bugün
- 5 eylül 2026 köprülerin özelleştirilmesi12
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı14
- sözlük yazarlarına hayvan muamelesi yapmak9
- sözlükteki kardeşlik ortamı7
- çelik tencere3
- kedi kavgası arasında kalmak4
- hayvanlarla muhabbet etmek8
- kendine bir not bırak4
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı31
- ağzıyla içemeyen insan3
- çocuklara verilen farklı isimler9
- delileri sevmeli miyiz3
- bakırköy de otelde çıkan yangın4
- tai lung50
- emekli polisin ceza yazan polisi vurması5
- paris saint germain5
- gününüz nasıl geçiyor2
- berhan şimşek'in kadına şiddet görüntüsü3
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı2
- zorunlu eğitim11
- sözlükte en az sevdiğiniz yazar16
- güne bir şarkı bırak4
- başakşehir'in galatasaray'a hep yatması14
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi28
- en fazla cinsel suçun işlendiği ülkeler18
- claudian clouds15
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- gece gelen makarna yeme isteği10
- gabriel sara3
- türk kızları keko erkek mi seviyor12
- öğretmenlerin 3 aylık tatillerinin bitmesi7
- galatasaray12
- enayimiknatisii21
- sarapci koala55
- büyü yapan sözlük yazarları10
- kombin atıp erkek düşüren kız yazar7
- arkadaşlar neden böylesiniz8
- sözlüğe kombin atan erkeğin asıl amacı12
- cinlerin insanlarla ilişkiye girmesi9
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- lezbiyenlik kul hakkına girmektir8
- salça yapan sözlük kızı10
- eşşek gözlü sözlük yazarı6
- dünyayı kimler yönetiyor6
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri29
- yeni parti'nin kürtçü olması14
- dinlerin uydurma olduğu gerçeği11
- arkadaşlar bir şey dicem7
- s'i l v'e r m'i s t29
- sözlükte cin var mı6
her insanda olan bir eşiktir. o eşiği geçtikten sonra kimsenin gık demesine katlanamaz, konuların uzatılmasından dolayı sinir krizlerine girersiniz. evet, artık sinir krizi bir tık ötenizdedir. zamanında ne kadar anlayışlı, ne kadar makul, pamuk bir insan olursanız olun; tahammül eşiğinizi aştıktan sonra sinir hastası gibi dolaşmanız kaçınılmazdır.
boşverirsiniz, hiçbir tartışmaya girmezsiniz. sizi tartışmaya sokmaya çalışan aile yahut arkadaş herhangi bir insanı daha diyaloğun başında itin götüne sokar, uzaklaşırsınız.
isyan edersiniz, bugüne kadar varolan bütün neşenizi, hayatı güzelleştiren bir insan oldğunuzu anımsar, o halinizden eser kalmadığını görüp hayıflanırsınız. düzelmek için beklersiniz. eski günlere dönmek için. yeni bir başlangıç lazımdır.
işin kötüsü de sizi bu hale getiren büyük ölçüde annenizdir. babanız öldükten sonra hepten sizin üzerinize kalmış olan anneniz sizin ruhunuzu, resmen ruh emici gibi emmiştir. dırdırıyla, takıntılarıyla ve halüsinasyonlarıyla size emzirdiği sütü burnunuzdan getirmiştir.
bunun üstüne bir de dikiş tutturulamayan anlayışsız ilişkiler, kıymet bilmeyen sevgililer, kafa siken arkadaşlar, hem okuyup hem çalışmak ve bütün parayı eve vermek gibi etkenler sizin sinirlerinizi saç telleri kadar inceltmiştir artık. zerre tahammülünüz yoktur. sinir hastası anneniz bile size yanaşmaya korkar olmuştur.
cinnet geçirenleri anladığınız an da bu andır aslında. insan denen mahlukata tahammülünüzün kalmadığı bu zamanlardır cinneti çözmeye başladığınuız zamanlar. aynaya bakarsınız, eskiden herkesi büyüleyen o gülümseme yoktur. gözlerinizden fışkıran hayat enerjisinin yerinde yeller esmektedir. size bir zamanlar hayran insanlardan biri olan teyzeniz, size sarılıp "sana ne oldu böyle" diye ağlar.
tek istediğiniz çekip gitmek. kimsenin size müdahale etmediği bir hayatı yaşamak. bu kadar zor mu? bu kadar imkansız mı?
bir insan henüz 20 li yaşların ortasında bu kadar yıpranabilir mi?
çilesi 9-10 yaşlarında başladıysa yıpranabilr. hayatı insanları idare etmekle geçtiyse, yıpranabilir.
tahammül eşiğini aşmış bir insana tek tavsiyem; yazmasıdır. yazdıkça rahatlar bu insan. kustukça rahatlar. yoksa cinnet kaçınılmaz.
boşverirsiniz, hiçbir tartışmaya girmezsiniz. sizi tartışmaya sokmaya çalışan aile yahut arkadaş herhangi bir insanı daha diyaloğun başında itin götüne sokar, uzaklaşırsınız.
isyan edersiniz, bugüne kadar varolan bütün neşenizi, hayatı güzelleştiren bir insan oldğunuzu anımsar, o halinizden eser kalmadığını görüp hayıflanırsınız. düzelmek için beklersiniz. eski günlere dönmek için. yeni bir başlangıç lazımdır.
işin kötüsü de sizi bu hale getiren büyük ölçüde annenizdir. babanız öldükten sonra hepten sizin üzerinize kalmış olan anneniz sizin ruhunuzu, resmen ruh emici gibi emmiştir. dırdırıyla, takıntılarıyla ve halüsinasyonlarıyla size emzirdiği sütü burnunuzdan getirmiştir.
bunun üstüne bir de dikiş tutturulamayan anlayışsız ilişkiler, kıymet bilmeyen sevgililer, kafa siken arkadaşlar, hem okuyup hem çalışmak ve bütün parayı eve vermek gibi etkenler sizin sinirlerinizi saç telleri kadar inceltmiştir artık. zerre tahammülünüz yoktur. sinir hastası anneniz bile size yanaşmaya korkar olmuştur.
cinnet geçirenleri anladığınız an da bu andır aslında. insan denen mahlukata tahammülünüzün kalmadığı bu zamanlardır cinneti çözmeye başladığınuız zamanlar. aynaya bakarsınız, eskiden herkesi büyüleyen o gülümseme yoktur. gözlerinizden fışkıran hayat enerjisinin yerinde yeller esmektedir. size bir zamanlar hayran insanlardan biri olan teyzeniz, size sarılıp "sana ne oldu böyle" diye ağlar.
tek istediğiniz çekip gitmek. kimsenin size müdahale etmediği bir hayatı yaşamak. bu kadar zor mu? bu kadar imkansız mı?
bir insan henüz 20 li yaşların ortasında bu kadar yıpranabilir mi?
çilesi 9-10 yaşlarında başladıysa yıpranabilr. hayatı insanları idare etmekle geçtiyse, yıpranabilir.
tahammül eşiğini aşmış bir insana tek tavsiyem; yazmasıdır. yazdıkça rahatlar bu insan. kustukça rahatlar. yoksa cinnet kaçınılmaz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar