bugün
- nickten isim tahmini yapmak68
- hikayeyi devam ettir30
- gocunun nerede olması7
- erkeklerin obur olduğu algısı18
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler10
- 32 yaş evlenmek için çok mu erken8
- ailevi değerlere dil uzatan insanımsılar5
- yeşilçam filmi izlemek5
- önüne gelene ayar verebileceğini zanneden insan3
- aylık 497 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey12
- true'nin kadın yazarlara bakıp 31 çekmesi6
- pizzada ince hamur tercih eden erkek11
- bütün güzel kızların kapılmış olması5
- bal porsuğu3
- aziz nikola2
- aylık 498 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- uysaljakoben16
- takip edilesi instagram sayfaları2
- kobra dürüm2
- hayattan zevk alamamak10
- sözlüğün kızlık zarı ile imtihanı4
- 11 kişilik kılıçdaroğlu destek yürüyüşü4
- cem küçük5
- nick vermeden bir yazara seslen16
- sözlükçülerin zeka seviyeleri4
- yılmaz özdil5
- sözlüğün hayvandan geçilmemesi2
- yeni parti50
- sünnet olmak3
- arkadaşım uysaljakobeni kürsüye davet ediyorum3
- karga vs papağan3
- türkiyedeki bölümlerin açıldığı ilk üniversiteler4
- erector eski nesil hesapları nereden buluyor6
- 27 temmuz 2026 galatasaray venezia maçı2
- yarrağı boka bulayıp kızartmak5
- mala vurarak çoluğunu çocuğunu geçindiren baba5
- gün boyu sözlükte birbirini yalayan tipler7
- deli hikmetin canana olan borcu2
- size yapılmayan iyiliğin başkasına yapılması3
- melih gökçek3
- yazarların zeka seviyeleri7
- feyza2
- sözlük profiline fotoğraf koyan yazarın asıl amacı7
- mutlak but3
- kurbağa öpüp prens beklemek9
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası21
- sadece içmeye gidelim diye arayan arkadaş6
- kapalı maraş6
- güzel kızların pizza yemesi7
bundan tam 113 sene önce, 23 temmuz 1908...
abdülhamid'in yıllardır süren despot yönetimi, yetkileri sadece kendi elinde toplaması, osmanlı'nın sürekli kan kaybedip küçük düşmesini baskı ve sansür ile halktan gizlemesi, devletin ekonomik ynden iflas etmiş olması, osmanlı'nın tüm gelirlerine dış borçlar ve faizler için el konulması ve tüm bunlara rağmen vatansever sivil ve subayların "parlamenter sisteme geçelim" önerilerinin reddedilmesi artık bardağı taşırmıştı.
meşrutiyete, devrime giden yol elbette birden bire ortaya çıkan bir düşünce, bir fikir değildi.
abdülhamid'in kanuni esasi'yi kaldırıp tüm yetkileri elinde toplaması ile ülke gün be gün kan kaybediyordu.
osmanlı devleti ekonomik olarak iflasını açıklamıştı.
(bkz: osmanlı nın iflasını bilale anlatır gibi anlatmak/#40971319)
sorun tabi ki sadece ekonomi değildi.
ekonomik sorun, mevcut zihniyetin olumsuzluklarından sadece biriydi.
bu millet yoksul milletti, kan kusar, kızılcık şerbeti içerdi gerekirse. ama ekonomiden ziyade siyasi istikrarsızlık ve milletin kanına dokunan olaylar silsilesi ardı ardına yaşanıyordu.
devlet pek çok yeri kaybetmişti.
kaybedilen topraklarda vatanseverler direniş göstermeye çalışıyor, ama abdülhamid buna müsade etmiyor, her seferinde vatanseverleri eziyordu.
(bkz: ikinci abdülhamid balkanlar ve gusinyeli ali paşa/#41793401)
artık işler çığırından çıkmıştı.
daha dünkü yunanistan kalkıp topraklarımızı işgal ediyordu.
neyse ki devletin gücü yunanistan'a yetiyordu, lakin yunanistan'ı savaşta yenmemize rağmen siyasi otorite zafere rağmen taviz veriyordu.
(bkz: yunan ı savaşta yenip teselya ve girit i vermek/#35933810)
devleti yöneten siyasi otoriteye karşı vatansever subayların sesi yükseliyordu.
mutlak iktidarı tekelinde tutan abdülhamid ise darbe paranoyasına tutulmuştu. kendisine darbe yaparlar endişesiyle anadolu'daki ordunun subaylarını merkeze çekmiş, bunların yerine aşiret liderlerini paşa yapmıştı.
(bkz: hamidiye alayları)
yine darbe korkusuyla donanmayı haliç'e zincirlemişti.
(bkz: abdülhamid in haliç te çürüttüğü gemiler)
vatansever subayların tepkisi iyice artmıştı.
ülkenin gidişatının iyi olmadığı dillendirildikçe, abdülhamid baskı ve sansüre daha çok başvuruyordu.
iflas etmiş, siyasi yönden tamamen bitmiş ülkede yabancıların dedikleri oluyordu.
örneğin, masum askerlerimize hakaret eden bir rus paşası için iki askerimiz idam edilmişti.
(bkz: ikinci abdülhamit in mazlum askerlerini astırması)
abdülhamid o kadar çaresizdi ki, kendisine bombalı suikast yapan ve de 26 vatandaşımızın katili olan teröristi bile, yabancıların isteği ile affedip serbest bırakıyordu.
(bkz: abdülhamid in brunson u edward jorris/#40403704)
ülke elden ayaktan düşmüştü.
borç yüzünden fransızlar 3 gemi gönderip midilli'yi işgal ediyor;
(bkz: abdülhamid in borcuna karşılık midilli nin işgali/#44198923)
amerika bir bahane bulup ülkenin en işlek limanlarından biri olan beyrut'a el koyabiliyordu.
(bkz: abdülhamit döneminde abd nin beyrut a el koyması/#44205591)
bunları uzun uzadıya anlattım, hatta eksik anlattım, ama meşrutiyete, devrime neden gidildiğini anlayabilmeniz lazım.
işte ülkenin hali, kısa özeti buydu.
selanik'te 3. ordu merkezli yapılanan ittihat ve terakki cemiyeti bu gidişe artık dur demekte kararlıydı.
görsel
osmanlı'da parlamenter sistem yoktu, yani seçim ve demokrasi yoluyla abdülhamid'e bir şeyleri kabul ettirmek, rejimi değiştirmek mümkün değildi.
özgürlük için tek yol "devrim"di. ve bu devrim de mecburen silah zoruyla, ihtilal yapılarak olacaktı.
bu devrim için bir kıvılcım gerekmekteydi.
2 temmuz 1908 gecesi manastır'da yapılan toplantı sonrası karar alınmıştı.
kolağası resneli niyazi bey dağa çıkacak ve silahlı mücadeleyi başlatacaktı.
bir gün sonra resneli niyazi bey 200 asker ve 200 sivilden oluşan bir kuvvet ile resne ve manastır arasındaki mevkide dağa çıktı.
birkaç gün sonra resne taburu, eyüp sabri bey'in ohri taburu ile birleşti.
makedonya dağlarında artık sadece "özgürlük" sesleri yükseliyordu.
görsel
bölgede abdülhamid'e bağlı jurnalci yandaşlar bu hareketi bastırmak istedilerse de, resne taburu ve ohri taburu, 22 temmuz gecesi manastır'da bir araya geldiler ve abdülhamid'in adamı olan müşir fevzi paşa'yı dağa kaldırdılar, ertesi gün, 23 temmuz 1908'de de 21 pare top atışı ile manastır'da meşrutiyet'i ilan ettiler.
görsel
resneli niyazi bey'in yaktığı özgürlük ateşi bütün rumeli vilayetlerini sarmıştı.
kahraman türk askerlerine karşı bir şey yapamayacağını anlayan abdülhamid, 24 temmuz 1908'de kanuni esasi'yi yürürlüğe koyduğunu ve meşrutiyeti ilan ettiğini resmen duyurmak zorunda kaldı.
büyük türk milleti kendisine yıllardır biçilen "kul olma" kefenini, dağa çıkarak, silah zoruyla yırtıp atmış, tarihteki şerefli ve namuslu ilk türk ihtilalini gerçekleştirmişti...
bundan tam 113 sene önce, 23 temmuz 1908...
görsel
görsel
büyük türk milleti kendisine özgürlük verilmesini beklememiş, özgürlüğünü söküp almıştır...
görsel
hak verilmez alınır...büyük türk milleti her zaman özgürlüğünü ve haklarını almıştır...
ittihatçılar ölür ittihatçılık ölmez, ruhumuz ittihat, bedenimiz terakki.
görsel
yaşasın meşrutiyet, yaşasın özgürlük.
(bkz: hürriyet musavvat uhuvvet)
#tarih
abdülhamid'in yıllardır süren despot yönetimi, yetkileri sadece kendi elinde toplaması, osmanlı'nın sürekli kan kaybedip küçük düşmesini baskı ve sansür ile halktan gizlemesi, devletin ekonomik ynden iflas etmiş olması, osmanlı'nın tüm gelirlerine dış borçlar ve faizler için el konulması ve tüm bunlara rağmen vatansever sivil ve subayların "parlamenter sisteme geçelim" önerilerinin reddedilmesi artık bardağı taşırmıştı.
meşrutiyete, devrime giden yol elbette birden bire ortaya çıkan bir düşünce, bir fikir değildi.
abdülhamid'in kanuni esasi'yi kaldırıp tüm yetkileri elinde toplaması ile ülke gün be gün kan kaybediyordu.
osmanlı devleti ekonomik olarak iflasını açıklamıştı.
(bkz: osmanlı nın iflasını bilale anlatır gibi anlatmak/#40971319)
sorun tabi ki sadece ekonomi değildi.
ekonomik sorun, mevcut zihniyetin olumsuzluklarından sadece biriydi.
bu millet yoksul milletti, kan kusar, kızılcık şerbeti içerdi gerekirse. ama ekonomiden ziyade siyasi istikrarsızlık ve milletin kanına dokunan olaylar silsilesi ardı ardına yaşanıyordu.
devlet pek çok yeri kaybetmişti.
kaybedilen topraklarda vatanseverler direniş göstermeye çalışıyor, ama abdülhamid buna müsade etmiyor, her seferinde vatanseverleri eziyordu.
(bkz: ikinci abdülhamid balkanlar ve gusinyeli ali paşa/#41793401)
artık işler çığırından çıkmıştı.
daha dünkü yunanistan kalkıp topraklarımızı işgal ediyordu.
neyse ki devletin gücü yunanistan'a yetiyordu, lakin yunanistan'ı savaşta yenmemize rağmen siyasi otorite zafere rağmen taviz veriyordu.
(bkz: yunan ı savaşta yenip teselya ve girit i vermek/#35933810)
devleti yöneten siyasi otoriteye karşı vatansever subayların sesi yükseliyordu.
mutlak iktidarı tekelinde tutan abdülhamid ise darbe paranoyasına tutulmuştu. kendisine darbe yaparlar endişesiyle anadolu'daki ordunun subaylarını merkeze çekmiş, bunların yerine aşiret liderlerini paşa yapmıştı.
(bkz: hamidiye alayları)
yine darbe korkusuyla donanmayı haliç'e zincirlemişti.
(bkz: abdülhamid in haliç te çürüttüğü gemiler)
vatansever subayların tepkisi iyice artmıştı.
ülkenin gidişatının iyi olmadığı dillendirildikçe, abdülhamid baskı ve sansüre daha çok başvuruyordu.
iflas etmiş, siyasi yönden tamamen bitmiş ülkede yabancıların dedikleri oluyordu.
örneğin, masum askerlerimize hakaret eden bir rus paşası için iki askerimiz idam edilmişti.
(bkz: ikinci abdülhamit in mazlum askerlerini astırması)
abdülhamid o kadar çaresizdi ki, kendisine bombalı suikast yapan ve de 26 vatandaşımızın katili olan teröristi bile, yabancıların isteği ile affedip serbest bırakıyordu.
(bkz: abdülhamid in brunson u edward jorris/#40403704)
ülke elden ayaktan düşmüştü.
borç yüzünden fransızlar 3 gemi gönderip midilli'yi işgal ediyor;
(bkz: abdülhamid in borcuna karşılık midilli nin işgali/#44198923)
amerika bir bahane bulup ülkenin en işlek limanlarından biri olan beyrut'a el koyabiliyordu.
(bkz: abdülhamit döneminde abd nin beyrut a el koyması/#44205591)
bunları uzun uzadıya anlattım, hatta eksik anlattım, ama meşrutiyete, devrime neden gidildiğini anlayabilmeniz lazım.
işte ülkenin hali, kısa özeti buydu.
selanik'te 3. ordu merkezli yapılanan ittihat ve terakki cemiyeti bu gidişe artık dur demekte kararlıydı.
görsel
osmanlı'da parlamenter sistem yoktu, yani seçim ve demokrasi yoluyla abdülhamid'e bir şeyleri kabul ettirmek, rejimi değiştirmek mümkün değildi.
özgürlük için tek yol "devrim"di. ve bu devrim de mecburen silah zoruyla, ihtilal yapılarak olacaktı.
bu devrim için bir kıvılcım gerekmekteydi.
2 temmuz 1908 gecesi manastır'da yapılan toplantı sonrası karar alınmıştı.
kolağası resneli niyazi bey dağa çıkacak ve silahlı mücadeleyi başlatacaktı.
bir gün sonra resneli niyazi bey 200 asker ve 200 sivilden oluşan bir kuvvet ile resne ve manastır arasındaki mevkide dağa çıktı.
birkaç gün sonra resne taburu, eyüp sabri bey'in ohri taburu ile birleşti.
makedonya dağlarında artık sadece "özgürlük" sesleri yükseliyordu.
görsel
bölgede abdülhamid'e bağlı jurnalci yandaşlar bu hareketi bastırmak istedilerse de, resne taburu ve ohri taburu, 22 temmuz gecesi manastır'da bir araya geldiler ve abdülhamid'in adamı olan müşir fevzi paşa'yı dağa kaldırdılar, ertesi gün, 23 temmuz 1908'de de 21 pare top atışı ile manastır'da meşrutiyet'i ilan ettiler.
görsel
resneli niyazi bey'in yaktığı özgürlük ateşi bütün rumeli vilayetlerini sarmıştı.
kahraman türk askerlerine karşı bir şey yapamayacağını anlayan abdülhamid, 24 temmuz 1908'de kanuni esasi'yi yürürlüğe koyduğunu ve meşrutiyeti ilan ettiğini resmen duyurmak zorunda kaldı.
büyük türk milleti kendisine yıllardır biçilen "kul olma" kefenini, dağa çıkarak, silah zoruyla yırtıp atmış, tarihteki şerefli ve namuslu ilk türk ihtilalini gerçekleştirmişti...
bundan tam 113 sene önce, 23 temmuz 1908...
görsel
görsel
büyük türk milleti kendisine özgürlük verilmesini beklememiş, özgürlüğünü söküp almıştır...
görsel
hak verilmez alınır...büyük türk milleti her zaman özgürlüğünü ve haklarını almıştır...
ittihatçılar ölür ittihatçılık ölmez, ruhumuz ittihat, bedenimiz terakki.
görsel
yaşasın meşrutiyet, yaşasın özgürlük.
(bkz: hürriyet musavvat uhuvvet)
#tarih
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar