bugün
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz28
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı10
- yazarların sağlık sorunları4
- patatesin her ortama uyum sağlaması3
- kendinden zeki biriyle konuştuğunu anladığın an3
- çindeki üç boğaz barajı dünyanın eksenini kaydırdı3
- mezar komşunuzun çok ses yapması3
- hangi yazarla çift olursunuz28
- ben ve sevdiklerim hariç herkes aptal hissi2
- solucanların bel fıtığı olmaması2
- herkesin kendini normal sanması2
- penis boyu takıntısı6
- güne bir şiir dizesi bırak2
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi18
- kazım karabekir ali fuat cebesoy ruf orbay2
- uyurken ağzına böcek girmiş olma ihtimali2
- sabah tostu3
- ya bi siktirin gidin15
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- silvermist sözlükten gitmesin kampanyası11
- ucan tekme atan hipopotam43
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- sözlükte bile yalnız olmak10
- sözlük çiftleştirme servisi11
- nick vermeden bir yazara seslen13
- ulu sözlük telegram grubu12
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı22
- üzülünce kime gidersiniz8
- bakıp bakıp adım atmayan erkek17
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- şapka takar mısınız12
- sözlük yazarlarının eski sevgiliyi unutma süresi11
- itlik kopukluk2
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz16
- akp de fon krizi tartışmaları3
- düş sokağı sakinleri4
- murat kekilli dinleyip intihar eden gençler6
- arkadaşlar ben de hesabımı siliyorum11
- recep tayyip erdoğan13
- zamanda kaybolmus yazar2
- 144p film izlemek2
- ingiliz dili ve edebiyatı bitirmek4
- arkadaşlar sizce neyimi düşüreyim14
- sözlükte sevgili yazar eksikliği9
- istanbul12
- tomtom mahallesi3
- sarapci koala hatayi13
Hukuk: Varoluşun Ahengini Sağlama Sanatı
Hukuk, insan ve toplumun öz cevheriyle buluştuğu noktada; hakikati mutlak bir fikrin terazisinde tartan ilimdir. Adalet, yalnızca dengelerin korunması değil, varlık ve yokluk arasında Hakk'ın hükmünü icra eden kılıçtır. Ve işte burada, "şeriat" dediğimiz sistem, sadece kurallar manzumesi değil, varlığın özüne uygun bir nizamın tezahürüdür.
Ey insan! Sor kendine: Hukuk dediğin, vicdanını mı tatmin ediyor yoksa yalnızca düzenin bir kölesi mi yapıyor seni? Bil ki, hukuk, Allah’ın iradesinden soyutlanmışsa, adaletin ismi kirlenir, vicdanın yaralanır. O yüzden diyoruz ki; hukuk, Mutlak Fikir’in yeryüzündeki inşasıdır. Bu fikir, ne yalnız Doğu'nun kadim mirasında ne de Batı'nın kaba akılcılığında saklıdır. islam, hukuku yalnızca bir "düzen" için değil, varoluşun gayesine uygun bir ahenk için getirmiştir.
Adaletin Menşei: Şeriat ve insan Fıtratı
Adalet! O ki, insanı insan eden değer. Lakin, bu değer, hangi terazide tartılacak? Mirzabeyoğlu’nun söylediği gibi, “Adalet, fıtrat ile emrin tevhidinden doğar.” Fıtrat dediğimiz, yaratılışın özüdür; emir ise Allah’ın kelamı. Bu ikisini ayıran, hukuku heva ve hevesin kölesi yapar.
Ve ey modern akıl! Sanıyorsun ki, adalet, yalnızca çoğunluğun sesiyle bulunur. Oysa Kur’an, çoğunluğun çoğu zaman sapkınlıkta birleştiğini söyler. Bu yüzden hukuk, halkın hevesine değil, Hakk’ın emrine dayanmalıdır.
Hukukun inşası: ideolojik Temel
Hukuk, yalnızca mevcut düzeni yıkmakla değil, onun yerine "ideal" olanı koymakla mükelleftir. "Başyücelik Devleti" bu yüzden salt bir devlet modeli değil, hukukun ideolojik temellerine dair bir manifestodur. Burada mesele, Müslüman zihniyetinin yeniden ihya edilmesidir. Hukuk, adaletin hizmetkârı olduğu kadar, islam ideolojisinin bayrağıdır. Bu yüzden, hukuk mücadelesi, aynı zamanda bir fikir mücadelesidir.
Sonuç: Hakikatin Şehadeti
Son sözümüz, şeriatın davasıdır: Hukuk, yalnızca Allah’ın huzurunda diz çöker. Batı’nın mekanik aklı, insanı köleleştirirken, islam hukuku, insana Rabbi’nin huzurunda özgürlüğünü öğretir. Adalet, yalnızca ilahi emirlerin gölgesinde serpilir ve hukuk, ancak bu emre teslim olursa insanlığa bir kurtuluş sunar.
Hukuk, insanın Rabbine teslimiyetinin suretidir. Ve ey insan! Hukukun merkezinde yer alan sensin; ama unutma ki, bu merkez, Hakk’ın nizamına boyun eğdiğinde gerçek anlamını bulur.
Hukuk, insan ve toplumun öz cevheriyle buluştuğu noktada; hakikati mutlak bir fikrin terazisinde tartan ilimdir. Adalet, yalnızca dengelerin korunması değil, varlık ve yokluk arasında Hakk'ın hükmünü icra eden kılıçtır. Ve işte burada, "şeriat" dediğimiz sistem, sadece kurallar manzumesi değil, varlığın özüne uygun bir nizamın tezahürüdür.
Ey insan! Sor kendine: Hukuk dediğin, vicdanını mı tatmin ediyor yoksa yalnızca düzenin bir kölesi mi yapıyor seni? Bil ki, hukuk, Allah’ın iradesinden soyutlanmışsa, adaletin ismi kirlenir, vicdanın yaralanır. O yüzden diyoruz ki; hukuk, Mutlak Fikir’in yeryüzündeki inşasıdır. Bu fikir, ne yalnız Doğu'nun kadim mirasında ne de Batı'nın kaba akılcılığında saklıdır. islam, hukuku yalnızca bir "düzen" için değil, varoluşun gayesine uygun bir ahenk için getirmiştir.
Adaletin Menşei: Şeriat ve insan Fıtratı
Adalet! O ki, insanı insan eden değer. Lakin, bu değer, hangi terazide tartılacak? Mirzabeyoğlu’nun söylediği gibi, “Adalet, fıtrat ile emrin tevhidinden doğar.” Fıtrat dediğimiz, yaratılışın özüdür; emir ise Allah’ın kelamı. Bu ikisini ayıran, hukuku heva ve hevesin kölesi yapar.
Ve ey modern akıl! Sanıyorsun ki, adalet, yalnızca çoğunluğun sesiyle bulunur. Oysa Kur’an, çoğunluğun çoğu zaman sapkınlıkta birleştiğini söyler. Bu yüzden hukuk, halkın hevesine değil, Hakk’ın emrine dayanmalıdır.
Hukukun inşası: ideolojik Temel
Hukuk, yalnızca mevcut düzeni yıkmakla değil, onun yerine "ideal" olanı koymakla mükelleftir. "Başyücelik Devleti" bu yüzden salt bir devlet modeli değil, hukukun ideolojik temellerine dair bir manifestodur. Burada mesele, Müslüman zihniyetinin yeniden ihya edilmesidir. Hukuk, adaletin hizmetkârı olduğu kadar, islam ideolojisinin bayrağıdır. Bu yüzden, hukuk mücadelesi, aynı zamanda bir fikir mücadelesidir.
Sonuç: Hakikatin Şehadeti
Son sözümüz, şeriatın davasıdır: Hukuk, yalnızca Allah’ın huzurunda diz çöker. Batı’nın mekanik aklı, insanı köleleştirirken, islam hukuku, insana Rabbi’nin huzurunda özgürlüğünü öğretir. Adalet, yalnızca ilahi emirlerin gölgesinde serpilir ve hukuk, ancak bu emre teslim olursa insanlığa bir kurtuluş sunar.
Hukuk, insanın Rabbine teslimiyetinin suretidir. Ve ey insan! Hukukun merkezinde yer alan sensin; ama unutma ki, bu merkez, Hakk’ın nizamına boyun eğdiğinde gerçek anlamını bulur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar