bugün
- 14 ekim 2026 halk tv polis baskını22
- diktatör erdoğan13
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı81
- kankam dediğiniz için entryniz silinmiştir5
- hala yağmur yağması4
- arkadaşlar size bi soru sorucam44
- konyalıların özellikleri2
- işteyken sohbet için yanına yanlayan eleman4
- şahsım dahil kimse eleştirilemez değildir5
- brent petrolün varili 106 10 dolar2
- sözlükteki galatasaraylılar12
- victor osimhen12
- almanya da taciz iddiasıyla robota el konulması3
- dem terör partisi11
- beyoğlu5
- kısa boylu olmak7
- gece nöbetten çıkınca eve gidip uyumak4
- erkeği karizmatik gösteren şeyler17
- herkes istediği yazarı yazsın19
- göbeklitepeyi uzaylıların yaptığı gerçeği5
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası43
- s'i l v'e r m'i s t16
- silvermist10
- sözlükte ciddi kitap okuyan yok28
- simko329
- halk tv'ye tmsf kayyımı ve 11 gözaltı2
- kedi öldürmek suçsa sinek öldürmek de suçtur4
- cadılar bayramında ne olacaksınız16
- sözlükteki sivassporlu yazarlar2
- 24 yaşına kadar hiç kız arkadaşı olmamış insan15
- ilham aliyev28
- yüksek enflasyon17
- trump'ın erdoğan'dan yemen için asker istemesi5
- çok azdım porno izliyorum4
- arkadaşlar ben nişanlanıyorum12
- çok film izleyen insandan zarar gelmez29
- ofsaytımsı vol 220
- yavuz sultan selim16
- keşke benim olsa denilen yazarlar9
- bekar erkeklerin en büyük neşesi8
- beni neden sevmediniz8
- evladım şu tc'yi girsene3
- sözlük kızlarının kombinleri43
- herkesin tavsiye verdiği insan5
- aston villanın fener'e döşeyeceği boru3
- ne kadar paranız var8
- sözlükteki ilişki skandalı39
- kendin hakkında bir gerçek bırak6
- 2027 de neler olsun8
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı43
gazali’nin çıkış noktası: "benim bildiğim şeyler gerçekten bilgi mi?" diye sorguluyor. yani batı'daki gibi o da epistemik şüpheyle başlıyor. matematiğe, mantığa, ahlaka itirazı yok. bunları güvenilir buluyor. asıl hedefi, doğa felsefesi ve metafizik. özellikle aristotelesçi çizginin nedensellik anlayışı.
Batılılara göre ateşin pamuğu yakması ateşin doğasından gelen zorunlu bir şey. yani ateş yakıcıdır, pamuk da yanıcı. gazali burada frene basıyor: hayır, ateş kendi başına yakmaz. ateşle yanma olayını her seferinde allah yaratır.
bu görüş, eş‘arî geleneğin "aracısız nedensellik" dediği şey: yani evrende nedensellik diye bağımsız bir mekanizma yok, sadece allah’ın iradesi var.
hume da "ateş pamuğu yakar demek aslında sadece alışkanlığımız" diyordu. ama aradaki fark çok kritik: hume’un şüphesi, bizi dünyevi bir metodolojiye itiyordu. gazali’nin şüphesi ise bizi teolojiye iade ediyordu: nihai sebep allah’tır.
hume, nedenselliğin zorunlu bağ olmadığını, aslında sadece olayların düzenli biçimde arka arkaya gelmesi olduğunu söylüyor. yani ateşi gördükten sonra yanmayı görmeye alışmışız. ama bu alışkanlık, zorunluluk demek değil. oksijen yoksa ateş yanmaz, dolayısıyla pamuğu da yakmaz. asbest ya da yanmayan bir maddeyi ateşe tutarsak yanmaz vs.
gazali de aynı soruyu soruyordu ama "ateş pamuğu yakar mı, yoksa başka bir şey mi olur?" sorusuna onun cevabı şuydu: ateş kendi başına yakmaz; allah ateşle yanmayı her seferinde birlikte yaratır.
işte bu yaklaşım olayların çoklu etken ağlarını çözümlemek için bir metodoloji sunmuyordu, çünkü her durum, evrendeki kalan faktörlerden, koşullardan bağımsız olarak ele alınıp teolojik otoriteye bağlanıyordu. bu perspektif de ne yazık ki, modern bilimin istatistiksel, deneysel, olasılık temelli metodolojisinin kapısını açacak yegane yolun önünü kapatmaktan başka bir şeye yaramadı.
Batılılara göre ateşin pamuğu yakması ateşin doğasından gelen zorunlu bir şey. yani ateş yakıcıdır, pamuk da yanıcı. gazali burada frene basıyor: hayır, ateş kendi başına yakmaz. ateşle yanma olayını her seferinde allah yaratır.
bu görüş, eş‘arî geleneğin "aracısız nedensellik" dediği şey: yani evrende nedensellik diye bağımsız bir mekanizma yok, sadece allah’ın iradesi var.
hume da "ateş pamuğu yakar demek aslında sadece alışkanlığımız" diyordu. ama aradaki fark çok kritik: hume’un şüphesi, bizi dünyevi bir metodolojiye itiyordu. gazali’nin şüphesi ise bizi teolojiye iade ediyordu: nihai sebep allah’tır.
hume, nedenselliğin zorunlu bağ olmadığını, aslında sadece olayların düzenli biçimde arka arkaya gelmesi olduğunu söylüyor. yani ateşi gördükten sonra yanmayı görmeye alışmışız. ama bu alışkanlık, zorunluluk demek değil. oksijen yoksa ateş yanmaz, dolayısıyla pamuğu da yakmaz. asbest ya da yanmayan bir maddeyi ateşe tutarsak yanmaz vs.
gazali de aynı soruyu soruyordu ama "ateş pamuğu yakar mı, yoksa başka bir şey mi olur?" sorusuna onun cevabı şuydu: ateş kendi başına yakmaz; allah ateşle yanmayı her seferinde birlikte yaratır.
işte bu yaklaşım olayların çoklu etken ağlarını çözümlemek için bir metodoloji sunmuyordu, çünkü her durum, evrendeki kalan faktörlerden, koşullardan bağımsız olarak ele alınıp teolojik otoriteye bağlanıyordu. bu perspektif de ne yazık ki, modern bilimin istatistiksel, deneysel, olasılık temelli metodolojisinin kapısını açacak yegane yolun önünü kapatmaktan başka bir şeye yaramadı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar