bugün
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın11
- yoğurt10
- vurdurmuş erkek nasıl anlaşılır9
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı20
- balık burcu bir sözlük kızıyla evlenebilirim16
- dövmesi olan erkek7
- sevilen kadının topuklarını öpüp ısırmak7
- jagermeister4
- atm'ye ateme diyen hanzo12
- tanrı mı bizi yarattı tanrıyı mı biz yarattık4
- düzce3
- çorabın tekini yutan çamaşır makinesi2
- metres ilişkisine eğilimli erkek7
- din kardeşimiz filistin4
- sözlüğe nude atar mısınız6
- sigarayı günde 1 dala düşürmek4
- salat namaz değildir2
- tai lung'un kız halini kıskanıyor olmam6
- 7 temmuz 2026 abd belçika maçı16
- kurtuluş savaşında tekkeler2
- sözlüğe vücudunun fotoğrafını atan kadınlar5
- deve sidiği elle mi bardakla mı içilir2
- yaşlılık belirtileri3
- baş ağrısı5
- sözlüğün namus bekçileri5
- falıma bakmak isteyen sözlük yazarları5
- isminiz nasıl konuldu4
- nasreddin hoca'nın eşeğine kayyum olarak atandım2
- karton toplayan çaylak2
- ismet türkiyeye neyle geliyor sorunsalı6
- tesera2
- sözlük kızlarının bikinili fotoğrafının olmaması7
- saraca finch house19
- burçlara inanmak6
- aykolik moderatör olsun kampanyası6
- arkadaşlar bana kızdınız mı4
- sözlük yazarlarının iğneleri2
- seni ne mutlu eder6
- velvet35
- 40 yaş altı sözlük bebeleri11
- sadece arkadaşlarını oylayan yazar5
- velvet hanıma bulaşanı pis ederim sözlük5
- sözlükte kavga bile çıkmaması7
- avrupa'nın 3 dev savunma projesi2
- burçlara inanan erkek5
- sözlük kızlarının 30 luk teyzeler olması9
- kırk yaşına gelip hala sözlük yazarlığı yapmak6
- sözlükten on erkekle beraber olmuş kadına vurulmak3
- ben izninizi isteyeyim2
- ölmesi gereken türk gelenekleri2
duru göl ya da diğer adıyla terkos gölü'ne kıyısı olan ve istanbul'un kuzey kısmında yer alan çok tatlı bir köy.
bu köyü bulmak çok kolay. kuzey marmara otobanı'na girin. istanbul havalimanı'nı geçin. bir süre sonra karaburun sapağı gelecek, orayı da geçin. birkaç kilometre sonra, sırta doğru sağda küçük bir balaban tabelası olacak; oradan girin. gidiş - geliş bir yol çıkacak karşınıza, devam edin. 4-5 km sonra köye ulaşmış olacaksınız. köyün girişindeki meydandan sağa dönerseniz göle gidebilirsiniz. küçük balıkçı teknelerinin olduğu, çok güzel bir kıyısı var. göle vardıktan sonra sola doğru kıvrılıp 100-200 metre gidince solda güzel bir yeşillik alan var. oraya da gidebilirsiniz. bol bol dişbudak ağacı var. birkaç meşe ağacı bile var. hatta o alanın tepesinde tek başına gövde gösterisi yapan kocaman bir ardıç ağacı da var. gölün kıyısında da 3-4 tane orta boylu salkım söğüt var. hepsi çok güzel. nispeten boş bir yer. bazen birkaç kişi olabiliyor. benim gibi münzevilere uygun diyebilirim.
he ben buraya kadar geldim, göl balığı yemeden ve iki duble rakı içmeden gitmem diyorsan eğer, onun da adresi var. köyün girişindeki meydandan sola ayrıl, bir iki sokak geç (hatırladığım kadarıyla böyleydi) karşına yılmaz restoran tabelası çıkacak. tabelalar sizi soldan aşağı doğru sallayacak. bir süre gidince mekan en aşağıda yer alıyor, düzlükte. sobası hep yanıyor. dilerseniz kestane falan götürüp üstünde pişirebilirsiniz. sahibi de pek tatlıdır ama adını duyunca şok etkisi yaratabilir. kamuran bey'in* 10-12 yaşında bir çocuğu var. beraber servis yapıyorlar. bu küçük kardeşimiz de pek cevval, pek çalışkandır. çok da mütevazıdır. bazen küçük hatalar yapar ama yine de canını yerim o'nun. (rakısını sodayla içen arkadaşıma elmalı soda getirmişti. biz de fark etmedik, rakıya katmış bulunduk. epey tiksinç bir tat oluyor, benden söylemesi)
mekanın menüsündeki balıklar günden güne değişebiliyor. o gün civar balıkçılar ne avlamışsa, o balıkları alıp, pişiriyor. derin yağda, fileto şeklinde yapıyor. ağırlıklı olarak akbalık, turna ve sazan çıkıyor. çok şanslıysanız eğer, yayın ve karabalık ya da diğer adıyla kadife olarak bilinen fantastik balık da olabiliyor. kadifeyi şiddetle tavsiye ederim. derisi özellikle güzeldir. yiyiniz efendim.
rakı ve balığınızın yanına bol sumaklı ince kıyım bir salata geliyor. çok lezzetli oluyor. kaşıklayarak yemeye uygun. ayrıca manda yoğurdu da oluyor bazen. ondan da sipariş edin. fiyatlar normal. çok uygun dersem yalan söylemiş olurum ama boğazda, herhangi bir mekanda gelen fiyatlardan daha uygun olduğunu söyleyebilirim. havalar ısınınca bahçesi de açılıyor. çok keyifli oluyor. dostlarla ya da aileyle gitmeye uygun.
kısacası güzel bir istanbul köyüdür balaban. pek severim kendisini.
bu köyü bulmak çok kolay. kuzey marmara otobanı'na girin. istanbul havalimanı'nı geçin. bir süre sonra karaburun sapağı gelecek, orayı da geçin. birkaç kilometre sonra, sırta doğru sağda küçük bir balaban tabelası olacak; oradan girin. gidiş - geliş bir yol çıkacak karşınıza, devam edin. 4-5 km sonra köye ulaşmış olacaksınız. köyün girişindeki meydandan sağa dönerseniz göle gidebilirsiniz. küçük balıkçı teknelerinin olduğu, çok güzel bir kıyısı var. göle vardıktan sonra sola doğru kıvrılıp 100-200 metre gidince solda güzel bir yeşillik alan var. oraya da gidebilirsiniz. bol bol dişbudak ağacı var. birkaç meşe ağacı bile var. hatta o alanın tepesinde tek başına gövde gösterisi yapan kocaman bir ardıç ağacı da var. gölün kıyısında da 3-4 tane orta boylu salkım söğüt var. hepsi çok güzel. nispeten boş bir yer. bazen birkaç kişi olabiliyor. benim gibi münzevilere uygun diyebilirim.
he ben buraya kadar geldim, göl balığı yemeden ve iki duble rakı içmeden gitmem diyorsan eğer, onun da adresi var. köyün girişindeki meydandan sola ayrıl, bir iki sokak geç (hatırladığım kadarıyla böyleydi) karşına yılmaz restoran tabelası çıkacak. tabelalar sizi soldan aşağı doğru sallayacak. bir süre gidince mekan en aşağıda yer alıyor, düzlükte. sobası hep yanıyor. dilerseniz kestane falan götürüp üstünde pişirebilirsiniz. sahibi de pek tatlıdır ama adını duyunca şok etkisi yaratabilir. kamuran bey'in* 10-12 yaşında bir çocuğu var. beraber servis yapıyorlar. bu küçük kardeşimiz de pek cevval, pek çalışkandır. çok da mütevazıdır. bazen küçük hatalar yapar ama yine de canını yerim o'nun. (rakısını sodayla içen arkadaşıma elmalı soda getirmişti. biz de fark etmedik, rakıya katmış bulunduk. epey tiksinç bir tat oluyor, benden söylemesi)
mekanın menüsündeki balıklar günden güne değişebiliyor. o gün civar balıkçılar ne avlamışsa, o balıkları alıp, pişiriyor. derin yağda, fileto şeklinde yapıyor. ağırlıklı olarak akbalık, turna ve sazan çıkıyor. çok şanslıysanız eğer, yayın ve karabalık ya da diğer adıyla kadife olarak bilinen fantastik balık da olabiliyor. kadifeyi şiddetle tavsiye ederim. derisi özellikle güzeldir. yiyiniz efendim.
rakı ve balığınızın yanına bol sumaklı ince kıyım bir salata geliyor. çok lezzetli oluyor. kaşıklayarak yemeye uygun. ayrıca manda yoğurdu da oluyor bazen. ondan da sipariş edin. fiyatlar normal. çok uygun dersem yalan söylemiş olurum ama boğazda, herhangi bir mekanda gelen fiyatlardan daha uygun olduğunu söyleyebilirim. havalar ısınınca bahçesi de açılıyor. çok keyifli oluyor. dostlarla ya da aileyle gitmeye uygun.
kısacası güzel bir istanbul köyüdür balaban. pek severim kendisini.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar