bugün
- habire1275
- habire12 adamdır37
- izmirli kızların verici olması34
- claudian clouds kadındır12
- sssilvermist21
- cilgincapkin13
- sözlükteki kavganın amacı5
- arap gel oğlum5
- yarası olan gocudur5
- fransız arabaları2
- aslan3
- sokak köpeği3
- ben senin yerinde olsam2
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- suca suruklenen cocuk7
- futbol13
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- çingene2
- liseliler için uyku vakti3
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası18
- selam arkadaşlar beni hatırladınız mı4
- temmuz6
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- uludağ sözlük cenaze namazı2
- yapay zeka bile moderatör oldu2
- gammazların tarafsız olması gerekliliği26
- burhaniye6
- adanalı3
- yorgun mermi13
- çare sarıgül5
- yazarların iyi ki almışım dediği şeyler3
- doğum haritası6
- vincent van gogh5
- 26 temmuz 2026 karlsruher sc inter milan maçı2
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- sigmund freud sözleri2
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- sözlükte kavga eden iki yazarda artı oy alması3
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- ülkedeki en büyük orospu çocuğu3
- fetöyü doğuran katı laikliktir5
- kendine 10 üzerinden kaç verirsin4
- türklerin en başarılı olduğu spor3
- kemoşların genel özellikleri4
- eintracht frankfurt2
- mangal yakabilen kız3
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak10
- fakirler cep telefonu kullanmasın3
- 26 temmuz 2026 türkiye brezilya voleybol maçı7
ne zamandır yazmıyorum başlığa, mesaj geldi "neden yazmıyorsun" diye, belki bu hafta sonu birkaç hayali cihan değer hatıratı paylaşırım. bugün bir tane yapalım hatta...
bu yakışıklı abimizin adı sukarno...
görsel
hatta tam adıyla achmed sukarno, ama biz ona ahmet sukarno demişiz.
ahmet abimiz, endonezya'nın kurucu lideridir.
2. dünya savaşı yıllarına kadar hollanda sömürgesi olan endonezya, 2. dünya savaşında hitler hollanda'yı işgal edip patlatınca, japon işgaline uğramış, endonezya'daki hollandalılara karşı da sukarno abimiz japonlarla işbirliği yapmış, hatta japonlardan bağımsızlık talep etmiş, lakin 2. dünya savaşı bitince hollanda tekrar endonezya'ya hakim olmaya çalışmış ama ahmet abimiz hollandalıları yenmiş ve de endonezya bağımsızlığına kavuşmuş...
tabi nüfusunun büyük çoğunluğu müslüman olan endonezya'nın bağımsızlığını ilk tanıyan ülkelerden biri de biz olmuşuz ve ahmet abimiz ile iyi ilişkiler tesis etmişiz.
böyle böyle gelişen türkiye-endonezya ilişkileri neticesinde ahmet sukarno, 1959 yılında türkiye ziyaretine gelmiş.
görsel
çok güzel geçen türkiye ziyareti, halkın ahmet sukarno'ya büyük ilgisi, devlet törenleri, karşılıklı iyi niyet antlaşmaları derken ziyaret sona ermiş.
sukarno abimiz ayrılırken çok memnun ayrılmış, özellikle gezinin istanbul ayağı onu çok mutlu etmiş, ayrılırken kendisini uğurlayan hariciyecilerimize "yine geleceğim inşaallah" diyerek tayyaresine binip ülkesine dönmüş...
tabi bu ziyaret sonrası bizimkiler de son derece memnunlar, tarihi bağlarımızın olduğu dost ve kardeş bir ülkenin liderini iyi ağırladıklarını düşünüyorlar, özellikle hariciyecilerimiz dört gözle endonezya hükümetinden gelecek "teşekkür mesajını" beklerlerken, endonezya dışişleri bakanlığından türkiye'ye bir kınama mesajı geliyor...
bak sen şu işe...
günlerce liderlerini yedirip içirdiğimiz, saraylarda ağırladığımız endonezya, bize teşekkür edeceğine, kınama mesajı yolluyor ve endonezya büyükelçisi bu mesajda liderleri ahmet sukarno'nun istanbul'da belsoğukluğu kaptığını belirtiyordu...
belsoğukluğu...
aman allah'ım...!!!
tabi bu rezil durum cumhurbaşkanımız celal bayar'ın kulağına kadar gidiyor, celal bayar son derece naif terbiyeli bir insan, utancından yerin dibine giriyor, çok kızıyor, dışişleri bakanı fatin rüştü zorlu'yu çok şiddetli bir şekilde azarlıyor. tabi fatin rüştü zorlu, bayar'dan paparayı yiyince, o da başta istanbul valisi olmak üzre, tüm hariciyecileri sıradan geçiriyor ve bu rezaletin sorumlusundan hesap sorulması talimatını veriyor...
ve bu rezalete bir sorumlu bulunuyor.
lüks nermin...!!!
lüks nermin ablamız, istanbul'da dönemin sosyetik genelev patronu...
görsel
endonezya lideri ahmet sukarno'nun kadın düşkünü olduğunu duyan bizim muzır hariciyeciler, misafir devlet başkanına bir jest yapmak istiyorlar ve sukarno'ya bir gecelik "kaçamak" programı ayarlıyorlar.
sukarno'da gelen bu ikrama hayır diyemiyor ve lüks nermin ablanın kızlarından biri ile istanbul'da şehvetli bir gece geçiriyor.
ama meğer sukarno'nun birlikte olduğu hatun kişisi belsoğukluğu hastalığından muzdaripmiş ve bu hastalığı da o gece sukarno'ya bulaştırıvermiş...
işte bu olayın sorumlusu olarak itham edilen lüks nermin ablamız, 50'li ve 60'lı yılların istanbul'unun en önemli simalarından biriydi.
siyasetçiler, büyükelçiler, bürokratlar, futbolcular, fabrikatörler, zenginler, istanbul'a kaçamağa gelen anadolu'nun toprak ağaları tekmili birden lüks nermin'in beyoğlu zambak sokak'ta sahip olduğu genelevinin müdavimleriydiler...
lüks nermin, demokrat parti dönemi boyunca müşterileri ile kurduğu güzel ikili ilişkiler neticesinde istanbul'daki konumunu güçlendirmiş, devlet ve hükümetteki önemli tanıdıkları sayesinde "dokunulmaz" birgenelev patroniçesi olmuştu.
öyle ki, politikacılar ve bürokratlar nermin ablalarının bir dediğini iki etmiyorlardı.
misal, lüks nermin, o dönemin ahlak zabıtası şefi aziz efendiyi bir telefonla sürdürmüştü.
görsel
tabi lüks nermin abla, bazı durumlarda sukarno olayında olduğu gibi, devlet görevlilerinin bazı ufak taleplerini de yerine getiriyor, misafirlerimizi mutlu etmek(!) için elinden geleni yapıyormuş...
işte sukarno olayı, belsoğukluğu kınaması ile birlikte lüks nermin abla tepetaklak olmuş, bu olayın baş suçlusu ilan edilmişti.
artık polis, eften püften sebeplerle lüks nermin'in mekanını basıyor, ona cezalar kesiliyordu.
görsel
bir zamanların kudretli lüks nermin'i, birdenbire devletin gözünde fuhuşçu mama nermin'e dönüştürülmüştü...
lüks nermin'i asıl bitiren olay ise, bir polis baskınında yazıhanesinde ele geçirilen bir bavul dolusu dolar olmuştu.
bu baskın sonrası lüks nermin abla tutuklanmış, cezaevine gönderilmiş, hapisten çıktıktan sonra ise ruh sağlığı bozulmuş ve bir daha toparlayamamış, silinmiş gitmiş...
görsel
hey gidi yıllar hey...
kimler geldi kimler geçti bu alemden...
langa fatma ile başlayan serüven, lüks nermin'ler, ayşe nimet'ler, çanakkaleli melahat'lar, matmazel zurnik'ler, manukyanlar...
hepsine de devlet yol vermiş, verdiği yolu da bazen geri almış...
ama olsun ya...ben bunları o dönemin renkli hayatının günümüze yansıyan birer latifesi olarak görüyorum...
sukarno, lüks nermin, belsoğukluğu, endonezya ile diplomatik kriz falan...
güzel yıllarmış vesselam...
geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer...!!!
#tarih
********************
not: burada lüks nermin resmen günah keçisi ilan edilmiş ve tarihten silinmiş...
oysa ki ahmet sukarno, türkiye gezisinden sonra polonya'ya gitmiş, polonya gezisini tamamlayıp endonezya'ya dönüş yapmış.
ahmet sukarno, kadın düşkünü olduğu bilinen bir lider, ne malum polonya seyahati sırasında da aşk dolu bir gece yaşamadığı???
***********************
ekstra not: blu tv'nin harika bir yapımı var, yeşilçam dizisi.
bu dizide semih ateş'in annesi olan belkıs hanım, emekli bir genelev patroniçesi, ama devlet içinde önemli tanıdıkları olan ve her türlü işi halledebilen son derece kudretli bir kadın. güngör bayrak tarafından canlandırılan bu belkıs karakteri işte bu hikayede anlattığımız lüks nermin'in ta kendisi...
bu yakışıklı abimizin adı sukarno...
görsel
hatta tam adıyla achmed sukarno, ama biz ona ahmet sukarno demişiz.
ahmet abimiz, endonezya'nın kurucu lideridir.
2. dünya savaşı yıllarına kadar hollanda sömürgesi olan endonezya, 2. dünya savaşında hitler hollanda'yı işgal edip patlatınca, japon işgaline uğramış, endonezya'daki hollandalılara karşı da sukarno abimiz japonlarla işbirliği yapmış, hatta japonlardan bağımsızlık talep etmiş, lakin 2. dünya savaşı bitince hollanda tekrar endonezya'ya hakim olmaya çalışmış ama ahmet abimiz hollandalıları yenmiş ve de endonezya bağımsızlığına kavuşmuş...
tabi nüfusunun büyük çoğunluğu müslüman olan endonezya'nın bağımsızlığını ilk tanıyan ülkelerden biri de biz olmuşuz ve ahmet abimiz ile iyi ilişkiler tesis etmişiz.
böyle böyle gelişen türkiye-endonezya ilişkileri neticesinde ahmet sukarno, 1959 yılında türkiye ziyaretine gelmiş.
görsel
çok güzel geçen türkiye ziyareti, halkın ahmet sukarno'ya büyük ilgisi, devlet törenleri, karşılıklı iyi niyet antlaşmaları derken ziyaret sona ermiş.
sukarno abimiz ayrılırken çok memnun ayrılmış, özellikle gezinin istanbul ayağı onu çok mutlu etmiş, ayrılırken kendisini uğurlayan hariciyecilerimize "yine geleceğim inşaallah" diyerek tayyaresine binip ülkesine dönmüş...
tabi bu ziyaret sonrası bizimkiler de son derece memnunlar, tarihi bağlarımızın olduğu dost ve kardeş bir ülkenin liderini iyi ağırladıklarını düşünüyorlar, özellikle hariciyecilerimiz dört gözle endonezya hükümetinden gelecek "teşekkür mesajını" beklerlerken, endonezya dışişleri bakanlığından türkiye'ye bir kınama mesajı geliyor...
bak sen şu işe...
günlerce liderlerini yedirip içirdiğimiz, saraylarda ağırladığımız endonezya, bize teşekkür edeceğine, kınama mesajı yolluyor ve endonezya büyükelçisi bu mesajda liderleri ahmet sukarno'nun istanbul'da belsoğukluğu kaptığını belirtiyordu...
belsoğukluğu...
aman allah'ım...!!!
tabi bu rezil durum cumhurbaşkanımız celal bayar'ın kulağına kadar gidiyor, celal bayar son derece naif terbiyeli bir insan, utancından yerin dibine giriyor, çok kızıyor, dışişleri bakanı fatin rüştü zorlu'yu çok şiddetli bir şekilde azarlıyor. tabi fatin rüştü zorlu, bayar'dan paparayı yiyince, o da başta istanbul valisi olmak üzre, tüm hariciyecileri sıradan geçiriyor ve bu rezaletin sorumlusundan hesap sorulması talimatını veriyor...
ve bu rezalete bir sorumlu bulunuyor.
lüks nermin...!!!
lüks nermin ablamız, istanbul'da dönemin sosyetik genelev patronu...
görsel
endonezya lideri ahmet sukarno'nun kadın düşkünü olduğunu duyan bizim muzır hariciyeciler, misafir devlet başkanına bir jest yapmak istiyorlar ve sukarno'ya bir gecelik "kaçamak" programı ayarlıyorlar.
sukarno'da gelen bu ikrama hayır diyemiyor ve lüks nermin ablanın kızlarından biri ile istanbul'da şehvetli bir gece geçiriyor.
ama meğer sukarno'nun birlikte olduğu hatun kişisi belsoğukluğu hastalığından muzdaripmiş ve bu hastalığı da o gece sukarno'ya bulaştırıvermiş...
işte bu olayın sorumlusu olarak itham edilen lüks nermin ablamız, 50'li ve 60'lı yılların istanbul'unun en önemli simalarından biriydi.
siyasetçiler, büyükelçiler, bürokratlar, futbolcular, fabrikatörler, zenginler, istanbul'a kaçamağa gelen anadolu'nun toprak ağaları tekmili birden lüks nermin'in beyoğlu zambak sokak'ta sahip olduğu genelevinin müdavimleriydiler...
lüks nermin, demokrat parti dönemi boyunca müşterileri ile kurduğu güzel ikili ilişkiler neticesinde istanbul'daki konumunu güçlendirmiş, devlet ve hükümetteki önemli tanıdıkları sayesinde "dokunulmaz" birgenelev patroniçesi olmuştu.
öyle ki, politikacılar ve bürokratlar nermin ablalarının bir dediğini iki etmiyorlardı.
misal, lüks nermin, o dönemin ahlak zabıtası şefi aziz efendiyi bir telefonla sürdürmüştü.
görsel
tabi lüks nermin abla, bazı durumlarda sukarno olayında olduğu gibi, devlet görevlilerinin bazı ufak taleplerini de yerine getiriyor, misafirlerimizi mutlu etmek(!) için elinden geleni yapıyormuş...
işte sukarno olayı, belsoğukluğu kınaması ile birlikte lüks nermin abla tepetaklak olmuş, bu olayın baş suçlusu ilan edilmişti.
artık polis, eften püften sebeplerle lüks nermin'in mekanını basıyor, ona cezalar kesiliyordu.
görsel
bir zamanların kudretli lüks nermin'i, birdenbire devletin gözünde fuhuşçu mama nermin'e dönüştürülmüştü...
lüks nermin'i asıl bitiren olay ise, bir polis baskınında yazıhanesinde ele geçirilen bir bavul dolusu dolar olmuştu.
bu baskın sonrası lüks nermin abla tutuklanmış, cezaevine gönderilmiş, hapisten çıktıktan sonra ise ruh sağlığı bozulmuş ve bir daha toparlayamamış, silinmiş gitmiş...
görsel
hey gidi yıllar hey...
kimler geldi kimler geçti bu alemden...
langa fatma ile başlayan serüven, lüks nermin'ler, ayşe nimet'ler, çanakkaleli melahat'lar, matmazel zurnik'ler, manukyanlar...
hepsine de devlet yol vermiş, verdiği yolu da bazen geri almış...
ama olsun ya...ben bunları o dönemin renkli hayatının günümüze yansıyan birer latifesi olarak görüyorum...
sukarno, lüks nermin, belsoğukluğu, endonezya ile diplomatik kriz falan...
güzel yıllarmış vesselam...
geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer...!!!
#tarih
********************
not: burada lüks nermin resmen günah keçisi ilan edilmiş ve tarihten silinmiş...
oysa ki ahmet sukarno, türkiye gezisinden sonra polonya'ya gitmiş, polonya gezisini tamamlayıp endonezya'ya dönüş yapmış.
ahmet sukarno, kadın düşkünü olduğu bilinen bir lider, ne malum polonya seyahati sırasında da aşk dolu bir gece yaşamadığı???
***********************
ekstra not: blu tv'nin harika bir yapımı var, yeşilçam dizisi.
bu dizide semih ateş'in annesi olan belkıs hanım, emekli bir genelev patroniçesi, ama devlet içinde önemli tanıdıkları olan ve her türlü işi halledebilen son derece kudretli bir kadın. güngör bayrak tarafından canlandırılan bu belkıs karakteri işte bu hikayede anlattığımız lüks nermin'in ta kendisi...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar