bugün
- osuruktan şiirler89
- dolar isterse 100 olsun41
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı27
- vajinaya neden git gel yapıyoruz2
- vancouver'dan toronto'ya gitmek4
- kendi memleketinde yabancı hissetmek5
- dilek imamoğlunun ateş eden mayosu25
- 22 ağustos 20262
- pazartesi işe gidecek olmak4
- saw serisini bir gunde izlemek2
- game of thrones taki kerhaneci'nin annesi20
- g i l d e d l i l y28
- crush grubu2
- kapıma beyaz toros gelseydi eğer11
- kadınınızı çalıştırır mısınız14
- victor osimhen20
- nasıl birisiniz15
- orospu çocuğu abdullah öcalan19
- nah sana oy17
- tcg anadolu da robotik cerrahi denemesi2
- diamond bosphorus8
- kürtler8
- 185 ve üstü kadınların çok havalı olması8
- velvet48
- velvet mi güzel g'i l d'e d l'i l y mi8
- game of thrones taki kerhaneci16
- beybi leydi7
- kadın olmanın çok güzel bir şey olması6
- gürcistan göçmenleri13
- sözlüğün en düşük iq sahibi yazarları12
- yeni parti de bölünebilir10
- türk solcusu6
- simko320
- uludağ sözlük bakanlıkları3
- allah her şeyden çok tevhidi önemsiyor6
- tai lung mu güzel g'i l d'e d l'i l y mi6
- dolar 100 tl mazot 100 tl13
- netanyahu'ya kırmızı bülten talebi10
- hiç çaylak olmamış yazar gizli eşcinseldir11
- evde kalmış olan 24 yaşında kız5
- güzel kızların mutsuz olması5
- iyi günler arkadaşlar nasibimi arıyorum12
- ısrarla ne iş yaptığını soran insanlar4
- osimhen lukaku vlahovic salah5
- sözlüğü bırakmaktan vazgeçmek12
- almancıları sevmemek11
- ankara6
- miras davası5
- ölmedeyiz uludağ sözlük12
- öcalan isterse savunma bakanı olsun10
"bireysel bir tanrı inancına karşı çıkılmasının gerekip gerekmediği oldukça farklı bir meseledir. freud bu görüşü en son kitabında desteklemiştir. ben şahsen asla bu tür bir uğraş içerisine girmem. çünkü ben bu tür bir inancı, yaşama karşı yüce bir bakış açısı yokluğuna tercih ederim ve bir gün bir kişi çıkıp da insanlığın büyük kısmını metafiziksel ihtiyaçlarını karşılayacak daha yüce bir vasıtaya yönlendirebilecek mi diye merak ediyorum."
"ben ateist değilim ve kendime panteist diyebileceğimi de düşünmüyorum. aslında çok sayıda farklı dille yazılmış yüzlerce kitapla dolu bir kütüphaneye giren küçük bir çocuğa benziyoruz. çocuk bu kitapları mutlaka birisinin yazmış olduğunu biliyordur ama bu kitapların nasıl yazıldığını bilmez. bu kitapların yazıldığı dilleri anlamaz. çocukta kitapların gizemli bir düzene göre yerleştirildiğine dair belli belirsiz bir kuşku uyanır ama bu gizemin ne olduğunu bilemez. bence en akıllı insanın bile kafasındaki tanrı düşüncesi bu çocuğun haline benzemektedir. evrenin muazzam bir düzen ve belirli kurallar çerçevesinde işlediğini görür ama bu kuralları pek anlamayız. belirli sınırları olan aklımız, takımyıldızlarını hareket ettiren gizemli gücü kavramaktır."
albert einstein
"yaşamım boyunca sürekli olarak bilim ve dinin ilişkisini düşünmek zorunda kalmışımdır çünkü her ikisinin de işaret ettikleri şeyin gerçekliğinden asla kuşku duymamışımdır."
"wolfgang hiç beklemediğim bir şekilde bana şöyle bir soru yöneltmişti: "bireysel bir tanrı'ya inanıyor musun?". "sorunu başka bir şekilde ifade edebilir miyim?" diye sormuştum. ben şahsen şu formülü tercih ederim: sen veya herhangi biri, varlığı şüphe götürmeyen şeylerin veya olayların temelindeki düzene bir başka insanın ruhuna ulaştığınız gibi doğrudan ulaşabilir misiniz? ruh kelimesini yanlış anlaşılmamak için kasıtlı olarak kullanıyorum. eğer sorunu bu şekilde yöneltecek olursan cevabım evet olur. bu özel pusulayı yönetmiş olan manyetik güç ve bunun kaynağı temel düzen değildir de nedir? bir gün tükenecek olursa insanlığın başına toplama kampları ve atom bombalarından bile daha kötü şeyler gelebilir."
werner heisenberg, (bkz: heisenberg belirsizlik ilkesi)
"etrafımdaki dünyanın bilimsel resmi oldukça eksiktir. bu resim bana bol miktarda gerçekçi bilgi sunmakta, bütün deneyimlerimizi muazzam bir derecede uyumlu bir düzen içerisinde bir araya getirmektedir, fakat kalbimizde gerçektenden de yakın olan, bizi gerçekten de ilgilendiren şeyler konusunda pek bir şey anlatmamaktadır. kırmızı ile mavi, acı ile tatlının yarattığı hisler, neşe ve keder duyguları hakkında tek bir kelime bile söylemez. güzel ve çirkin, iyi veya kötü, tanrı ile sonsuzluk hakkında hiçbir şey bilmez. bilim bazen bu alanlardaki soruları cevaplıyormuş gibi yapar, fakat verdiği cevaplar çoğunlukla o kadar saçmadır ki, bunları genellikle ciddiye almayız.
bilim, bizlerin de bir şekilde bir parçasını oluşturduğumuz, ait olduğumuz büyük birlik söz konusu olduğunda da sessiz kalır. bu büyük birlik için günümüzde en yaygın biçimde kullanılan isim baş harfi büyük yazılan "tanrı" kelimesidir. bilime genellikle ateistlik damgası vurulur. söylediğimiz o kadar şeyden sonra bu hiç de şaşırtıcı olmasa gerek. eğer bilimin dünyaya dair çizdiği resim güzelliği, neşeyi, kederi kapsamıyorsa, eğer kişisellikten bilinçli olarak yoksun bırakılıyorsa, bu resmin, kendisini insan aklına sunan en yüce fikri kapsaması nasıl beklenebilir ki".
erwin schrodinger, (bkz: schrodinger in kedisi)
"mantık bana içerisinde belirsizliğin veya gerekliliğin sonucu olarak geçmişe ve geleceğe bakabilme kabiliyeti bulunan insanların olduğu bu uçsuz bucaksız ve olağanüstü evreni anlayabilmenin aşırı zorluğunu, hatta olanaksızlığını anlatmaktadır. böyle düşündüğüm zamanlarda kendimi, bir ölçüde insanlarınkine benzeyen akıllı bir kafaya sahip ilk neden'e başvurmak zorunda hissediyorum; sanırım tanrı'ya inanan biri olarak adlandırılmayı hak ediyorum."
charles darwin
"ben ateist değilim ve kendime panteist diyebileceğimi de düşünmüyorum. aslında çok sayıda farklı dille yazılmış yüzlerce kitapla dolu bir kütüphaneye giren küçük bir çocuğa benziyoruz. çocuk bu kitapları mutlaka birisinin yazmış olduğunu biliyordur ama bu kitapların nasıl yazıldığını bilmez. bu kitapların yazıldığı dilleri anlamaz. çocukta kitapların gizemli bir düzene göre yerleştirildiğine dair belli belirsiz bir kuşku uyanır ama bu gizemin ne olduğunu bilemez. bence en akıllı insanın bile kafasındaki tanrı düşüncesi bu çocuğun haline benzemektedir. evrenin muazzam bir düzen ve belirli kurallar çerçevesinde işlediğini görür ama bu kuralları pek anlamayız. belirli sınırları olan aklımız, takımyıldızlarını hareket ettiren gizemli gücü kavramaktır."
albert einstein
"yaşamım boyunca sürekli olarak bilim ve dinin ilişkisini düşünmek zorunda kalmışımdır çünkü her ikisinin de işaret ettikleri şeyin gerçekliğinden asla kuşku duymamışımdır."
"wolfgang hiç beklemediğim bir şekilde bana şöyle bir soru yöneltmişti: "bireysel bir tanrı'ya inanıyor musun?". "sorunu başka bir şekilde ifade edebilir miyim?" diye sormuştum. ben şahsen şu formülü tercih ederim: sen veya herhangi biri, varlığı şüphe götürmeyen şeylerin veya olayların temelindeki düzene bir başka insanın ruhuna ulaştığınız gibi doğrudan ulaşabilir misiniz? ruh kelimesini yanlış anlaşılmamak için kasıtlı olarak kullanıyorum. eğer sorunu bu şekilde yöneltecek olursan cevabım evet olur. bu özel pusulayı yönetmiş olan manyetik güç ve bunun kaynağı temel düzen değildir de nedir? bir gün tükenecek olursa insanlığın başına toplama kampları ve atom bombalarından bile daha kötü şeyler gelebilir."
werner heisenberg, (bkz: heisenberg belirsizlik ilkesi)
"etrafımdaki dünyanın bilimsel resmi oldukça eksiktir. bu resim bana bol miktarda gerçekçi bilgi sunmakta, bütün deneyimlerimizi muazzam bir derecede uyumlu bir düzen içerisinde bir araya getirmektedir, fakat kalbimizde gerçektenden de yakın olan, bizi gerçekten de ilgilendiren şeyler konusunda pek bir şey anlatmamaktadır. kırmızı ile mavi, acı ile tatlının yarattığı hisler, neşe ve keder duyguları hakkında tek bir kelime bile söylemez. güzel ve çirkin, iyi veya kötü, tanrı ile sonsuzluk hakkında hiçbir şey bilmez. bilim bazen bu alanlardaki soruları cevaplıyormuş gibi yapar, fakat verdiği cevaplar çoğunlukla o kadar saçmadır ki, bunları genellikle ciddiye almayız.
bilim, bizlerin de bir şekilde bir parçasını oluşturduğumuz, ait olduğumuz büyük birlik söz konusu olduğunda da sessiz kalır. bu büyük birlik için günümüzde en yaygın biçimde kullanılan isim baş harfi büyük yazılan "tanrı" kelimesidir. bilime genellikle ateistlik damgası vurulur. söylediğimiz o kadar şeyden sonra bu hiç de şaşırtıcı olmasa gerek. eğer bilimin dünyaya dair çizdiği resim güzelliği, neşeyi, kederi kapsamıyorsa, eğer kişisellikten bilinçli olarak yoksun bırakılıyorsa, bu resmin, kendisini insan aklına sunan en yüce fikri kapsaması nasıl beklenebilir ki".
erwin schrodinger, (bkz: schrodinger in kedisi)
"mantık bana içerisinde belirsizliğin veya gerekliliğin sonucu olarak geçmişe ve geleceğe bakabilme kabiliyeti bulunan insanların olduğu bu uçsuz bucaksız ve olağanüstü evreni anlayabilmenin aşırı zorluğunu, hatta olanaksızlığını anlatmaktadır. böyle düşündüğüm zamanlarda kendimi, bir ölçüde insanlarınkine benzeyen akıllı bir kafaya sahip ilk neden'e başvurmak zorunda hissediyorum; sanırım tanrı'ya inanan biri olarak adlandırılmayı hak ediyorum."
charles darwin
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar