bugün
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- sırrı süreyya önder16
- dün gece ne oldu8
- insan olmaya çeyrek kala8
- silver ile evlenecek erkek53
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- araba sileceği5
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- popeyes6
- abdullah öcalan orospu çocuğudur3
- true'nun çaylak olması3
- gocu35
- melekler insanlarla nasıl iletişim kuruyor4
- iki tas çorba4
- g'i l d'e d l'i l y'nin dudakları8
- sapıklara empati kasan insan5
- sarapci koala60
- fenerin türkiye'yi yine rezil etmesi5
- torpille işe giren insan2
- çomar sahiplenme3
- saadetler dilemek4
- osmanlı haremi3
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi2
- sözlükteki bayan azlığı6
- fikir değiştirmek döneklik midir8
- götünü yıkamayan bir kızla evlenir misiniz4
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası23
- sözlük sapığı kim5
- resmine 31 çektim de yattım5
- siyaset yüzünden çoğu arkadaşlığın bozulması6
- arkadaşlar fasfakirim ya5
- gammaz çetesi8
- şarapçının mal varlığı5
- hristiyanlık3
- çomarların ülkeye faydası2
- melekenin balıkları kavurması3
- deniz gül3
- tulumba tatlısı7
- fetö mitolojisi3
- ellerim boş gönlüm hos2
- el chadaille bitshiabu9
- şarapçının nick değişerek tepkilerden kurtulacanı4
- ellerim bos gonlum hos29
- annesine küfür edilmesinden hoşlanan yazar3
- friedrich hegel la bi cay icek6
- büyük insan3
- cehennemde isyan çıkarmak2
- seraphim melekleri2
- aslan boğa kartal ve insan başlı melekler2
- kalyon nail polish2
2006 yılında gösterime giren ve altın portakal en iyi film ödülüne sahip bir zeki demirkubuz filmi.
bu film hakkında yapılan yoruma dikkat ederseniz, önce masumiyet'ten bahsedilmekte. masumiyet'in 30 yıl öncesini konu aldığı için, bu durum çok da olağan. yorum yaparken insan ister istemez iki film arasında kıyaslamaya da gidiyor. (ki bu kıyaslama kader'i düşürürken, masumiyet'i yüceltiyor. bu kaçınılmaz başlangıca ben de uyacağım ve önce;
(bkz: masumiyet/#6897396)
filmin başrolünde vildan atasever (uğur) ve Ufuk Bayraktar (bekir) görülmekte. film arabesk kültürüne bulanmış ve fakat oyuncuların gereksiz ve anlaşılamayan mimikleri, çıkıntıları filmin arabesk ruhunu çekilmez kılabiliyor bazı sahnelerde. şımarık kız uğur, sakin yapıdaki bekir'i baştan çıkarıyor ve olaylar gelişiyor. ama bunu yaparken o kadar kötü bir oyunculuk görüyoruz ki, vildan atasever'in (bana göre) iyi bir oyuncu olmadığını hatta olamayacağını düşünmeden edemiyorum. oyunculuk yönünden vasat sahnelere sahip filmde, demirkubuz'un başarılı yönetmenliğinin bir kez kez daha kötü olanın üstünü örtmesi şeklinde görmezden gelebiliyoruz. zaten aldığı ödül de, bunun göstergesi gibi.
vildan atasever yerine başka bir isim görseydik, belki o zaman masumiyet'te ki uğur karakterinin 30 yıl öncesinin ne olduğunu anlayabilirdik. ve bekir karakteri için de aynı şey geçerli. filmin 30 yıl sonrasındaki (masumiyet) karakterleri öldüren bu ikili, umarım başka bir filmde bir araya gelmez.
şimdi filmin konusuna dönelim. aşk için, inandığı kadın için ülkeyi dolaşan adamın kendisine ve çevresine verdiği zararlar anlatılmakta bu filmde. öyle bir tutku ki, insanlığın özelliği olan, o çok sevdiğimiz ve vazgeçemediğimiz gururun, aslında bizim uydurduğumuz bir şey olduğunu anlamak mümkün. insan, ancak kendince ortaya çıkardığüı ve büyüttüğü duyguların esiri olur. tıpkı gurur gibi, tıpkı kin gibi, tutku ya da kibir gibi... ama söylemeden geçmemek gerek, kader denen bir şey varsa, o ancak insanın vazgeçmediği olabilir. peşinden gittiğiniz sürece size aittir, onu yaşarsınız. bekir de öyle yaptı, kaderim diye inandığı kadının peşinden gitti. filmde bu öyle derin işlenmiş ki, kaderin seçim olduğu önümüze serilmiş.
--spoiler--
dedim ki, bu kapı kader kapısı, burası sırat köprüsü. ama dönemedim. dedim ki oğlum bekir, bu senin kaderin, bunu çekeceksin...
***
sen de anla artık yazıkmış, kılmış, tüymüş... hepsi hesap edildi bunların, her şeye hazırım. de ki iyilik ediyorsun, de ki sevap işliyorsun. herkesin inandığı bir şey vardır. bu amına koduğumun dünyasında benimki de sensin, anlasana!
--spoiler--
(7/10)
bu film hakkında yapılan yoruma dikkat ederseniz, önce masumiyet'ten bahsedilmekte. masumiyet'in 30 yıl öncesini konu aldığı için, bu durum çok da olağan. yorum yaparken insan ister istemez iki film arasında kıyaslamaya da gidiyor. (ki bu kıyaslama kader'i düşürürken, masumiyet'i yüceltiyor. bu kaçınılmaz başlangıca ben de uyacağım ve önce;
(bkz: masumiyet/#6897396)
filmin başrolünde vildan atasever (uğur) ve Ufuk Bayraktar (bekir) görülmekte. film arabesk kültürüne bulanmış ve fakat oyuncuların gereksiz ve anlaşılamayan mimikleri, çıkıntıları filmin arabesk ruhunu çekilmez kılabiliyor bazı sahnelerde. şımarık kız uğur, sakin yapıdaki bekir'i baştan çıkarıyor ve olaylar gelişiyor. ama bunu yaparken o kadar kötü bir oyunculuk görüyoruz ki, vildan atasever'in (bana göre) iyi bir oyuncu olmadığını hatta olamayacağını düşünmeden edemiyorum. oyunculuk yönünden vasat sahnelere sahip filmde, demirkubuz'un başarılı yönetmenliğinin bir kez kez daha kötü olanın üstünü örtmesi şeklinde görmezden gelebiliyoruz. zaten aldığı ödül de, bunun göstergesi gibi.
vildan atasever yerine başka bir isim görseydik, belki o zaman masumiyet'te ki uğur karakterinin 30 yıl öncesinin ne olduğunu anlayabilirdik. ve bekir karakteri için de aynı şey geçerli. filmin 30 yıl sonrasındaki (masumiyet) karakterleri öldüren bu ikili, umarım başka bir filmde bir araya gelmez.
şimdi filmin konusuna dönelim. aşk için, inandığı kadın için ülkeyi dolaşan adamın kendisine ve çevresine verdiği zararlar anlatılmakta bu filmde. öyle bir tutku ki, insanlığın özelliği olan, o çok sevdiğimiz ve vazgeçemediğimiz gururun, aslında bizim uydurduğumuz bir şey olduğunu anlamak mümkün. insan, ancak kendince ortaya çıkardığüı ve büyüttüğü duyguların esiri olur. tıpkı gurur gibi, tıpkı kin gibi, tutku ya da kibir gibi... ama söylemeden geçmemek gerek, kader denen bir şey varsa, o ancak insanın vazgeçmediği olabilir. peşinden gittiğiniz sürece size aittir, onu yaşarsınız. bekir de öyle yaptı, kaderim diye inandığı kadının peşinden gitti. filmde bu öyle derin işlenmiş ki, kaderin seçim olduğu önümüze serilmiş.
--spoiler--
dedim ki, bu kapı kader kapısı, burası sırat köprüsü. ama dönemedim. dedim ki oğlum bekir, bu senin kaderin, bunu çekeceksin...
***
sen de anla artık yazıkmış, kılmış, tüymüş... hepsi hesap edildi bunların, her şeye hazırım. de ki iyilik ediyorsun, de ki sevap işliyorsun. herkesin inandığı bir şey vardır. bu amına koduğumun dünyasında benimki de sensin, anlasana!
--spoiler--
(7/10)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar