bugün

19 mayıs atatürk'ü anma gençlik ve spor bayramı

19 mayıs 1919 milli uyanış ve milli mücadelenin başladığı gün.
aynı zamanda atatürk'ü anma gençlik ve spor bayramı...

bu milli bayramın bu sene 102. yılındayız. kutlu ve mutlu olsun...

ulu önder atatürk, 19 mayıs 1919 sabahı saat 08.15'te samsun'a ayak bastı...

peki ulu önder ve beraberindekilerin 102 yıl önce bugün ayak bastıkları samsun ve çevresi o gün nasıldı? ne haldeydi?
mustafa kemal ve beraberindekiler, giriştikleri zorlu mücadelenin ilk durağında nasıl bir yere gelmişlerdi???

o yüzden atatürk'ün milli mücadeleyi başlattığı samsun ve çevresinin ne durumda olduğunu bilmek, kutsal milli mücadelemizin ilk adımının ne kadar önemli bir detay olduğunu kavramak açısından iyi olacaktır...

samsun ve çevresi, pontusçuluk faaliyetlerinin ilk görüldüğü yerdir.

1921 yılında merzifon amerikan kolejini basan kuvayi milliye'nin ele geçirdiği belgelerden, bağımsız bir pontus devleti fikrinin ilk olarak, 1904 yılında merzifon amerikan kolejinde ortaya atılmış ve başkenti samsun olup sınırları batum'a uzanan bu sözde devletin ilk çalışmalarına burada başladığı anlaşılmıştır.
görsel

yine amerikan koleji bünyesinde rum irfanperver kulübü ve pontus kulübü adlı iki kulüp kurulmuş ayrıca bir de gizli pontus cemiyeti kurularak bu cemiyet ile samsun, merzifon, trabzon, ordu, giresun, gümüşhane ve amasya'da büyük bir teşkilatlanma organize etmişlerdir.

bafra yakınlarındaki nebyan bölgesi tarihte ilk pontus çetelerinin teşkilatlandığı yerdir.
görsel

nebyan bölgesinde bulunan 17 rum köyünde toplam 1500-2000 civarı silahlı pontus çetecisi bulunmaktaydı. pontus çetelerinin türk köylerine ilk saldırıları da zaten burada başlamıştır.

19 mayıs 1919'da samsun ve çevresinde irili ufaklı 40'tan fazla pontus çetesi bulunmaktaydı. ayrıca mütareke sonrası bölgede ermeni çeteleri de ortaya çıkmaya başlamış ve ermeni çeteciler, rum çeteleri ile ortak hareket etmeye başlamışlardı.
bu pontus çetelerine dahil olan silahlı milis sayısı 15 binin üzerindeydi...
görsel

samsun ve çevresinde faaliyet gösteren tespit edebildiğim bazı pontus çeteleri(içlerinde ermeni çeteleri de var) şunlardır;
bafra'dan istavri ve aliko, havza'dan piç vasil, taflan'dan lefter, osmanbeyli peço, ladikli andon, piç ilya olarak da bilinen kara ilya, bafra'dan kel sava, eğribel'den anastas, balcıoğlu deli yani, beylik'ten sarı istil, havza'dan çavuş eleni, kavaklıoğlu yuan, todaroğlu agabyos, taşçıoğlu kara sava, gürdekoğlu simyon, temüroğlu yani, balıkpınarlı istavri, anastesoğlu hacı ve biraderleri, satırhan hacı bedros, haridosoğlu kara dimitri, istefanoğlu kör panayut, kethüdaoğlu haralambos, krekioğlu sava, nikolaoğlu kosti, abanoz yorgi, kliboğlu yango, sokuloğlu çetesi, hesakil çetesi, alaçamlı perikles, orak'ın oğlu penayut, kerabus yazıcıoğlu, doğanoğlu todori, çapulcu lefter, tekfurlu kara artin oğlu ulusa, yozgatlı artin çetesi, kabacevizli sarı ohannes, kapıkayalı mıgırdıç ve çetesi, karanın haçik ve sarı haçik, minasoğulları çetesi, tüylüoğlu orut, martelli çetesi, havancı kirkor, kara banayıt, mandiloğlu artin, papasoğlu istefan, limandereden trabzonluoğlu hacı sava, ünye'den moris ve çetesi, sokrad ve avanesi, sarı pavli, çakallı'dan mihail ve çetesi, tahmazoğlu haçik, baltacıoğlu kirapus, iliya patlakoğlu, deli mina, orakoğlu anestis, konstantin çavuş, tütüncüoğlu hacı, kısa yorgi, kara todor, samsunlu estil, rum dimyet, kode çavuş, simonoğlu andrea, lefteroğlu vasil, terzi panço, papasoğlu manuel, ando çavuş, seferoğlu yorgi, zurnacı sava, deli tanes, topal bedros, ve kumarcı vasil...

pontusçuluk fikri ve karadeniz'de bir pontus devleti kurma hayaliyle ortaya çıkan bu çeteler, daha 1. dünya savaşı'nın başında faaliyetlerine başlamış, mütareke sonrası ise katliamlarını arttırmıştı.
bölgede bulunan osmanlı birlikleri, pontus çeteleri ile mücadele etmeye çalışıyor, lakin pek başarılı olamıyordu.
buna rağmen ingilizler, türklerin pontus çeteleri ile mücadele etmelerinden ve de teslim edilmesi gereken bazı silahların teslim edilmeyip türk yurtseverler tarafından kaçırılması ve bunların bölgede kurulan türk çetelerine dağıtılmasından şikayetçiydiler.

mustafa kemal paşa işte böyle bir bölgeye 9. ordu müfettişi olarak, ingilizlere yardımcı olmak ve türk çetelerinin pontus çeteleri ile mücadele etmesine engel olmak için nasihat vermek ile görevlendirilmişti...(tabi onun amacı çok farklıydı)

18 mayıs 1919 günü karadeniz'deki fırtına nedeniyle mustafa kemal paşa, sinop'ta karaya çıkıp kara yolu vasıtasıyla samsun'a gelmek istemiş, lakin bölgedeki bu rum çetelerinden dolayı bu fikirden vazgeçilmiştir.
(bkz: 18 mayıs 1919 mustafa kemal in sinop a gelişi/#44721139)

bunu müteakiben, kemal paşa ve silah arkadaşlarının ayak bastığı samsun'da, mondros mütarekesi sebebiyle silahları teslim edilmiş ve dağıtılmış bir tümen komutanlığı bulunmaktaydı. tümen mevcudu 2000 civarındaydı, ama bu tümen savaş gücü elinden alınmış, ancak jandarma vazifesi ifa edebilecek hale getirilmişti, tümen mevcudiyetini oluşturan erlerin çoğu terhis bekliyordu, kaza merkezlerinde ise sadece jandarma birlikleri vardı.
görsel

yukarıda da bahsettiğim üzre, ulu önder samsun'a 9. ordu müfettişi olarak atanmıştı.
9. ordu, erzurum, erzincan, sivas, karadeniz ve kafkaslardan sorumluydu, lakin ortada 9. ordu diye bir ordu da kalmamıştı...

ayrıca mustafa kemal'in ayak bastığı samsun merkezinde tam donanımlı bir ingiliz alayı konuşluydu, 17 mayıs günü de buna ilave olarak 200 askerden oluşan bir ingiliz taburu daha samsun'a çıkarılmıştı...

bir detay daha vermek istiyorum.
"samsun'a ayak bastı" denir ya hep.
mustafa kemal paşa'nın samsun'da ilk adımı attığı yer, tütün iskelesidir.
görsel

ne acıdır ki bir ulusun kaderinin değişmesinin ilk adımlarına sahne olan bu iskele reji idaresi'ne aittir. 1884 yılından beri çökmüş olan osmanlı'nın gelirlerine el koyan reji idaresine ait olan bu iskele bir ulusun makus kaderini değiştirecek ve iflas etmiş osmanlı'nın küllerinin üzerine yeniden doğacak yeni bir devletin uyanışına sahne oluyordu işte...

işte 19 mayıs 1919 tarihinde mustafa kemal paşa samsun'a ayak bastığında bölgede durum böyleydi...

kemal paşa'nın ayak bastığı samsun'da, devlete ait ayak basacak bir iskele bile yoktu...
asker yoktu...ordu yoktu...
silah, top, tüfek yoktu...
para zaten hiç yoktu...
limanda ingilizler...
dağlarda, ormanlarda pontus ve ermeni çeteleri vardı...

günler sonra 25 mayıs'ta havza'ya giderlerken dağ başında otomobilleri bozulmuş, bütün bu olumsuz şartlara rağmen o; havza istikametine doğru yürüyüşe geçmiş ve şu sözleri mırıldanmıştı;

dağ başını duman almış,
gümüş dere durmaz akar...
güneş ufuktan şimdi doğar,
yürüyelim arkadaşlar...
bu ağaçlar güzel kuşlar,
yürüyelim arkadaşlar...

sevgili türk gençliği şunu bilmelidir ki, bugün sahip olduğunuz şartlar, o gün bir avuç vatanseverin sahip olduğu şartlardan binlerce kat daha fazladır.

sizler her türlü olumsuzluğa rağmen yürümekten vazgeçmeyen, "yürüyelim arkadaşlar" diyen bir liderin geleceği emanet ettiği birer neferlersiniz.

muhtaç olduğunuz kudret, damarlarınızdaki asil kanda mevcuttur...

bayramımız kutlu olsun...

görsel

#tarih
© copyright 2005 - 2026