bugün
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci18
- serhat kılıç19
- ahmet hakan'ın kalkan topuk analizi2
- dur bakalım kimin elinde kalacak2
- sözlüğü 2000 ve sonrası doğumluların basması5
- en sevmediğin insan tipleri9
- ikinci defa askere gitmek8
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü12
- yalnızlık edebiyatı13
- kurusıkı3
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- tai lung42
- kin tutmayı beceremeyen insan9
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı42
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- askerliğin gençler için faydalı olması7
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- özbek kadınlar14
- bir kızla dalga geçmek6
- claudian clouds22
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- sözlük whatsapp grupları13
- mavi göz7
- gizli hesap6
- sarapci koala47
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- friedrich hegel la bi cay icek12
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- uludağ itiraf10
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın11
- enayimiknatisii32
- islam'ın hak dini olması6
- melissa vargas7
- namazın amacı6
- yarın kpssye girecek yazarlar15
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- anın görüntüsü25
- filenin sultanlarının avrupa şampiyonu olması6
- herkesin tavsiye verdiği insan4
- libidosu olmasa true'nun aslında iyi insan olması6
- deccal internetten çıkacak9
- uludağ sözlük benim için ancak mezarda biter5
- gece vardiyası yazarlar4
- fenerbahçe15
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- gocu31
politik bilim kurgu roman, ütopya. ursula k. le guin tarafından 1974 yılında yazılmış.
mülksüzler'de anlatılan ütopya öyle kanıksanır ki, bu kanıksama gerçek dünyayı yadırgatır. gündelik olan garip gelmeye başlar. oysa mülksüzler bildiğin bilim kurgudur, farklı gezegenlerde yaşayan farklı insan toplumları, uzayda yolculuklar, vs. ütopya gerçek gibi gelmeye başlarken, yaşadığın dünyanın zemini ayaklarının altında kıpırdamaya başlar. romanı bir başyapıt yapan unsur, ütopya olmayan bir ütopyayı anlatıyor olması olabilir. özel mülkiyetin olmadığı, sahip olunanların toplumun kolektif malı olduğu bir düzeni*, mülksüzlerin toplumsal davranış alışkanlıkları ve anlayışları tamamlar.
aynı zamanda bir feminist olan yazar le guin, mülksüzler'de insan ilişkilerini öyle bir biçimde ortaya koyar ki, ütopyayı bir anarşist klişe olmaktan işte bu kadın-erkek, erkek-erkek, kadın-kadın, yetişkin-çocuk, zeki-ortalama, sakin-öfkeli, öfkeli-öfkeli vs. arası ilişkiler çıkarır. mülksüzler toplumunda toplumsal cinsiyet yoktur denilebilir. içimize kadar işlemiş kanıksadığımız her bir şeyi mülksüzler bir bir suratımıza çarpar.
--spoiler--
romanın ilk sayfalarında uzay gemisinin kaptanı olan bir insandan bahsedilir. bu, romanın ana karakterlerinden biri değildir. sadece ilk sayfalarda yer alır ve eğer bu kaptanla ilgili anlatılanı anlayamazsanız, kitabı bitirdiğinizde aklınızda kalanlar arasında yer almaz. kaptan, bildiğin kaptandır. bilmediğinse onun bir kadın olduğudur. birden fazla cümlede kaptanın erkek değil kadın olduğuna dair bariz ipuçları yer alıyor olmasına rağmen, kaptanın erkek olduğunu düşünür ve sayfaları okur gidersiniz. romanı ikinci kez okuduğunuzda kaptanın aslında kadın olduğunu farkettiğinizde anlarsınız bunun böyle olduğunu. ben böyle anladım.
--spoiler--
mülksüzler'de anlatılan ütopya öyle kanıksanır ki, bu kanıksama gerçek dünyayı yadırgatır. gündelik olan garip gelmeye başlar. oysa mülksüzler bildiğin bilim kurgudur, farklı gezegenlerde yaşayan farklı insan toplumları, uzayda yolculuklar, vs. ütopya gerçek gibi gelmeye başlarken, yaşadığın dünyanın zemini ayaklarının altında kıpırdamaya başlar. romanı bir başyapıt yapan unsur, ütopya olmayan bir ütopyayı anlatıyor olması olabilir. özel mülkiyetin olmadığı, sahip olunanların toplumun kolektif malı olduğu bir düzeni*, mülksüzlerin toplumsal davranış alışkanlıkları ve anlayışları tamamlar.
aynı zamanda bir feminist olan yazar le guin, mülksüzler'de insan ilişkilerini öyle bir biçimde ortaya koyar ki, ütopyayı bir anarşist klişe olmaktan işte bu kadın-erkek, erkek-erkek, kadın-kadın, yetişkin-çocuk, zeki-ortalama, sakin-öfkeli, öfkeli-öfkeli vs. arası ilişkiler çıkarır. mülksüzler toplumunda toplumsal cinsiyet yoktur denilebilir. içimize kadar işlemiş kanıksadığımız her bir şeyi mülksüzler bir bir suratımıza çarpar.
--spoiler--
romanın ilk sayfalarında uzay gemisinin kaptanı olan bir insandan bahsedilir. bu, romanın ana karakterlerinden biri değildir. sadece ilk sayfalarda yer alır ve eğer bu kaptanla ilgili anlatılanı anlayamazsanız, kitabı bitirdiğinizde aklınızda kalanlar arasında yer almaz. kaptan, bildiğin kaptandır. bilmediğinse onun bir kadın olduğudur. birden fazla cümlede kaptanın erkek değil kadın olduğuna dair bariz ipuçları yer alıyor olmasına rağmen, kaptanın erkek olduğunu düşünür ve sayfaları okur gidersiniz. romanı ikinci kez okuduğunuzda kaptanın aslında kadın olduğunu farkettiğinizde anlarsınız bunun böyle olduğunu. ben böyle anladım.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar