bugün
- damarsız tüysüz manisa yaprağı17
- memesiz kızlardaki özgüvenin kaynağı16
- hangi manifest kızısın6
- güne acı bir gerçek bırak6
- öbür sözlükten gelen yazarlar8
- yakışıklı olmayan ve kassız erkekler niye var8
- kız görünce değişen erkek4
- evli bir adama aşık oldum sözlük21
- durduk yere bir kıza bütün servetini vermek7
- oksijenin aslında 70 yılda öldüren bir zehir oluşu3
- akrabanın 11 milyonu gitmiş2
- kötü karekterlerin iyi den daha güçlü olması4
- sözlüğün manyak dolu olması6
- bir otel odasında sözlük kızıyla görüşmek5
- emekliler türk milletinin derin devletidir2
- günaydın nervio ve diğerleri2
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- sözlüğün en tatliş yazarı2
- tele 22
- oyum ak partiye3
- tinder algoritmasının yazılımcıya attığı kazık2
- from gold from dust28
- 2 ekim 2026 belçika türkiye maçı16
- asrın soygunu11
- intel pentium 44
- şarbonlu mektup2
- yay burcu5
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması4
- fiziği güzel sözlük kızları56
- ona bir cümle bırak2
- uzak durulması gereken insanlar2
- geceler öyle bir kötü dinli gavur2
- izmir'in akp'ye geçmesi20
- fatma betül sayan kaya69
- ara sıra kadın gibi hissetmek15
- recep tayyip erdoğan30
- birine aşık olup kafayı yemek9
- meksika açmazı macerası6
- 0 0 7 abime ayarlayacağım manita16
- senin aklini alirimin mürdüm rengi kazağı8
- kadının en öpülesi yeri11
- senin aklini alirim9
- iki çıplak erkeğin arkadaşça aynı yatakta uyuması10
- ilk buluşmaya kocam yazan pastayla gitmek11
- çok fena hardcore seks döndüğü düşünülen yerler8
- yapay zeka moderatör tatlişliği2
- kuran da namazın olmaması12
- sözlük yazarları köfte ekmeği nasıl tercih ediyor12
- sözlük yazarları mutlu olmak için neler yapıyor9
bugün posta kutuma gelen bir mail. tuğçe baran'ın, duygu asena'nın ardından kaleme aldığı yazı. türk kadınlarının bir çoğunun duygu asena ile ilgili olan duygularını çok güzel ifade ediyor....
Haberi Keşan'da benzin alırken aldım.. Sabahın köründe sınırı geçmeye yarım saat kala elimde gazete öyle kala kaldım..
Sevgili Duygu Asena güzel gülümsemesini geride bırakıp ayrılmış aramızdan.. O tatlı kadın artık başka bir yerde.. insanı ılık bir su gibi saran, tanıyıp da sevmemenin mümkün olmadığı, o en yumuşak insan artık başka dünyanın varlığı..
Hüzünle yola devam ederken gözümün önüne ilk gençliğim geldi.. 'Onyedi' okuduğum yıllar. 17 yaşında değildim henüz ama severek ve düzenli olarak okuduğum ilk dergiydi.. Bir daha o kadar güzel bir gençlik dergisi çıktı mı emin değilim. Duygu Asena'nın bana göre en güzel işlerinden biriydi. Ne bir daha o kadar genç oldum ne de o kadar dergi müptelası.. Kendimi o dergiyle bulmuştum.. Neyi aradığımı bilmeden.. Anahtar kilit gibi oturmuştuk birbirimize.. Duygu Asena'nın dergisi ve ben..
Düşündüm, hiçbir şeyi takmadan, hiçbir şeyi umursamadan sevgilime sarılıp yollara cesaretle koyulabiliyorsam şimdi, şu an, şu dakika, bir motor tepesinde..
Türkiye gibi "kadın düşmanı" bir ülkede kadın olmaktan keyif alabiliyorsam..
Kadınlığımı sonuna kadar yaşıyorsam..
Çalışıyor, para kazanıyor ve harcayabiliyorsam..
istediğim okullarda okuyabilmişsem..
Zamanında aileme gereken resti çekebilmişsem..
Bunun için sürünmeyi, acı çekmeyi göze alabildiysem..
Erkeklerin, evliliğin ve çocuk yapmanın hayatımın tek anlamı ve maksadı olmadığını idrak edebilmişsem..
Hayaller kurabilmiş, idealler belirleyebilmişsem..
Ve bu idealleri gerçekleştirmek için tüm varlığımı ortaya koyabilmişsem..
Ve alnımın akıyla çıkmışsam bu mücadeleden..
Ve bundan gurur duyuyorsam..
Ve bir 31 Temmuz günü.. Yılın en sıcak ve kuru geçmesi gereken ayında.. Alexandroupolis'e (Dedeağaç'a) 20 kilometre kala.. Yıldırımlar, şimşekler altında.. DOLU'ya tutulup.. Evet DOLU'ya!.. Bir viyadükün altına sığınıp.. Motor tepesinde bilgisayarımı açıp.. Sevgilimin şemsiye gibi tuttuğu montu sayesinde yanımızdan geçen tırların fışkırttığı sulardan korunup..
Yazabiliyorsam bunları..
Esasen onun sayesindeydi..
Onun attığı tohumlar sayesindeydi..
Ben o tohumlara çok şey borçluyum.. Kendimce bir ağaç, veya bir ağaççık, o da olmadı bir kendi kökleri üzerinde duran bir dal parçası olduysam..
O tohumlar sayesindedir..
Nur içinde yatsın..
Görebiliyorsa beni, 'kızlarından' biri olan beni, umarım gurur duyuyordur..
Onu çok özleyeceğiz..
Haberi Keşan'da benzin alırken aldım.. Sabahın köründe sınırı geçmeye yarım saat kala elimde gazete öyle kala kaldım..
Sevgili Duygu Asena güzel gülümsemesini geride bırakıp ayrılmış aramızdan.. O tatlı kadın artık başka bir yerde.. insanı ılık bir su gibi saran, tanıyıp da sevmemenin mümkün olmadığı, o en yumuşak insan artık başka dünyanın varlığı..
Hüzünle yola devam ederken gözümün önüne ilk gençliğim geldi.. 'Onyedi' okuduğum yıllar. 17 yaşında değildim henüz ama severek ve düzenli olarak okuduğum ilk dergiydi.. Bir daha o kadar güzel bir gençlik dergisi çıktı mı emin değilim. Duygu Asena'nın bana göre en güzel işlerinden biriydi. Ne bir daha o kadar genç oldum ne de o kadar dergi müptelası.. Kendimi o dergiyle bulmuştum.. Neyi aradığımı bilmeden.. Anahtar kilit gibi oturmuştuk birbirimize.. Duygu Asena'nın dergisi ve ben..
Düşündüm, hiçbir şeyi takmadan, hiçbir şeyi umursamadan sevgilime sarılıp yollara cesaretle koyulabiliyorsam şimdi, şu an, şu dakika, bir motor tepesinde..
Türkiye gibi "kadın düşmanı" bir ülkede kadın olmaktan keyif alabiliyorsam..
Kadınlığımı sonuna kadar yaşıyorsam..
Çalışıyor, para kazanıyor ve harcayabiliyorsam..
istediğim okullarda okuyabilmişsem..
Zamanında aileme gereken resti çekebilmişsem..
Bunun için sürünmeyi, acı çekmeyi göze alabildiysem..
Erkeklerin, evliliğin ve çocuk yapmanın hayatımın tek anlamı ve maksadı olmadığını idrak edebilmişsem..
Hayaller kurabilmiş, idealler belirleyebilmişsem..
Ve bu idealleri gerçekleştirmek için tüm varlığımı ortaya koyabilmişsem..
Ve alnımın akıyla çıkmışsam bu mücadeleden..
Ve bundan gurur duyuyorsam..
Ve bir 31 Temmuz günü.. Yılın en sıcak ve kuru geçmesi gereken ayında.. Alexandroupolis'e (Dedeağaç'a) 20 kilometre kala.. Yıldırımlar, şimşekler altında.. DOLU'ya tutulup.. Evet DOLU'ya!.. Bir viyadükün altına sığınıp.. Motor tepesinde bilgisayarımı açıp.. Sevgilimin şemsiye gibi tuttuğu montu sayesinde yanımızdan geçen tırların fışkırttığı sulardan korunup..
Yazabiliyorsam bunları..
Esasen onun sayesindeydi..
Onun attığı tohumlar sayesindeydi..
Ben o tohumlara çok şey borçluyum.. Kendimce bir ağaç, veya bir ağaççık, o da olmadı bir kendi kökleri üzerinde duran bir dal parçası olduysam..
O tohumlar sayesindedir..
Nur içinde yatsın..
Görebiliyorsa beni, 'kızlarından' biri olan beni, umarım gurur duyuyordur..
Onu çok özleyeceğiz..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar