksüzler'de anlatılan ütopya öyle kanıksanır ki, bu kanıksama gerçek dünyayı yadırgatır. gündelik olan garip gelmeye başlar. oysa mülksüzler bildiğin bilim kurgudur, farklı gezegenlerde yaşayan farklı insan toplumları, uzayda yolculuklar, vs. ütopya gerçek gibi gelmeye başlarken, yaşadığın dünyanın zemini ayaklarının altında kıpırdamaya başlar. romanı bir başyapıt yapan unsur, ütopya olmayan bir ütopyayı anlatıyor olması olabilir. özel mülkiyetin olmadığı, sahip olunanların toplumun kolektif malı olduğu bir düzeni*, mülksüzlerin toplumsal davranış alışkanlıkları ve anlayışları tamamlar.
aynı zamanda bir feminist olan yazar le guin, mülksüzler'de insan ilişkilerini öyle bir biçimde ortaya koyar ki, ütopyayı bir anarşist klişe olmaktan işte bu kadın-erkek, erkek-erkek, kadın-kadın, yetişkin-çocuk, zeki-ortalama, sakin-öfkeli, öfkeli-öfkeli vs. arası ilişkiler çıkarır. mülksüzler toplumunda toplumsal cinsiyet yoktur denilebilir. içimize kadar işlemiş kanıksadığımız her bir şeyi mülksüzler bir bir suratımıza çarpar.
--spoiler--
romanın ilk sayfalarında uzay gemisinin kaptanı olan bir insandan bahsedilir. bu, romanın ana karakterlerinden biri değildir. sadece ilk sayfalarda yer alır ve eğer bu kaptanla ilgili anlatılanı anlayamazsanız, kitabı bitirdiğinizde aklınızda kalanlar arasında yer almaz. kaptan, bildiğin kaptandır. bilmediğinse onun bir kadın olduğudur. birden fazla cümlede kaptanın erkek değil kadın olduğuna dair bariz ipuçları yer alıyor olmasına rağmen, kaptanın erkek olduğunu düşünür ve sayfaları okur gidersiniz. romanı ikinci kez okuduğunuzda kaptanın aslında kadın olduğunu farkettiğinizde anlarsınız bunun böyle olduğunu. ben böyle anladım.
--spoiler--
mülksüzler'de anlatılan ütopya öyle kanıksanır ki, bu kanıksama gerçek dünyayı yadırgatır. gündelik olan garip gelmeye başlar. oysa mülksüzler bildiğin bilim kurgudur, farklı gezegenlerde yaşayan farklı insan toplumları, uzayda yolculuklar, vs. ütopya gerçek gibi gelmeye başlarken, yaşadığın dünyanın zemini ayaklarının altında kıpırdamaya başlar. romanı bir başyapıt yapan unsur, ütopya olmayan bir ütopyayı anlatıyor olması olabilir. özel mülkiyetin olmadığı, sahip olunanların toplumun kolektif malı olduğu bir düzeni*, mülksüzlerin toplumsal davranış alışkanlıkları ve anlayışları tamamlar.
aynı zamanda bir feminist olan yazar le guin, mülksüzler'de insan ilişkilerini öyle bir biçimde ortaya koyar ki, ütopyayı bir anarşist klişe olmaktan işte bu kadın-erkek, erkek-erkek, kadın-kadın, yetişkin-çocuk, zeki-ortalama, sakin-öfkeli, öfkeli-öfkeli vs. arası ilişkiler çıkarır. mülksüzler toplumunda toplumsal cinsiyet yoktur denilebilir. içimize kadar işlemiş kanıksadığımız her bir şeyi mülksüzler bir bir suratımıza çarpar.
--spoiler--
romanın ilk sayfalarında uzay gemisinin kaptanı olan bir insandan bahsedilir. bu, romanın ana karakterlerinden biri değildir. sadece ilk sayfalarda yer alır ve eğer bu kaptanla ilgili anlatılanı anlayamazsanız, kitabı bitirdiğinizde aklınızda kalanlar arasında yer almaz. kaptan, bildiğin kaptandır. bilmediğinse onun bir kadın olduğudur. birden fazla cümlede kaptanın erkek değil kadın olduğuna dair bariz ipuçları yer alıyor olmasına rağmen, kaptanın erkek olduğunu düşünür ve sayfaları okur gidersiniz. romanı ikinci kez okuduğunuzda kaptanın aslında kadın olduğunu farkettiğinizde anlarsınız bunun böyle olduğunu. ben böyle anladım.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar