bugün
- osuruktan şiirler88
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı27
- dolar isterse 100 olsun40
- dilek imamoğlunun ateş eden mayosu25
- kapıma beyaz toros gelseydi eğer11
- game of thrones taki kerhaneci'nin annesi20
- g i l d e d l i l y28
- diamond bosphorus8
- kadın olmanın çok güzel bir şey olması7
- kadınınızı çalıştırır mısınız14
- nasıl birisiniz15
- beybi leydi7
- ısrarla ne iş yaptığını soran insanlar4
- kürtler8
- 185 ve üstü kadınların çok havalı olması8
- victor osimhen19
- velvet mi güzel g'i l d'e d l'i l y mi8
- simko320
- türk solcusu6
- evde kalmış olan 24 yaşında kız5
- yalnızlığın çaresinin bulunmaması2
- allah her şeyden çok tevhidi önemsiyor6
- tai lung mu güzel g'i l d'e d l'i l y mi6
- güzel kızların mutsuz olması5
- orospu çocuğu abdullah öcalan19
- nah sana oy17
- fake sanılmaktan flört edememek3
- osimhen lukaku vlahovic salah5
- miras davası5
- game of thrones taki kerhaneci16
- sevgilisinden yeni ayrılanlara tavsiyeler4
- turiste saygılı olmak2
- yeni parti de bölünebilir10
- ankara6
- sözlüğün en düşük iq sahibi yazarları12
- 195 boyunda 134 kilo minnoş kalpli erkek5
- algida2
- boşanma davası ne kadar sürer4
- manyak olmaya karar verdim6
- ahmet kaya3
- gürcistan göçmenleri13
- arkadaşlar ben mi selena gomez mi5
- akp'nin 25 yılı2
- çekişmeli boşanma davası4
- yazarlara gelen son mesaj6
- fyodor mihailovic dostoyevski2
- pazartesi işe gidecek olmak2
- velvet48
- netanyahu'ya kırmızı bülten talebi10
- kliniğe gittim klinikten geldim10
duru göl ya da diğer adıyla terkos gölü'ne kıyısı olan ve istanbul'un kuzey kısmında yer alan çok tatlı bir köy.
bu köyü bulmak çok kolay. kuzey marmara otobanı'na girin. istanbul havalimanı'nı geçin. bir süre sonra karaburun sapağı gelecek, orayı da geçin. birkaç kilometre sonra, sırta doğru sağda küçük bir balaban tabelası olacak; oradan girin. gidiş - geliş bir yol çıkacak karşınıza, devam edin. 4-5 km sonra köye ulaşmış olacaksınız. köyün girişindeki meydandan sağa dönerseniz göle gidebilirsiniz. küçük balıkçı teknelerinin olduğu, çok güzel bir kıyısı var. göle vardıktan sonra sola doğru kıvrılıp 100-200 metre gidince solda güzel bir yeşillik alan var. oraya da gidebilirsiniz. bol bol dişbudak ağacı var. birkaç meşe ağacı bile var. hatta o alanın tepesinde tek başına gövde gösterisi yapan kocaman bir ardıç ağacı da var. gölün kıyısında da 3-4 tane orta boylu salkım söğüt var. hepsi çok güzel. nispeten boş bir yer. bazen birkaç kişi olabiliyor. benim gibi münzevilere uygun diyebilirim.
he ben buraya kadar geldim, göl balığı yemeden ve iki duble rakı içmeden gitmem diyorsan eğer, onun da adresi var. köyün girişindeki meydandan sola ayrıl, bir iki sokak geç (hatırladığım kadarıyla böyleydi) karşına yılmaz restoran tabelası çıkacak. tabelalar sizi soldan aşağı doğru sallayacak. bir süre gidince mekan en aşağıda yer alıyor, düzlükte. sobası hep yanıyor. dilerseniz kestane falan götürüp üstünde pişirebilirsiniz. sahibi de pek tatlıdır ama adını duyunca şok etkisi yaratabilir. kamuran bey'in* 10-12 yaşında bir çocuğu var. beraber servis yapıyorlar. bu küçük kardeşimiz de pek cevval, pek çalışkandır. çok da mütevazıdır. bazen küçük hatalar yapar ama yine de canını yerim o'nun. (rakısını sodayla içen arkadaşıma elmalı soda getirmişti. biz de fark etmedik, rakıya katmış bulunduk. epey tiksinç bir tat oluyor, benden söylemesi)
mekanın menüsündeki balıklar günden güne değişebiliyor. o gün civar balıkçılar ne avlamışsa, o balıkları alıp, pişiriyor. derin yağda, fileto şeklinde yapıyor. ağırlıklı olarak akbalık, turna ve sazan çıkıyor. çok şanslıysanız eğer, yayın ve karabalık ya da diğer adıyla kadife olarak bilinen fantastik balık da olabiliyor. kadifeyi şiddetle tavsiye ederim. derisi özellikle güzeldir. yiyiniz efendim.
rakı ve balığınızın yanına bol sumaklı ince kıyım bir salata geliyor. çok lezzetli oluyor. kaşıklayarak yemeye uygun. ayrıca manda yoğurdu da oluyor bazen. ondan da sipariş edin. fiyatlar normal. çok uygun dersem yalan söylemiş olurum ama boğazda, herhangi bir mekanda gelen fiyatlardan daha uygun olduğunu söyleyebilirim. havalar ısınınca bahçesi de açılıyor. çok keyifli oluyor. dostlarla ya da aileyle gitmeye uygun.
kısacası güzel bir istanbul köyüdür balaban. pek severim kendisini.
bu köyü bulmak çok kolay. kuzey marmara otobanı'na girin. istanbul havalimanı'nı geçin. bir süre sonra karaburun sapağı gelecek, orayı da geçin. birkaç kilometre sonra, sırta doğru sağda küçük bir balaban tabelası olacak; oradan girin. gidiş - geliş bir yol çıkacak karşınıza, devam edin. 4-5 km sonra köye ulaşmış olacaksınız. köyün girişindeki meydandan sağa dönerseniz göle gidebilirsiniz. küçük balıkçı teknelerinin olduğu, çok güzel bir kıyısı var. göle vardıktan sonra sola doğru kıvrılıp 100-200 metre gidince solda güzel bir yeşillik alan var. oraya da gidebilirsiniz. bol bol dişbudak ağacı var. birkaç meşe ağacı bile var. hatta o alanın tepesinde tek başına gövde gösterisi yapan kocaman bir ardıç ağacı da var. gölün kıyısında da 3-4 tane orta boylu salkım söğüt var. hepsi çok güzel. nispeten boş bir yer. bazen birkaç kişi olabiliyor. benim gibi münzevilere uygun diyebilirim.
he ben buraya kadar geldim, göl balığı yemeden ve iki duble rakı içmeden gitmem diyorsan eğer, onun da adresi var. köyün girişindeki meydandan sola ayrıl, bir iki sokak geç (hatırladığım kadarıyla böyleydi) karşına yılmaz restoran tabelası çıkacak. tabelalar sizi soldan aşağı doğru sallayacak. bir süre gidince mekan en aşağıda yer alıyor, düzlükte. sobası hep yanıyor. dilerseniz kestane falan götürüp üstünde pişirebilirsiniz. sahibi de pek tatlıdır ama adını duyunca şok etkisi yaratabilir. kamuran bey'in* 10-12 yaşında bir çocuğu var. beraber servis yapıyorlar. bu küçük kardeşimiz de pek cevval, pek çalışkandır. çok da mütevazıdır. bazen küçük hatalar yapar ama yine de canını yerim o'nun. (rakısını sodayla içen arkadaşıma elmalı soda getirmişti. biz de fark etmedik, rakıya katmış bulunduk. epey tiksinç bir tat oluyor, benden söylemesi)
mekanın menüsündeki balıklar günden güne değişebiliyor. o gün civar balıkçılar ne avlamışsa, o balıkları alıp, pişiriyor. derin yağda, fileto şeklinde yapıyor. ağırlıklı olarak akbalık, turna ve sazan çıkıyor. çok şanslıysanız eğer, yayın ve karabalık ya da diğer adıyla kadife olarak bilinen fantastik balık da olabiliyor. kadifeyi şiddetle tavsiye ederim. derisi özellikle güzeldir. yiyiniz efendim.
rakı ve balığınızın yanına bol sumaklı ince kıyım bir salata geliyor. çok lezzetli oluyor. kaşıklayarak yemeye uygun. ayrıca manda yoğurdu da oluyor bazen. ondan da sipariş edin. fiyatlar normal. çok uygun dersem yalan söylemiş olurum ama boğazda, herhangi bir mekanda gelen fiyatlardan daha uygun olduğunu söyleyebilirim. havalar ısınınca bahçesi de açılıyor. çok keyifli oluyor. dostlarla ya da aileyle gitmeye uygun.
kısacası güzel bir istanbul köyüdür balaban. pek severim kendisini.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar