bugün
- çırçıplak yatmak8
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- eski seni özlüyor musun5
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları7
- türklerin ileri olduğu konular20
- seninle şurada olabilirdik5
- bir kadının en güzel bölgesi8
- caner taslaman7
- dünyanın en güzel tatlısı8
- vantilatörü kendine çevirmek6
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- özlenen hissiyatlar6
- ruh hastası olan yazarlar6
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- kültür seviyesi yüksek esprilerin havada kalması4
- abd vizesi3
- kürt milletinin çirkin olma sebepleri3
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı4
- bülent ersoyun lolita estetiği4
- gocu meme ucu5
- kadının en güzel yerinin ayak ve bacak olması4
- kasiyer kızdan hoşlanmak3
- dinsize inanır mısın17
- pandela6
- kız yazarların daha çok artı oylanması2
- salak yazarlar7
- gülümse diye darlayan fotoğrafçı3
- misafir çocuğunun arkasından edilen küfürler4
- geceye bir şarkı bırak22
- yorgun mermi4
- atatürk ün en büyük hobileri2
- çerkez ethem3
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak7
- seksen sekiz kilo sözlük kızı3
- gece gece uzun entry giren yazar2
- yazarların kendileri hakkındaki gereksiz bilgiler3
- tüm yazarların ısrarla format dışı entry girmesi4
- acun ılıcalı2
- birinci inönü muharebesi4
- içinin çirkinliği yüzüne yansımış insan2
- en sevdiği film pulp fiction olan erkek4
- haluk levent'in sürekli deri yelekle dolaşması3
- ya olm mal mısınız3
- kuran da neden namaz yok8
- sözlüğün çocuk parkına dönmesi5
- hiçbir yere ait olmama duygusu4
- şu anda çalan şarkı4
- uykum geldi ama uyumak istemiyorum3
- sevgilinin sen eski bir şarkısın demesi2
2006 yılında gösterime giren ve altın portakal en iyi film ödülüne sahip bir zeki demirkubuz filmi.
bu film hakkında yapılan yoruma dikkat ederseniz, önce masumiyet'ten bahsedilmekte. masumiyet'in 30 yıl öncesini konu aldığı için, bu durum çok da olağan. yorum yaparken insan ister istemez iki film arasında kıyaslamaya da gidiyor. (ki bu kıyaslama kader'i düşürürken, masumiyet'i yüceltiyor. bu kaçınılmaz başlangıca ben de uyacağım ve önce;
(bkz: masumiyet/#6897396)
filmin başrolünde vildan atasever (uğur) ve Ufuk Bayraktar (bekir) görülmekte. film arabesk kültürüne bulanmış ve fakat oyuncuların gereksiz ve anlaşılamayan mimikleri, çıkıntıları filmin arabesk ruhunu çekilmez kılabiliyor bazı sahnelerde. şımarık kız uğur, sakin yapıdaki bekir'i baştan çıkarıyor ve olaylar gelişiyor. ama bunu yaparken o kadar kötü bir oyunculuk görüyoruz ki, vildan atasever'in (bana göre) iyi bir oyuncu olmadığını hatta olamayacağını düşünmeden edemiyorum. oyunculuk yönünden vasat sahnelere sahip filmde, demirkubuz'un başarılı yönetmenliğinin bir kez kez daha kötü olanın üstünü örtmesi şeklinde görmezden gelebiliyoruz. zaten aldığı ödül de, bunun göstergesi gibi.
vildan atasever yerine başka bir isim görseydik, belki o zaman masumiyet'te ki uğur karakterinin 30 yıl öncesinin ne olduğunu anlayabilirdik. ve bekir karakteri için de aynı şey geçerli. filmin 30 yıl sonrasındaki (masumiyet) karakterleri öldüren bu ikili, umarım başka bir filmde bir araya gelmez.
şimdi filmin konusuna dönelim. aşk için, inandığı kadın için ülkeyi dolaşan adamın kendisine ve çevresine verdiği zararlar anlatılmakta bu filmde. öyle bir tutku ki, insanlığın özelliği olan, o çok sevdiğimiz ve vazgeçemediğimiz gururun, aslında bizim uydurduğumuz bir şey olduğunu anlamak mümkün. insan, ancak kendince ortaya çıkardığüı ve büyüttüğü duyguların esiri olur. tıpkı gurur gibi, tıpkı kin gibi, tutku ya da kibir gibi... ama söylemeden geçmemek gerek, kader denen bir şey varsa, o ancak insanın vazgeçmediği olabilir. peşinden gittiğiniz sürece size aittir, onu yaşarsınız. bekir de öyle yaptı, kaderim diye inandığı kadının peşinden gitti. filmde bu öyle derin işlenmiş ki, kaderin seçim olduğu önümüze serilmiş.
--spoiler--
dedim ki, bu kapı kader kapısı, burası sırat köprüsü. ama dönemedim. dedim ki oğlum bekir, bu senin kaderin, bunu çekeceksin...
***
sen de anla artık yazıkmış, kılmış, tüymüş... hepsi hesap edildi bunların, her şeye hazırım. de ki iyilik ediyorsun, de ki sevap işliyorsun. herkesin inandığı bir şey vardır. bu amına koduğumun dünyasında benimki de sensin, anlasana!
--spoiler--
(7/10)
bu film hakkında yapılan yoruma dikkat ederseniz, önce masumiyet'ten bahsedilmekte. masumiyet'in 30 yıl öncesini konu aldığı için, bu durum çok da olağan. yorum yaparken insan ister istemez iki film arasında kıyaslamaya da gidiyor. (ki bu kıyaslama kader'i düşürürken, masumiyet'i yüceltiyor. bu kaçınılmaz başlangıca ben de uyacağım ve önce;
(bkz: masumiyet/#6897396)
filmin başrolünde vildan atasever (uğur) ve Ufuk Bayraktar (bekir) görülmekte. film arabesk kültürüne bulanmış ve fakat oyuncuların gereksiz ve anlaşılamayan mimikleri, çıkıntıları filmin arabesk ruhunu çekilmez kılabiliyor bazı sahnelerde. şımarık kız uğur, sakin yapıdaki bekir'i baştan çıkarıyor ve olaylar gelişiyor. ama bunu yaparken o kadar kötü bir oyunculuk görüyoruz ki, vildan atasever'in (bana göre) iyi bir oyuncu olmadığını hatta olamayacağını düşünmeden edemiyorum. oyunculuk yönünden vasat sahnelere sahip filmde, demirkubuz'un başarılı yönetmenliğinin bir kez kez daha kötü olanın üstünü örtmesi şeklinde görmezden gelebiliyoruz. zaten aldığı ödül de, bunun göstergesi gibi.
vildan atasever yerine başka bir isim görseydik, belki o zaman masumiyet'te ki uğur karakterinin 30 yıl öncesinin ne olduğunu anlayabilirdik. ve bekir karakteri için de aynı şey geçerli. filmin 30 yıl sonrasındaki (masumiyet) karakterleri öldüren bu ikili, umarım başka bir filmde bir araya gelmez.
şimdi filmin konusuna dönelim. aşk için, inandığı kadın için ülkeyi dolaşan adamın kendisine ve çevresine verdiği zararlar anlatılmakta bu filmde. öyle bir tutku ki, insanlığın özelliği olan, o çok sevdiğimiz ve vazgeçemediğimiz gururun, aslında bizim uydurduğumuz bir şey olduğunu anlamak mümkün. insan, ancak kendince ortaya çıkardığüı ve büyüttüğü duyguların esiri olur. tıpkı gurur gibi, tıpkı kin gibi, tutku ya da kibir gibi... ama söylemeden geçmemek gerek, kader denen bir şey varsa, o ancak insanın vazgeçmediği olabilir. peşinden gittiğiniz sürece size aittir, onu yaşarsınız. bekir de öyle yaptı, kaderim diye inandığı kadının peşinden gitti. filmde bu öyle derin işlenmiş ki, kaderin seçim olduğu önümüze serilmiş.
--spoiler--
dedim ki, bu kapı kader kapısı, burası sırat köprüsü. ama dönemedim. dedim ki oğlum bekir, bu senin kaderin, bunu çekeceksin...
***
sen de anla artık yazıkmış, kılmış, tüymüş... hepsi hesap edildi bunların, her şeye hazırım. de ki iyilik ediyorsun, de ki sevap işliyorsun. herkesin inandığı bir şey vardır. bu amına koduğumun dünyasında benimki de sensin, anlasana!
--spoiler--
(7/10)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar