bugün
- günün recep tayyip erdoğan repliği7
- dinci ahlaksızlığı6
- rujlu erkekle öpüşmek13
- yunan adalarına gitmek4
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak5
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi23
- para için karısını tiktok ta oynatan erkek3
- evlenilecek erkek bulmanın gittikçe zorlaşması16
- tek adamın hiçbir şeyden haberi olmaması2
- kışın duş alırken üşümemek için öneriler10
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak6
- evlenecek 35 40 yaşlarında kadın aramak2
- 3 ayda bir duş almak3
- 1 ekim 2026 benzin zammı7
- sarışın kadın vs esmer kadın2
- ölüyorum lan ölüyorum6
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- yazarların sabah kahvaltısı6
- kaliteli entryler girip eksi oy almak2
- tulumba tatlısı5
- samara morgan önünüze çıksa yapacaklarınız5
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- fiziği güzel sözlük kızları47
- hoşlanılan kızın dörtte üçünün su olması3
- from gold from dust13
- ekim2
- sözlük kızı için kavga eden 2 kaslı sözlük erkeği13
- recep tayyip erdoğan27
- vişneçürüğü tanga giyen sözlük erkeği13
- nervio23
- yazılımcı flörtü2
- sözlüğün götü en güzel yazarı12
- araba kullanırken uyumak4
- 2 ekim 2026 belçika türkiye maçı3
- çin'e demokrasi gelsin10
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı14
- vajinanın iç sıcaklığı10
- truesuz sözlük8
- hastalık havası8
- silikon memenin patlaması10
- fatma betül sayan kaya59
- halka filmini izlerken telefonun çalması4
- çok makyaj yapan kız vs doğal kız10
- uzun süre ayakkabı içinde kalmış ayak6
- rujlu kadınla öpüşmek6
- anında dolan göz neyin belirtisidir6
- gocu19
- burna tuzlu su çekmek6
- judas'ı dayak yerken görseniz ne yaparsınız10
- sözlük erkeklerinin kaşar olduğu gerçeği9
the last of us part 2, oynanışı açısından oldukça başarılı bulduğum bir oyun. atmosferi, çatışmaları ve özellikle ellie’nin karakter gelişimi oyunu etkileyici yapan şeylerden. ve anlattığı hikâye ne kadar klişe bi zombi hikayesine benzese de herkeste farklı bi iz bırakıyor. çünkü the last of us part 2 yalnızca bir intikam hikâyesi değil; kaybetmek, affetmek, suçluluk ve insanın kendi acısının içinde kaybolması üzerine.
spoiler uyarısı
joel’un ölümüyle ilk oyundan beri bağ kurduğumuz, birlikte uzun bir yolculuktan geçtiğimiz bir karakterin bir anda hayatımızdan çıkması oldukça ağırdı. ellie’nin içindeki öfkeyi anlamak çok kolaydı. yolculuğa çıkarken amacı belliydi: joel’un intikamını almak. başta bunu izlerken insan ister istemez aynı duygunun içine giriyor. fakat oyun ilerledikçe intikamın aslında insana aradığı şeyi vermediğini görmeye başlıyoruz.
bunu en açık şekilde abby’nin hikâyesinde görüyoruz. çoğu kişi bu kısımları uzun bulsa da (ben de buldum) ve joel sebebiyle nefret duydukları için oynamayı sevmese de ben olayları abbynin gözünden de yorumlayabildiğimiz için seviyorum. sonuçta babasını öldürüyoruz ve abby de joel’dan intikamını alıyor. yıllarca bunun için yaşıyor ve sonunda istediğini gerçekleştiriyor. fakat joel öldüğünde beklediği huzura kavuşmuyor. içindeki boşluk dolmuyor, geçmiş değişmiyor ve kaybettikleri geri gelmiyor. tam tersine, yaşadığı acının ve yaptığı şeylerin ağırlığıyla yaşamaya devam ediyor. kendini de kaybediyor. intikamını aldığı hâlde ondan kurtulamıyor. çünkü intikamı bir son değil; insanın geçmişte yaşadığı acıyı geri getirmeyen, sadece yeni acılar üreten bir döngüye dönüşüyor.
ellie de aynı döngünün içine giriyor. abby’nin peşinden gittikçe daha fazla şey kaybediyor. fakat ne kadar ilerlerse ilerlesin içindeki acı dinmiyor. çünkü aslında ellie’nin kaybettiği yalnızca joel değil. joel ile yarım kalmış bir ilişkisi, söyleyemediği şeyler ve telafi edemediği bir geçmişi de var.
oyunun son sahnesi yarım kalan bu hikayeyi daha iyi açıklıyor. yaşanamayacak ihtimaller. şimdi joel'in yaptığı mantıklı mıydı tartışmayacağım. ellie kendini feda etmek istiyordu sonuçta. ama joel daha önce de kızını kaybetmişti. iki taraf için de empati kurabiliyoruz yani. joel yine olsa yine aynı şeyi yaparım diyor. ellie de joel’a onu tamamen affedemediğini ama belki affetmeyi deneyebileceğini söylüyor. aralarındaki kırgınlığa rağmen... ellie belki ilk defa joel’a karşı duyduğu öfkenin yanında sevgisini de kabul etmeye başlıyor. fakat ertesi gün joel ölüyor. ellie’nin elinde ise artık yalnızca hatıraları kalıyor.
bu yüzden ellie’nin joel’un intikamını almak için çıktığı yolculuğun sonunda abby’yi öldürmemesi benim için hikâyenin en önemli noktalarından biri. o anda ellie, abby’yi öldürürse hiçbir şeyin değişmeyeceğini fark ediyor. joel geri gelmeyecek. yaşananlar silinmeyecek. içindeki boşluk dolmayacak. belki de ilk defa, kendisini tüketen bu döngünün devam etmesine izin vermemeyi seçiyor. ve o an affetmese de kabulleniyor
sonrasında gelen gitar sahnesi oyunun bütün hikâyesini tek bir görüntüyle anlatan sahnelerden. joel’un ellie’ye öğrettiği gitar, aralarındaki bağın en önemli sembollerinden biriydi sonuçta. ve biz de çalmaya çalışıyoruz ama yapamıyoruz. çünkü abby ile dövüşürken parmaklarımızı ve joel’dan kalan bir şeyi yaşatmaya çalışırken en önem verdiğimiz parçalarımızdan birini kaybettiğimizi o an fark ediyoruz.
ellie gitarı bırakıp evden ayrıldığında aslında yalnızca gitarı bırakmıyor. joel’u, intikamını ve geçmişe tutunarak yaşama çabasını da geride bırakıyor. belki de ilk defa joel’u yalnızca ölümünü ve ona yapılanları düşünerek değil, birlikte geçirdikleri güzel anılarla hatırlamaya başlayabilecek bir noktaya geliyor.
oyunun “intikam kötüdür” diyen bir hikâyeyi değil daha çok, insanın yaşadığı acıyı anlamlandırmaya çalışırken kendisini o acının içine hapsetmesini anlattığını görüyoruz.
belki de ellie’nin asıl kurtuluşu abby’yi öldürmemesinde değil, sonunda joel’un ölümünü kendi hayatının geri kalanını belirleyen tek şey olmaktan çıkarmasında yatıyor.
ve belki de affetmek, karşımızdaki insanı affetmekten önce, geçmişte yaşadığımız acının bizi sonsuza kadar yönetmesine izin vermemekle başlıyor. yani kabullenip yoluna devam etmeyi gerektiriyor.
spoiler uyarısı
joel’un ölümüyle ilk oyundan beri bağ kurduğumuz, birlikte uzun bir yolculuktan geçtiğimiz bir karakterin bir anda hayatımızdan çıkması oldukça ağırdı. ellie’nin içindeki öfkeyi anlamak çok kolaydı. yolculuğa çıkarken amacı belliydi: joel’un intikamını almak. başta bunu izlerken insan ister istemez aynı duygunun içine giriyor. fakat oyun ilerledikçe intikamın aslında insana aradığı şeyi vermediğini görmeye başlıyoruz.
bunu en açık şekilde abby’nin hikâyesinde görüyoruz. çoğu kişi bu kısımları uzun bulsa da (ben de buldum) ve joel sebebiyle nefret duydukları için oynamayı sevmese de ben olayları abbynin gözünden de yorumlayabildiğimiz için seviyorum. sonuçta babasını öldürüyoruz ve abby de joel’dan intikamını alıyor. yıllarca bunun için yaşıyor ve sonunda istediğini gerçekleştiriyor. fakat joel öldüğünde beklediği huzura kavuşmuyor. içindeki boşluk dolmuyor, geçmiş değişmiyor ve kaybettikleri geri gelmiyor. tam tersine, yaşadığı acının ve yaptığı şeylerin ağırlığıyla yaşamaya devam ediyor. kendini de kaybediyor. intikamını aldığı hâlde ondan kurtulamıyor. çünkü intikamı bir son değil; insanın geçmişte yaşadığı acıyı geri getirmeyen, sadece yeni acılar üreten bir döngüye dönüşüyor.
ellie de aynı döngünün içine giriyor. abby’nin peşinden gittikçe daha fazla şey kaybediyor. fakat ne kadar ilerlerse ilerlesin içindeki acı dinmiyor. çünkü aslında ellie’nin kaybettiği yalnızca joel değil. joel ile yarım kalmış bir ilişkisi, söyleyemediği şeyler ve telafi edemediği bir geçmişi de var.
oyunun son sahnesi yarım kalan bu hikayeyi daha iyi açıklıyor. yaşanamayacak ihtimaller. şimdi joel'in yaptığı mantıklı mıydı tartışmayacağım. ellie kendini feda etmek istiyordu sonuçta. ama joel daha önce de kızını kaybetmişti. iki taraf için de empati kurabiliyoruz yani. joel yine olsa yine aynı şeyi yaparım diyor. ellie de joel’a onu tamamen affedemediğini ama belki affetmeyi deneyebileceğini söylüyor. aralarındaki kırgınlığa rağmen... ellie belki ilk defa joel’a karşı duyduğu öfkenin yanında sevgisini de kabul etmeye başlıyor. fakat ertesi gün joel ölüyor. ellie’nin elinde ise artık yalnızca hatıraları kalıyor.
bu yüzden ellie’nin joel’un intikamını almak için çıktığı yolculuğun sonunda abby’yi öldürmemesi benim için hikâyenin en önemli noktalarından biri. o anda ellie, abby’yi öldürürse hiçbir şeyin değişmeyeceğini fark ediyor. joel geri gelmeyecek. yaşananlar silinmeyecek. içindeki boşluk dolmayacak. belki de ilk defa, kendisini tüketen bu döngünün devam etmesine izin vermemeyi seçiyor. ve o an affetmese de kabulleniyor
sonrasında gelen gitar sahnesi oyunun bütün hikâyesini tek bir görüntüyle anlatan sahnelerden. joel’un ellie’ye öğrettiği gitar, aralarındaki bağın en önemli sembollerinden biriydi sonuçta. ve biz de çalmaya çalışıyoruz ama yapamıyoruz. çünkü abby ile dövüşürken parmaklarımızı ve joel’dan kalan bir şeyi yaşatmaya çalışırken en önem verdiğimiz parçalarımızdan birini kaybettiğimizi o an fark ediyoruz.
ellie gitarı bırakıp evden ayrıldığında aslında yalnızca gitarı bırakmıyor. joel’u, intikamını ve geçmişe tutunarak yaşama çabasını da geride bırakıyor. belki de ilk defa joel’u yalnızca ölümünü ve ona yapılanları düşünerek değil, birlikte geçirdikleri güzel anılarla hatırlamaya başlayabilecek bir noktaya geliyor.
oyunun “intikam kötüdür” diyen bir hikâyeyi değil daha çok, insanın yaşadığı acıyı anlamlandırmaya çalışırken kendisini o acının içine hapsetmesini anlattığını görüyoruz.
belki de ellie’nin asıl kurtuluşu abby’yi öldürmemesinde değil, sonunda joel’un ölümünü kendi hayatının geri kalanını belirleyen tek şey olmaktan çıkarmasında yatıyor.
ve belki de affetmek, karşımızdaki insanı affetmekten önce, geçmişte yaşadığımız acının bizi sonsuza kadar yönetmesine izin vermemekle başlıyor. yani kabullenip yoluna devam etmeyi gerektiriyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar